Kategoriler
Erta Denetim

Mükelleflerin Mücbir Sebep Kapsamında Olup Olmadığının Tespitine Yönelik Başvuru Şeklini Düzenleyen İç Genelge Yayımlandı

Bülten: 2020/48

MÜKELLEFLERİN MÜCBİR SEBEP KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞININ TESPİTİNE YÖNELİK BAŞVURU ŞEKLİNİ DÜZENLEYEN İÇ GENELGE YAYIMLANDI.

Mücbir
sebep kapsamına alınan mükelleflerin belirlenmesinde mükelleflerin (gelir
vergisi mükellefleri hariç) 24.03.2020 tarihi itibariyle vergi dairesi
kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alındığı belirtilmişti.

Tebliğ’de
yapılan düzenleme ile vergi dairesi kayıtlarında ana faaliyet kodu itibariyle
mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen mükellefler arasında yer almamakla
beraber, mükelleflerin ana faaliyeti olarak belirlenen sektörlerden herhangi
birisinde fiilen uğraştığını ispat ve tevsik etmeleri halinde fiili uğraşılan
ana faaliyet mücbir sebebin varlığında dikkate alınacağı açıklanmıştı. Bu
mükelleflerin mücbir sebep kapsamında olup olmadıklarının tespit edilmesine
yönelik idareye yapılacak başvuru şekli ile Tebliğin uygulamasına ilişkin diğer
usul ve esasların açıklandığı 03.04.2020 tarih ve 2020/3 Seri No.lu Gelir
İdaresi Başkanlığı Uygulama İç Genelgesi yayımlanmıştır.

Buna
göre Özet olarak;

  1. Ana faaliyet kodu itibariyle Tebliğ’de
    yer alan mükelleflerin mücbir sebep hali kapsamına alınması vergi dairesi
    bazında resen yapılacaktır.
  2. Mükelleflerin ana faaliyet kodları,
    vergi dairesi sicil kayıtlarında ilk sırada yer alan altı haneli NACE meslek
    koduna göre tespit edilmektedir.
  3. Vergi dairesi sicil kayıtlarında ilk
    sırada yer alan Nace meslek kodunun belirlenen sektör grubunda olmaması rağmen
    mükellefin fiilen iştigal edilen ana faaliyetinin belirlenen sektörlerde yer
    aldığının ispat ve tevsik edilmesi halinde ana faaliyet kodu yerine fiilen
    gerçekleştirilen faaliyet ana faaliyet alanı kabul edilecektir. 
  4. Mükellefin ana faaliyet kodu olarak
    kaydedilmesi gerektiğini iddia ettiği faaliyet kodundan elde ettiği brüt
    hasılatın, diğer faaliyet kodlarından elde ettiği brüt hasılattan fazla olması
    şarttır.

Brüt
hasılatın tespitinde 2019 hesap dönemi veya 2019 IV. geçici vergi dönemi, özel
hesap dönemine tabi mükelleflerde 2019 yılında sonuçlanan özel hesap dönemi, bir
yıldan kısa süredir faaliyette bulunulması durumunda faaliyette bulunulan dönem
sonuçları dikkate alınacaktır.

Sunulacak Raporda hasılat
tespitine yönelik olarak;


Mükellefin son dört geçici vergi dönemine ilişkin verdiği beyannameleri ekinde
yer alan ve en yüksek hasılatı elde ettiğini bildirdiği meslek kodlarına
ilişkin bilgiler,


Ayrıntılı gelir tablosu bilgileri,


Form Ba-Bs bildirimlerine ilişkin değerlendirmeler,

ile
benzeri bilgi, belge, veri ve değerlendirmelere yer verilerek mükellefin
hakikatte kayıtlı olması gereken ana faaliyet kodu ortaya konulur ve ana
faaliyet kodu değişikliği işleminin gerçekleştirilmesi yönünde talepte
bulunulur.

Bu
kapsamdaki başvurular, ana faaliyet alanını ispata yönelik tüm belgelerin
ekinde yeraldığı “Ana faaliyet Kodu Değişikliği Raporu” ile İnteraktif Vergi
Dairesi üzerinden yapılacaktır.

Örnek 1: Mükellef (A) A.Ş. öteden beri
faaliyetine devam eden bir şirkettir. Mükellef, vergi dairesi kayıtlarına
göre 3 ayrı faaliyet kodunda faaliyette bulunmakta olup kodlara ilişkin
bilgiler aşağıdaki gibidir.

Ana Faaliyet
Kodu – 812101- Binaların genel temizliği

Faaliyet
Kodu – 812903 – Park ve caddelerin süpürülerek yıkanması, temizlenmesi
faaliyetleri

Faaliyet
Kodu – 412002 – İkamet amaçlı binaların inşaatı

Mükellef, ana
faaliyet kodu itibarıyla mücbir sebep kapsamında bulunmamaktadır. Ancak
mükellef ana faaliyet alanının ikamet amaçlı binaların inşaatı olduğunu ve ana
faaliyet kodunun mücbir sebep kapsamında bulunan “412002” kodu olması
gerektiğini iddia etmektedir.

Sunulan
Raporun incelenmesinden mükellefin 2019 hesap döneminde elde ettiği hasılatın
faaliyet kodları itibarıyla aşağıdaki gibi olduğu anlaşılmıştır.

  2019 hesap dönemi hasılatı Hasılatın
  (TL) Yüzdesi
812101 No.lu Kod Hasılatı (*)                    1.150.000,00 36,51%
812903 No.lu Kod Hasılatı (*)                       600.000,00 19,05%
412002 No.lu Kod Hasılatı (*)                    1.400.000,00 44,44%
Hasılat Toplamı                    3.150.000,00  

(*)
Mükellefin tüm faaliyet kodları vergi dairesine kayıtlıdır.

Mükellefin
2019 hesap döneminde “412002” kodundan elde ettiği hasılatın tüm
kodlardan elde ettiği hasılata oranının %44,44 olduğu ve bu oranın oransal
olarak en yüksek hasılatın elde edildiği kod olduğu dikkate alındığında, mükellefin
ana faaliyet kodunun “412002” olarak değiştirilmesi ve mücbir sebep
kapsamına alınması gerekmektedir.

5. “Örnek 1” de yer aldığı üzere
mükellefin fiilen gerçekleştirilen faaliyetin ana faaliyet alanı kabul edilmesi
başvurularında ana faaliyet alanının ispatına yönelik tüm belgeler ile
“Ana Faaliyet Kodu Değişikliği Raporu” sunulacaktır. Başvurular
interaktif vergi dairesi üzerinden yapılacaktır.   

İlgili İç Genelge
Aşağıda Yer Almaktadır;

T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi
Başkanlığı

Sayı: 80100189-105[13-1540]-E.42718 03.04.2020

Konu: 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği uygulaması hk.

UYGULAMA İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2020/3

Bilindiği gibi, 24/3/2020 tarihli ve 31078 mükerrer
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 518 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliği (Tebliğ) ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde
ortaya çıkan ve birçok ülkeye yayılan Koronavirüs (COVID-
19) salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen ve mezkûr
Tebliğle belirlenen mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mücbir sebep
hükümlerinden faydalandırılması hakkında açıklamalar yapılmıştır.

Tebliğ kapsamında mücbir sebep halinde olduğu kabul
edilen mükellefler, mücbir sebep dönemine isabet eden yükümlülüklere yönelik
açıklamalar, Tebliğin 3’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden mükellefin
mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespit edilmesine yönelik başvuruların
şekli, komisyonların kurulması ve çalışma usul ve esasları ile Tebliğin
uygulamasına ilişkin diğer usul ve esaslar bu İç Genelgenin konusunu
oluşturmaktadır.

1. 1/4/2020 tarihinde başlayan mücbir sebep hali

Tebliğin 3 üncü maddesiyle belirlenen mükelleflerin
1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep
halinde olduğu kabul edilmiştir. Mezkûr mücbir sebep hali ile ilgili
açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

1.1. Kapsama giren mükellefler

Tebliğin 3’üncü maddesi ile;

a) Ticari,
zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan
mükelleflerin (İhtiyari olarak katma değer vergisi (KDV) beyannamesi veren
ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler, bilanço veya işletme
hesabı esasına göre defter tutan ticaret erbabı ve kazançları gerçek usulde
vergilendirilen zirai kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı)

b) Koronavirüs
salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla; alışveriş
merkezleri dâhil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik ve
metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri,
endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii
için parça ve aksesuar imalatı, araç kiralama, depolama faaliyetleri dâhil
lojistik ve ulaşım, sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler, matbaacılık
dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri,
tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri, lokanta,
kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil ve konfeksiyon imalatı
ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri
sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin,

c) Ana faaliyet
alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici
süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu
sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin,

1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri
arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilmesi uygun bulunmuştur.

Yukarıda yer alan mükelleflerin sistemsel olarak
mücbir sebep hali kapsamına alınması işlemleri her bir vergi dairesi bazında
Başkanlığımız tarafından gerçekleştirilecektir.

1.2. Ana faaliyet koduyla ilgili başvurular

Mükellefin ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde
Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet
kodu dikkate alınır. Ana faaliyet kodundan kasıt, mükelleflerin sicil
kayıtlarında ilk sırada yer alan altı haneli NACE meslek kodudur. Mükellefin
vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla bu İç Genelgenin
(1.1) numaralı bölümünde sayılan sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana
faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal
ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında
olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana
faaliyet alanı dikkate alınır ve sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni
duruma göre düzeltilir.

1.2.1. Başvuru şekli

Bu kapsamdaki başvurular, fiilen iştigal edilen ana
faaliyet alanını ispat etmeye matuf tüm belgelerin ekinde yer aldığı “Ana
Faaliyet Kodu Değişikliği Raporu” (Rapor) eklenmek suretiyle İnteraktif
Vergi Dairesi üzerinden yapılır.

Ana faaliyet kodu değişikliği için; mükellefin esas
alınmasını istediği ana faaliyet alanından (ana faaliyet kodu olarak
kaydedilmesi gerektiğini iddia ettiği faaliyet kodundan) elde ettiği brüt
hasılatın, diğer faaliyet kodlarından elde ettiği brüt hasılattan fazla olması
şarttır.

Brüt hasılatın tespitinde 2019 hesap dönemi veya 2019
IV. geçici vergi dönemi, özel hesap dönemine tabi mükelleflerde 2019 yılında
sonuçlanan özel hesap dönemi, bir yıldan kısa süredir faaliyette bulunulması
durumunda faaliyette bulunulan dönem sonuçları dikkate alınır.

Sunulacak Raporda hasılat tespitine yönelik olarak;

– Mükellefin son dört geçici vergi dönemine ilişkin
verdiği beyannameleri ekinde yer alan ve en yüksek hasılatı elde ettiğini
bildirdiği meslek kodlarına ilişkin bilgiler,

– Ayrıntılı gelir tablosu bilgileri,

– Form Ba-Bs bildirimlerine ilişkin değerlendirmeler

ile benzeri bilgi, belge, veri ve değerlendirmelere
yer verilerek mükellefin hakikatte kayıtlı olması gereken ana faaliyet kodu
ortaya konulur ve ana faaliyet kodu değişikliği işleminin gerçekleştirilmesi
yönünde talepte bulunulur.

Mükellefin ana faaliyet kodunun değiştirilmesi
işlemleri, bu bölümde yer alan komisyonun olumlu mütalaası ve vergi dairesi
başkanının veya görevlendireceği grup müdürünün onayıyla gerçekleştirilir.

Onay işleminden sonra, alınan karar bir üst yazı
ekinde ilgili vergi dairesine gönderilir. Faaliyet kodunun değiştirilmesine
karar verilen mükelleflerin sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma
göre düzeltildikten sonra anılan mükelleflerin mücbir sebep kapsamına
alınabilmesi için sistemde tanımlanan ekranlara bilgi girişi yapılır.

Örnek 1: Mükellef (A) A.Ş. öteden beri faaliyetine devam eden bir şirkettir.
Mükellef, vergi dairesi kayıtlarına göre 3 ayrı faaliyet kodunda faaliyette
bulunmakta olup kodlara ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.

Ana faaliyet kodu – 812101- Binaların genel temizliği
(daire, apartman, büro, fabrika, kurum, mağaza vb. her türlü binanın genel
temizliği dâhil; pencere, baca, sanayi makinesi vb. uzmanlaşmış temizlik
faaliyetleri hariç)

Faaliyet Kodu – 812903 – Park ve caddelerin
süpürülerek yıkanması, temizlenmesi faaliyetleri

Faaliyet Kodu – 412002 – İkamet amaçlı binaların
inşaatı (müstakil konutlar, birden çok ailenin oturduğu binalar, gökdelenler
vb.nin inşaatı) (ahşap binaların inşaatı hariç)

Mükellef, ana faaliyet kodu itibarıyla bu İç
Genelgenin (1) numaralı bölümünde yer alan mücbir sebep kapsamında
bulunmamaktadır. Bununla birlikte mükellef ana faaliyet alanının ikamet amaçlı
binaların inşaatı olduğunu ve ana faaliyet kodunun mücbir sebep kapsamında
bulunan “412002” kodu olması gerektiğini iddia etmektedir.

Sunulan Raporun tetkikinden mükellefin 2019 hesap
döneminde elde ettiği hasılatın faaliyet kodları itibarıyla aşağıdaki gibi
olduğu anlaşılmıştır.

  2019 hesap dönemi hasılatı (TL) Hasılatın yüzdesi
“812101” No.lu Kod Hasılatı 1.150.000 36,60%
“812903” No.lu Kod Hasılatı 600.000 19%
“412002” No.lu Kod Hasılatı 1.400.000 44,40%
Hasılat Toplamı 3.150.000 100%

Mükellefin 2019 hesap döneminde “412002” kodundan elde ettiği
hasılatın tüm kodlardan elde ettiği hasılata oranının %44,4 olduğu ve bu oranın
oransal olarak en yüksek hasılatın elde edildiği kod olduğu dikkate
alındığında, mükellefin ana faaliyet kodunun “412002” olarak
değiştirilmesi ve mücbir sebep kapsamına alınması gerekmektedir.

1.2.2. Komisyonun teşekkülü

Ana faaliyet kodunun değiştirilmesine yönelik
başvuruları ve mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığını
değerlendirmek amacıyla vergi dairesi başkanlıklarına bağlı olarak görev
yapacak “Ana Faaliyet Kodu Değerlendirme Komisyonu” kurulur.

Komisyon; grup müdürü, vergi dairesi müdürü veya müdür
başkanlığında, vergi dairesi başkanı tarafından belirlenen toplam üç kişiden
oluşur. İş yüküne ve ihtiyaca bağlı olarak vergi dairesi başkanlığına bağlı
olarak birden fazla komisyon kurulmasına vergi dairesi başkanı tarafından karar
verilir.

Komisyon, üyelerinin tamamının katılımıyla toplanır ve
çoğunlukla karar alır. Alınan kararlar tutanağa geçirilerek tüm üyeler
tarafından imzalanır. Komisyon başkanı ve üyelerinin herhangi bir nedenle
görevlerinin başında bulunamamaları halinde, bunlara vekâlet edenler komisyonda
görev yapar.

1.2.3. Komisyonun görev ve yetkileri

Komisyon;

a) Kendisine
intikal ettirilen Rapor ve ekinde yer alan bilgi, bulgu veya verilerden
hareketle mükellefin fiilen iştigal ettiği ana faaliyet alanına ve dolayısıyla
olması gereken ana faaliyet koduna ilişkin çalışmalarını başvurudan itibaren 15
gün içerisinde sonuçlandırır.

b) Yaptığı
çalışmalar neticesinde mükellefin ana faaliyet kodunun değiştirilmesi ve bu İç
Genelgenin (1) numaralı bölümü kapsamında mücbir sebep kapsamına alınması
gerektiğini değerlendirmesi durumunda olumlu, aksi halde olumsuz mütalaasını
içeren yazıyı vergi dairesi başkanının veya vergi dairesi başkanı tarafından
görevlendirilen grup müdürünün onayına sunar.

c) Mükellef
başvurusunun uygun görülmemesi halinde bu durumu içeren vergi dairesi başkanı
veya görevlendirilen grup müdürü imzalı yazıyı mükellefe tebliğ eder ve bu
durumu mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine de ayrıca bildirir.

ç) Mükellef
başvurusunun onaylanması halinde ana faaliyet kodunun değiştirilmesi ve
mükellefin mücbir sebep kapsamına alınması ile ilgili işlemlerin
sonuçlandırılması amacıyla mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine yazılı
olarak bilgi verir.

d) Mükellefin
sunduğu Rapor ve diğer belgeler dışında ihtiyaç duyduğu ilave bilgi ve
belgeleri mükelleften ister.

1.2.4. Sekretarya hizmetleri

Komisyonun sekretarya hizmetleri, mevcut veya uygun
görülen yerde ve sayıda kurulan servis tarafından yürütülür. Servis, komisyon
tarafından verilen görevleri yerine getirir. Servislerde yukarıda sayılan
görevleri yerine getirebilecek sayıda personel görevlendirilir.

Yukarıda yer alan görevler mevcut ya da yeni kurulacak bir müdürlük tarafından
da yerine getirilebilir.

1.3. Ertelenecek vergi ödevleri

Bu İç Genelgenin (1) numaralı bölümü kapsamında mücbir
sebep halinde olduğu kabul edilen mükelleflerin aşağıda yer alan vergi ödevleri
aşağıda belirtilen tarihlere kadar uzatılmıştır.

1.3.1. 2020/Mart (2020/Ocak-Şubat-Mart dâhil) dönemine
ait vergi ödevleri

– 27/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mart
(2020/Ocak-Şubat-Mart dâhil) dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve
Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 30/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken
“Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar
oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile
aynı sürede Başkanlığımız Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken
“Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süreleri 27/7/2020
Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin
ödeme süreleri 27/10/2020 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır.

1.3.2. 2020/Nisan dönemine ait vergi ödevleri

– 27/5/2020 tarihine kadar verilmesi gereken
2020/Nisan dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet
Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 1/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form
Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkûr tarihe kadar oluşturulması ve
imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede
Başkanlığımız Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter
Beratları”nın yüklenme süreleri

27/7/2020 Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin
ödeme süreleri 27/11/2020 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.

1.3.3. 2020/Mayıs dönemine ait vergi ödevleri

– 26/6/2020 tarihine
kadar verilmesi gereken 2020/Mayıs dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar
ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 30/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs”
bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması
gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Başkanlığımız
Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter
Beratları”nın yüklenme süreleri

27/7/2020 Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin
ödeme süreleri 28/12/2020 Pazartesigünü sonuna kadar uzatılmıştır.

2. 22/3/2020 tarihinde başlayan mücbir sebep hali

Tebliğin 5’inci maddesinde belirtilen mükelleflerin
22/3/2020 tarihi ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih (bu tarihler
dâhil) arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilmiştir. Mezkûr mücbir
sebep hali ile ilgili açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

2.1. Kapsama giren mükellefler

İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında;

a) 65 yaş ve
üstünde olması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren gelir vergisi
mükellefleri (meslek mensuplarının kendi mükellefiyetleri dâhil),

b) Kronik
rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren gelir
vergisi mükellefleri (meslek mensuplarının kendi mükellefiyetleri dâhil),

c) Gelir
vergisi, kurumlar vergisi, KDV veya muhtasar gibi beyannameleri ve bildirimleri
(a) veya (b) bendi kapsamında bulunan meslek mensuplarınca verilen mükellefler

22/3/2020 tarihi ila sokağa çıkma yasağının sona
ereceği tarih (bu tarihler dâhil) arasında mücbir sebep halinde olacaktır.

(c) bendi
uyarınca mücbir sebep kapsamının tespitinde 24/3/2020 tarihi itibarıyla geçerli
olan “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca
beyanname/bildirimlerin (a) veya (b) bendi kapsamındaki meslek mensuplarınca
verilmesi şarttır.

Mükelleflerin, 65 yaş ve üstü meslek mensubu ile
24/3/2020 tarihinden sonra imzalanan sözleşmelere istinaden mücbir sebep
kapsamına alınması mümkün değildir. Öte yandan bu tarihten önce 65 yaş ve üstü
meslek mensubu ile yapılan sözleşmenin bu tarihten sonra sona ermesi veya iptal
edilmesi halinde, söz konusu meslek mensubu tarafından artık verilemeyecek
beyanname/bildirimler itibarıyla mükellefler mücbir sebep kapsamından
çıkarılacaktır.

Öte yandan 65 yaş ve üstü olunması nedeniyle
beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması Başkanlığımızca re’sen
gerçekleştirilecek olup bu kapsamdaki süre uzatımına ilişkin herhangi bir
başvuru alınmayacaktır.

Kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme
ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından
alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şarttır. Bu kapsamdaki
süre uzatımı işlemi, mükellefin kronik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanını
içeren İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden vereceği başvurusuna istinaden
yapılacaktır. Bununla birlikte kronik rahatsızlığın bulunduğuna dair belgenin
sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı
olunan vergi dairesine ibraz edilmesi şarttır. Söz konusu belgenin belirlenen
süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda mükellefin mücbir sebep tanımlaması
kaldırılacak ve mücbir sebep dönemine ilişkin tahakkuklar ve diğer kayıtlar
düzeltilecektir.

2.2. Vergi ödevlerinin ertelenmesi

Tebliğin 6’ncı maddesi gereğince 22/3/2020 tarihinden
itibaren verilmesi gereken beyanname/bildirimlerin verilme süreleri ile bunlara
istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, sokağa çıkma
yasağının sona ereceği günü takip eden 15’inci günün sonuna kadar uzatılmıştır.

Sokağa çıkma yasağının bittiği tarihte
beyanname/bildirim verme süresinin son gününe 15 günden fazla süre kalması
halinde, beyanname/bildirim verme ile ödeme süresi olarak kanuni sürelerin
dikkate alınacağı tabiidir.

Öte yandan Tebliğde beyanname ve bildirimlerle ilgili
özel bir belirleme yapılmadığından mücbir sebep dönemine ait tüm vergi
beyanname ve bildirimleri bu kapsamda değerlendirilecektir.

Örnek 2: Meslek mensubu Bayan (B)’nin gelir vergisi, gelir geçici vergi, KDV ve
muhtasar yönünden mükellefiyeti olup Bayan (B) bu İç Genelgenin (2) numaralı
bölümü uyarınca mücbir sebep kapsamındadır. Bayan (B) 24/3/2020 tarihi
itibarıyla 10 kurumlar vergisi mükellefinin kurumlar, muhtasar ve KDV
beyannameleri ile Form Ba-Bs bildirimlerini elektronik ortamda göndermektedir.
Söz konusu 10 mükellefin hiçbirisi 1/4/2020 tarihinde başlayan mücbir sebep
hali kapsamında değildir. İlan edilen sokağa çıkma yasağı 22/4/2020 tarihinde
sona ermiştir.

Bahse konu 10 mükellefin 2019 hesap dönemine ilişkin
kurumlar vergisi beyannameleri, 2020/Şubat ve 2020/Mart dönemi KDV ve muhtasar
beyannameleri ile aynı dönemlere ilişkin Form Ba-Bs bildirimleri 7/5/2020 günü
sonuna kadar verilecek, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler de
aynı süre içinde ödenecektir.

Örnek 3: Yukarıdaki
örnekte sokağa çıkma yasağının 6/5/2020 tarihinde sona ermesi halinde ise;

Söz konusu 10 mükellefin 2019 yılı kurumlar vergisi
beyannamesi, 2020/Şubat ve 2020/Mart dönemi KDV ve muhtasar beyannameleri, aynı
dönemlere ilişkin Form Ba-Bs bildirimleri ile 2020 I. dönem geçici vergi
beyannamesi 21/5/2020 günü sonuna kadar verilecek, bu beyannamelere istinaden
tahakkuk eden vergiler de aynı süre içinde ödenecektir.

2020/Nisan dönemi KDV ve muhtasar beyannameleri, 15
günden fazla süre bulunduğundan kanuni süresi olan 27/5/2020 günü sonuna kadar
verilecek olup bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler de aynı süre
içinde ödenecektir. 2020/Nisan dönemine ilişkin Form Ba-Bs bildirimleri ise, 15
günden fazla süre bulunduğundan kanuni süresi olan 1/6/2020 günü sonuna kadar
verilecektir.

3. 1/4/2020 ve 22/3/2020 tarihinde başlayan mücbir
sebep hallerinin her ikisinin de kapsamına giren mükelleflerin durumu

Mükelleflerin gerek bu İç Genelgenin (1) numaralı
gerekse (2) numaralı bölümü uyarınca mücbir sebep halinde bulunması durumunda,
mükellef her iki bölüm kapsamındaki mücbir sebep hükümlerinden de
faydalanacaktır.

Bu kapsamda 2020/Mart (Ocak-Şubat-Mart dönemi dâhil), 2020/Nisan
ve 2020/Mayıs dönemine ait olan ve bu İç Genelgenin (1.3) numaralı bölümünde
sayılan vergisel ödevler mezkûr bölümde anlatıldığı sürelerde yerine
getirilecektir.

Ayrıca (1) numaralı bölümdeki mücbir sebep dönemlerine
ait olmakla birlikte bu bölümde sayılmayan beyanname ve bildirimler ile
22/3/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken 2020/Şubat dönemine ait
beyanname ve bildirimlerin tamamı sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü
takip eden 15’inci günün sonuna kadar verilecek, tahakkuk eden vergiler de aynı
sürede ödenecektir.

Öte yandan sokağa çıkma yasağının bittiği tarihte
beyanname/bildirim verme süresinin son gününe 15 günden fazla süre kalması
halinde, beyanname/bildirim verme ile ödeme süresi olarak kanuni sürelerin
dikkate alınacağı tabiidir.

Örnek 4: Mükellef (A) Ltd. Şti.’nin, kurumlar vergisi, geçici vergi, muhtasar ve KDV
mükellefiyeti bulunmaktadır. Mükellef, geçici süreliğine faaliyetine ara
verilen işyeri nedeniyle
(1) numaralı bölümdeki, beyanname ve bildirimleri kronik rahatsızlığı nedeniyle
sokağa çıkma yasağı bulunan meslek mensubu tarafından verildiği için (2)
numaralı bölümdeki mücbir sebep hali kapsamındadır. İlan edilen sokağa çıkma
yasağı 4/6/2020 tarihinde sona ermiştir. Buna göre mükellefin
beyanname/bildirim verme ve ödeme tarihleri aşağıdaki gibi olacaktır.

Mükellefin 2020/Mart, 2020/Nisan ve 2020/Mayıs
dönemine ait olan ve bu İç Genelgenin (1.3) numaralı bölümünde sayılan vergisel
ödevleri mezkur bölümde anlatıldığı sürelerde yerine getirilecektir. Bu
kapsamda örneğin 26/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mayıs dönemine
ait KDV ve muhtasar beyannameleri 27/7/2020 Pazartesi günü sonuna kadar
verilecek, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler ise 28/12/2020
Pazartesi günü sonuna kadar ödenecektir.

Öte yandan mükellefin 2020/Şubat dönemine ait;
muhtasar beyanname, KDV beyannamesi, Form Ba-Bs bildirimi, 2019 hesap dönemine
ait kurumlar vergisi beyannamesi ile 2020 yılı I. geçici vergi dönemine ait
geçici vergi beyannamesi 19/6/2020 Cuma günü sonuna kadar verilecek, bu
beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler de aynı sürede ödenecektir.

4. Diğer hususlar

Sosyal güvenlik mevzuatı gereğince sigortalıların
mücbir sebep dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin Muhtasar
ve Prim Hizmet Beyannamesi ile bildirilmesinin zorunlu olması durumunda mücbir
sebep, bu beyannamelerin vergi kesintilerine ilişkin kısmının beyan ve ödeme
sürelerinin ertelenmesi için geçerli olacaktır.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

2020/4 Nihai Tüketicilere Düzenlenecek e-Arşiv Faturalar ile ilgili VUK Tebliği Yayımlandı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 10.01.2020 tarihli ve 31004 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No: 509) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 515) uyarınca, belirli mükelleflerce toplam satış tutarı 500 TL’ye kadar olan perakende mal ve hizmet satışlarına ait düzenlenecek e-arşiv faturalarında "Nihai Tüketici" açıklamasına yer verilebilecektir.

Açıklamalar

10.01.2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazete’de Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 515) yayımlanmıştır.

Söz konusu tebliğ uyarınca, e-fatura ve e-arşiv fatura uygulamasına kayıtlı bulunan;

  • 483 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 6. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları sağlayarak ÖKC (ödeme kaydedici cihaz) kullanımından muafiyeti bulunan mükellefler,

  • 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sisteminden yararlanan mükelleflerce,

 

vergiler dahil toplam satış tutarı 500 TL’ye kadar olan perakende mal ve hizmet satışlarına ait düzenlenecek e-arşiv faturasının müşterinin adı bölümünde "Nihai Tüketici" açıklamasına yer verilerek düzenlenmesi olanak tanınmıştır. Buna göre, ilgili faturaların "müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası" bilgileri yerine "Nihai Tüketici" yazılabilecektir.

Bu şekilde düzenlenen e-arşiv faturalar perakende satış fişi veya ÖKC fişi olarak kabul edilecektir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, bu kapsamda düzenlenecek e-arşiv faturaların düzenlenmesinde uyulacak usul ve esaslar ile şekli, formatı, içeriği ve uygulamaya yönelik diğer hususları yayımlayacağı kılavuzlarla belirlemeye yetkilidir.

Tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kısa Açıklama: 10.01.2020 tarihli ve 31004 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde (Sıra No: 509) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 515) uyarınca, belirli mükelleflerce toplam satış tutarı 500 TL'ye kadar olan perakende mal ve hi
Başlık: 2020/4 Nihai Tüketicilere Düzenlenecek e-Arşiv Faturalar ile ilgili VUK Tebliği Yayımlandı
Tarih: 13.01.2020
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/2339/mali-bulten-banner.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

2019/62 Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlandı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 5.12.2019 tarihli ve 30969 sayılı Resmi Gazete’de Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayımlanmıştır. Söz konusu Tebliğ ile 18.09.2019 tarihli ve 30892 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği’nin ilgili bölümlerinde düzenleme ve ilaveler yapılmıştır.

Açıklamalar

1. 18.9.2019 tarihli ve 30892 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği’nin Başvuru başlıklı 10’uncu maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

"(6) Başvuru kapsamında faaliyete geçecek tesiste birden çok ürünün üretilmesi hedeflenebilir. Bu ürünler arasından temel ürün olarak üretilmesi planlanan ürünün çağrı duyurusunda yer alan ürün listesinde bulunması zorunludur."

2. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği’nin Bağımsız Değerlendirme Raporu başlıklı 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

"d) Projeye ilişkin incelemeyi yapan bağımsız danışmanlık firmasının genel görüş ve değerlendirmelerini içeren sonuç,"

Aynı Madde’nin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(4) Bağımsız değerlendirme raporunda yatırımcının talebi veya bağımsız danışmanlık firmasının projenin değerlendirilmesi açısından gerekli görmesi halinde ek bölümlere yer verilebilir."

Eski düzenleme: Yeni düzenleme:
Komite tarafından TÜBİTAK AR-GE süreci desteklerinden yararlandırılması kararlaştırılan projeler için bağımsız değerlendirme raporunun maliyeti AR-GE süreci desteklerinin fiilen sağlanmaya başlamasını müteakiben ilgili mevzuatta belirlenen limitler dahilinde TÜBİTAK tarafından karşılanır. ARGE ihtiyacı bulunmayan ve KOSGEB desteklerinden yararlandırılması kararlaştırılan projeler için bağımsız değerlendirme raporunun maliyeti KOSGEB desteklerinin fiilen sağlanmaya başlamasını müteakiben ilgili mevzuatta öngörülen geri ödemesiz destek oranı nispetince KOSGEB tarafından karşılanır. Komite tarafından desteklenmesi uygun görülmeyen projeler ile sadece Bakanlık desteklerinden yararlandırılması kararlaştırılan projeler için bağımsız değerlendirme raporunun maliyeti karşılanmaz. KOBİ vasfı taşıyan yatırımcı firmalar için bağımsız değerlendirme raporunun maliyeti, ilgili mevzuatta öngörülen usullere göre karşılama oranı nispetince KOSGEB tarafından karşılanır. Büyük ölçekli yatırımcılar tarafından sunulan ve Komite tarafından TÜBİTAK AR-GE süreci desteklerinden yararlandırılması kararlaştırılan projeler için bağımsız değerlendirme raporunun maliyeti AR-GE süreci desteklerinin fiilen sağlanmaya başlamasını müteakiben ilgili mevzuatta belirlenen limitler dâhilinde TÜBİTAK tarafından karşılanır. Büyük ölçekli yatırımcılar tarafından sunulan ve TÜBİTAK AR-GE süreci desteklerinden yararlandırılmayan projeler için bağımsız değerlendirme raporunun maliyeti karşılanmaz."

 

3. Mezkur Tebliğ’in Başvuruların Değerlendirilmesi başlıklı 13’üncü maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski düzenleme: Yeni düzenleme:

 (7) Bu maddede belirtilen inceleme ve değerlendirmeler neticesinde hazırlanan raporlar, proje komisyonları tarafından Komite değerlendirmesine sunulur. Komite, başvuruda bulunulan projelerin;

"… i) Proje paydaşının uzlaşı protokolü sunarak projeye dahil olması veya ürünün niteliği dolayısıyla nihai tüketim mallarının bir kısmında olduğu gibi çok alıcılı ve parçalı veya sermaye mallarının bir kısmında olduğu gibi süreklilik arz etmeyen talep yapısının bulunması gibi nedenlerle bir proje paydaşının projeye dahil edilemediği durumda proje kapsamında öngörülen standart ve spesifikasyonlara göre üretilecek ürünün yeterli pazar potansiyeline sahip olması,

 

niteliklerini dikkate alarak Program Portalında yayınlanan proje değerlendirme formu üzerinden puanlama yapmak suretiyle projelerin sıralamasını yapar. Komite, bu niteliklerin yanı sıra program destek bütçesi, pazar doygunluğu, katma değer katkısı gibi kısıtlar çerçevesinde önceliklendirme yapmak suretiyle desteklenecek projelerin sayısını, 100 üzerinden 70 puanın altında puanı olan projeler desteklenmemek kaydıyla belirleyebilir.

(7) Bu maddede belirtilen inceleme ve değerlendirmeler neticesinde hazırlanan raporlar, proje komisyonları tarafından Komite değerlendirmesine sunulur. Komite, başvuruda bulunulan projelerin;

"… i) Yatırım ve işletme dönemi faaliyetlerini sınırlı oranda dış finansman ve devlet desteği ile yürütebilecek mali yeterliliğe sahip bir firma tarafından, yüksek özkaynak finansman oranı ile gerçekleştirilecek olma,

j) Proje paydaşının alım taahhüdü ile talep bakımından desteklenmiş ve ulaşılabilir, yeterli ve gelişen pazar potansiyeline sahip ürünlerin üretilmesine yönelik olma,

 

niteliklerini dikkate alarak Program Portalında yayınlanan proje değerlendirme formu üzerinden puanlama yapar. Komite, bu değerlendirmede 70 ve üzerinde puan alan projeler arasında stratejik öncelikler, pazar rekabet koşulları, çağrı destek bütçesi gibi kısıtlar ve kriterlere göre önceliklendirme yapmak suretiyle desteklenecek projeleri belirler."

 

Tebliğ’in 13’üncü maddesinin sekizinci fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır.

"(8) Komite tarafından proje bazında puan hesaplaması yapılırken proje paydaşı bulunmayan projelere yedinci fıkranın (i) bendinde belirtilen paydaş veya pazar potansiyeli kriteri açısından 0 ila 70 puan arası puan verilir. Paydaşı bulunan projeler için ise paydaşın sürece etkin entegrasyon taahhüdü dikkate alınarak 50 ila 100 puan arasında olmak kaydıyla puan verilir."

4. İlgili Tebliğ’in Program Kapsamında Sağlanacak KOSGEB Destekleri başlıklı 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "program başvurusundan en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya tüm ortaklarının tüzel kişi olması halinde tüm ortaklarının program başvurusundan en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması" ibaresi eklenmiştir.

Eski düzenleme: Yeni düzenleme:
KOSGEB desteklerinin Komite tarafından tanımlanması için başvuruda bulunacak KOBİ’lerin, 5/8/2009 tarihli ve 2009/15431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan KOSGEB Tarafından Verilecek Hizmetler ve Desteklerden Yararlanacak Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere İlişkin Sektörel ve Bölgesel Önceliklerin Belirlenmesi Hakkında Karar ile tespit edilen sektörlerde faaliyet göstermesi, program başvurusundan en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması ve proje paydaşı ile işbirliği yapması şartı aranır. KOSGEB desteklerinin Komite tarafından tanımlanması için başvuruda bulunacak KOBİ’lerin, 5/8/2009 tarihli ve 2009/15431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan KOSGEB Tarafından Verilecek Hizmetler ve Desteklerden Yararlanacak Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere İlişkin Sektörel ve Bölgesel Önceliklerin Belirlenmesi Hakkında Karar ile tespit edilen sektörlerde faaliyet göstermesi, program başvurusundan en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması veya tüm ortaklarının tüzel kişi olması halinde tüm ortaklarının program başvurusundan en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması ve proje paydaşı ile işbirliği yapması şartı aranır.

 

5. Mezkur Tebliğ’in Revizyon başlıklı 19’uncu maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan "Yatırım süreci desteklerinden" ibareleri "Yatırım desteklerinden" olarak değiştirilmiştir.

Eski düzenleme: Yeni düzenleme:

(4) Yatırım süreci desteklerinden yararlanmakta olan projeler için, Bakanlık tarafından sağlanan desteklere dayanak teşkil eden yerli makine listesinin ve ithal makine listesinin değiştirilmesine veya bu listelerde yer alan makinelerin finansal kiralama yoluyla temin edilmesine ilişkin talepler, bu listelerin her biri için ilk defa onaylanan listeye kıyasla makinelerin toplam tutarı yüzde 25’i aşan oranda değişime uğramadığı sürece revizyon olarak kabul edilmez. Ayrıca firma künyesine ilişkin değişiklik talepleri de revizyon olarak kabul edilmez. Bu fıkrada belirtilen sınır içerisinde kalan makine listesi değişikliği talepleri ve firma künyesi değişikliğine ilişkin talepler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Genel Müdürlük tarafından sonuçlandırılır. Ancak bu kapsamda yapılan değişikliklerin program yönetim ofisine bildirilerek proje dosyasına eklenmesi zorunludur.

(5) Yatırım süreci desteklerinden yararlanmakta olan projeler için dördüncü fıkrada tanımlanmış değişiklikler haricindeki değişiklikleri içeren revizyon talebi, revizyonun KOSGEB tarafından desteklenmekte olan yatırım süreçlerini de kapsaması halinde ilgili süreçlerin KOSGEB tarafından incelenmesinin tamamlanmasını müteakiben, program yönetim ofisi aracılığıyla proje komisyonu incelemesine sunulur. Yatırımcı firma revizyon sürecinde proje komisyonu tarafından projenin ilerlemesine ilişkin görüşlerini belirtmek üzere proje sunumuna davet edilir.

(4) Yatırım desteklerinden yararlanmakta olan projeler için, Bakanlık tarafından sağlanan desteklere dayanak teşkil eden yerli makine listesinin ve ithal makine listesinin değiştirilmesine veya bu listelerde yer alan makinelerin finansal kiralama yoluyla temin edilmesine ilişkin talepler, bu listelerin her biri için ilk defa onaylanan listeye kıyasla makinelerin toplam tutarı yüzde 25’i aşan oranda değişime uğramadığı sürece revizyon olarak kabul edilmez. Ayrıca firma künyesine ilişkin değişiklik talepleri de revizyon olarak kabul edilmez. Bu fıkrada belirtilen sınır içerisinde kalan makine listesi değişikliği talepleri ve firma künyesi değişikliğine ilişkin talepler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Genel Müdürlük tarafından sonuçlandırılır. Ancak bu kapsamda yapılan değişikliklerin program yönetim ofisine bildirilerek proje dosyasına eklenmesi zorunludur.

(5) Yatırım desteklerinden yararlanmakta olan projeler için dördüncü fıkrada tanımlanmış değişiklikler haricindeki değişiklikleri içeren revizyon talebi, revizyonun KOSGEB tarafından desteklenmekte olan yatırım süreçlerini de kapsaması halinde ilgili süreçlerin KOSGEB tarafından incelenmesinin tamamlanmasını müteakiben, program yönetim ofisi aracılığıyla proje komisyonu incelemesine sunulur. Yatırımcı firma revizyon sürecinde proje komisyonu tarafından projenin ilerlemesine ilişkin görüşlerini belirtmek üzere proje sunumuna davet edilir.

 

6. Söz konusu Tebliğ’in Sonlandırma başlıklı 20’nci maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski düzenleme: Yeni düzenleme:

Bu durumda olan projeler için tabi oldukları yeni teşvik uygulamasına kıyasla Program kapsamında fazladan sağlanmış olan destek unsurları geri alınır.

 

Yeni bir teşvik uygulamasına geçirilmeyerek belgesi sonlandırılan yatırımlar için ise ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde geri alınması gereken destekler geri alınır.

           Bu durumda olan projeler için tabi oldukları yeni teşvik uygulamasına kıyasla Program kapsamında fazladan sağlanmış olan destek unsurları ilgili mevzuat hükümlerine göre geri alınır.

           Yeni bir teşvik uygulamasına geçirilmeyerek belgesi sonlandırılan yatırımlar için ise ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sağlanan destekler geri alınır."

 

7. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği’nin Tamamlama başlıklı 21’inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski düzenleme: Yeni düzenleme:

(1) Proje kapsamında öngörülen yatırım süresinin bitiminden sonra firma 30 gün içerisinde projenin tamamlanma durumu konusunda karar alınması talebiyle Program Portalı üzerinden başvuruda bulunur. Desteklere konu olan ilgili yatırım unsurlarının hedeflere uygun olarak tamamlanma durumu, sorumlu bulunulan desteklere göre Genel Müdürlük ve/veya KOSGEB tarafından yerinde inceleme yapılarak Program Portalında yayınlanan tamamlama formunun doldurulması suretiyle tespit edilir. Komitenin uygun görmesi halinde ilgili projeden sorumlu olan proje komisyonu üyeleri ve/veya proje koordinatörü de tamamlama döneminde yerinde inceleme çalışmalarına gözlemci sıfatıyla katılım sağlayabilir. Komite tarafından tamamlama formu dikkate alınarak projenin başarılı yada başarısız bir şekilde tamamlandığına dair karar alınır. Komite tarafından başarısız olduğuna karar verilen projeler, Programın amaçları açısından stratejik yatırım olma niteliğini kaybetmiş kabul edilir. Bu projeler için, Genel Müdürlük tarafından değerlendirme yapılarak diğer teşvik uygulamalarından yatırımın niteliklerine göre en uygun görülen program kapsamında teşvik belgesi düzenlenebilir. Bu durumda olan projeler için tabi oldukları yeni teşvik sistemine kıyasla Program kapsamında fazladan sağlanmış olan destek unsurları geri alınır. Yeni bir teşvik sistemine geçirilmeyerek belgesi sonlandırılan yatırımlar için ise ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde geri alınması gereken destekler geri alınır.

 

 

(6) On yıllık işletme döneminde elde edilmesi beklenen toplam katma değer katkısı düzeyinin, proje kapsamında başlangıçta hedeflenen on yıllık toplam katma değer katkısı düzeyinin güncel değerinden yüzde elli oranında az olduğunun veya yatırımcı firmaya sağlanan toplam destek düzeyinin güncel değerinin, on yıllık işletme döneminde elde edilmesi beklenen toplam katma değer katkısı düzeyinin yüzde ellisini aştığının tespit edilmesi durumunda, yatırım sonrası destek sürecinde sağlanmakta olan Bakanlık destekleri Komite tarafından sonlandırılır. 15 inci maddenin üçüncü fıkrası kapsamında Bakanlık desteklerinden yararlanmakta olan projeler için bu fıkra kapsamında alınan desteklerin sonlandırılması kararı, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması halinde yürürlüğe girer. Bu fıkra kapsamında desteklerin sonlandırılması kararı verilen projeler için daha önce sağlanmış olan destek unsurları geri alınmaz. Ayrıca, bu projeler için Genel Müdürlük tarafından değerlendirme yapılarak diğer teşvik uygulamalarından yatırımın niteliklerine göre en uygun görülen program kapsamında teşvik belgesinin türünün değiştirilmesi sağlanabilir. Teşvik belgesinin türünün değiştirilmesi durumunda, projeler tabi oldukları yeni teşvik uygulamasına göre işletme dönemi desteklerini almaya devam eder.

               (1) Proje kapsamında öngörülen yatırım süresinin bitiminden sonra firma 30 gün içerisinde projenin tamamlanma durumu konusunda karar alınması talebiyle Program Portalı üzerinden başvuruda bulunur. Desteklere konu olan ilgili yatırım unsurlarının hedeflere uygun olarak tamamlanma durumu, sorumlu bulunulan desteklere göre Genel Müdürlük ve/veya KOSGEB tarafından yerinde inceleme yapılarak Program Portalında yayınlanan tamamlama formunun doldurulması suretiyle tespit edilir. Komitenin uygun görmesi halinde ilgili projeden sorumlu olan proje komisyonu üyeleri ve/veya proje koordinatörü de tamamlama döneminde yerinde inceleme çalışmalarına gözlemci sıfatıyla katılım sağlayabilir. Komite tarafından tamamlama formu dikkate alınarak projenin başarılı ya da başarısız bir şekilde tamamlandığına dair karar alınır. Komite tarafından başarısız olduğuna karar verilen projeler, Programın amaçları açısından stratejik yatırım olma niteliğini kaybetmiş kabul edilir. Bu projeler için, Genel Müdürlük tarafından değerlendirme yapılarak diğer teşvik uygulamalarından yatırımın niteliklerine göre en uygun görülen program kapsamında teşvik belgesi düzenlenebilir. Bu durumda olan projeler için tabi oldukları yeni teşvik uygulamasına kıyasla Program kapsamında fazladan sağlanmış olan destek unsurları ilgili mevzuat hükümlerine göre geri alınır. Yeni bir teşvik uygulamasına geçirilmeyerek belgesi sonlandırılan yatırımlar için ise ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sağlanan destekler geri alınır."

 

"(6) On yıllık işletme döneminde elde edilmesi beklenen toplam katma değer katkısı düzeyinin, proje kapsamında başlangıçta hedeflenen on yıllık toplam katma değer katkısı düzeyinin güncel değerinden yüzde elli oranında az olduğunun veya yatırımcı firmaya sağlanan toplam destek düzeyinin güncel değerinin, on yıllık işletme döneminde elde edilmesi beklenen toplam katma değer katkısı düzeyinin yüzde ellisini aştığının tespit edilmesi durumunda, yatırım sonrası destek sürecinde sağlanmakta olan Bakanlık destekleri Komite tarafından sonlandırılır. 15 inci maddenin üçüncü fıkrası kapsamında Bakanlık desteklerinden yararlanmakta olan projeler için bu fıkra kapsamında alınan desteklerin sonlandırılması kararı, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması halinde yürürlüğe girer. Ayrıca, yatırımcı tarafından talep edilmesi halinde, bu projeler için Genel Müdürlükçe yapılacak değerlendirme sonucunda tamamlama vizesi aşamasında yapılmış olan tespitler dikkate alınarak diğer teşvik uygulamaları çerçevesinde teşvik belgesi düzenlenebilir. Bu fıkra kapsamında teşvik belgesi uygulamasının değiştirilmesi durumunda destekler durdurulur ve varsa fazladan sağlanan destekler geri alınmaz. Yatırım projeleri tabi oldukları yeni teşvik uygulamasına göre varsa kalan sürede işletme dönemi desteklerini almaya devam eder."

 

8. Mezkur Tebliğ’in Diğer Hükümler başlıklı 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski düzenleme: Yeni düzenleme:
Yetkilendirilmesi yeni yapılan kişilerin program sürecinde detaylı başvuru işlemlerini sürdürebilmeleri için ön değerlendirme süresinin bitimini müteakiben en geç 15 gün içerisinde ıslak imzalı belgelerin aslının program yönetim ofisine posta yoluyla ulaştırılması gerekir. Belgelerin aslının ulaştırılmaması veya ulaştırılan belgelerin yetkilendirme açısından uygun olmadığının tespit edilmesi durumlarında kullanıcı yetkilendirmesi iptal edilerek başvuru kapsamında yapılan bütün işlemler geçersiz sayılır. Yetkilendirilmesi yeni yapılan kişilerin program sürecinde kesin başvuru işlemlerine devam edebilmeleri için ön başvuru süresinin bitimini müteakiben en geç 15 gün içerisinde ıslak imzalı belgelerin aslının Bakanlığa posta yoluyla ulaştırılması gerekir.

 

9. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği’ne aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu maddeyi ihdas eden Tebliğ, yayımı tarihinde açık bulunan çağrı planlarının devam etmekte olan süreçlerine de uygulanır."

Ek- Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ​

Saygılarımızla, 

Kısa Açıklama: 5.12.2019 tarihli ve 30969 sayılı Resmi Gazete'de Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayımlanmıştır…
Başlık: 2019/62 Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlandı
Tarih: 06.12.2019
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/2294/mali-bulten-banner.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

2019/58 Elektronik Defter Genel Tebliği’nde (Sıra No: 1) Değişiklik Yapıldı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 19 Ekim 2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de Elektronik Defter Genel Tebliği’nde (Sıra No: 1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3) yayımlanmıştır.

Açıklamalar

Bahse konu Tebliğ’de yer alan düzenleme ve değişiklikler aşağıda yer verilmiştir.

  • Gelir İdaresi Başkanlığı, riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük olduğu tespit edilen mükellefleri veya mükellef gruplarını faaliyet, sektör ve ciro tutarına bağlı olmaksızın, yazılı bildirim yapmak ve geçiş hazırlıkları için en az 3 ay süre vermek suretiyle e-defter uygulamasına geçme zorunluluğu getirmeye yetkili kılınmıştır. Kendilerine yazılı bildirim yapılan mükelleflerin, yazılı bildirimde belirtilen süreler içinde e-defter uygulamasına dâhil olması gerekmektedir.
  • Kamu idare, kurum ve kuruluşlar ile iktisadi kamu kuruluşlarının e-defter uygulamasından yararlanma zorunluluğu bulunmamakta olup; isteğe bağlı olarak uygulamaya dahil olmaları mümkündür.
     
  • Zorunluluk kapsamına girmeyen mükelleflerin istemeleri halinde e-defter uygulamasına dahil olması mümkündür.
     
  • Tebliğ’in yayım tarihi itibarıyla Türk Ticaret Kanunu uyarınca bağımsız denetime tabi olan şirketlerin 01/01/2020 tarihinden itibaren, 2020 ve müteakip yıllarda bağımsız denetime tabi olma şartlarını sağlayan mükelleflerin ise şartların sağlandığı yılı takip eden yılın başından itibaren defterleri e-defter olarak tutmaları zorunludur.
  • Tebliğ kapsamında e-defter uygulamasına dahil olan mükelleflerin, dahil oldukları aydan itibaren söz konusu defterlerini kağıt ortamında tutamayacakları ve kağıt ortamında tutulan defterlerin hiç tutulmamış sayılacağı belirtilmiştir.
  • e-defter dosyaları,  berat dosyaları ve elektronik ortamda oluşturulan muhasebe fişleri kağıt ortamında saklanmayacak (kağıt ortamda tutulması tercih edilen muhasebe fişleri hariç) ve elektronik ortamdaki bu dosyaların kağıt ortamdaki hali hukuken hüküm ifade etmeyecektir.
  • e-defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının 01/01/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunludur.
  • Özel entegratörler, mükelleflere ait e-defter dosyaları ve beratları ile bunlara ilişkin bilgileri, mükellefin yazılı izni olmaksızın Gelir İdaresi Başkanlığı ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü dışında üçüncü kişilerle paylaşamazlar.
  • e-defter ve berat dosyalarının ikincil kopyalarının muhafaza işlemi, mükellefin asıl e-defter ve berat dosyalarının muhafaza ve ibraz ödevlerini ortadan kaldırmamaktadır. GİB aracılığıyla özel entegratörden e-defter dosyaları ve beratlarının ibrazı talep edildiğinde, ilgili özel entegratör ivedilikle (her hal ve şartta talebin tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süreyi aşmayacak şekilde) talep edilen e-defter ve berat dosyalarını GİB’e ibraz etmek mecburiyetindedir.
  • VUK’un 219. maddesinin (b) bendinde belirtilen ve defter kaydı yerine geçecek belgelerin ("Muhasebe Fişi"), e-Defter kayıtları ile birlikte muhafaza edilmesi ve yetkili mercileri tarafından istenildiğinde ibraz edilmesi zorunludur.
     
  • E-defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayına ait beratın alınması açılış onayı, son ayına ait beratın alınması kapanış onayı, diğer aylara ait beratların alınması ise ilgili aylara ait defterlerin noter onayı yerine geçeceği belirtilmiştir.
     
  • Dileyen mükellefler her bir geçici vergi döneminin aylarına ait e-defter ve berat dosyalarını her ay için ayrı ayrı olmak üzere, ilgili olduğu geçici vergi dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesinin verileceği ayın sonuna kadar oluşturma, Nitelikli Elektronik Sertifika veya Mali Mühürle imzalama/onaylama ve berat dosyalarını e-defter uygulamasına yükleyerek GİB tarafından onaylı halini alma imkanına sahiptir. İlgili uygulama 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe girecektir. Onaylı berat dosyalarını alma süreleri aşağıdaki tabloda belirtilmektedir.
Dönem Aylık Yükleme Tercihinde Bulunulması Halinde Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunulması Halinde
Ocak Nisan Ayı Sonu Ocak – Şubat – Mart Mayıs Ayı Sonu
Şubat Mayıs Ayı Sonu
Mart Haziran Ayı Sonu
Nisan Temmuz Ayı Sonu Nisan – Mayıs – Haziran Ağustos Ayı Sonu
Mayıs Ağustos Ayı Sonu
Haziran Eylül Ayı Sonu
Temmuz Ekim Ayı Sonu Temmuz – Ağustos – Eylül Kasım Ayı Sonu
Ağustos Kasım Ayı Sonu
Eylül Aralık Ayı Sonu
Ekim Ocak Ayı Sonu Ekim – Kasım – Aralık Gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinin verileceği ayın sonuna kadar
Kasım Şubat Ayı Sonu
Aralık Gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinin verileceği ayın sonuna kadar

 

  • E-defter ve berat dosyalarının mükelleflerin kendilerine ait Nitelikli Elektronik Sertifika veya Mali Mühür ile imzalanması esas olmakla birlikte, mükellefler tarafından noterde tanzim olunan özel vekaletnamede veya GİB tarafından belirlenen usullere göre oluşturulan elektronik imzalı muvafakatnamede belirtilmesi kaydıyla; GİB’den bu hususta izin alan özel entegratörlerin veya yazılım uyumluluk onayı verilen yazılım firmalarının ya da defter tutma hususunda 3568 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yetki verilen meslek mensuplarının Mali Mührü ya da Nitelikli Elektronik Sertifika ile zaman damgalı olarak imzalanması/onaylanması ve bunlar tarafından defter ve berat dosyalarının GİB sistemlerine yüklenmesi de mümkün kılınmıştır. İlgili düzenleme 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe girecektir.
  • E-defter dosyalarına ait berat dosyalarının oluşturulması, imzalanması ve bu beratların GİB sistemine yüklenmesi için öngörülen sürelerin azami süreler olup, beyanname ve ödeme sürelerini herhangi bir şekilde etkilememektedir. Belirtilen süreden önceki tarihlerde de e-defterlerin oluşturulması ve GİB sistemlerine e-defter berat dosyalarının yüklenmesi mümkündür.
  • Tebliğde yer alan usul ve esaslara aykırı biçimde e-defter oluşturan veya oluşturdukları e-defterleri ve bunlarla ilişkili berat dosyaları ile muhasebe fişlerini yetkili makamların isteği üzerine ibraz etmeyenler hakkında, işledikleri fiile göre VUK ve TTK’nın ilgili hükümleri uygulanacaktır.
  • E-defter uygulamasına dâhil olan mükelleflerin, Tebliğde belirtilen sürelerde e-defter ve berat dosyalarını, oluşturmaması, imzalamaması/onaylamaması veya oluşturulan e-defter dosyaları ve/veya bunlara ait berat dosyalarının GİB’in onayına sunulmak üzere GİB sistemlerine yüklememesi ya da süresinden sonra yüklenmesi halinde, diğer vergisel yükümlülükler ile birlikte VUK’ta öngörülen cezai hükümler uygulanır.
     
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı gerek görmesi halinde, söz konusu Tebliğde belirlenen esaslar ile sınırlı olmak üzere, uygulamadan yararlananların, e-defter saklama hizmeti veren özel entegratörlerin ve uyumluluk onayı verilen yazılım firmalarının bilgi işlem sistemlerini ve/veya yazılım sistemlerini denetleme veya denetlettirme yetkisine sahiptir. 
     
  • E-defter kapsamındaki mükellefler, Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen "Mücbir Sebep" halleri nedeniyle e-defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya GİB’den ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir. Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun GİB’e yazılı olarak bildirilmesi ve GİB tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığı ile GİB sistemine yeniden yüklenmesi için GİB tarafından yazılı izin verilir.
     
  • E-defter ve beratların imzalanmasında kullanılan elektronik imza araçları ile mali mühürlerin,  mükelleflerin elinde olmayan sebeplerle arızalanması, çalınması ve benzeri diğer nedenlerle elektronik defter ve beratların söz konusu Tebliğde öngörülen sürelerde imzalama işleminin gerçekleştirilememesi halinde,  mükellefler söz konusu durumu ve yeni elektronik imza aracının/mali mührün teminine yönelik başvuru işlemlerinin yapıldığını tevsik eden bilgi ve belgelerle GİB’e başvurmak zorundadır. Yeni elektronik imza aracının/mali mührün temin edilmesini müteakip en geç üç iş günü içinde imzalanan e-defter ve/veya berat dosyalarının GİB sistemine yüklenmesi gerekmektedir.

Bültenimizde yer alan konularla ilgili sorularınız için lütfen bizimle iletişime geçiniz. 

Ek- Elektronik Defter Genel Tebliği’nde (Sıra No: 1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3)

Saygılarımızla, 

Kısa Açıklama: 19 Ekim 2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete'de Elektronik Defter Genel Tebliği'nde (Sıra No: 1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3) yayımlanmıştır.
Başlık: 2019/58 Elektronik Defter Genel Tebliği'nde (Sıra No: 1) Değişiklik Yapıldı
Tarih: 21.10.2019
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/2275/mali-bulten-banner.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

​2019/49 Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları ile Öncelikli Ürün Listesi Tebliğleri Yayımlandı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 18.09.2019 tarih ve 30892 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği ile Öncelikli Ürün Listesi Tebliği ne ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

Açıklamalar

1. 7 Ağustos 2019 tarih ve 30855 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1402 ve 1403 sayılı Kararlar ile hayatımıza giren Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nın uygulama esaslarını açıklayan  "Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği" yayımlanmıştır.

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programının, 2019 ile 2023 yılları arasındaki dönemi kapsayan ve yakın zamanda TBMM’de kabul edilen 11. Kalkınma Planı’nın odağına aldığı konuların başında geldiğini tekrar hatırlatmak isteriz.

Program, Türkiye’de katma değerli üretimin artırılması amacı doğrultusunda, Bakanlık ve bağlı/ilgili kuruluşları tarafından sağlanan destek ve teşviklerin orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyeli sektörlere yoğunlaştırılmasına yönelik özel bir programdır. Programda, Türkiye için kritik öneme sahip ve gelecek potansiyeli yüksek ürünlerin ülke içinde üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Yalnızca Türkiye’de yerleşik sermaye şirketlerinin başvurabileceği Program kapsamında; yaklaşık 400 ürün grubunun tespit edildiğini ve "uçtan uca yerlileşme" denilebilecek bir model hazırlandığını anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Program’la cari açığın kalıcı olarak düşürülmesi ve sanayimizde ithal ara malı oranının azaltılarak, daha güçlü bir ihracat sepetine de sahip olunması amaçlanıyor. Bu kapsamda, çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak belirlenen Öncelikli Ürün Listesine yönelik Bakanlık tarafından sağlanan yatırım teşvikleriyle KOSGEB ve TÜBİTAK tarafından sağlanan proje desteklerinin tek pencere mekanizmasıyla sunulması öngörülüyor.

2. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında ilan edileceği belirtilen "makine, bilgisayar, elektronik, optik, elektrikli teçhizat, eczacılık, kimya ve ulaşım araçları sektörlerine" ilişkin ürün listelerinden "makine" sektörüne ilişkin ürün listesi açıklanmıştır.

Tebliğ’e göre,

  • Bakanlık öncelikli ürün listesindeki ürünlere yönelik olarak duyuru yapmak suretiyle çağrıda bulunacaktır.
     
  • Program kapsamında desteklenecek yatırımlarda, çağrı duyurusunda yer alan ürünlere yönelik olma ve çağrı duyurusunda belirlenen proje kapsamında yapılması öngörülen toplam harcamaların tutarından oluşan asgari proje tutarını karşılama koşulu aranacaktır.
     
  • Yatırımcı firmanın temel kriterleri sağlayıp sağlamadığı program yönetim ofisi tarafından belirlenecektir. Temel kriterleri sağladığı tespit edilen firma kesin başvuru yapmaya davet edilecektir.
  • Her bir proje başvurusu için proje fizibilitesi sunulması zorunludur.
  • Program kapsamında Komite tarafından desteklenmesine karar verilen yatırımlardan, ilgili karardaki gerekli koşulları sağlayan ve nitelikleri ve destek ihtiyaçlarına istinaden uygun bulunanlar, 2016/9495 sayılı Karar kapsamında desteklenmesi için Cumhurbaşkanı onayına sunulacaktır ve Cumhurbaşkanı tarafından desteklenmesi uygun bulunan yatırım projeleri için Cumhurbaşkanı kararı yayımlanacaktır.

Konuyla ilgili detaylı bilgi için Teşviklerde Yeni Dönem: "Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı" başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Ek 1- Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği

Ek 2- Öncelikli Ürün Listesi Tebliği

Ek 3- Makine Sektörüne ilişkin Öncelikli Ürün Listesi

Bültenimizi PDF olarak indirmek için tıklayınız​

Bülten kapsamı konularda ek bilgiye ihtiyaç duymanız halinde +90 (212) 316 60 00 numaralı telefondan ya da eakin @kpmg.com elektronik posta adresinden Emrah Akın veya ukam@kpmg.com  adresinden Uğur Kam ile irtibat kurmanızı rica ederiz.

 

Kısa Açıklama: 18.09.2019 tarih ve 30892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği…
Başlık: ​2019/49 Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları ile Öncelikli Ürün Listesi Tebliğleri Yayımlandı
Tarih: 19.09.2019
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/2259/mali-bulten-banner.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

2019/40 Kişisel Verileri Koruma Kurulu’ndan Yeni Kararlar

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: Kişisel Verileri Koruma Kurulu internet sitesinde, aldığı dört kararın özetlerini yayımladı ve 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun uygulamasına ilişkin örnekleri ortaya koydu.

Açıklamalar

Veri sorumlusunun ilgili kişinin başvurusunu cevapsız bırakması ve aydınlatma metninin mevzuatta düzenlenen şartları taşımaması

İlgili Kişi, Veri Sorumlusu T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’ye ("Banka") Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ("Kanun") ‘nun 11. maddesinde belirtilmiş olan hakları kapsamında başvuruda bulunmuş, otuz günlük kanuni cevap süresi içinde başvurusuna cevap alamamıştır. İlgili Kişi bunun üzerine başvurusuna cevap alamadığı ve veri sorumlusunun internet sitesinde yayımladığı aydınlatma metninin mevzuatta düzenlenen şartları taşımadığı gerekçesiyle Kurum’a şikayette bulunmuştur. Şikayet üzerinde Kurum tarafından bankaya açıklama talep eden yazı gönderilmiş, Banka tarafından bu yazıya da cevap verilmemiştir.

Kurul, Kurum tarafından gönderilen yazıya cevap vermeyen Banka hakkında;

  • İhlale neden olan sorumlular ve tedbir denetimleri yapmakla yükümlü bulunanlar bakımından disiplin hükümlerine göre işlem yapılmasına,
  • İlgili kişinin talebine cevap verilmesi ve Banka’ya mevzuat hükümlerinin gereklerinin yerine getirilmesine özen gösterilmesi yönünde talimat verilmesine karar vermiştir.

Kurul ayrıca,

  • Banka’nın internet sitesinde yayımlanan aydınlatma metninde, kişisel veri işlemenin hukuki sebebini açıkça belirtmediği, metinde yer alan " […] gibi amaçlar kapsamında işlenmektedir" ibaresinin kişisel verinin metinde geçen amaçlar dışında da işlenebileceği fikrini uyandırması sebebiyle, aydınlatma metninin Kanun ve Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ("Tebliğ") ‘e uygun şekilde hazırlanmamış olduğunu tespit etmiş, metnin gözden geçirilerek, Tebliğ hükümlerine uygun hale getirilmesine karar vermiştir.

​Bir market zincirinin sadakat kart uygulamasına ilişkin ihbar ve şikayetler hakkında

Kurul kararında incelenen başvuruda, ilgili kişiler, bir market zincirinin ("Şirket") veri işlemeye ilişkin rızayı sadakat kartının kullanımına yönelik şart olarak sunmasının "açık rızanın bir ürün veya hizmetin sunulmasına ilişkin koşul olarak ileri sürülmesini" teşkil ettiğinden bahisle şikayette bulunmuşlardır. Bunun yanında, müşterilerden açık rıza alınması esnasında "Veri İzni Alma Uygulaması"  adı altında 0,01 TL ücret alındığı yönünde ihbarlarda bulunulmuştur. Ayrıca market zincirinin internet sitesinde sadakat kartına ilişkin yayımladığı "…. Kart Üyelik ve Rıza Beyanı"  başlıklı metinde, işlenen veriler ve veri işleme ve aktarım amaçlarına ilişkin çok geniş ifadelere yer verildiği hakkında şikayetler iletilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda Kurul;

  • Sadakat Kart Programına üye olunmasının, yalnızca kişiye özel fırsatlar bakımından bir ön koşul olduğu ve üye olmamanın,  müşterinin market zinciri tarafından sunulan alışveriş ortamından faydalanılması yönünde bir engel teşkil etmediği, şirket tarafından ürün veya hizmetlerin sunulmasının açık rıza şartına bağlanmadığı nedenleriyle yapılacak bir işlem bulunmadığına karar vermiştir.

Kurul, yapılan şikayetlerle ilgili veri sorumlusu şirketin savunmasını almış, söz konusu savunma ışığında;

  • 07.04.2018 tarihine kadar çeşitli kanallardan müşterilerden toplanan açık rıza beyanlarının "Şirket tarafından hukuka uygun olmayan bir şekilde elde edilen kişisel verilere hukuki meşruiyet kazandırılması için ilgili kişilerden açık rıza alınması amacı taşımadığı" gerekçesini dikkate almış, bu beyanların rızalara ilişkin eksiklik ve tahrifatların giderilmesi amacını taşıdığına hükmedip yapılacak bir işlem bulunmadığına karar vermiştir.
  • Öte yandan Şirket’in kişisel verilerin sosyal paylaşım sitelerinde kullanılmasına yönelik, verilerin paylaşılmadan önce anonim hale getirildiğine ilişkin savunmasını yerinde bulmamış, kanunda açıklanan şekli ile "anonim hale getirme" işleminin kişiye özel pazarlama hizmetiyle bağdaşmadığından yola çıkarak anonimleştirmenin kanuna uygun şekilde gerçekleştirilmesi hakkında Şirket’in talimatlandırılmasına karar verilmiştir.
  • Ayrıca, Şirket tarafından düzenlenen fişlerde görülen "Veri İzni Alma Uygulaması"  adı altındaki 0,01 TL hizmet bedelinin müşterilere sehven yansıtılmış olması ve alınan ödemelerin müşterilerin kartına aynı oranda indirim yüklemek suretiyle telafi edilmiş olması nedeniyle  konu hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığına karar vermiştir.
  • Son olarak, Şirket tarafından yayımlanan "Aydınlatma Metni" ve "Üyelik ve Rıza Metni" başlıklı belgeleri incelenmiş metinler arasında tutarsızlıklar bulunduğunu, Aydınlatma Metni’nde yer alan elde edilen kişisel verilerin sosyal paylaşım siteleri ile paylaşılacağına ilişkin ifadelere yönelik açık rızanın "Üyelik ve Rıza Metni" nde yer verilmemesi sebebiyle alınmadığını tespit etmiştir. Kurul buna ilişkin, metinler arasındaki tutarsızlıkların giderilmesine ve metinlerin Tebliğ hükümleri uyarınca güncellenmesine ilişkin şirkete talimat verilmesine karar vermiştir.
     

Bir şahsın, kendisi ve ailesi hakkındaki kişisel bilgilere hukuk dışı yollarla erişerek rızası dışında yargıya ve üçüncü kişilere aktardığı iddiasıyla bir başka şahıs hakkında Kuruma yapmış olduğu şikayet hakkında

Kurul, başvuran kişi dışındaın,bir şahsın (şikayet edilen) kendisi ve ailesi hakkındaki bilgilere hukuk dışı yollarla erişerek, rızası dışında yargıya ve üçüncü kişilere aktardığı, bahse konu bilgilere İcra Müdürlükleri kanalıyla usulsüzce paylaştığına dair şikayetini incelemiş ve başvurunun incelenmesi neticesinde Kurul;

  • Şikayet edilen şahıs tarafından, kısmen veya tamamen otomatik olan veya herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla gerçekleştirilen bir kişisel veri işleme faaliyetinde bulunulmadığını tespit etmiş, şikayet edilenin veri sorumlusu olmadığına karar vermiştir. Başvuran kişinin kendisine ve ailesine ait kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde elde edildiği iddiasınının Türk Ceza Kanunu kapsamında suç niteliği taşıması göz önünde bulundurulduğunda söz konusu iddiaya ilişkin olarak Kanun kapsamında Kurulca yapılacak bir işlem bulunmadığına hükmetmiştir.
  • ​Öte yandan, başvuran kişinin, şikayet edilenin kişisel verileri İcra Müdürlükleri kanalıyla elde ettiği kanaatinin bir somut veri veya belge ile kanıtlanmadığı gerekçesiyle yapılacak bir işlem olmadığına karar vermiştir.​


Kurul kararının yerine getirilmemesi hakkında

Kurul’un geçmiş 14/02/2019 tarihli 2019/23 sayılı kararında, teknik servis hizmeti veren veri sorumlusu firma ("Firma") hakkındaki şikayet incelenmiş ve Firma’nın servise girişi yapılan cihazlara ilişkin bir form numarası sağladığı, müşterilere verilen bu form numaralarının birbirini takip eden numaralar olması nedeniyle ilgili kişiye verilen sorgu numarasının öncesindeki ve sonrasındaki numaraların girilmesi suretiyle kişilere ait isim, soy isim, adres ve sahip oldukları cihaz IMEI numarası bilgilerine ulaşılabildiği tespit edilmiştir. Kurul, söz konusu ihbarın incelenmesi üzerine;

  • Kanun’un 12/1 maddesine aykırı şekilde "kişisel verilerin muhafazasının sağlanmasını teminen gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması" nedeniyle veri sorumlusu hakkında 150.000 TL idari para cezasına hükmetmiştir.
  • Söz konusu aykırılığın giderilmesine ilişkin Firma’nın talimatlandırılmasına ve aykırılığın giderildiğinin tevsiki sağlanıncaya kadar kararda yer alan linklerin kullanımının durdurulmasına karar vermiştir.

Kurul’un özete konu 05/03/2019 kararında ("Karar") ise, 2019/23 sayılı Kurul kararının yerine getirilmediğine ilişkin karar verilmiştir.

Karar’da 2019/23 sayılı kararın gereklerinin yerine getirilmemiş olduğu, form numaraları ile başka cihazlar hakkında sorgulamaların hala gerçekleştirilebildiği, sorgulamanın gerçekleştirilmesi için başkaca bir güvenlik doğrulamasının aranmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, yapılan sorgularda kişilerin isim ve soy isimlerinin baş ve son harfleri hariç maskelenmiş olmasına karşın IMEI numaralarına erişimin mümkün olduğu, kargo bilgilerine ilişkin sekmeye tıklamak suretiyle gönderiyi teslim alan kişilerin isim ve soy isimlerine ulaşılabildiği, dolayısı ile isim ve IMEI bilgilerinin eşleştirilmesinin mümkün olduğu tespit edilmiştir.

Kurul bu itibarla,

  • 2019/23 tarihli kararda belirtilen "…söz konusu aykırılığın ivedilikle giderilmesi, bahse konu aykırılığın giderildiği hususunun Kurula tevsiki sağlanıncaya kadar işbu Kararda yer alan linklerin kullanımının derhal durdurulması…" şeklindeki talimata uyulmamış olması nedeniyle Firma hakkında 50.000 TL idari para cezasına hükmetmiştir.
  • Bunun yanında, internet sitesi üzerinden ardışık sorgu numaraları girilerek cihaz takibi için sorgulama yapılabilmesine imkan veren sistemin değiştirilmesi ve sorgulama yapılan sisteme erişimin ivedilikle kapatılması hususunda Firmaya talimat verilmesine karar vermiştir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun yeni yayımlanan kararlarına bu linkten ulaşabilirsiniz. 

pdf-indir.jpg

Saygılarımızla, 

Kısa Açıklama: Kişisel Verileri Koruma Kurulu internet sitesinde, aldığı dört kararın özetlerini yayımladı ve 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu'nun uygulamasına ilişkin örnekleri ortaya koydu…
Başlık: 2019/40 Kişisel Verileri Koruma Kurulu'ndan Yeni Kararlar
Tarih: 30.05.2019
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/2247/mali-bulten-banner.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

Taşınmaz ve İştirak Satış Kazancı ile e-Berat Arasındaki İkilem

Rating: 0
Content:

2018 mali yılının son dönemecine girmiş bulunuyoruz. Kurumların 2018 yılı hesap döneminde elde ettikleri kazançlarını yeni yapılan düzenlemeyle birlikte Nisan ayının son gününe kadar beyan edip ödemeleri gerekiyor. Yıllar itibarıyla hem vergisel düzenlemelerde hem de uygulamada yapılan değişikler, her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilmeden önce dikkate edilmesi gereken hususları tekrardan gözden geçirmemize vesile oluyor. Bu bağlamda, kurumların işlemlerini elektronik ortama taşıması amacıyla uygulamaya geçirilen e-defter (ve buna bağlı e-Berat onayı) ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan taşınmaz ve iştirak hisse satış kazancı istisnası arasındaki uygulamada çelişen bir konuyu hep beraber inceleyelim.

Taşınmaz ve İştirak Hisse Senedi Satış Kazancı İstisnasına İlişkin Düzenlemeler

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun istisnalar ve istisna kazançlara ilişkin hükümlerin yer aldığı 5’inci maddesinde sıklıkla karşılaştığımız iki istisna türü; taşınmazlar ve iştirak hisseleri satış kazancına uygulanan istisnadır.  Buna göre; kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik kısmı kurumlar vergisinden istisnadır. Söz konusu maddenin gerekçesine baktığımızda; kurumların bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerde daha etkin bir şekilde kullanılmasına olanak sağlanması ve kurumların mali bünyelerinin güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.

İstisnadan Yararlanan Kazanç Fon Hesabında Tutulmalı

1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde söz konusu istisnadan yararlanılabilmesi için gerekli şartlar ayrıca hüküm altına alınmıştır. Buna göre, satıştan doğan kazancın istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulması, fon hesabına alınma işleminin satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerektiği açıklanmıştır.

Tebliğ’de satıştan doğan kazancın fon hesabına alınması için belirli bir tarih aralığı öngörülmüş; bu tarih aralığının ilk günü olarak satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başı; son günü olarak ise beyannamenin verildiği tarih olarak belirlenmiştir. Anılan Tebliğ’de söz konusu istisnadan geçici vergi dönemleri itibarıyla da yararlanılmasının mümkün olduğu ayrıca belirtilmiştir.

Öte yandan, belirtilen süre zarfında söz konusu kazancın fon hesabına alınmaması durumunda kurumlar vergisi beyannamesinde istisnadan yararlanılabilmesinin mümkün olmadığı gibi geçici vergi dönemleri itibarıyla yararlanılan ve istisna uygulanması sebebiyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerden kaynaklanan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin ayrıca aranacağı hüküm altına alınmıştır.

e-Defter ve e-Berat İlişkisi

Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de kayıt dışı ile mücadele vergi otoritesinin en önemli hedefleri arasında yer alıyor. Bu sebeple, mükelleflerin vergi kanunlarına uyumlarının artırılması ile kayıt dışılığın izlenerek önlenmesi amacıyla elektronik fatura kullanma ve elektronik defter tutma zorunluluğu getirilmiştir.

13 Aralık 2011 tarihinde yayımlanan 1 sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği ile elektronik defter yürürlüğe girmiş olup, uygulamadan yararlanan mükelleflerin aylık dönemler itibarıyla oluşturdukları elektronik defterler için, berat almak ve bunları istenildiğinde ibraz etmek üzere muhafaza etmek zorunda oldukları belirtilmiştir.

Söz konusu Tebliğ’in devamında, mükelleflerin elektronik defterlerini ilgili olduğu ayı takip eden üçüncü ayın son gününe kadar (hesap döneminin son ayına ait defterler kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın son gününe kadar) kendilerine ait mali mühür ile onaylamak zorunda oldukları belirtilmiştir. Bu şekilde oluşturulan elektronik defterlerin onaylanan beratları ile birlikte VUK ve TTK kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Buna göre; Ocak ayı e-Beratının Nisan ayında alınacağını, Şubat, Mart ve Nisan ayına ait e-Beratların ise kurumlar vergisi beyan süresinden sonra onaylanacağı anlaşılıyor.

Çelişki Bu Noktada Başlıyor

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği iştirak ve taşınmaz satış kazancından doğan istisna tutarının ilgili yılın kurumlar vergisi beyannamesi verilene kadar özel bir fon hesabında kayıtlara alınması gerekliliğini ortaya koyuyor. Öte yandan, e-Defter mükellefi olan kurumların Şubat, Mart ve Nisan ayına ait elektronik defterlerinin e-Berat onayı için son yükleme tarihlerinin ilgili yılın kurumlar vergisi beyan tarihini (30 Nisan) aştığını görüyoruz.

İşlemlerin kayıtlara alınmasının zaman sınırlaması açısından Vergi Usul Kanunu’ndaki hükümlere bakıldığında söz konusu kanunun "Kayıt Zamanı" başlıklı 219’uncu maddesinde, muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak kayıtlara alınması işleminin 10 günden fazla geciktirilmesinin uygun olmadığı belirtilmiş olup, söz konusu kayıtların muhasebe fişlerinde yer almasının deftere işlenmesi hükmünde olduğu ve bu kayıtların esas defterlere 45 günden daha geç ettirilemeyeceği ifade edilmiştir.

Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse; e-Defter mükellefi bir kurumun söz konusu istisnalardan doğan kazancının fon hesabına alınması işlemini 15.04.2019 tarihinde gerçekleştirdiğini varsayalım. Mükellef Nisan ayı elektronik defterinin e-Berat onayını en geç 31.07.2019 tarihine kadar onaylayabileceği dikkate alındığında, söz konusu onay tarihinin ilgili yılın kurumlar vergisi beyan tarihini aştığı ve bu durumda ilgili istisna kazancın fon hesabına alınması işlemi için muhasebe kayıt tarihinin mi yoksa ilgili defterin e-Berat onayının alındığı tarihin mi baz alınarak değerlendirmelerin yapılması gerektiği ile ilgili soru işaretleri oluşuyor.

Sorumlu Vergicilik Bakışıyla…

Kurumların mali bünyelerini güçlendirmesinin hedeflenmesi sonucu getirilen istisnaya ilişkin düzenleme her ne kadar tüm detayları içeriyor gibi görünse de mevzuatta e-Defter uygulamasına dahil olan mükellefleri uygulama açısından zor durumda bırakması gündeme gelebilecek bir boşluk olduğu görülüyor. Kanaatimizce istisna kazancın muhasebe kayıtlarında fon hesabına alınması yeterli olup, e-beratın kurumlar vergisi beyannamesinin verilme tarihine kadar alınmasının bir önemi yoktur. e-Defter uygulaması ve elektronik uygulamaların arttığı bu dönemde vergi kanunlarının da güncellenmesi gerektiği aşikardır. Aksi durumda iştirak ve taşınmaz satış kazancı istisnasından faydalanacak olan mükelleflerin zaman sınırlaması açısından mevzuatta yeterli bir açıklama bulunmaması sebebiyle cezai uygulama ile karşı karşıya kalabilmesi muhtemeldir. Sorumlu vergicilik bakışıyla, söz konusu kazançlara ilişkin uygulanan istisnanın fon hesabına alınmasına ilişkin muhasebe kaydının oluşturulması ve bu kaydın ilgili dönem defterinde yer almasının istisnadan faydalanılabilmesi için yeterli olduğu yönünde açık bir düzenleme yapılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Yazarlar: Samet Demir (Vergi, Müdür) & Suat Yıldız (Vergi, Müdür Yardımcısı)

 

AuthorName: Samet Demir
AuthorName:ID: 113
CategoryName: Vergi
CategoryName:ID: 73
ShortDescription: 2018 mali yılının son dönemecine girmiş bulunuyoruz. Kurumların 2018 yılı hesap döneminde elde ettikleri kazançlarını yeni yapılan düzenlemeyle birlikte Nisan ayının son gününe kadar beyan edip ödemeleri gerekiyor. Yıllar itibarıyla hem vergisel düzenlemelerde hem de uygulamada yapılan değişikler, her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilmeden önce dikkate edilmesi gereken hususları tekrardan gözden geçirmemize vesile oluyor…
Date: 4/29/2019
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Blog/Lists/BlogText/Attachments/962/407026690-1.jpg
https://www.kpmgvergi.com/Blog/Lists/BlogText/Attachments/962/407026690-2.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

2018/28 Motorsuz Bisikletler ve Diğer Motorsuz Tekerlekli Taşıtlar ile Çerçeve Cinsi Eşyaların İthalatında Gözetim Uygulanması

Bülten Kategorisi: Gümrük
İçerik:

Özet: 02.03.2018 tarihli ve 30348 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2018/1) ile "Motorsuz bisikletler ve diğer motorsuz tekerlekli taşıtlar" ve "Çerçeve" cinsi eşyaların ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esaslar bildirilmiştir.

Açıklamalar

Tebliğ gereğince yürütülecek olan gözetim miktarları ve uygulaması aşağıdaki gibidir.28-1.jpgTebliğ’e göre, eşya ancak Ekonomi Bakanlığınca (İthalat Genel Müdürlüğü) düzenlenecek Gözetim Belgesi ile ithal edilebilecek olup, Gözetim Belgesi gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gümrük idaresince aranacaktır.

Söz konusu Tebliğ ile, 08.11.2012 tarihli ve 28461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/6) yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ hükümleri Ekonomi Bakanı tarafından yürütülecek olup, yayımı tarihinde (02.03.2018) yürürlüğe girer.

Ek- İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2018/1)​

Saygılarımızla,

Bülten kapsamı konularda ek bilgiye ihtiyaç duymanız halinde (212) 3166000/6162 numaralı telefondan ya da mpalaoglu@kpmg.com elektronik posta adresinden Murat Palaoğlu ile irtibat kurmanızı rica ederiz.

Kısa Açıklama: 02.03.2018 tarihli ve 30348 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2018/1) ile "Motorsuz bisikletler ve diğer motorsuz tekerlekli taşıtlar"…
Başlık: 2018/28 Motorsuz Bisikletler ve Diğer Motorsuz Tekerlekli Taşıtlar ile Çerçeve Cinsi Eşyaların İthalatında Gözetim Uygulanması
Tarih: 05.03.2018
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/1902/gumruktemplate.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

2018/26 Elektrik Akümülatörü Cinsi Eşyaların İthalatında Gözetim Uygulanması

Bülten Kategorisi: Gümrük
İçerik:

Özet: 01.03.2018 tarihli ve 30347 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2018/3) ile "Elektrik Akümülatörü" cinsi eşyaların ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esaslar bildirilmiştir.

Açıklamalar

Söz konusu Tebliğ gereğince yürütülecek olan gözetim miktarları ve uygulaması aşağıdaki gibidir.26-1.jpgTebliğ’e göre, eşya ancak Ekonomi Bakanlığınca (İthalat Genel Müdürlüğü) düzenlenecek Gözetim Belgesi ile ithal edilebilecek olup, Gözetim Belgesi gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gümrük idaresince aranacaktır.

Söz konusu Tebliğ ile, 14.02.2009 tarihli ve 27141 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/5) yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ hükümleri Ekonomi Bakanı tarafından yürütülecek olup, yayımı tarihini takip eden 30 uncu gün yürürlüğe girer.

Ek- İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2018/3)​

Saygılarımızla,

Bülten kapsamı konularda ek bilgiye ihtiyaç duymanız halinde (212) 3166000/6162 numaralı telefondan ya da mpalaoglu@kpmg.com elektronik posta adresinden Murat Palaoğlu ile irtibat kurmanızı rica ederiz.

Kısa Açıklama: 01.03.2018 tarihli ve 30347 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2018/3) ile…
Başlık: 2018/26 Elektrik Akümülatörü Cinsi Eşyaların İthalatında Gözetim Uygulanması
Tarih: 05.03.2018
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/1900/gumruktemplate.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
KPMG

2017/6 Sosyal Güvenlik Kurumundan Borç Sorgusuna İlişkin Hatırlatma

Bülten Kategorisi: İş ve Sosyal Güvenlik
İçerik:

Özet: Sosyal Güvenlik Kurumu, borç sorgulamasına ilişkin 08 Aralık 2017 tarihli yeni bir genel yazı ile İl müdürlükleri ve merkez müdürlüklerine borç sorgulaması ile ilgili hatırlatmada bulunmuştur.

Açıklamalar

5510 sayılı Kanun’un 90’ıncı madde 6’ncı fıkrasında; Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne veya belgeye dayanmayan genel düzenlemeler hariç olmak üzere, belirli bölgelere veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim, yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik ve desteklerin verilmesinden önce işverenlerden Kuruma muaccel olmuş prim ve idari para cezası borçlarının bulunmadığına veya tecil ve taksitlendirildiğine ya da yapılandırıldığına dair belge ve bilgilerin istenmesi zorunlu olduğu ve bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının görüşlerinin alınarak Kurumca belirleneceği belirtilmiştir. Bu usul ve esaslar 28/09/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "İşverenlere Verilen Devlet Yardımı, Teşvik Ve Desteklerde Sosyal Güvenlik Kurumundan Alınacak Borcu Yoktur Belgesinin Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ" ile açıklanmıştır.

Tebliğ’in 6’ncı maddesinde; İşverenlerin, Devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden yararlanabilmeleri için, borcun sorgulandığı tarih itibarıyla muaccel borçlarının bulunmaması veya borçlarının tecil ve taksitlendirilmiş ya da yapılandırılmış olması gerektiği belirtilmiştir. Yine aynı  maddede açıklanan yararlanma şartında yazının verildiği tarih itibari ile borcun sorgulanabileceği ya da yazının verildiği tarihten eski tarihli bir borcu yoktur yazısı istenildiğinde istenilen tarihli borç sorgusunun yapılabileceği belirtilmiştir.

Uygulamada ünitelerin bir kısmının geçmişe yönelik borcu yoktur yazısı verirken il ve merkez müdürlüklerinin zaman zaman tereddüte düştüğü görülmekteydi. Ünitelerce KOSGEB, TÜBİTAK, KGF, Hazine Müsteşarlığı ve benzeri yerlere verilmek üzere düzenlenen borcu yoktur yazılarında, yazının verildiği tarihli borç sorgulaması yapılabileceği gibi yazının verildiği tarihten önceki tarihli bir borç sorgusu da yapılabileceği Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca hatırlatılmıştır.

Ek- Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 8 Aralık 2017 tarihli genel yazısı

Bültenimizi PDF olarak indirmek için tıklayınız

Saygılarımızla, 

Bülten kapsamı konularda ek bilgiye ihtiyaç duymanız halinde +90 (212) 316 60 00 numaralı telefondan ya da isevinc@kpmg.com elektronik posta adresinden KPMG Türkiye Sosyal Güvenlik Hizmetleri Direktörü İsmail Sevinç ile irtibat kurmanızı rica ederiz.

Kısa Açıklama: Sosyal Güvenlik Kurumu Borç sorgulamasına ilişkin 08.12.2017 tarihli yeni bir genel yazı ile İl müdürlükleri ve merkez müdürlüklerine…
Başlık: 2017/6 Sosyal Güvenlik Kurumundan Borç Sorgusuna İlişkin Hatırlatma
Tarih: 22.12.2017
Attachments: https://www.kpmgvergi.com/Lists/Mali Bltenler/Attachments/1845/sgktemplate.jpg

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir