Kategoriler
Ş.A. YMM

İHTİSAS SERBEST BÖLGELERİNDE BULUNAN SEKTÖRLERE SAĞLANACAK DESTEKLER BELİRLENDİ

Sirküler No: 3013

09.06.2020 tarih ve 31150 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2635 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İhtisas Serbest Bölgelerde Sağlanacak Destekler Hakkında Kararın yürürlüğe konulmasına karar verilmiştir. Şu anda Türkiye’de sadece bir adet ihtisas serbest bölgesi bulunmakta olup o da “İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi” dir.

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’na göre Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan İhtisas serbest bölgelerinde faaliyet gösteren döviz kazandırıcı hizmet sektörleri ile Ar-Ge yoğun, yüksek teknoloji veya katma değeri yüksek diğer sektörlerin desteklenmesi amaçlanmıştır.

İhtisas serbest bölgesinde bulunan ve belirtilen alanlarda faaliyet gösteren firmalar için;

-İstihdam sağladıkları en fazla 10 (on) nitelikli personelin aylık brüt ücretleri, %50 oranında ve personel başına yıllık en fazla 15.000 ABD doları,

-Bu alanda kiraladıkları arazi ve binalara ilişkin kira harcamaları, %50 oranında ve yıllık en fazla 75.000 ABD doları,

-Bölge işleticilerinin yatırım safhasında taahhüt ettikleri sabit yatırım tutarının %50’sini geçmemek kaydıyla, bir defada kullandıkları azami 10 yıl vadeli ve 10 milyon ABD dolarına kadar olan yatırım kredilerinin, faiz veya kâr payı gideri %50 oranında, desteklenecektir.

Kira ve ücret destek unsurlarından ayrı ayrı olmak üzere en fazla 5 (beş)’er yıl süresince yararlanılabilecektir.

Kullanıcı veya bölge işleticileri, aynı faaliyet için diğer destek programlarından yararlanmaları halinde, bu karar kapsamındaki desteklerden yararlandırılmaz.

Yürürlülük tarihi:09.06.2020 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

HİZMET ÇAKIŞMASI NEDENİYLE ORTALAMADAN AZ BİLDİRİM YAPILMIŞ OLMASI

Sirküler  No: 3011

Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüklerinden alınan yazılardan, 4447 sayılı Kanunun geçici       10, 15, 17 ve 19 uncu maddelerinde yer alan prim teşviklerinden yararlanan işverenlerin; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) (Bağımsız çalışanlar) ve (c) (Kamuda çalışanlar) bendi kapsamındaki sigortalılık ile (a) (Hizmet akdiyle çalışanlar) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünün çakışması nedeniyle (a) bendi kapsamındaki sigortalılıktan kaynaklanan hizmetlerin iptal edilmesi sonrasında ilgili kanun maddelerinde belirtilen ortalamaya ilave olma şartınının ihlal edilmesinden dolayı sonradan hata listesine düştükleri belirtilerek, bu durumdaki işverenlerin söz konusu genel yazı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda tereddüt yaşandığı anlaşılmıştır.

Kurumun 41481264-207.02-E.5994808 sayılı, 12.05.2020 tarihli GENEL YAZISI ile yapılan açıklamalar aşağıdadır.

Ortalamaya ilave olma şartı dahil diğer tüm şartları sağlayarak 4447 sayılı Kanunun geçici 10, 15, 17 ve 19 uncu maddelerinde yer alan prim teşviklerinden yararlanan işverenlerin, Kuruma bildirdikleri sigortalılardan, sahte sigortalılık hariç, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünün çakışması nedeniyle (a) bendi kapsamındaki sigortalılıktan kaynaklanan hizmetlerin iptal edilmesi sonrasında bazı aylarda “ortalamadan az çalıştırılmış” hata mesajı nedeniyle hataya düşmeleri durumunda, söz konusu işverenlerin bahse konu teşviklerden usulune uygun yararlanmış kabul edilmeleri ve hata listelerinden çıkarılmaları gerektiği değerlendirilmiştir.

Buna göre, 4447 sayılı Kanunun geçici 10, 15, 17 ve 19 uncu maddelerinde yer alan prim teşviklerine ilişkin olmak üzere; işverenlerin Kuruma bildirdikleri sigortalılardan, sahte sigortalılık hariç, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünün çakışması nedeniyle (a) bendi kapsamındaki sigortalılıktan kaynaklanan hizmetlerin iptal edilmesi sonrasında bazı aylarda sözkonusu teşiviklerden bazı sigortalılardan dolayı ortalamanın altına düşülmesi halinde, bu işverenlerin ilgili teşviklerden usulüne uygun yararlandığı kabul edilecektir.

Dolayısıyla yukarıda belirtilen hallerle sınırlı olmak kaydıyla, İşveren İntra / Teşvikler ve Tanımlar / Hatalı Teşvik Bildirimi Sorgulama / Güncelleme menüsünde yer alan “Hizmet çakışması nedeniyle oluşan kaydı sil” ekranları vasıtasıyla 06111, 06645, 0687, 1687, 17103,
27103 kanun numaralı “ortalamadan az çalıştırılmış” hata açıklaması ile hata listelerinde yer alan kayıtların hata listesinden çıkartılması mümkün bulunmaktadır.

Söz konusu GENEL YAZI’ya  https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739  linkinden ulaşabilirsiniz.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz. 

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

ELEKTRONİK BELGE UYGULAMALARI İLE İLGİLİ HATIRLATMALAR

Sirküler No: 3010

19.10.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 509 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ile düzenlenmesi zorunlu olan belgelerin elektronik ortamda düzenlenmesine yönelik geçiş süreleri sirkülerimiz ile açıklanmış bulunmaktadır.

Uygulamaya yönelik mükellef grupları ile geçiş sürelerini yeniden hatırlatmak istedik.

Elektronik ortamda düzenlenebilen belgeler; 

e-Fatura Uygulaması: 

e-fatura uygulamasına kayıtlı mükelleflerin birbirlerine sattıkları mallar ve ifa ettikleri hizmetler için düzenledikleri faturaları e-fatura olarak göndermeleri ve almaları zorunludur.

e-fatura uygulamasına kayıtlı olan mükellefler, uygulamaya kayıtlı olmayan mükelleflere yaptıkları mal teslimi ve hizmet ifası için genel hükümler çerçevesinde kağıt ortamdaki fatura (e-arşiv uygulamasına dahil olanlar /dahil olma zorunluluğu getirilenler ise uygulamaya dahil oldukları /zorunlulukların başladığı tarihten itibaren e-arşiv fatura) düzenlemek zorundadırlar.

e-Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu Olan Mükellef Grupları;

-2018 veya müteakip hesap dönemleri brut satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 5 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler,

-Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli Ⅰ sayılı listedeki malların (akaryakıt,yağlar ve türevleri) imali, ithali, teslimi vb. Faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alan (bayilik lisansı dahil) mükellefler,

-Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli Ⅲ sayılı listedeki malları (meyve suları,alkollü içecekler ve tütün ve mamülleri) imal,inşa ve/veya ithal edenler,

-Elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişi aracı hizmet sağlayıcıları,İnternet sitelerinin sahipleri veya işleticileri ile internet ortamında reklamların yayılmasına aracılık faaliyetinde bulunan internet reklemcılığı hizmet aracıları,

e-Fatura Uygulamasına Geçiş Süresi;

-5 Milyon TL ve üzeri olan brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı)şartını 2018 veya 2019 hesap döneminde sağlayan mükellefler 01.07.2020 tarihinden itibaren, 2020 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler, ilgili hesap dönemini izleyen yılın yedinci ayın başından itibaren e-fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

-Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (Ⅰ) sayılı liste kapsamındaki mallar nedeniyle EPDK’dan lisans alımı veya aynı Kanuna ekli (Ⅲ) sayılı liste kapsamındaki malların imal inşa veya ithalini 2019 yılında gerçekleştirenler 01.07.2020 tarihinden itibaren. 2020 veya müteakip yıllarda gerçekleştirenler ise, lisans alımı veya imal, inşa veya ithalin gerçekleştirildiği ayı izleyen dördüncü ayın başından itibaren e-fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

-Aracı hizmet sağlayıcıları, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile internet ortamında ilan yayınlayanlar 01.07.2020 tarihine kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

e-İrsaliye Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu; 

1-) Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (Ⅰ) sayılı listedeki malların (akaryakıt,yağlar ve türevleri) imali, ithali, teslimi vb. Faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alan (bayilik lisansı dahil) mükellefler 01.07.2020 tarihinden itibaren,

2-) Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (Ⅲ) sayılı listedeki malları (meyve suları,alkollü içecekler ve tütün ve mamülleri) imal,inşa, ithalini ve anabayi/distribütör şeklinde pazarlamasını gerçekleştiren mükellefler 01.07.2020 tarihinden itibaren,

3-) Maden Kanunu kapsamında düzenlenen işletme ruhsatı/sertifikası sahipleri ve işletme ruhsatı/sertifikası sahipleri ile yaptıkları sözleşmeye istinaden maden üretim faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişi mükellefler 01.07.2020 tarihinden itibaren,

4-) Şeker Kanununun tanımına yer verilen şekerin imalini gerçekleştiren mükellefler 01.07.2020 tarihinden itibaren,

5-) e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerden demir ve çelik (GTİP 72) ile demir veya çelikten eşyaların (GTİP 73) imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükellefler 01.07.2020 tarihinden itibaren,

6-) Tarım ve Orman Bakanlığınca gübre üretim ve tüketiminin kayıt altına alınmasına yönelik oluşturulan gübre takip sisteminde kayıtlı kullanıcılar 01.07.2020 tarihinden itibaren,

7-) e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan ve 2018 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 25 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler 01.07.2020 tarihinden itibaren,

e-Serbest Meslek Makbuzu Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu;

-Serbest meslek erbaplarından, 01.01.2020 tarihi itibarıyla faaliyetine devam etmekte olanlar 01.06.2020 tarihinden itibaren,

– 01.01.2020 tarihinden (bu tarih dahil) itibaren faaliyetine başlayacak olanların ise işe başladıkları ayı izleyen üçüncü (3) ayın sonuna kadar, e-Serbest Meslek Makbuzu düzenlemeleri zorunludur.

e-Müstahsil Makbuzu Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu;

e-Fatura uygulamasına geçmek zorunda olan mükelleflerden faaliyetleri gereği aynı zamanda müstahsil makbuzu düzenlemek zorunda olanlar 01.07.2020 tarihinden itibaren,

e-Bilet Uygulaması;

Sinema işletmeleri 01.07.2020 tarihine kadar (01.07.2020 tarihinden sonra faaliyetlerine başlayanlar faaliyetlerine başladıkları ayı izleyen dördüncü ayın başına kadar) e-Bilet uygulamasına geçmek zorunda olduklarını hatırlatmak isteriz.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

2019 YILINDA KULLANILAN YEVMİYE DEFTERİNİN HAZİRAN 2020 AYI SONUNA KADAR KAPANIŞ ONAYININ YAPTIRILMASI GEREKİR

Sirküler No: 3009

Türk Ticaret Kanunu’nun 64/3’ üncü maddesinde, fiziki ortamda tutulan yevmiye defterinin kapanış onayının, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayın sonuna kadar notere yaptırılması gerektiği belirtilmiştir.

Buna göre 2019 yılında kullanılan yevmiye defterinin 30 Haziran 2020 tarihine kadar kapanış onayının yaptırılması gerekmektedir.

Kapanış onayının belirlenen sürede yaptırılmaması halinde, Türk Ticaret Kanunu’nun 562/1-c maddesi gereği 9.387.- TL idari para cezasıyla karşı karşıya kalınabileceği gibi mahkemelerde delil olma niteliğini de kaybedeceğini hatırlatmak isteriz. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER. (5)

Sirküler No: 3006

7194 sayılı Kanunun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun bazı maddelerindeki maktu had ve tutarlarının yeniden düzenlenmesine dair değişiklikler 311 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ ile tespit edilmiştir.

Gelir Vergisi Tarifesi,

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun 103’üncü maddesi değiştirilmiştir.

Gelir vergisine tabi gelirler;

18.000 TL’ye kadar %15

40.000 TL’nin 18.000 TL’si için 2.700 TL, fazlası %20

98.000 TL’nin 40.000 TL’si için 7.100 TL (ücret gelirlerinde 148.000 TL’nin 40.000 TL’si için 7.100 TL), fazlası %27

500.000 TL’nin 98.000 TL’si için 22.760 TL (ücret gelirlerinde 500.000 TL’nin 148.000 TL’si için 36.260 TL), fazlası %35

500.000 TL’den fazlasının 500.000 TL’si için 163.460 TL (ücret gelirlerinde 500.000 TL’den fazlasının 500.000 TL’si için 159.460 TL), fazlası %40 oranında vergilendirilir.

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanuna eklenen Geçici 91 inci maddenin birinci fıkrasında, “1/1/2019-31/12/2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 103’üncü maddede yapılan değişiklik öncesi tarife uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Tarife değişikliğinin uygulaması,

193 sayılı Kanunun 103’üncü maddesinde gelir vergisine tabi gelirlere uygulanacak vergi tarifesi yer almaktadır. 7194 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle gelir vergisi tarifesine %40 oranında yeni bir dilim eklenmiştir.

Ücret gelirleri dışında diğer gelirler için yeni tarife 1/1/2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacaktır. Dolayısıyla, 2019 yılı gelirlerine ilişkin 2020 yılında verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerinde, gelir vergisine tabi gelirler, yeni tarifedeki dilim ve oranlara göre vergilendirilecektir.

Yıllık beyanname ile 2019 yılı için ücret gelirlerinin diğer gelirler ile birlikte beyan edilmesi durumunda, sadece ücret gelirlerine isabet eden tutara 193 sayılı Kanunun 103’üncü maddesinde yapılan değişiklik öncesi tarife uygulanacak olup, diğer gelirler için ise değişiklik sonrası yeni tarife uygulanacaktır.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.       

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER. (4)

Sirküler No: 3004

7194 sayılı Kanunun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun bazı maddelerindeki maktu had ve tutarlarının yeniden düzenlenmesine dair değişikliklere ait usul ve esaslar, 27.05.2020 tarih ve 31137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 311 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi,

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun indirilecek giderler başlıklı 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1), (5) ve (7) numaralı bentlerine hükümler eklenmiştir.

Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.

Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun Mesleki giderler başlıklı 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerine hükümler eklenmiştir.

Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir.

Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.

Binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70’i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.

Binek otomobillere ilişkin kiralama ve iktisap giderleri ile tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler 01/01/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yürürlüğe girmektedir.

Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dâhil olan ve ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri (kiralama giderleri dâhil) ile bunlara ilişkin ayrılan amortismanların giderleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Binek otomobil ifadesinden Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 pozisyonunda yer alan motorlu taşıtların anlaşılması gerekmektedir.

Binek otomobillere ilişkin kiralama ve iktisap giderleri,

Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 2020 yılı için 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı, Gelir Vergisi Kanunu’nda ticari kazancın tespiti ile mesleki giderler kapsamında dikkate alınabilecektir.

Gider olarak dikkate alınabilecek tutar olan aylık kira bedelinin 2020 yılı için 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre hesaplanan katma değer vergisi hariç bedeldir.

Banka ve sigorta şirketleri gibi faaliyetleri KDV’den istisna olan işletmelerde indirim konusu yapılamayan KDV dahil 5.500 TL’lik tutar, safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

3065 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin (d) bendi uyarınca, gelir ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilememektedir.

Bu kapsamda, binek otomobillerin kiralanması durumunda kira bedellerinin Kanun maddesinde ilgili yıl için belirlenen azami tutarı aşması halinde, aşan kısma ait katma değer vergisi gelir ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde ayrıca gider olarak dikkate alınmayacaktır.

Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin yapılan ödemeler bu kapsamda değerlendirilmeyecek olup, söz konusu ödemelerde aylık kiralama gideri kısıtlaması söz konusu değildir.

Buna göre, kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir.

01.01.2020 tarihinden önce başlayıp Kanunun yürürlük tarihinden sonrasını da kapsayan kiralamalarda, yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden kira bedelleri gider kısıtlamasına tabi olacaktır. Gider olarak dikkate alınabilecek azami kiralama bedelinin tespitinde, kiralama döneminin tekabül ettiği yıl için belirlenen tutar dikkate alınacaktır.

Binek otomobillerin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 2020 yılı için en fazla 140.000 Türk lirasına kadarlık kısmı ticari veya mesleki kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Binek otomobillerin günlük şekilde kiralanmasında gider kısıtlaması, kiralamanın yapıldığı tarihte gider olarak dikkate alınabilecek aylık azami kiralama giderinin o ayın gün sayısına bölünmesiyle elde edilecek tutar dikkate alınacaktır.

Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler,

Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

Bu kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.

Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.

Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin, finansal kiralama konusu binek otomobillerin “Haklar” hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin mükellefler tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınmak istenmesi halinde, bu giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

01.01.2020 tarihinden önce iktisap edilen veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin Kanunun yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

Binek otomobillere ilişkin amortisman giderleri,

Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 2020 yılı için 160.000 TL, söz konusu vergilerin tercihen maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 2020 yılı için 300.000 TL’yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Vergi Usul Kanun hükümlerine göre, aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılan ve amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değerleri, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilebilen binek otomobiller için aktife alınan yılda gider konusu yapılamayan amortisman bedellerinin tamamı, itfa süresinin son yılında amortismana esas bedel uygulamasından bağımsız olarak safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Binek otomobillere ilişkin gider olarak dikkate alınabilecek amortismana esas bedelin tespitinde, binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınacaktır.

Amortismanlara ilişkin gider kısıtlaması 7194 sayılı Kanunun yayımlandığı 7/12/2019 tarihinden itibaren iktisap edilen binek otomobillere uygulanacak olup, bu tarih ile 2019 yılı sonuna kadar iktisap edilenlerde gider olarak dikkate alınabilecek amortismana esas bedel; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirası, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tâbi tutarı 250.000 Türk lirasıdır. 7/12/2019 tarihinden önce iktisap edilmiş binek otomobillerde ise amortisman, değişiklik öncesi hükümlere göre gider yazılabilecektir.

Yürürlülük tarihi: 27.05.2020 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER. (3)

Sirküler No: 3002

7194 sayılı Kanunun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun bazı maddelerindeki maktu had ve tutarlarının yeniden düzenlenmesine dair değişikliklere ait usul ve esaslar, 27.05.2020 tarih ve 31137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 311 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

Dar Mükelleflerin (Kurumlar Dâhil) Türkiye’ye Getirdikleri Yabancı Paralarla İktisap Ettikleri Menkul Kıymetlerin ve İştirak Hisselerinin Elden Çıkarılmasında Vergilendirme;

193 sayılı Kanunun mükerrer 81 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, dar mükelleflerin (kurumlar dahil), 4875 sayılı Yabancı Sermaye Kanununa istinaden  ilgili mercilerden izin alma şartı kaldırılarak söz konusu mercileri bilgilendirmeleri suretiyle Türkiye’ye bizzat getirdikleri nakdî veya aynî sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetler ile iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan değer artışı kazançlarının hesabında, kazancın kur farkından doğan kısmı gelir veya kurumlar vergisinden istisnadır.

İstisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabına ilişkin yabancı paraların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi veya Türkiye’deki bankalara transfer edilmesi şarttır.

Söz konusu bedellerin Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabından önce veya sonra getirilmesinin bir önemi bulunmamaktadır. Ancak, Türkiye’ye getirilen yabancı paraların bu kapsamda Türkiye’ye getirilmiş olduğu hususunun mükelleflerce tevsik edilmesi gerekmektedir.

Türkiye’ye getirilecek yabancı paraların, menkul kıymet veya iştirak hisselerini iktisap edecek olan dar mükelleflerce (kurumlar dâhil) kendi adlarına getirilmesi şart değildir. Yabancı paraları yurt dışından transfer edenler veya getirenler ile bu paralarla Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisap edenlerin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Dar mükelleflerce (kurumlar dâhil), bedeli Türkiye’ye getirilmek suretiyle iktisap edilen Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin müteakip dönemlerde başka dar mükelleflerce satın alınması ve bu menkul kıymetleri veya iştirak hisselerini satın alan dar mükelleflerin iktisaba ilişkin ödenmesi gereken söz konusu bedelleri Türkiye’ye getirmemeleri durumunda, önceki iktisaba ilişkin Türkiye’ye getirilmiş yabancı para bedeli kadarlık kısım hariç olmak üzere Türkiye’ye getirilmeyen yabancı para bedeli kısmı için kur farkı istisnasından yararlanılamayacaktır.

Söz konusu istisnadan yararlanılabilmesi için dar mükelleflerin (kurumlar dâhil) Türkiye’de elde ettikleri kazançlarının, münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazançlarından ibaret olması şarttır.

Bu mükelleflerin, Türkiye’de menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur farkından doğan kazançlar da ticarî kazancın hesabında dikkate alınacaktır.

İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu Uyarınca Karşı Tarafa Yükletilen Vekalet Ücretinin Vergilendirilmesi ve Gelir Vergisi Tevkifat Uygulaması,

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun 94’ üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.

Vekalet ücretinin vergilendirilmesi,

Serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenen vekalet ücretleri serbest meslek kazancı olup, bu kazançların serbest meslek kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.

Bir işverene tabi ve bağlı olarak çalışan avukatlara işverenler tarafından yapılan ödemeler ücret hükümlerine göre vergilendirilmektedir.

Vekalet ücretlerinde vergi tevkifatı uygulaması,

Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

7194 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır.

Buna göre, 2004 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin;

-Borçlu (davayı kaybeden) tarafından doğrudan avukata ödendiği durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,

-Borçlu (davayı kaybeden) tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,

-Borçlu (davayı kaybeden) tarafından alacaklı (davayı kazanan) tarafa ödendiği durumlarda, alacaklı (davayı kazanan) tarafından avukata ödeme yapılması esnasında, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Diğer bir ifadeyle tevkifat yükümlülüğü bulunmayanlar tarafından yapılan vekalet ücreti ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

Vekalet ücretini ödemekle yükümlü olanlarca, ücretli olarak çalışan avukatların işverenlerine yapılan vekalet ücreti ödemelerinden tevkifat yapılmayacak, işverenin vekalet ücretini avukata ödemesi esnasında ise işverence ücret hükümlerine göre tevkifat yapılacaktır.

Mahkeme kararında “KDV hariç” şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde, vekalet ücretinin KDV dahil olduğu kabul edilir ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan KDV, düzenlenen serbest meslek makbuzunda gösterilir. Bu durumda gelir vergisi tevkifatının KDV hariç tutar üzerinden yapılması gerektiği tabiidir.

Vekalet ücreti ödemelerinde belge düzeni,

-Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, doğrudan avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir.

-Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda düzenlenen makbuzun bir nüshasının icra iflas müdürlüğüne verilmesine gerek bulunmamaktadır.

-Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan alacaklıya (davayı kazanan) ödenmesi halinde, alacaklı (davayı kazanan) tarafından borçlu (davayı kaybeden) adına fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi gerekmektedir.

-Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin serbest meslek erbabı olan avukata ödenmesi halinde, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun ödemeyi yapan alacaklı (davayı kazanan) adına düzenlenmesi gerekmektedir.

-Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin ücretli çalışanı olan avukata ödenmesi halinde ise ödemenin ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle yapılması gerekmektedir.

Yürürlülük tarihi: 27.05.2020 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER. (2)

Sirküler No: 3001

7194 sayılı Kanunun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun bazı maddelerindeki maktu had ve tutarlarının yeniden düzenlenmesine dair değişikliklere ait usul ve esaslar, 27.05.2020 tarih ve 31137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 311 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

Ücret Gelirlerinin Vergilendirilmesi,

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) alt bendi değiştirilmiştir.

Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

Tam mükellefiyette, tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dâhil)

Tek işverenden veya birden fazla işverenden elde edilen ücret gelirlerinin vergilendirilmesi ve beyanı,

Tevkif suretiyle vergilendirilmiş;

-Tek işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, ücret gelirleri toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması,

-Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birinci işverenden aldıkları ücret gelirleri de dâhil olmak üzere ücretleri toplamının gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması,

-Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden alınan ücretleri toplamının gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 49.000 TL) aşması, halinde, ücret gelirleri yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağı ücretli tarafından serbestçe belirlenebilecektir.

Ücret gelirlerinin beyan edilip edilmeyeceği kendi içinde değerlendirilecek olup, diğer gelirlerin bulunması halinde bu gelirler hesaplamaya dahil edilmeyecektir.

Yine diğer gelirlerin beyan edilip edilmeyeceğinin tespitinde de ücret gelirleri hesaplamaya dahil edilmeyecektir.

Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin tek işveren olarak değerlendirilmesi,

Aynı yıl içerisinde birden fazla kamu kurumundan çeşitli adlarla ücret alan personel bulunduğu gibi atama, nakil ve benzeri sebeplerle bir kurumdan diğer bir kuruma geçen personel de bulunmaktadır.

Bu çerçevede, genel yönetim kapsamındaki idareler ile bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlar (ticaret şirketleri hariç), bu idarelerde çalışanların ücretlerinin vergilendirilmesinde tek işveren olarak değerlendirilecektir.

Genel yönetim kapsamındaki idareler ile bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarda (ticaret şirketleri hariç) çalışan personelin, aynı yıl içerisinde atama, nakil ve benzeri sebeplerle tek işveren olarak değerlendirilen diğer bir kuruma geçmesi veya birden fazla kurumdan ücret geliri elde etmesi durumunda, bu personelin elde ettiği ücret gelirlerinin toplamı, kümülatif matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

Bu idarelerde çalışanların tevkif yoluyla vergilendirilmiş tek işverenden aldıkları bu ücretleri 193 sayılı Kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşmaması halinde, bu gelirler için beyanname verilmeyecektir.

Genel yönetim kapsamındaki idareler ile bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarda çalışan personelin aynı yıl içerisinde, bunlar dışında bir işverenden de ücret geliri elde etmesi veya görevinden ayrılarak bu işveren nezdinde çalışmaya başlaması durumunda, söz konusu personelin ücret matrahları birbiri ile ilişkilendirilmeksizin her bir işverenden elde edilen ücret ayrı ayrı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır.

Bu durumda, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamının, 193 sayılı Kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 49.000 TL) aşması veya bu tutarı aşmamakla birlikte her iki işverenden aldığı ücret geliri toplamının aynı Kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması halinde, ücret gelirlerinin tamamının beyan edilmesi gerekmektedir.

Özel sektör işyerlerinde birden fazla işverende çalışanların durumu,

Hizmet erbabının ücretlerinin birden fazla işverenden elde edildiği kabul edildiği durumlar,

-Bir özel sektör işvereninin yanında çalışan hizmet erbabının, yıl içerisinde bu işverenden elde ettiği ücretinin yanısıra, başka bir özel sektör işvereninden ya da kamu kurum veya kuruluşundan da elde ettiği ücret gelirleri.

-Aynı takvim yılı içinde bir özel sektör işvereninin yanında çalışmakta iken, işten ayrılarak başka bir özel sektör işvereninin yanında ya da kamu kurum veya kuruluşunda çalışmaya başlanılması nedeniyle elde ettiği ücret gelirleri.

-Aynı takvim yılı içinde, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yanında çalışan hizmet erbabının, söz konusu mükelleflerin ortağı oldukları iş ortaklığı veya adi ortaklıklar bünyesinde çalışmaya başlamaları halinde elde ettikleri ücret gelirleri.

-Hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret geliri elde etmesi durumunda her bir işverenden elde edilen ücret ayrı ayrı vergilendirilecek olup ücret matrahları birbiri ile ilişkilendirilmeyecektir.

Hizmet erbabının işveren değişikliği yapması durumunda, yeni işverenden alınacak ücret, eski işverenden aldığı ücret matrahı ile ilişkilendirilmeden sıfır matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

Hizmet erbabının ücretlerinin tek işverenden elde edildiği kabul edildiği durumlar,

-İki ayrı özel sektör firmasının birleşmesi (devir, nev’i değişikliği ve bölünme halleri dahil).

-4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulan yerlerde çalışan hizmet erbabının, yıl içinde alt işvereninin değişmesi.

-Ortaklık halinde faaliyette bulunan işyerlerinde, ortaklardan herhangi birinin değişmesi.

Aynı takvim yılı içinde tek işverenden elde edildiği kabul edilen ücretler, kümülatif matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

-Yıl içerisinde işveren değiştiren hizmet erbabı, ücret gelirine ilişkin gelir vergisi matrahını yeni işverenine bildirmek suretiyle ücretinin gelir vergisi tarifesine göre kümülatif olarak vergilendirilmesini talep edebilir.

-Yıl içinde birden fazla işverenden elde ettiği ücret gelirleri kümülatif matrah dikkate alınarak vergilenen hizmet erbabının bu gelirlerini yıllık beyannameyle beyan etme yükümlülüğü bulunması durumunda, yıllık beyannamede bildirilen matrah üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kümülatif matrah dikkate alınmak suretiyle tevkif suretiyle ödenen vergiler mahsup edilebilecektir.

İstisna kapsamında ücret geliri elde edenlerin durumu,

Gelir Vergisi Kanunun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı için yıllık beyanname verilmemekte ve diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmemektedir.

Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde ve yatlarda çalışan personele ödenen ücretler ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2’nci maddesine göre Ar-Ge, tasarım ve destek personeline ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Anılan Kanunlar kapsamında çalışan ve şartları taşıyan hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmamaktadır. Dolayısıyla, istisna kapsamındaki bu ücretlerin beyan edilmesi ve 193 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beyanname verilip verilmeyeceğinin tespitinde dikkate alınması söz konusu değildir.

Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3’üncü maddesi uyarınca bölgede çalışanların ücretlerinden ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3’üncü maddesi uyarınca, Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin ücretlerinden kesilen gelir vergisi verilen muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilerek işverene kalmaktadır.

Anılan Kanunlar kapsamında çalışan ve şartları taşıyan hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması nedeniyle, bu ücretlerin de 193 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beyanname verilip verilmeyeceğinin tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

Yürürlülük tarihi: 27.05.2020 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

 

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

MAYIS/2020 AY SONU İTİBARİYLE UYGULANACAK KURLAR

Sirküler No: 2999

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 31.05.2020 tarihli değerleme günü için tespit edilen, yabancı paralar ile yabancı para cinsinden olan senetli ve senetsiz alacak ve borçlara uygulanacak kurlar aşağıya çıkartılmıştır. 

 DÖVİZİN CİNSİ DÖVİZ ALIŞ DÖVİZ SATIŞ EFEKTİF ALIŞ
1 ABD DOLARI 6.8138 6.8260 6.8090
1 AVUSTRALYA DOLARI 4.5256 4.5551 4.5048
1 DANİMARKA KRONU 1.0149 1.0199 1.0142
1 EURO 7.5770 7.5907 7.5717
1 İNGİLİZ STERLİNİ 8.3838 8.4276 8.3780
1 İSVİÇRE FRANGI 7.0653 7.1107 7.0547
1 İSVEÇ KRONU 0.71832 0.72576 0.71782
1 KANADA DOLARI 4.9466 4.9689 4.9283
1 KUVEYT DİNARI 21.9734 22.2609 21.6438
1 NORVEÇ KRONU 0.69856 0.70325 0.69807
1 SUUDİ ARABİSTAN RİYALİ 1.8143 1.8175 1.8007

Döviz cinsinden olan borç ve alacakların değerlemesi, döviz alış kuru ile yapılmalıdır.

Kasada bulunan dövizler efektif alış kuru, banka hesaplarında bulunan dövizler ise döviz alış kuru ile değerleme işlemine tabi tutulmalıdır.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERİN VERGİ İNDİRİMİ UYGULAMASINDA KOLAYLIK SAĞLANMIŞTIR

Sirküler No: 2997

27.05.2020 tarih ve 31137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 312 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 301 Seri No’lu Genel Tebliğde Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlenmiştir.

Yapılan düzenleme ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için;

1-) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması,

2-) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması,

3-) Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,

4-) Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanunu uyarınca kaçakçılık suçu fiillerinin işlenmemiş olması,

Şartları taşıması gerekmektedir.

Verilmesi gereken vergi beyannamelerinin ise, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini kanuni süresi verilip tahakkuk eden vergilerin indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu tebliğ 01.01.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 27.05.2020 tarihinde yürürlüğe girmektedir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.