Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİRİN TOPLANMASI VE BEYANI

Sirküler No: 3042

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğünün 20.04.2020 tarih ve 84098128-120.03.05.08[61-2019/12]-E.134499 sayılı özelgesinde;

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında bölgede faaliyet gösteren bir işverenden ücret geliri ve huzur hakkı, bölge dışında faaliyet gösteren bir işverenden sadece ücret geliri elde eden, her iki işverenden almış olunan ücret toplamının Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesindeki gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan tutarı aştığı belirtilerek, söz konusu ücret gelirleri dolayısıyla beyanname verip vermeyeceği ile verilmesi halinde 3218 sayılı Kanun kapsamında serbest bölgede faaliyet gösteren işverenden elde etmiş olunan ücretlerden kesilen gelir vergisini mahsup edilip edilemeyeceği hususunda  görüş talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun;

61’inci maddesinde, Ücret, işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

94’üncü maddesinde ise; Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre, vergi tevkifatı yapılacağı,

Hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümlere göre, 2019 yılı için tevkif suretiyle vergilendirilmiş tek işverenden elde edilen ücret gelirleri tutarı ne olursa olsun yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmemektedir.

Birden fazla işverenden ücret alındığı durumlarda ikinci işverenden alınan ücret gelirinin ilgili yıldaki tarifenin ikinci diliminde yer alan tutarı aşması halinde birinci işverenden alınan ücret dahil yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85’ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisinin, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu hükme göre, 3218 sayılı Kanun kapsamında belirtilen şartlarla çalışanlara yapılan ücret ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmakta ve asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi tahakkuk ettirilmektedir.

Bu vergi, işverence verilen muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilmekte dolayısıyla, sağlanan teşvikten işveren faydalanmaktadır.

Buna göre, aynı takvim yılında hem serbest bölgede hem de serbest bölge dışında birden fazla işveren elde edilen ücret gelirinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 86/1-b maddesi uyarınca, ikinci işverenden alınan ücret gelirinin (hangi ücret gelirinin ikinci işveren olduğu serbestçe belirlenerek) ilgili yıldaki tarifenin ikinci diliminde yer alan tutarı aşması halinde birinci işverenden alınan ücret geliri de dahil olmak üzere yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, gerek 3218 sayılı Kanun kapsamında serbest bölgede elde edilen ücret ve huzur hakkı geliri ile gerekse bölge dışında elde edilen ücret geliri üzerinden kesilen gelir vergisi tutarlarının, verilecek yıllık beyannamede beyan edilen kazanç ve iratlar üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ 2 NCİ TAKSİTİNİN TEMMUZ/2020 AYI İÇERİSİNDE ÖDENMESİ GEREKİR

Sirküler No: 3041

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde; motorlu taşıtlar vergisinin, taşıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı yerin vergi dairesi tarafından her yıl Ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk etmiş sayılacağı ve her yılın Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

2020 yılı motorlu taşıtlar vergisinin ikinci taksitinin Temmuz ayı sonuna kadar ödenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz. 

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ SÜRESİ 1 (BİR) AY UZATILDI

Sirküler No: 3038

Kısa çalışma ödeneği süre uzatımı ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararı 30.06.2020 tarih ve 31171 nolu Resmi Gazetede aşağıdaki şekilde yayınlanmıştır.

29/6/2020 TARİHLİ VE 2706 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

Kısa çalışma ödeneği süre uzatımı

MADDE 1- (1) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 2 nci maddesi ile geçici 23 üncü maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde, yeni koronavirüs (Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olan işyerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresi; yeni bir başvuru ve uygunluk tespiti yapılmasına gerek bulunmaksızın, daha önce kısa çalışmadan yararlanan aynı işçiler için ve aynı şartları aşmamak kaydıyla, bu Kararın yayımı tarihi Öncesinde kısa çalışma uygulaması biten işyerleri bakımından 1/7/2020 tarihinden itibaren, bu Kararın yayımlandığı tarihte kısa çalışma uygulaması devam eden işyerleri bakımından ise kısa çalışma bitiş tarihinden başlamak üzere bir ay uzatılmıştır.

(2) Yeni koronavirüs (Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamındaki zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan ödemeler başlangıçla belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülmez,

Kısa çalışma ödeneği kapsamında olan işverenler veya yetkililerinin bir ay daha bu haktan yaralanmalarını önemle hatırlatırız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

İNŞAAT TAMAMLANMADAN MÜKELLEFİYET KAYDININ KAPATILMASI HUSUSU.

Sirküler No: 3037

Kütahya Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğünün 16.12.2019 tarih ve 61504625-105-E. 62490 sayılı özelgesinde;

01.08.2017 tarihinde inşaat taahhüt işinden dolayı mükellefiyet tesis ettirerek, kendisine ait arsa üzerine 1 işyeri ve 6 daireli inşaata başladığı, kaba inşaatı tamamladığı, ancak imkansızlıklar nedeniyle 2-3 yıl inşaata devam edemeyeceğinden 31.10.2018 tarihinde mükellefiyet işleminin kapatılması için dilekçe verdiği, vergi dairesince inşaat tamamlanmadan terk işleminin yapılamayacağının şifahi olarak belirtmesi üzerine işin terki yönünde görüş talep edilmiştir.

Bilindiği üzere,193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesinde; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ile gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.

Özel inşaat yapımında gayrimenkullerin şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması ve ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurlarını açıkça taşıması, yapılan faaliyetin ticari sayılması için yeterlidir.

Gayrimenkul alım satımının ticari bir organizasyon içinde yapıldığında alım satımın ticari faaliyetin bir unsuru sayılması, ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde ise faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile yapıldığını belirleyen objektif ölçü olarak, muamelede çokluk olup olmadığına bakılması gerekmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

-161 inci maddesinde, “Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder.

İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz.”

Hükmü yer almaktadır.

Bir mükellefin işi bırakmış sayılabilmesi için işi ile ilgili tedarik işlemlerini durdurmasının yanı sıra, işletmede bulunan emtia stokları ile diğer döner ve sabit değerlerinin de elden çıkarılması veya bu varlıkların işletme sahiplerince işletmeden çekilmiş olması gerekir.

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;

1-) Başvuruda belirtilen adreste başlamış olunan ticari kazanç kapsamındaki özel inşaat işine maddi imkansızlıklar nedeniyle devam edilememesi nedeniyle vergi dairesine verilen dilekçeye istinaden işi terk etmenin mümkün olduğu,

2-) Bu durumda terk tarihi itibariyle aktifde yer alan kıymetlerin işletmeden çekilmesi, dolayısıyla bu kapsamda söz konusu kıymetlerin;

– Üçüncü kişilere satılması halinde alıcı adına satış bedeli üzerinden,

Satışa konu edilmek suretiyle elden çıkarılmaması durumunda ise, faaliyetin terk edildiği tarih itibariyle işletmeden çekildiği kabul edildiğinden, kendi adına emsal bedel üzerinden,

Fatura düzenlemesi icap etmektedir.

3-) Terk tarihinden itibaren söz konusu bağımsız bölümlerin kaba inşaat halinde dahi olsa devamlılık arz edecek şekilde satışının yapılması halinde, bu satış işlemleri dolayısıyla elde edilen kazancın ticari kazanç olarak değerlendirilmesi, söz konusu gayrimenkullerin beş yıl içinde ticari organizasyon oluşturmayacak şekilde satılması halinde elde edilen kazancın ise değer artışı kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

4-) Söz konusu faaliyete devam edildiğinin tespiti ile geçici süreli işi bırakma durumunda, terk tarihi itibariyle geriye dönük olarak inşaat faaliyeti dolayısıyla ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetinin yeniden tesis edileceği tabiidir.

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

HAZİRAN/2020 AY SONU İTİBARİYLE UYGULANACAK KURLAR

Sirküler No: 3036

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 30.06.2020 tarihli değerleme günü için tespit edilen, yabancı paralar ile yabancı para cinsinden olan senetli ve senetsiz alacak ve borçlara uygulanacak kurlar aşağıya çıkartılmıştır.

 DÖVİZİN CİNSİ DÖVİZ ALIŞ DÖVİZ SATIŞ EFEKTİF ALIŞ
1 ABD DOLARI 6.8432 6.8555 6.8384
1 AVUSTRALYA DOLARI 4.6770 4.7075 4.6554
1 DANİMARKA KRONU 1.0278 1.0329 1.0271
1 EURO 7.6720 7.6858 7.6666
1 İNGİLİZ STERLİNİ 8.3844 8.4281 8.3785
1 İSVİÇRE FRANGI 7.1734 7.2194 7.1626
1 İSVEÇ KRONU 0.72759 0.73512 0.72708
1 KANADA DOLARI 4.99943 5.0168 4.9758
1 KUVEYT DİNARI 22.1078 22.3971 21.7762
1 NORVEÇ KRONU 0.70090 0.70561 0.70041
1 SUUDİ ARABİSTAN RİYALİ 1.8244 1.8277 1.8107

Döviz cinsinden olan borç ve alacakların değerlemesi, döviz alış kuru ile yapılmalıdır.

Kasada bulunan dövizler efektif alış kuru, banka hesaplarında bulunan dövizler ise döviz alış kuru ile değerleme işlemine tabi tutulmalıdır.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

KDV İSTİSNASINDAN FAYDALANMAKSIZIN İTHAL EDİLEN MAKİNE VE TEÇHİZAT İÇİN AMORTİSMAN UYGULAMA SÜRESİ

Sirküler No: 3035

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğünün 14.11.2019 tarih ve 11395140- 105 [VUK -1-21711]- E.977270 sayılı özelgesinde;

-Şirkete ait İstanbul/…’deki fabrikada imalat sanayinde kullanılmak üzere, … tarihli ve … sayılı Gümrük Beyannamesi ile 58.000,00 Euro tutarında yeni (kullanılmamış) olarak kimyasal su arıtma cihazı ithal ederek şirket aktifine aldığı ve kullanmaya başladığı,

-3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen Geçici 39 uncu maddesi kapsamında KDV istisnasından tercihen yararlanmayarak, ilgili Gümrük İdaresine, KDV ödediği,

-KDV istinasından yararlanmaksızın ithal edilen makina ve teçhizatlar için uygulanacak amortisman oran ve süresinin, 213 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamında, aynı Kanunun 315 inci maddesine göre tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısının dikkate alınmak suretiyle hesaplanıp hesaplanamayacağı hususunda görüş talep edilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

-313’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.”

-315 inci maddesinde; “Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.

Hükmüne yer verilmiştir.

497 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde;

Aynı Kanunun Geçici 30 uncu maddesinden, gelir/kurumlar vergisi mükelleflerinden;

-6948 sayılı Sanayi Sicil kanununa göre Kanuna göre sanayi sicil belgesini haiz olanlar, münhasıran imalat faaliyetinde kullanmak üzere,

-Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunanlar, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanmak üzere,

-Yatırım teşvik belgesini haiz olanlar, haiz oldukları yatırım teşvik belgesi kapsamında,

Katma değer vergisinden müstesna olarak iktisap edecekleri yeni makina ve teçhizat için uygulanacak amortisman oran ve süreleri, Hazine ve Maliye Bakanlığınca bu Kanunun 315 inci maddesine göre tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınarak hesaplanmak suretiyle yararlanabileceklerdir.

Hükümleri yer almaktadır.

Buna göre KDV istisnasından faydalanılmadan ithal edilen cihaz için 213 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi uygulamasından yararlanmasının mümkün bulunmadığı,

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

ŞİRKET AKTİFİNE KAYITLI GAYRİMENKULÜN BAŞKA FİRMA LEHİNE İPOTEK ETTİRİLEREK İCRA YOLUYLA SATILMASINDA FATURA DÜZENLENMESİ

Sirküler No: 3032

Ankara vergi Dairesi Başkanlığının 21.11.2019 tarih ve 27575268-105[227-2019-168]-E.410800 sayılı özelgesinde;

– Şirketin aktifinde kayıtlı bulunan gayrimenkulün … A.Ş.’nin …BANK’tan kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olmak üzere ipotek verildiği,

-… A.Ş.’nin iflas etmesi ve bankaya olan borçlarını ödeyemez hale gelmesi sonucunda gayrimenkulün …’nin …BANK’a olan borçlarının tasfiyesi için … İcra Müdürlüğünce ihale yolu ile satışa çıkarıldığı, ihalede gayrimenkulün, alacağına mahsup etmek üzere …BANK tarafından alınarak adına tapu devrinin gerçekleştirildiği,

-Aktife kayıtlı değeri 1.023.086,50 TL olan gayrimenkulün ihale satış bedelinin 2.701.000,00 TL olduğu, satış bedelinin tamamının …A.Ş.’nin anılan bankaya olan borçlarının ödenmesinde kullanıldığı ve satıştan dolayı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı,

-Gayrimenkulün şirket aktifinden çıkışı için …BANK’a satış bedeli üzerinden fatura düzenlendiği, ancak bankanın, tanzim edilen faturayı muhatabı olmadıkları gerekçesi ile kabul etmeyerek ihtarname ile iade ettiği belirtilerek

Gayrimenkulün aktiften çıkarılma işleminde fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, fatura tanzim edilmesi durumunda, kim adına düzenleneceği, (banka, borçlu şirket veya iflas işlemlerini yürüten iflas masası) ayrıca faturada gayrimenkule ait hangi bedel (aktife kayıtlı bedel üzerinden mi yoksa ihale bedeli mi) üzerinden çıkış yapılması gerekeceği hususlarında görüş talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227’nci maddesinde, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu, Hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmış ve müteakip maddelerinde fatura yerine geçen vesikaların neler olduğu açıklanmıştır.

Buna göre, şirket aktifinde kayıtlı olup, başka bir firmanın kullanacağı krediye teminat olmak üzere bankaya ipotek ettirilen, ancak ilgili firmanın iflas etmesi ve bankaya olan borçlarını ödeyememesi sonucu banka tarafından icra yoluyla sattırılan gayrimenkulün, İcra Müdürlüğünden alınacak belgeye istinaden, icra satış bedeli üzerinden kayıtlarınızdan çıkarılması mümkün bulunmaktadır.

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

SERBEST BÖLGEDE FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARIN E-DEFTER KAYITLARININ YABANCI PARA BİRİMİ İLE TUTULMASI HUSUSU

Sirküler No:3031

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğünün 04.10.2019 tarih ve 11395140-105[VUK 1- 20421]-E.828131 sayılı özelgesinde;

… Serbest bölgesinde faaliyette bulunan firmanın e-defter kayıtlarını yabancı para birimine göre tutup tutamayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Türkçe Tutma ve Türk Parası Kullanma Zorunluluğu” başlıklı 215 inci maddesinde;

“1.Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir.

2.a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

Ayrıca, 348 Sıra No.lu Vergi Usul Genel Tebliğine istinaden serbest bölgede faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilerden isteyenlerin, defter kayıtlarını Türk para birimi dışında (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca, kuru günlük olarak belirlenen) herhangi bir yabancı para birimi ile de yapabilmeleri uygun bulunmuştur.

Buna göre, tam mükellefiyete tabi gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin (adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit şirketler dahil) serbest bölgede faaliyette bulunan şubeleri ile serbest bölgede faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerin serbest bölge dışında ancak Türkiye sınırları içerisinde faaliyette bulunan şubeleri hariç olmak üzere, serbest bölgede faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilerden isteyenlerin, defter (e-defter dahil) kayıtlarını Türk para birimi dışında (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca, kuru günlük olarak belirlenen) herhangi bir yabancı para birimi ile yapabilmeleri mümkün bulunmaktadır.

Bu kapsamda yabancı para birimi ile defter (e-defter dahil) kayıtlarını tutan mükelleflerin, Türk para birimiyle veya başka bir yabancı para birimiyle yapılan işlemlerini, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevirmeleri, iktisadi işletmeye dahil kıymetlerin değerleri ile vergi matrahlarını kayıt yapılan para birimine göre tespit etmeleri, ancak beyannamelerini beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevirerek vermeleri gerekmektedir.

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ FİŞLERİNİN GİDER BELGESİ OLARAK KABUL EDİLMESİ HUSUSU

Sirküler No: 3030

Muğla Vergi Dairesi Başkanlığının 13.11.2019 tarih ve 19579043- 105[2019]-E.142887 sayılı özelgesinde;

Serbest meslek faaliyetinizle ilgili alınan yayın ve kitaplar için düzenlenen ödeme kaydedici cihaz fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun;

-229’uncu maddesinde, faturanın satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu,

-233’üncü maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedellerinin perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt rulosu, giriş veya yolcu taşıma bileti vesikalarından herhangi biri ile tevsik olunacağı

Hükme bağlanmıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun 204 ve 206 Sıra No.lu Genel Tebliğleri ile, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak iş yerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür.

İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi ve defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerektiği açıklanmıştır.

Buna göre, Vergi Usul Kanunu uygulamasında, bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi için iş yerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın alınan genel giderler kapsamındaki (kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri ile gıda) mal ve hizmetler için düzenlenen perakende satış vesikası ve ödeme kaydedici cihaz fişlerinin, mükellefler tarafından mezkûr Kanun gereğince tutulması zorunlu kayıtların tevsikinde gider belgesi olarak kullanılması mümkün bulunmakla birlikte, mesleki yayın ve kitaplar için ödenen giderlerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, söz konusu harcamaların kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için fatura ile tevsik edilmesi gerekmekte olup, ödeme kaydedici cihaz fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı,

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

VERGİ MÜKELLEFLERİNİN GEÇMİŞ YILLARA AİT ZARARLARIN MAHSUBUNUN YAPILMASI

Sirküler No: 3029

Bilindiği üzere gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin beyannamelerinde beyan ettikleri herhangi bir yıla ilişkin zarar en fazla takip eden beş yılın kazancından indirim konusu yapılabilmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinde gerek yurt içi faaliyetlerden gerekse yurt dışı faaliyetlerden oluşan zararların mahsubu ile devir alınan kurumlara ait zararların mahsubu belli şartlar dahilinde mümkün bulunmaktadır.

Geçmiş yıl zararların mahsubuna ilişkin esaslar, 

-Zarar mahsubu kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde yapılmalıdır.

-Kurum kazancından mahsup edilen zararlar ile ertesi yıllara devreden zararların hangi dönemlerle ilgili oldukları ayrı ayrı belirtilmelidir.

-Geçmiş yıl zararı, mahsup imkanının doğduğu ilk hesap döneminde kurum kazancından mahsup edilmelidir. Beyannameye dahil edilmeyen ilgili yıl zararı sonraki yılda mahsup imkanı olmadığından zararın mahsubundan vazgeçilmiş sayılır.

-Matrah artırımı yapan mükellefler artırım yaptıkları yıla ilişkin geçmiş yıl zararlarının yarısını mahsup etme hakkı bulunmaktadır.

-Cari yıl beyannamesinde zarar edilse dahi geçmiş yıl zararları gösterilmelidir.

-Cari yıla ilişkin kazancın bulunması durumunda geçmiş yıl zararları geçici vergi beyannamesinde gösterilebilmektedir.

-Zarar mahsubunda en eski yıl zararından başlamak suretiyle mahsup işlemi yapılması gerekmektedir.

Devir alınan veya bölünen kurumların zararlarının mahsubu:

Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, devir halinde devralınan kurumun, tam bölünme durumunda ise bölünen kurumun özsermaye tutarını aşmayan zararları kazançtan indirilebilecektir.

Devir veya tam bölünme suretiyle devralınan kurumun son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini kanuni sürede vermiş olması gerekmektedir.

Devir veya tam bölünme suretiyle devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam ettirme zorunluluğu bulunmaktadır.

Yurt dışı zararların mahsubu:

Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç olmak üzere, kurumların yurt dışı faaliyetlerden doğan zararların Türkiye’de beyan edilecek olan kurum kazancından mahsubu belirli esaslara bağlanmıştır.

-Yurt dışı faaliyetlerden oluşan zararların mahsup edilebilmesi için Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olmaması ve beş yıldan fazla nakledilmemesi,

-Faaliyette bulunduğu ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen zararın o ülke mevzuatına göre denetim yetkilisine incelettirilerek rapor düzenlenerek Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi,

Halinde mahsup imkanından faydalanılabilecektir.

Gelir vergisi mükellefleri için iki tür zarar mahsup imkanı bulunmaktadır.

-Diğer kazanç ve iratlardan oluşan değer artışı kazancı ve arızi kazanç ile menkul ve gayrimenkul sermaye iradında gider fazlalığı sayılanların mahsup edilmesi mümkün değildir. Bunlar dışındaki gelir unsurlarından doğan zararın diğer gelir unsurlarından elde edilen kazançtan beyanname üzerinde mahsup edilmesi mümkündür.

-Geçmiş yıllara ilişkin zararın yine beyannamede yıllar itibariyle gösterilmesi halinde cari yıl kazancından mahsubu mümkündür.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.