Kategoriler
Ş.A. YMM

3407-KONKORDATO PROJESİNİN KABULÜ HALİNDE ALACAKLILARIN VERGİ DURUMU

Sirküler No: 3407

12.06.2020 tarih ve 84974990-130[KDV-1/İ/29-2019/20]-E.154267 sayılı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesinde;

Firmanızın alacaklısı olduğunuz … A.Ş. firmasının 2017 yılında konkordato ilan ettiği ve tüm alacaklılarının mahkeme aracılığıyla uzlaşmaya çağrıldığı, alacağın %40’ına isabet eden kısmının mahkeme kararı ile silindiği ve bu kararın 2018 yılında mahkemece onaylandığı belirtilerek silinen alacak tutarının 2018 yılında gider hesaplarına alınıp alınmayacağı ile bu tutarın KDV’sinin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmiştir.

Vergi Usul Kanunu Yönünden;

Konkordato, bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı olan alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler. Konkordato; temelde iflasın engellenmesini ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılmasını amaç edinmiş bir kurumdur.

Bu kapsamda, alacakların borçlu lehine vazgeçilen kısmı, değersiz alacak niteliğini kazanacak ve değersiz alacak ile bu alacağa isabet eden karşılık, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle 213 sayılı Kanunun 322’nci maddesi hükmüne uygun olarak yok edilecektir. 

Bu itibarla, alacaklı olduğunuz firmanın konkordato projesinin tasdik edilmesine bağlı olarak, konkordatonun tasdikine ilişkin karar kapsamında borçlu lehine vazgeçilen alacak kısmı değersiz alacak olarak kabul edileceğinden, söz konusu vazgeçilen alacak tutarının konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle zarar olarak yazılması mümkündür. 

Vergi Usul Kanununun 322’nci maddesi uygulamasında, alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplarına zarar olarak yazılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. 

Öte yandan, mahkemece tasdik edilen konkordato projesiyle alacağın vazgeçilmeyen kısmı şüpheli alacak olma vasfını kaybedeceğinden, söz konusu alacaklar için ayrılmış olan karşılıkların, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi gerekmektedir. 

Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden;

7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle; 01/01/2019 tarihinden itibaren, 213 sayılı Kanunun 322’nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür. 

Alacaklı olduğunuz firmanın konkordato projesinin tasdik edildiğinin ilan edildiği yılda (2018) zarar yazılması gereken söz konusu değersiz alacağınıza ilişkin KDV’nin, 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren KDV Kanununun 29/4’üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve indirim konusu yapılması mümkün değildir. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

3324-MİLLİLEŞMEYEN İŞ MAKİNASININ FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMİNE TABİ TUTULMASI HALİNDE UYGULANACAK KDV ORANI

Sirküler No: 3324

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğünün 11.08.2020 tarih ve 39044742-130[Özelge]-583788 sayılı özelgesinde;

Finansal kiralama faaliyeti ile iştigal eden şirketiniz tarafından müşterinizin yurt dışından temin ettiği ve gümrük antreposunda bekleyen taşınırın sat-kirala-geri al yöntemi ile finansal kiralamaya konu edileceği, gümrük antreposunda bekleyen taşınırın şirketinize satılacağı, akabinde bu taşınırın şirketinizce ithal edilip millileştirilerek satıcıya kiralanacağı, sözleşme süresi sonunda da mülkiyetin tekrar kiracıya devredileceği, antrepoda bulunan iş makinesinin bu yöntemle finansal kiralamaya konu edilmesi durumunda gümrüğe %1 oranında katma değer vergisi (KDV) ödeneceği ve kira bedelleri üzerinden de %1 KDV tahsil edileceği belirtilerek, bu işlemlerin yapılmasının şirketiniz açısından istisnadan vazgeçme olarak sayılıp sayılmayacağı ve işlemlere uygulanması gereken KDV oranı hakkında  görüş talep edilmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

17/4-y maddesinde, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında; finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geriye kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazın kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devrinin KDV den istisna olduğu, hükmü yer almaktadır.

Buna göre, şirketiniz tarafından millileşmemiş iş makinesinin ithalatının gerçekleştirilmek suretiyle sözleşme kapsamında yurt içinde kiralanması ve sözleşme sonunda kiracıya devredilmesi işleminin, KDV Kanununun 17/4-y maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, söz konusu taşınırın ithalatı ve kiralanması işlemleri genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi bulunmaktadır.

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

3323-SANAYİ SİCİL BELGESİ VİZE İŞLEMİNİN SÜRESİ İÇİNDE YAPTIRILMAMASI HALİNDE TECİL VE TERKİN İMKANINDAN FAYDALANILMASI

Sirküler No: 3323

Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün 12.08.2020 tarih ve
97726449-130[1980015098]-E.68147 sayılı özelgesinde;

Şirketin 16/1/2001 tarihi itibari ile sanayi sicil belgesi ve kapasite raporunun mevcut olduğu, 16/1/2019 tarihinde yaptırması gereken vize işlemini sehven 29/04/2019 tarihinde yaptırıldığı belirtilerek 16/1/2019 tarihi ile 29/4/2019 tarihleri arasındaki ihraç kayıtlı satışları ile ilgili tecil terkin işlemlerinin yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinde;

Tecil-terkin uygulamasından “imalatçı” vasfını haiz satıcılar yararlanabilir.

 İmalatçının;

 -Sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini haiz olması veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay belgelerinden (üretici belgesi) herhangi birine sahip olması,

-İlgili meslek odasına kayıtlı bulunması,

-Üretimin yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan Sanayi Sicil Tebliğlerinde öngörülen sayıda işçi çalıştırması ve gerekli araç parkına sahip olması veya kapasite raporundaki üretim altyapısına sahip olması, gerekmektedir.

İmalatçı kapsamına girmeyen mükellefler, tecil-terkin uygulamasından yararlanamaz. Ancak, diğer şartları taşımakla beraber, sadece imalatçı belgesine sahip olmayan mükelleflerden, ilgili Kuruma başvuran ve bu Kurumdan söz konusu belgenin verileceğine ilişkin olumlu görüş alanlar da bu belgelerin verilmesi beklenilmeden tecil-terkin uygulamasından yararlanırlar.

İlgili Kurumdan olumlu görüş alan mükelleflerin, olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki dönemlerde (ilgili kuruma başvuru tarihinden sonraki) diğer tüm şartları taşıdığının ilgili vergi dairesince tespit edilmesi kaydıyla, olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki söz konusu teslimlerinde de tecil-terkin uygulamasından yararlandırılmaları mümkün bulunmaktadır.

Konuya ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygulamada olan SGM 2008/2 sayılı Sanayi Sicil Tebliğinin 5 inci maddesine göre, süresi içerisinde vize işleminin yapılmamasının sanayi sicil belgesinin iptal nedenleri arasında yer almadığı yönündedir.

Buna göre, 16/1/2019 tarihinde vize süresi dolan sanayi sicil belgesi vizesinin 29/4/2019 tarihinde yaptırıldığı hususu dikkate alındığında, 16/1/2019 tarihi ile 29/4/2019 tarihleri arasında ihraç kaydıyla teslimlerin yapıldığı dönemde sanayi sicil belgesine sahip olduğu anlaşılan şirketinizin imalatçı sayılmanın diğer şartlarını taşıması kaydıyla tecil-terkin uygulamasından faydalanması mümkün olup, sahip olunan sanayi sicil belgesine ait vize işlemlerinin süresinden sonra yaptırılmasının bu duruma herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

3291-YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDA FİNANSAL KİRALAMA İLE ALINAN MAKİNE VE TECHİZAT DEVRİNDE KDV İSTİSNA UYGULAMASI

Sirküler No: 3291

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün 02.12.2020 tarih ve
45404237-130[I.20.108]-E.185381 sayılı özelgesinde;

Şirkete ait tamamlama vizesi yapılmamış 27/01/2017 tarihli ve 127634 sayılı yatırım teşvik belgesinin (YTB), 2012/1 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğin 21 inci maddesinin 5 inci fıkrasına istinaden YTB eki listede yer alan tüm makine ve teçhizat ile belge kapsamındaki tüm hak ve yükümlülüklerle birlikte belge üzerinde unvan değişikliği yoluyla … San. ve Tic. A.Ş.’ye devredileceği,

YTB eki listede bulunan makine ve teçhizatın büyük bir bölümünün finansal kiralama yoluyla alındığı, devir sözleşmelerine istinaden finansal kiralama sözleşmelerine konu devir tarihinden sonraki kira bedellerinin devir alan şirket tarafından ödeme planına uygun olarak ödenmesine devam edileceği,

Finansal kiralama sözleşmeleri kapsamında devir öncesi Şirketiniz tarafından ödenmiş olan kira bedellerine karşılık olarak devralan şirketten ayrıca bir bedel tahsil edileceği,

YTB eki listede yer alan finansal kiralamaya konu makine ve teçhizata ilişkin devir öncesi yapılan ödemeler dolayısıyla devralan şirketten tahsil edilecek bedel için düzenlenecek faturada katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda görüş talep edilmiştir.

3065 sayılı KDV Kanununun;

-1/1 inci maddesinde, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

-13/d maddesinde, YTB sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri ile belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının KDV’den istisna olduğu

hükme bağlanmıştır.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 26’ncı maddesinde; kiracının, kiracılık sıfatını veya sözleşmeden doğan hak veya yükümlülüklerini, kiralayandan yazılı izin almak kaydıyla devredebileceği, bu devir nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinde yapılan kiracı değişikliğinin, ilgisine göre 21’inci veya 22’nci madde çerçevesinde tescil edileceği veya şerh olunacağı belirlenmiştir.

Şirketin 6361 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi kapsamında hak ve yükümlülüklerin (kiracılık sıfatının) bir başka şirkete devredilmesi işlemi, hizmet mahiyetinde olup, söz konusu devir işlemi karşılığında yeni kiracıdan bir bedel tahsil edilmesi halinde, söz konusu bedele Kanunun 13/d maddesinde belirtilen istisna hükmünün uygulanması mümkün bulunmamakta olup, bu bedel üzerinden genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

3286-YURTDIŞINDAKİ MÜŞTERİLERE YAZILIM KODLARI KULLANARAK GELİŞTİRİLEN WEB VE MOBİL UYGULAMA HİZMETİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

Sirküler No: 3286

Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün 08.12.2020 tarih ve 75766797-130[2018/1762]-E.94364 sayılı özelgesinde;

Yazılım kodları kullanarak geliştirmiş olduğunuz web ve mobil uygulama ile yurt dışındaki kişilere kendi ülkelerinde ve kendi dillerinde reklamlar göstermek üzere Google Ireland şirketi ile sözleşme imzalayarak Adsense reklam gösterimleri yaptığınız,

Bu sözleşme çerçevesinde, uygulamaların internetten indirilmesi, kullanımı ile yurt dışında gösterilen reklamlara göre hesabınıza para yatırıldığı ve bu yatan para üzerinden de fatura düzenlendiği,

Elde ettiğiniz kazancın katma değer vergisinin (KDV) ise 2006/112/EC konsey direktifinin 196’ ncı maddesi gereği Google Ireland şirketi tarafından karşılandığı belirtilmekte ve kullanıcıların %99’unun yurt dışı, %1’lik kısmının yurt içinde ikamet etmeleri nedeniyle hesabınıza yatan hizmet bedelinin hizmet ihracı kapsamında istisna olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği

İstisna olan işlemlerin aynı faturada gösterilip gösterilemeyeceği ile kazancın Gelir Vergisi Kanunu yönünden görüş talep edilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu Yönünden;

Kanunu’nun 37’nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu,

Hükmüne yer verilmiştir.

Kişisel internet sitenizde yazılım kodlarını kullanarak geliştirmiş olduğunuz web ve mobil uygulama ile uygulamayı kullanan kişilere kendi ülkelerinde ve kendi dillerinde AdSense reklam gösterimleri yapmanız ve söz konusu reklam gösterimleri için … tarafından adınıza ödeme yapılması dolayısıyla elde ettiğiniz gelirin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanca ilişkin hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.

Katma Değer Vergisi Yönünden; 

Kanunu’nun,

-1 inci maddesinde, Türkiye’deki ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

-11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV’den istisna olduğu,

-12/2 maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği,

hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, tarafınızdan yapılan reklam gösterimlerinin münhasıran yurt dışında yapılması halinde, söz konusu hizmet KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre (hizmet ihracına ilişkin diğer şartların da sağlanması koşuluyla) hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek ve bu hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanmayacaktır.

Reklam gösterimlerinin yurt dışının yanı sıra yurt içinde de yapılması halinde münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılmayan söz konusu hizmete ilişkin elde ettiğiniz gelirlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, bu hizmetler için genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir.

Açıklamalara yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

3271-KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ. (34 SERİ NO’LU GENEL TEBLİĞ)

Sirküler No: 3271

05.02.2021 tarih ve 31386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 34 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin; 

1-) Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünün son paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir. 

“Şu kadar ki, işleme taraf satıcı mükellefin de mücbir sebep kapsamında bulunması halinde, söz konusu alımlarda genel hükümler çerçevesinde tevkifat uygulamasına devam olunur.”

Yapılan bu düzenleme ile alıcı ve satıcının mücbir sebep kapsamında bulunması halinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulamasına, devam edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

2-) İstisnanın Tevsiki ve Beyanı başlıklı (II/A-2.2.), (II/A-2.3.) bölümlerinde yapılan değişiklikle, faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilme imkanı getirilmiştir.

3-) İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna başlıklı (II/E-5.) bölümünde yer alan “İstanbul İl Özel İdaresine” ibareleri “İstanbul Valiliği olarak istisna süresi ise 31/12/2020 iken 31/12/2025” olarak değiştirilmiştir. 

4-) UEFA Süper Kupa ve UEFA Şampiyonlar Ligi Finali Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna başlıklı (II/E-10.) bölümde yer alan 2021 ibaresi 2021 olarak olarak değiştirilmiştir.

5-) Milli Eğitim Bakanlığına Bilgisayar ve Donanımlarının Bedelsiz Teslimleri ile Bunlara İlişkin Yazılım Teslimi ve Hizmetleri başlıklı (II/G-3.) bölümünde uygulanacak KDV istisnası süresi 31/12/2023 tarihine kadar uzatılmıştır. 

6-) Geçici maddelerde yer alan istisnalar başlıklı (II/G.) bölümün sonuna bölüm eklenmiştir.

  1. Doğal Gaz Piyasası Kanununun Ek 1 inci Maddesi Kapsamında Yapılan Devirler; 

4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamındaki devirler katma değer vergisinden müstesnadır. Bu kapsamda yapılan işlemler için yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla giderilemeyen vergiler iade edilmez. Hazine ve Maliye Bakanlığı istisna uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Hükmü yer almaktadır.

İstisna uygulaması, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamındaki devirleri kapsamakta olup, söz konusu istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin, bu işlemlere ilişkin olarak yüklendikleri vergileri indirim konusu yapmaları mümkündür. Bununla birlikte, söz konusu işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen verginin iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır. 

7-) Vergi İnceleme Raporuna Göre Mahsuben İade başlıklı (III/B-3.4.8) bölümünden sonra bölüm eklenmiştir.

3.4.9. Yapı Kullanma İzin Belgesi Bulunan ve Mülkiyeti Devredilen Konutların Tesliminde İade; 

İndirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle iade talebinde bulunulabilmesi için konutların tamamlanarak alıcılara fiilen teslim edildiğinin tevsiki gerekmektedir.

Gayrimenkul satışlarında mülkiyetin devri ise gayrimenkulün tapuda alıcı adına tescil edilmesi suretiyle gerçekleşmektedir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30’uncu maddesine göre, yapı inşaatının tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye veya valilikten yapı kullanma izni alınması mecburidir.

Bu izin, yapı sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespitine ilişkindir.

Bu itibarla, yapı kullanma izin belgesi bulunan ve tapuda mülkiyet devri gerçekleşen konutlara ilişkin KDV iade talepleri, konutun fiilen kullanımına ilişkin başkaca bir belge aranmasına veya bu bağlamda bir yoklama yapılmasına gerek bulunmaksızın değerlendirmeye alınır.

😎 Mahsup Edilebilecek Borçlar başlıklı (IV/A-2.1.1.) bölümüne cümle eklenmiştir. 

KDV iade alacağı ÖTV Kanunundan doğan borçlara (ÖTV’ye tabi olan malların indirimli oran uygulanmak suretiyle tesliminden kaynaklanan KDV iade alacağının, bu mallara ilişkin ÖTV borçlarına mahsuben iadesi hariç) mahsup edilemez. 

9-) İşlemlerin Gerçekliğini İspat başlıklı (IV/E-5.) bölümünde değişiklik yapılmıştır. 

213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrasında, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış olan sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespitler bakımından mükelleflere ön tespite ilişkin yazının tebliğ edilebileceği ve mükelleflerin beyanlarını düzeltebilecekleri düzenlenmiştir.

Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise 30/7/2020 tarihli ve 31201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenmiştir.

Buna göre, 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrasında yer alan uygulama kapsamında ön tespit ve izah değerlendirme komisyonlarınca yapılması gereken işlemler 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki açıklamalara göre yerine getirilir, mezkur uygulama kapsamına girmeyen işlemler bakımından ise bu Tebliğin bu bölümündeki açıklamalar uygulanır.

213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası uygulaması kapsamında, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespit yazısına konu beyanlarını düzeltmeyen mükellefler özel esaslara alınır.

Ancak, mükellefin söz konusu belgelere isabet eden KDV’yi indirim hesaplarından çıkararak düzelttiğini veya hiç indirim hesaplarına almadığını vergi dairesine tevsik etmesi ya da Tebliğin (IV/E-7.2.2) bölümünde yer alan şartlardan [birinci paragrafın (a) ayrımı hariç] birini sağlaması halinde, vergi incelemesi neticesi beklenmeksizin, genel esaslara dönüşü yapılır.

Şeklinde uygulamaya yön verilmiştir.

Yürürlülük tarihi: 05.02.2021 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

SERVİS TAŞIMACILIĞI FAALİYETİNDE KDV ORANI YENİDEN DÜZENLENDİ

Sirküler No: 3089

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğünün 12.08.2020 tarih ve 84974990-130[KDV/5-İ-28-2020/83]-E.212683 sayılı özelgesinde;

Şirketin personel ve öğrenci taşıma faaliyeti ile iştigal ettiği belirtilerek 31/7/2020 tarihi itibarıyla personel taşıma faaliyetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.

Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir.

Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8’e indirilmiştir.

Buna göre, anılan karar uygulaması bakımından servis taşımacılığı hizmetleri de yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilmekte olup, Şirketinizin 31/7/2020 tarihinden itibaren gerçekleştireceği personel taşımacılığı hizmetlerine 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. 

Açıklamaları yer almaktadır.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

İZAHA DAVET İŞLEMİ

Sirküler No: 3080

7194 sayılı Kanunun 25’inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun İzaha davet başlıklı 370’inci maddesinde 01.01.2020 tarihinden itibaren değişiklik yapılarak bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise 30.07.2020 tarih ve 31201 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 519 Sıra No’lu Vergi Usul Genel Tebliğ ile belirlenmiştir. 

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak mükelleflerden açıklama talep edilerek yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılanlar hakkında belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz.

İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.

Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.

Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.

Ön tespitin ilgili olduğu konuya ilişkin olarak; 

Tespit tarihine kadar mükellef nezdinde bir vergi incelemesine başlanılmamış olmasını veya mükellefin takdir komisyonuna sevk edilmemiş olmasını,

İhbarda bulunulmamış olması ifade eder.

Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilenlerin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili komisyona izahta bulunmaları gerekmektedir. 

Yapılan izahının komisyonca yeterli bulunması halinde, mükellef hakkında söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine ve takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmaz. 

Katma değer vergisi (KDV) mükellefi olanlar açısından ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının belirlenmesinde, öncelikle tespit tarihine kadar verilen KDV beyannamelerinde yer alan indirilecek KDV’ye ilişkin her bir KDV oranı ayrı ayrı esas alınmak suretiyle söz konusu toplam mal ve hizmet alışlarına ulaşılacaktır.

Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin (a) fıkrası kapsamında kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, bu maddeye göre %20 oranında kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin tebliği üzerine süresi içerisinde tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunabilir. Ancak, maddenin (b) fıkrası kapsamında ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, bu madde uyarınca kesilecek vergi ziyaı cezası için uzlaşma başvurusunda bulunamaz.

482 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlülük tarihi: 30.07.2020 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

ŞİRKETİN AKTİFİNE KAYITLI BULUNAN GAYRİMENKULÜN SATIŞINDA İSTİSNA UYGULANMASI HUSUSU

Sirküler No: 3040

Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığının 01.06.2020 tarih ve 93767041-125[4140072370]-E.44701 sayılı özelgesinde;

Şirket … tarihlerde çalışanlarına lojman yapmak üzere aktifine kaydedildiği belirtilen taşınmazların ekonomik şartlardan dolayı … tarihinde satışa çıkarılacağı, yapılacak satıştan doğan kazancın kurumlar vergisi ve KDV’den istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu yönünden;

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun istisnaları düzenleyen 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu, bu istisnanın satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmasının ve satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu,

Hüküm altına alınmıştır.

Şirket ana sözleşmesindeki faaliyet konuları arasında menkul ve gayrimenkul alım satımı ve kiralama işlerinin yer aldığı, … ve … tarihlerinde satın alındığı belirtilen söz konusu taşınmazların lojman olarak kullanılmasına ilişkin … kararının … tarihinde alındığı, ayrıca bu taşınmazların da … tarihinde satışa çıkarılacağı ve söz konusu taşınmazların şirket faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılmadığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin sadece faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek olup bu mükelleflerin diğer taşınmazlarının satış kazancının istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Satışa konu edilecek taşınmazların iki tam yıl süreyle kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu değiştirmemektedir.

Bu nedenle, satışa çıkarılacağı belirtilen taşınmazların satışından elde edilecek kazancın, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Katma Değer Vergisi Kanunu yönünden;

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin istisna olduğu, ancak istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamında olmadığı vurgulanmaktadır.

Buna göre, Şirket tarafından satılacak taşınmazların taşınmaz ticaretine konu edilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu taşınmazların satışının 3065 sayılı Kanunun 17/4-r maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ ÖZELGE ÖZETLERİ

Sirküler No: 2993

30.01.2020 tarih ve 64597866-130[12]-E.3379 sayılı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi; 

Şirketin faaliyet konusunun her çeşit tabii ve suni kumaştan üretilmiş hazır giyim eşyaları ile tekstil ürünlerinin ithalatı, ihracatı ve pazarlaması olduğu, Atatürk Hava Limanı gümrüksüz bölgede (duty free bölgesinde) şube statüsündeki mağazada nihai tüketicilere perakende satış yapıldığı, söz konusu mağazaya ürünlerin tesliminin kendi adına düzenlenen fatura ve antrepo beyannamesi ile gerçekleştirildiği belirtilerek gümrüksüz satış mağazasına teslimi gerçekleştirilen ürünlerin ilk alımlarında yüklenilen Katma Değer Vergisinin iadeye konu edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edilmiştir. 

Şirketin, gümrüksüz satış mağazası niteliğini haiz şubeye KDV Kanununun 11 inci ve 12 nci maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde yapılan ve fatura ve antrepo giriş sayım tutanağını da ihtiva eden ilgili gümrük idaresi tarafından onaylı antrepo beyannamesi ile tevsik edilen teslimler KDV’den istisna olup, söz konusu teslimler nedeniyle yüklenilen KDV’nin, Tebliğde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde iadesi mümkün bulunmaktadır.

03.10.2019 tarih ve 84974990-130[KDV-1/09/2018/İ/71]-E.336886 sayılı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi;

Üniversiteye ifa edilen yapım işlerine ilişkin olarak katma değer vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hakkında görüş talep edilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinde ise, kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, kısmi tevkifat uygulanacak teslim ve hizmetler belirtilmiş olup, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları kısmi tevkifat yapmakla yükümlüler arasında sayılmıştır.

Vakıf Üniversiteleri kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşu olarak sayılmadığından kısmi tevkifat düzenlemeleri bakımından herhangi bir KDV tevkifatı yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, Üniversiteye ifa edilen yapım işlerine ilişkin bedel üzerinden hesaplanan KDV’nin tevkifata tabi tutulması söz konusu değildir. 

04.09.2019 tarih ve18008620-130[2015-701-86]-113116 sayılı Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi;

Gemi acenteliği faaliyetinde bulunan, yurt dışından gelen ve yurt dışına gönderilen yüklerle ilgili olarak alınan yükleme boşaltma gözetim gibi hizmetlerin faturalarını doğrudan yurt dışında mukim armatörlere düzenlediği, Mersin Limanı dışındaki limanlarda yapılan yükleme, boşaltma gibi hizmetlerin liman işletmeleri tarafından, gözetim hizmetinin ise, yetkilendirilen bir acente tarafından yerine getirildiği belirtilerek, liman işletmeleri ve alt acenteler tarafından firmaya fatura edilen söz konusu hizmetlerin KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamında KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda  görüş talep edilmiştir.

3065 sayılı KDV Kanununun 13/b maddesinde deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV’den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

İstisna uygulamasının tek safhalı olduğundan, gemiye veya acentesine doğrudan verilen hizmetlerin istisna kapsamında değerlendirilebileceği, alt yükleniciler tarafından verilen hizmetlerin istisna kapsamında mütalaa edilmeyeceği açıklanmıştır.

Liman sahasında gemi ve yük sahibi firmalara asıl yüklenici sıfatıyla şirket tarafından verilen veya gemi ve yük sahibi firmaların acentesi sıfatıyla tarafınıza verilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Ancak şirketin istisna kapsamında verdiği hizmetlerle ilgili mal ve hizmet alımları ise o mal ve/veya hizmetin tabi olduğu oranda KDV’ye tabi olacaktır.

02.09.2019 tarih ve39044742-130[Özelge]-E.706983 sayılı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi;

Şirketin gemi ve yat acenteliği konusunda hizmet verdiği, şirket tarafından yurt dışından gelen ya da yurt dışına giden yatlara limanlarda, seyirle ilgili her türlü belgenin ve seyir edecek olan yatlarda görevli personellerde (kaptan, aşçı, vb.) bulunması zorunlu belgelerin (gemi adamı belgesi vb.) hazırlanmasına ilişkin acentelik hizmeti verildiği belirtilerek, söz konusu hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV’den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

İstisna kapsamına, liman ve hava meydanlarında yük ve yolcuya verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de dâhil olmak üzere, deniz ve hava taşıma araçları için yapılan seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir.

Bu kapsamda deniz ve hava taşıma aracına verilen temizlik, güvenlik gibi hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna kapsamındaki hizmetin nev’inin yanı sıra, hangi deniz veya hava taşıma aracı için verildiğinin faturada gösterilmesi şarttır.

Buna göre, şirket tarafından yurt dışından gelen ya da yurt dışına giden yatlara limanlarda verilen seyirle ilgili her türlü belgenin ve seyir edecek olan yatlarda görevli personellerde (kaptan, aşçı, vb.) bulunması zorunlu belgelerin (gemi adamı belgesi vb.) hazırlanmasına ilişkin acentelik hizmeti Kanunun 13/b maddesi uyarınca KDV’den istisnadır.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.