Kategoriler
Arşiv

Teşekkürlerimle

Kendime Yazılar başlıklı blogum (www.mahfiegilmez.com sitesiyle bağlantılı) 11.12.2011 tarihinde Nabukadnezar başlıklı yazıyla (6.774 kez okundu) ilk kez karşınıza geldi. Demek ki yaklaşık 3 yıl 3 aylık bir yayın yaşamını geride bırakmışız. Bu süre zarfında blog 6 milyon 833 bin kez görüntülenmiş.

Bloga giriş yapılan başlıca ülkeler ve o ülkelerden giriş sayıları şöyle bir görünüm çiziyor:
Giriş

Sayfa görüntüleme sayısı

Türkiye
5.926.046
ABD
358.832
Almanya
54.014
Birleşik Krallık
53.671
Hollanda
20.554
Rusya
19.840
Endonezya
14.942
Ukrayna
14.720
Fransa
13.773
Hindistan
13.119
Ağırlık büyük ölçüde Türkiye’den yapılan girişlerde olmakla birlikte bu tablo bloga birçok ülkeden giriş yapıldığını gösteriyor.
Blogda yazı dışındaki sayfaların bu 3 yıl 3 aylık süredeki görüntülenme sayıları şöyle:
Giriş

Sayfa görüntüleme sayısı

Göstergeler

123.905

Yazılar, Kitaplar

74.624

Hakkımda

66.379

Ekonomi Sözlüğü

52.082

Gezilerim

39.682

Hititler

38.562

Duyuru

22.167

Uyarı

15.225

Blogda yer alan Göstergeler Tablosu birçok kişi için temel ekonomik göstergeler tablosu işlevi görüyor ve çok ilgi çekiyor. Ben de her yeni veri yayınlandığında Göstergeler Tablosunu güncelliyorum. Yazılar ve Kitaplar, önceki yazılarıma ve yayınlanmış kitaplarıma gönderme yapıyor. Ekonomi Sözlüğü geliştikçe gerçek bir sözlüğe dönüşme yolunda ilerliyor. Gezilerim ve Hititler’e duyulan ilgi de dikkat çekici bir düzeyde bulunuyor.
Blogda bugüne kadar 491 yazı yazmışım (yılda yaklaşık 150 yazı ediyor.) Bu yazılarıma 25.909 yorum yapılmış. Yorumların ve soruların hemen hepsini yanıtlıyorum. O nedenle bu sayının aşağı yukarı yarısı benim yanıt ve karşı yorumlarım olsa demek ki yaklaşık olarak sizler tarafından 13.000 dolayında yorum yazılmış. Bu, yazı başına yaklaşık 27 yorum demektir. İlk 2 yılda okunma sayısı ve yorum sayısının çok daha az olduğu düşünülürse son bir yılda yazı başına yorum sayısının ortalama 40 dolayına yerleştiği tahmin edilebilir.
Bu blogda yayınladığım yazılar içinde en çok okunan 15 yazıyı aşağıda liste halinde sunuyorum. (Yazılarımı alıp kaynak göstererek yayınlayan blog ya da sitelerdeki okunma sayıları buradaki okunma sayılarına dahil değildir.)
Sıra

Yazının Başlığı

Tarihi

Okunma Sayısı

1

Ekonomi mi İşletme mi Maliye mi?

14.07.2013

51.552

2

Analitik Düşünme Yeteneği Nasıl Geliştirilir?

11.05.2013

43.863

3

Güncellenmiş Faiz Dersi

16.07.2013

39.628

4

Orta Gelir Tuzağı ve Türkiye

16.12.2012

33.528

5

Türkiye Ekonomisinin Son Durumu

21.03.2013

30.821

6

Faiz Yükselince Kim Kazanır?

09.06.2013

29.149

7

Gerçekte Ne Kadar Büyüdük?

01.04.2013

27.060

8

Güncellenmiş Para Politikası Uygulaması

29.09.2012

25.497

9

Enflasyon ile Faiz İlişkisi

01.05.2014

24.464

10

Faiz Enflasyonun Nedenidir Teorisi

05.03.2015

24.075

11

Üniversite Süresini Nasıl Değerlendirmeli?

19.10.2014

23.750

12

Türkiye’de Ekonomi Politikası Uygulamaları

08.05.2012

23.324

13

Merkez Bankası Ne Yaptı?

29.01.2014

22.977

14

Türkiye’deki Değişimin Sosyo-Ekonomik Analizi

16.03.2014

22.778

15

GSYH ve Büyüme Hesaplamaları Türkiye Örneği

11.09.2013

20.748

Bu blog bana pek çok şey kattı. Sizlerin yorumlarına karşı yorum yazarken, sorularınızı yanıtlarken bilgimi geliştirdim, birçok konuya yeniden ve farklı bir gözle bakmaya başladım. Umarım blogun bana olduğu kadar sizlere de katkısı olmuştur.
Her ne kadar basitleştirerek anlatmaya çalışıyor olsam da çoğu yazımda teknik konuları ele alıp inceliyorum. Çoğu insanın bakınca devam etmeyeceği grafikler, şekiller, bazen denklemler kullanıyorum. Beni en çok umutlandıran konu bu teknik yazılarımın bile okunma sayısının yüksekliği oldu. Örneğin yukarıdaki listede yer alan Güncellenmiş Faiz Dersi yazısı böyle bir yazıdır. Ve 40 bine yakın okunma sayısı bence müthiş bir şeydir.  

Bloga gösterdiğiniz ilgiye, yaptığınız yorumlara, eleştirilere, verdiğiniz manevi desteğe sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Zaman zaman sürç-i lisan ettimse de affola.
Kategoriler
Arşiv

Dövizden Kazananlar ve Kaybedenler

Türkiye’ye yatırım yapan Amerikalı ile Avrupalının durumu

Son bir yılda USD/TL, Euro/TL ve sepet kurdaki durumu ve değişimi aşağıdaki tabloda gösteriyorum
6 Mart 2014’de Türkiye’ye bir Amerikalının 100 Dolar ve bir Avrupalının 100 Euro getirdiğini ve bunları o günkü kurla bozdurduğunu düşünelim. Eline 220 TL geçen Amerikalı ve eline 303 TL geçen Avrupalının bu parayla yüzde 10 faizli bir yıl vadeli tahvil aldığını varsayalım. 6 Mart 2015’de vadesi geldiğinde tahvilleri izleriyle birlikte tahsil ettiklerinde ellerine geçen parayı getirdikleri dövizlere çevirdiklerinde Amerikalının eline 242 TL geçecek ve bunu Dolara çevirdiğinde (242/2,64=) 92 Dolar alacaktır. Amerikalı 100 Dolar getirmiş, faiz aldığı halde 8 Dolar zarar etmiştir. Avrupalının eline 333 TL geçecek bunu Euroya çevirince (333/2,86=) 116 Euro alacaktır. Yani Avrupalı Euro bazında yüzde 16 faiz ve kur kazancı elde etmiştir.     
Türk ihracatçının durumu

Bu yılın ve geçen yılın ilk iki ayında ihracat miktarlarını (USD değeri cinsinden) ve Euro/TL kur ortalamasını aşağıdaki tabloda sunuyorum.
Türkiye’nin ihracatında ilk iki ayda ortaya çıkan gerilemenin temel nedenlerinden birisi, TL’nin Euro’ya karşı değer kazanmasıdır.
Türk ihracatçısının gelir ağırlığı Euro ile olduğuna göre basit bir örnek vererek durumu açıklayalım (her örnek gibi bunun da genel durumu temsil eden bir örnek olduğunu, bütün ihracatçıların aynı durumda olmadığını dikkatinize sunmak isterim.) Diyelim ki ihracatçı A’nın ihracat tutarı hiç değişmiyor ve aylık olarak 100 Euro ihracat yapıyor. İhracatçı A’nın 2014 Mart ve 2015 Mart ayındaki karşılaştırmalı durumunu o dönemde geçerli olan kurları kullanarak şöyle gösterebiliriz.
Şubat 2014’de 100 Euro ihracatın karşılığı (100 x 3,03 =) 303 TL
Şubat 2015’de 100 Euro ihracatın karşılığı (100 x 2,86 =) 286 TL
Aynı malı aynı Euro değeriyle ihraç eden ihracatçı bir yıl öncesine göre 17 TL daha düşük gelir elde etmiş oluyor. 
2015’in ilk 2 ayında araba satıcılarının durumu

Bu yılın ve geçen yılın ilk iki ayında Euro/TL kur ortalaması aynı dönemler itibariyle otomobil ve hafif ticari araç satış sayıları aşağıdaki tabloda gösteriyorum.

Otomobil ve hafif ticari araç satışlarında geçen yılın ilk iki ayına göre bu yılın aynı döneminde yüzde 33’e yakın artış olmuş görünüyor. Bu artışın nedenlerinden birisi de Euronun TL’ye karşı yüzde 9’u aşan değer kaybı.  Euro ile ithal edilen arabalar TL’nin Euroya göre değer kazanmış olması nedeniyle geçen yıla göre ucuzlamış bu da araba talebini ve satışlarını artırmış bulunuyor.  
2014 yılının ilk ayında 20.000 Euroya ithal edilen bir yabancı araba Türkiye’de vergiler vb öncesinde 60.600 TL ediyordu. Aynı araba 2015’in ilk aylarında ithal edildiğinde 55.000 TL ediyor. Bu durumda arabanın fiyatı geçen yıla göre 5.600 TL ucuzlamış oluyor. Araba satışlarında ilk iki aydaki patlamanın en önemli nedeni budur.
Dolar cinsinden borcu olanın durumu

Dolar, TL’ye karşı bu dönem içinde değer kazandığı için dış borcu olanların çoğu ciddi kayıplarla karşılaştılar. Bunu da bir örnekle açıklayalım.
Diyelim ki A firmasının dış borç tutarı 100 USD ve bu miktar sabit kalıyor. A firmasının 2014 Şubat ve 2015 Şubat ayındaki karşılaştırmalı durumunu o dönemde geçerli olan kurları kullanarak şöyle gösterebiliriz (Mart 2014 USD/TL kuru için yazının ilk tablosundaki 2,20 kurunu, Mart 2015 USD/TK kuru için de haftanın kapanış kuru olan 2,62 kurunu kullandım.)
Mart 2014’de 100 USD dış borcun karşılığı (100 x 2,20 =) 220 TL
Mart 2015’de 100 USD dış borcun karşılığı (100 x 2,62 =) 264 TL
Aynı miktarda Dolar borcuna sahip kişinin bir yıl öncesine göre borcu 42 TL artmış oluyor.
Kazananlar/kaybedenler

USD birikimi olanlar, USD ile ihracat yapanlar, USD alacağı olanlar, Euro borcu olanlar, Euro ile ithalat yapanlar, Türkiye’ye Euro ile borç verenler bu dönemin kazananları oldu. TL ve Euro birikimi olanlar, USD borcu olanlar, USD ile ithalat yapanlar, Türkiye’ye USD ile borç verenler, Euro cinsinden alacağı olanlar, Euro ile ihracat yapanlar, Euro ile çalışan turizmciler ise bu dönemin kaybedenleri oldu.

Not: Araba fiyatları düşmemiş olsa bile yıllık yüzde 7,5 enflasyon yaşanan bir ülkede geçen yıla göre artmamış ya da yüzde 8’den düşük artmış olması fiyatın düşmesi anlamına gelir.

Veri Kaynakları:Kurlar TCMB sitesindeki satış kurları kullanılarak derlenmiş, ihracat verileri Türkiye İhracatçılar Meclisi – TİM sitesinden, otomobil ve hafif ticari araç satış verileri Otomotiv Distribütörleri Derneği Raporlarından alınmıştır
Kategoriler
Arşiv

2014 Yılında Elde Edilen Kira Gelirlerinin (GMSİ) Beyanı

ev resmi2

TARİH : 03.03.2015

KONU : 2014 Yılında Elde Edilen Kira Gelirlerinin (GMSİ) Beyanı

Vergi hukukunda “Gayrimenkul Sermaye İradı” (GMSİ) olarak adlandırılan kira gelirleri gerçek kişilerce her yılın Mart ayının 25’ine kadar beyan edilerek, biri Mart ayı, diğeri Temmuz ayı olmak üzere iki eşit taksitte ödenebilmektedir.

Gayrimenkul sermaye iratlarının hangi gelir kalemlerinden oluştuğu Gelir Vergisi Kanunu’nun 70 inci maddesinde sayılmıştır. Sirkülerimizde gerçek kişilerce elde edilen konut ve iş yeri kiralarının beyanına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

  1. Kira Geliri Ne Zaman Elde Edilmiş Sayılacaktır?

Mükelleflerce bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedelleri o yılda elde edilmiş gelir kabul edilecektir. Örneğin: 2012 ve 2013 yılları kira gelirleri topluca 2014 yılında tahsil edilmiş ise, 2014 yılının geliri olarak dikkate alınacaktır.

Ancak, gelecek yıllara ait olup peşin tahsil edilen kira bedelleri, ilgili yılın geliri olarak kabul edilerek ilgili yıllarda beyan edilir. Örneğin: 2014, 2015 ve 2016 yılları kira gelirleri topluca 2014 yılında tahsil edilmiş ise, her yıla ait kira bedeli ilgili yılda beyan edilecektir.

  1. Döviz Cinsinden Elde Edilen Kiralar

Döviz cinsinden kiraya verme işlemlerinde tahsilatın yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak gayri safi hasılat belirlenir. Borsada rayici yoksa Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen kur üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek, kira geliri aşağıda açıklanan şartlara göre beyan edilir.

  1. Kiranın Ayni Olarak Tahsil Edilmesi

Kiranın ayni olarak alınması halinde, tahsil edilen kiralar Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile paraya çevrilerek gerekli şartların varlığı halinde beyan edilir.

  1. İş Yeri Olarak Kiralanan Gayrimenkullerde Vergi Tevkifatı (Stopajı)

Gayrimenkulleri işyeri olarak kiralayan kişi ve kuruluşlar, kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapacaklardır. Yani işyerinin kiracıları, ödeyecekleri kira üzerinden %20 oranında vergi kesecekler ve kiralayan adına vergi dairesine ödeyeceklerdir.

Kimlerin vergi kesintisi yapmak zorunda olduğu Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde sayılmıştır.

İşyeri kiracısı olan kişi ve kuruluşlar, yaptıkları kira ödemelerinin brüt tutarı üzerinden 01.01.2007 tarihinden itibaren % 20 oranında gelir vergisi kesintisi yapmak zorundadırlar.

Bu vergi kesintisi, gelecek aylara veya yıllara ait olmak üzere peşin ödenen kira bedeli üzerinden de yapılacaktır. Örneğin: 3 aylık veya 2 yıllık işyeri kirası peşin tahsil edildiğinde, bu durumda peşin tahsil edilen kiranın tamamı vergi kesintisine tabi tutulacaktır.

Ancak, gayrimenkulü kiralayan mükellef basit usulde vergiye tabi ise; kira ödemesi üzerinden herhangi bir vergi kesintisi yapılmaz. Bu durumda gayrimenkulden elde edilen kira geliri yıllık beyanname ile beyan edilir.

  1. Konut Kiralarında İstisna

Konut kiralarının 2013, 2014 ve 2015 yılları itibariyle istisna tutarları aşağıdaki gibidir.

2015 Yılı Konut Kirası İstisna Tutarı: 3.600.- TL.

2014 Yılı Konut Kirası İstisna Tutarı: 3.300.- TL.

2013 Yılı Konut Kirası İstisna Tutarı: 3.200.- TL.

Buna göre 2014 yılında elde edilen konut kira gelirlerinin yıllık toplamı 3.300.- TL’yi aşmıyorsa beyan edilmeyecek ve vergi ödenmeyecektir. Yıllık konut kira gelirinin istisna tutarını aşması halinde toplam konut kira tutarından 3.300.-TL istisna düşülecek, kalan tutardan gider indirimi de yapıldıktan sonra bulunan matrah üzerinden Gelir Vergisi hesaplanarak ödenecektir.

İstisna tutarlarını aşan konut kira gelirlerinin tamamı beyan edilecektir. (2015 yılında elde edilen Gayrimenkul Sermaye iratları 2016 yılı Mart ayında beyan edilecektir.)

Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde;

  • İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde,
  • Kira gelirinin yanında ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar ile istisna haddinin üzerinde hasılat elde edenlerden, beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı (2014 yılı için 97.000 TL) aşanların bu istisnadan faydalanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Konut kira gelirlerinde istisna uygulamasında dikkat edilecek hususlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
  • İstisna uygulaması sadece konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen gelirler için söz konusudur. Örneğin, konut ve işyeri kira gelirinin birlikte elde edilip beyan edilmesi halinde, istisna sadece konut kira gelirine uygulanacaktır. İşyeri kira gelirine istisna uygulanmayacaktır.
  • Kira gelirinin yanında ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar, 3.300 TL’lik istisnadan yararlanamayacaklardır.
  • Bir mükellefin birden fazla konuttan kira geliri elde etmesi halinde, istisna kira gelirleri toplamına bir defa uygulanacaktır.
  1. İş Yeri Kira Gelirlerinde Beyan Sınırı

İşyeri kira gelirleri, üzerinden her ay %20 oranında vergi kesintisi yapılmış olan gelirlerdir. Stopaj yolu ile vergilendirilmiş olan gelirlerin gayri safi toplamı aşağıdaki tutarları geçmedikçe beyan edilmez ve ilave vergi ödenmez.

2015 Yılı Beyan Sınırı: 29.000.- TL

2014 Yılı Beyan Sınırı: 27.000.- TL

2013 Yılı Beyan Sınırı: 26.000.- TL

Yukarıdaki tutarlara göre; 2014 yılında elde edilen kira gelirleri gayri safi toplamının 27.000.- TL’yi geçmemesi halinde, bu gelirlerin içinde, vergisi stopaj yolu ile alınmış olan iş yeri kira gelirleri varsa beyana dahil edilmez. Gelirlerin yıllık toplamı beyan sınırını aşıyorsa gelirlerin tamamı beyan edilir. Her ne kadar konumuz sadece kira gelirleri ise de mükelleflerin bu gelir unsuru dışında başka gelirleri de varsa, gelir vergisi kanunun 86. maddesi çerçevesinde bu gelirlerin toplamı beyan sınırı ile mukayese edilerek irdeleme yapılacaktır.

  1. 25 Mart 2015 Tarihine Kadar Kimler Kira Gelirleri İle İlgili Beyanname Verecek?

Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükelleflerin 01.01.2014 – 31.12.2014 döneminde elde ettikleri kira gelirleri ile aynı dönem içinde geçmiş yıllara ilişkin olarak elde ettikleri kira gelirleri toplamı Gelir Vergisi Kanunu’nun 86 ncı maddesi çerçevesinde irdelenerek beyan edilecektir. Şöyle ki;

  • Sadece konut kira geliri olup istisna sınırı olan 3.300.- TL’yi aşanlar yılık GMSİ beyannamesi vereceklerdir.
  • Sadece iş yeri kira geliri olup yıllık brüt kira gelirleri toplamı 27.000.- TL’yi aşanlar yılık GMSİ beyannamesi vereceklerdir.
  • Hem konut hem de iş yeri kira geliri olan kişiler ise, yıllık gelirinin beyan sınırını aşıp aşmadığının tespitinde; mesken kira gelirinin gelir vergisinden istisna edilen kısmını aşan tutarı ile gelir vergisi tevkifatına tabi iş yeri brüt kira gelirlerinin toplamını birlikte dikkate alacaklardır. Bu toplam 27.000.- TL’yi aşmadığı takdirde sadece tevkifata tabi olmayan konut kira gelirleri beyan edilecektir.
  • Yukarıdaki toplamın 27.000.- TL’yi aşması halinde ise gelirlerin tamamı beyan edilecektir.
  • Bir takvim yılı içinde elde ettiği, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan gayrimenkul sermaye iratları toplamı, beyanname verme sınırı olan 1.400 TL’yi aşanlar yıllık beyanname vereceklerdir.
  • Diğer mal ve haklardan kira geliri elde edenler de beyanname vereceklerdir.
  • Eşler ve çocukların kira gelirleri ayrı beyanname ile beyan edilecektir.
  • Stopaj yolu ile kesilen vergiler beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Gelir Vergisi mükellefleri 2014 yılı gelir vergisi beyannamelerini en geç 25 Mart 2015 tarihine kadar ilgili vergi dairesine verecekleridir. Tahakkuk eden verginin birinci taksiti 2015 Mart ayında, ikinci taksiti ise 2015 Temmuz ayında ödenecektir.
  1. Kira Geliri Matrahının Hesabında İndirilebilecek Giderler

Gayrimenkul sermaye iradında safi iradın tespiti için, kira gelirlerinden indirilecek giderler konusunda seçilebilecek iki yöntem vardır.

  • Gerçek Gider Yöntemi (GVK Md.74)
  • Götürü Gider Yöntemi

Mükellefler gerçek veya götürü gider usulünden sadece birini seçmek mecburiyetindedir, her ikisini birden kullanmazlar.

$18.1  Götürü Gider Yönteminin Seçilmesi Halinde Hesaplanan Gider Tutarı

Götürü veya gerçek gider yönteminin seçimi, taşınmaz malların tümü için yapılmaktadır. Bunlardan bir kısmı için gerçek gider, diğer kısmı için götürü gider yönteminin seçilmesi mümkün değildir.

  • Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, (hakları kiraya verenler hariç) kira gelirlerinden istisna tutarını düştükten sonra kalan tutarın % 25’i oranındaki götürü gideri, gerçek giderlere karşılık olmak üzere indirebilirler.
  • Ancak, bu usulü seçen mükellefler iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler. 8.2 Gerçek Gider Yönteminin Seçilmesi Durumunda İndirilecek Giderler Tutarı Gerçek gider yönteminin seçilmesi durumunda indirilecek giderler Gelir Vergisi Kanunu’nun 74 üncü maddesinde sayılmıştır. Buna göre aşağıda sayılan giderlerin belgelerine dayanarak bulunan toplamı indirilecek gideri oluşturmaktadır.
  • Kiraya veren tarafından, kiraya verilen gayrimenkul için ödenen; aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri,
  • Kiraya verilen malların idaresi için yapılan ve gayrimenkulün önemi ile mütenasip olan idare giderleri,
  • Kiraya verilen mal ve haklara ait sigorta giderleri,
  • Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren 5 yıl süre ile iktisap bedelinin % 5’i (iktisap bedelinin % 5’i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanacak, indirilmeyen kısım gider fazlalığı sayılmayacaktır.)
  • Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen, emlak vergisi, resim, harç ve şerefiyelerle kiraya veren tarafından belediyelere ödenen harcamalara katılma payları,
  • Amortismanlar,
  • Kiraya veren tarafından, kiraya verilen gayrimenkul için yapılan onarım giderleri ile bakım ve idame giderleri,
  • Kira ile tuttukları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar ve diğer gerçek giderler,
  • Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kirayla oturdukları konut veya lojmanların kira bedeli (yabancı ülkelerde ödenen kira bedelleri indirilemez),
  • Kiraya verilen mal ve haklarla ilgili olarak sözleşmeye, kanuna veya ilama istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar, brüt kira tutarından indirilebilmektedir.

Ancak, bu giderlerin vergiden istisna edilen tutara isabet eden kısmı indirilememektedir. Vergiye tabi hasılata isabet eden indirilebilecek gider kısmı aşağıdaki formül kullanılarak bulunacaktır.

İndirilecek Gider = Toplam Gider x Vergiye Tabi Hasılat(*)

Toplam Hasılat

(*)Vergiye tabi hasılat: Toplam hasılat – Mesken kira geliri istisnası

9. Kira Gelirlerine Uygulanacak Diğer İndirimler Nelerdir?       

Kira geliri elde eden gayrimenkul sermaye iradı sahibi mükellefler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinde yer alan ve aşağıda özetlenen bağış ve yardımlar ile harcamalarının tamamını veya belli bir tutarını verdikleri beyanname üzerinde safi iratlarından indirim konusu yapabileceklerdir.

$1a)      Hayat / Şahıs Sigorta Primleri

Yıllık 01/01/2013 tarihinden itibaren elde edilen gelirler için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerinde, bireysel emeklilik dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin beyan edilen gelirin %15’ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır. 01/01/2013 tarihinden sonra bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ise indirim konusu yapılmayacaktır.

Yıllık beyannamede matrahın tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri;

  • Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortalarına ödenen primlerin %50’si ile,
  • Ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinin %100’ünden oluşmaktadır.
  • İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, beyan edilen gelirin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır. (2014 yılı gelirlerine ilişkin olarak kullanılacak olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı 13.230,00 TL’dir).

$1b)      Eğitim ve Sağlık Harcamaları

Beyan edilen gelirin (safi iradın) % 10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirilebilecektir.

$1c)      Okul, Yurt ve Sağlık Tesisleri ile İbadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı Denetiminde Yaygın Din Eğitimi Verilen Tesislerin İnşası için Yapılan Bağış ve Yardımlar

Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı beyan edilen gelirden indirilebilecektir.

Okul, sağlık tesisi, öğrenci yurdu ve diğer tesisler ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılan ibadethane ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin yapımı veya bu tesislerin faaliyetlerine devam edebilmeleri için yapılan bağış ve yardımların (harcamaların) herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın vergi matrahının tespitinde dikkate alınabilmesi için bu bağış ve yardımların genel bütçeye dahil daireler, özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köylere yapılması gerekmektedir. Ayrıca, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılan ibadethaneler ve/veya Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşası veya faaliyetine devam etmesine yönelik yapılan bağış ve yardımların; anılan amaçlarla kurulmuş bulunan vakıf veya derneklere de yapılması mümkündür.

$1d)      Kamu Yararına Çalışan Dernekler ile Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflara Yapılan Bağışlar

Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen çalışmalara ilişkin harcamalar ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların tamamı beyan edilen gelirden indirim konusu yapılabilecektir.

$1e)      Gıda Bankacılığı Yapan Dernek ve Vakıflara Yapılan Bağışlar

Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedellerinin tamamı beyan edilecek gelirden indirilebilecektir.

$1f)       Kültür ve Sanat Faaliyetleri ile Kültürel Varlıkların Korunması için Yapılan Bağışlar

Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen çalışmalara ilişkin harcamalar ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların tamamı beyan edilen gelirden indirim konusu yapılabilecektir.

$1g)      Sponsorluk Harcamaları

3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının;

  • Amatör spor dalları için tamamı,
  • Profesyonel spor dalları için %50’si

yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirim konusu yapılabilecektir.

$1h)      Doğal Afetler Dolayısı ile Yapılan Bağışlar

Bakanlar Kurulunca yardım kararı alınan doğal afetler dolayısıyla Başbakanlık aracılığıyla makbuz mukabili yapılan ayni veya nakdi bağışların tamamı indirim konusu yapılabilecektir.

$1i)        Türkiye Kızılay Derneğine Makbuz Karşılığı Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlar

İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı indirim konusu yapılabilecektir.

$1j)       Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanuna Göre Kurulan Ajans ile Expo 2016 Antalya Ajansına Yapılan Her Türlü Nakdi ve Ayni Bağış ve Yardımlar

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanuna gore kurulan Ajansa ve EXPO 2016 Antalya Ajansına yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı indirim konusu yapılabilecektir.

$1k)      Bireysel Katılım Yatırımcısı İndirimi

31/12/2017 tarihine kadar, 9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamına giren bireysel katılım yatırımcısı tam mükellef gerçek kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra iktisap ettikleri tam mükellef anonim şirketlere ait iştirak hisselerini en az iki tam yıl elde tutmaları şartıyla, Vergi Usul Kanunu’nun değerlemeye ait hükümlerine göre hesapladıkları hisselerin tutarlarının %75’ini yıllık beyannamelerine konu kazanç ve iratlarından hisselerin iktisap edildiği dönemde indirebileceklerdir.

$1l)        Diğer Kanunlara Göre Tamamı İndirilecek Bağış ve Yardımlar

  • Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa,
  • Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun Kuruluşu Hakkındaki Kanuna,
  • Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa,
  • Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununa,
  • Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Kanununa,
  • Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanununa
  • İlköğretim ve Eğitim Kanununa

göre yapılan ayni/nakdi bağışların ve yardımların tamamı indirilebilecektir.

Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınmaktadır.

  1. Gayrimenkul Sermaye İradında Zarar Doğması Hali

Gayrimenkul sermaye iradına konu olan sermayenin kendisinde meydana gelen eksilmeler zarar sayılmaz ve iradın gayri safi miktarının tespitinde gider olarak kabul edilmezler.

Gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının hesabında giderlerin fazlalığı dolayısıyla doğan zararlar, beş yılı geçmemek üzere gelecek yıllarda elde edilen kira gelirlerinden gider olarak düşülebilmektedir. Bu durumun iki istisnası vardır:

  • Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konut veya lojmanların kira bedellerini indirim konusu yapmaları durumunda bir zarar doğması halinde, bu zararın gelecek yıllarda elde edilen gayrimenkul sermaye iradından indirim konusu yapılması söz konusu değildir.
  • Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkule ait hasılattan indirim konusu yapılan iktisap bedelinin %5’i oranındaki tutarın indirilemeyen kısmı gider fazlalığı olarak dikkate alınamamaktadır.
  1. Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi

Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi; kira geliri elde eden mükelleflerin MERNİS, banka, PTT, sigorta şirketleri, tapu gibi kurum ve kuruluşlardan Gelir İdaresi Başkanlığı veri tabanına aktarılan bilgileri kullanılarak, beyannamelerin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından önceden hazırlandığı ve internet ortamında mükelleflerin onayına sunulduğu bir sistemdir.

Sistemden sadece kira geliri elde edenler faydalanabilmektedir. Sistem sadece 2011 ve takip eden yıllarda elde edilen kira geliri beyannameleri için hazırlanmıştır.

Sisteme;

  • İnternet Vergi Dairesi şifresi kullanılarak, (Şifre yoksa, herhangi bir vergi dairesine kimlikle başvurularak ücretsiz olarak alınabilir.) veya
  • Kişiye özel hazırlanmış güvenlik soruları cevaplanarak

giriş yapılabilmektedir.

Kira geliri yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar da bu sistemden yararlanabilmektedir. Bu bakımdan, vergi dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmadığında, internet vergi dairesinde hazırlanan kira beyannamesi elektronik ortamda onaylandığı anda, şahıs adına vergi dairesinde mükellefiyet tesisi ve vergi tahakkuku işlemleri otomatik olarak gerçekleştirilmektedir.

Onaylanan kira beyanına ilişkin ödemeler anlaşmalı bankalardan veya tüm vergi dairelerinden yapılabilir. Ayrıca internet bankacılığı kullanılarak da vergi borcu ödenebilir. Sistemi kullanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Beyannameler vergi dairesine gidilerek elden veya internet ortamında (E-Beyanname Düzenleme Programı) da verilebilecektir.

  1. Beyannamenin Verilme Zamanı ve Yeri

Mükelleflerin, 1 Ocak 2014 – 31 Aralık 2014 dönemine ait beyana tabi gayrimenkul sermaye iradı gelirleri için 2015 yılının MART ayının 1’inci gününden 25 inci günü akşamına kadar beyannamelerini vermeleri gerekmektedir.

Beyanname verme süresinin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, tatilden sonraki ilk iş gününün tatil saatine kadar beyanname verilebilir.

Beyanname; normal (adi) posta ile veya özel dağıtım şirketleri aracılığıyla gönderilirse, vergi dairesine ulaştığı tarihte, taahhütlü posta ile gönderilmiş ise zarfın üzerindeki postaya veriliş tarihinde verilmiş sayılır.

Takvim yılı içinde ülkeyi terk edenler, yurt dışına çıkma tarihinden önceki 15 gün içinde beyanname vermek zorundadırlar. Ölüm halinde ise beyanname ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde mirasçılar tarafından verilir.

Beyanname, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir. Mükellefler normal olarak ikametgâhlarının bulunduğu yerin vergi dairesine bağlıdırlar.

Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükellefler, istemeleri halinde vergi dairesinden alacakları kullanıcı kodu, parola ve şifreyi kullanmak suretiyle yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda doğrudan kendileri gönderebilecekleri gibi elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış meslek mensupları aracılığıyla da gönderebileceklerdir.

            13. 2014 Takvim Yılı Gelirlerine Uygulanacak Vergi Tarifesi

11.000 TL’ye kadar                                                                                                        % 15

27.000 TL’nin 11.000 TL’si için 1.650 TL, fazlası                                                        % 20

60.000 TL’nin 27.000 TL’si için 4.850 TL, (ücret gelirlerinde 97.000 TL’nin

27.000 TL’si için 4.850 TL), fazlası                                                                               % 27

60.000 TL’den fazlasının 60.000 TL’si için 13.760 TL, (ücret gelirlerinde

97.000 TL’den fazlasının 97.000 TL’si için 23.750 TL), fazlası                                  % 35”

14. Kira Gelirlerinin Beyanına İlişkin Örnekler

Sirkülerimizde açıklanan konulara ilişkin örnekler aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

Örnek 1: İsmail Kadı, dairesini 2014 yılında aylık 1.000 TL’den konut olarak kiraya vermesi sonucu 12.000 TL kira geliri elde etmiştir.

Beyana tabi başka geliri olmayan mükellef, gerçek gider yöntemini seçmiş olup, bu konut ile ilgili gerçek giderleri toplamı (asansör ve sigorta gideri) 3.000 TL’dir. (Gerçek gider usulünü seçen mükellefler, vergiden istisna edilen kısma isabet eden giderleri hasılatlarından gider olarak indiremeyecekler, sadece vergiye tabi hasılata isabet eden giderleri indirebileceklerdir. Bunun için toplam gider tutarının vergiye tabi hasılata isabet eden kısmının hesaplanması gerekir. Vergiye tabi hasılata isabet eden gider aşağıdaki formüle göre hesaplanacaktır.)

Vergiye Tabi Hasılat = Toplam Hasılat – Konut Kira Geliri İstisnası

= 12.000 – 3.300 = 8.700 TL İndirilebilecek Gider = (Toplam Gider x Vergiye Tabi Hasılat) / Toplam Hasılat

= (3000 x 8.700) / 12.000 = 2.175 TL

Mükellefin kira gelirine ilişkin gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

Gayrisafi İrat Toplamı 12.000 TL

Vergiden İstisna Tutar 3.300 TL

Kalan (12.000 – 3.300) 8.700 TL

İndirilebilecek Gerçek Gider Tutarı 2.175 TL

Vergiye Tabi Gelir (8.700 – 2.175) 6.525 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 978,75 TL

Damga Vergisi 45,30 TL

Örnek 2: Elif İnci, 2014 yılında dairesini konut olarak kiraya vermesi sonucu 24.000 TL kira geliri elde etmiştir. Beyana tabi başka geliri bulunmayan mükellef, götürü gider yöntemini seçmiştir. Mükellefin kira gelirine ilişkin gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

Gayrisafi İrat Toplamı 24.000 TL

Vergiden İstisna Tutar 3.300 TL

Kalan (24.000 – 3.300) 20.700 TL

%25 Götürü Gider (20.700 x %25) 5.175 TL

Vergiye Tabi Gelir (20.700 – 5.175) 15.525 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 2.555 TL

Damga Vergisi 45,30 TL

Örnek 3: Ömer Kılıç, 2014 yılında konut olarak kiraya verdiği dairesinden 20.000 TL ve işyeri olarak kiraya verdiği dairesinden ise 36.000 TL brüt kira geliri elde etmiştir. İşyeri için ödenen kira bedelleri üzerinden 7.200 TL tevkifat yapılmıştır. Beyana tabi başka geliri bulunmayan mükellef, götürü gider yöntemini seçmiştir. Konut kira gelirinin istisnayı aşan tutarı ile işyeri kira geliri toplamı olan (16.700 + 36.000=) 52.700 TL, 2014 yılı için beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aştığı için, tevkifata tabi tutulmuş olan işyeri kira geliri de konut kira geliri ile birlikte beyan edilecektir. Konut ve işyeri kira gelirinin birlikte elde edilip beyan edilmesi halinde, istisna sadece konut kira gelirine uygulanır. Mükellefin kira gelirine ilişkin gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

Konut Kira Geliri 20.000 TL

Vergiden İstisna Tutar 3.300 TL

Kalan 16.700 TL

İşyeri Kira Geliri 36.000 TL

Gayrisafi İrat Toplamı (16.700 + 36.000) 52.700 TL

%25 Götürü Gider (52.700 x %25) 13.175 TL

Vergiye Tabi Gelir (52.700 – 13.175) 39.525 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 8.231,75 TL

Kesinti Yoluyla Ödenen Vergiler 7.200 TL

Ödenecek Gelir Vergisi 1.031,75 TL

Damga Vergisi 45,30 TL

Örnek 4: Halis Emiroğlu, üç adet dairesini konut olarak kiraya vermesi sonucu yıllık 20.000 TL, 18.000 TL ve 30.000 TL kira geliri elde etmiştir. Beyana tabi başka geliri olmayan mükellef, götürü gider yöntemini seçmiştir. Mükellefin gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. Mükellefin, 2014 yılında kiraya verdiği üç konuttan elde ettiği toplam kira geliri: 20.000 + 18.000 + 30.000 = 68.000 TL’ dir. Birden fazla konuttan kira geliri elde edilmesi halinde istisna kira gelirleri toplamına bir defa uygulanacaktır.

Konut Kira Geliri 68.000 TL

Vergiden İstisna Tutar 3.300 TL

Kalan (68.000 – 3.300) 64.700 TL

%25 Götürü Gider (64.700 x %25) 16.175 TL

Vergiye Tabi Gelir (64.700 – 16.175) 48.525 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 10.661,75 TL

Damga Vergisi 45,30 TL

Örnek 5: Hatice Öztürk ve eşi Kenan Öztürk, 2014 yılında ayrı ayrı 1/2 hissesine sahip oldukları dairelerini konut olarak kiraya vermeleri sonucu, 25.000 TL kira geliri elde etmişlerdir. Hatice Öztürk ayrıca 2014 yılında işyeri olarak kiraya verdiği gayrimenkulünden 15.000 TL brüt kira geliri elde etmiştir. İşyeri için ödenen kira bedeli üzerinden 3.000 TL gelir vergisi tevkifatı yapılmıştır. Kenan Öztürk aynı zamanda avukatlık faaliyetinden dolayı 2014 yılında 150.000 TL serbest meslek kazancı elde etmiştir. Yıl içinde serbest meslek kazancından 30.000 TL tevkifat yapılmıştır. Her iki mükellef de götürü gider yöntemini seçmiştir. Mükelleflerin kira gelirlerine ilişkin gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

Hatice Öztürk’ün Beyanı:

Örnekte kiraya verilen konut 1/2 hisseli olduğundan elde edilen 25.000 TL kira gelirinin (25.000/2) 12.500 TL’sini Hatice Öztürk, 12.500 TL’sini de Kenan Öztürk ayrı ayrı beyan edecektir. Hatice Öztürk’ün gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan işyeri kira geliri 15.000 TL ile hissesine düşen konut kira gelirinin gelir vergisinden istisna tutarı aşan kısmı (12.500 – 3.300 =) 9.200 TL birlikte dikkate alındığında (15.000 + 9.200 =) 24.200 TL 2014 yılı için beyanname verme sınırı olan 27.000 TL’yi aşmadığından, işyeri kira geliri beyannameye dâhil edilmeyecek olup, sadece hissesine düşen 12.500 TL konut kira geliri beyan edilecektir.

Gayrisafi İrat Toplamı 12.500 TL

Vergiden İstisna Tutar 3.300 TL Kalan (12.500 – 3.300) 9.200 TL

%25 Götürü Gider (9.200 x %25) 2.300 TL

Vergiye Tabi Gelir (9.200 – 2.300) 6.900 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 1.035,00 TL

Damga Vergisi 45,30 TL

Kenan Öztürk’ün Beyanı:

Kenan Öztürk, konut olarak kiraya verilen daireden hissesine düşen kira geliri 12.500 TL’dir. Kira gelirinin yanında ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olan mükellefler, 3.300 TL’lik konut kira geliri istisnasından yararlanamazlar. Mükellef, gerçek usulde gelir vergisine tabi serbest meslek erbabı olduğundan, konut kira geliri istisnasından yararlanamayacaktır. Yıllık gelir vergisi beyannamesinde serbest meslek kazancıyla birlikte kira gelirini de beyan etmek zorundadır.

Konut Kira Geliri 12.500 TL

%25 Götürü Gider (12.500 x %25) 3.125 TL

Safi İrat 9.375 TL

Serbest Meslek Kazancı 150.000 TL

Beyan Edilen Gelirler Toplamı (150.000 + 9.375) 159.375 TL

Vergiye Tabi Gelir 159.375 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 48.541,25 TL

Kesinti Yoluyla Ödenen Vergiler 30.000 TL

Ödenecek Gelir Vergisi 18.541,25 TL

Damga Vergisi 45,30 TL

Örnek 6: Soylu Zeytinci, sahibi olduğu iki daireyi konut olarak kiraya vermesi sonucunda 2014 yılında toplam 60.000 TL kira geliri elde etmiştir. Mükellef, 15.07.2014 tarihinde Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastaneye 6.000 TL ve 20.10.2014 tarihinde kamuya ait bir yetiştirme yurduna 9.000 TL nakit olarak bağışta bulunmuştur. Beyana tabi başka geliri bulunmayan mükellef, götürü gider yöntemini seçmiştir.

Mükellefin kira gelirine ilişkin gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

Gayrisafi İrat Toplamı 60.000 TL

Vergiden İstisna Tutar 3.300 TL

Kalan (60.000 – 3.300) 56.700 TL

 %25 Götürü Gider (56.700 x %25) 14.175 TL

Safi İrat (56.700 – 14.175) 42.525 TL

Okul, Yurt ve Sağlık Tesisleri İçin Yap. Bağış ve Yardımlar* 15.000 TL

Vergiye Tabi Gelir (42.525 – 15.000) 27.525 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi 4.991,75 TL

Damga Vergisi 45,30 TL

(*) Okul, yurt, sağlık tesisleri ve huzurevleri için genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere yapılan bağış ve yardımların tamamı indirim konusu yapılabilecektir. Bu nedenle örneğimizdeki, kamuya ait yetiştirme yurduna nakit olarak yapılan 9.000 TL ile Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastaneye nakit olarak yapılan 6.000 TL ’nin tamamı indirim konusu yapılabilecektir.

Saygılarımızla.

ÇÖZÜM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ.

ÇÖZÜM ÜNLÜER BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM A.Ş.

İLHAN CANLI (YMM)

ORHAN ÜNLÜEROĞLUGİL (YMM)


Çözüm Ünlüer Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

1476 Sok. No:2 K:7 D:9 Aksoy Residence Alsancak-İzmir

Tel   :0 232 464 05 37
Fax  :0 232 464 05 39

www.cozumdenetim.com.tr

    

Kategoriler
Arşiv

Ne Demiştik Ne Oldu?

Geçtiğimiz Pazar günü yazdığım ‘Merkez Bankasını Beklerken’ başlıklı yazımın sonuna bir tablo eklemiş ve Merkez Bankasının hafta içinde yapacağı toplantıda faiz konusundaki olası kararının sonrasında nasıl gelişmelere yaşanabileceğini tahmin etmeye çalışmıştım. Şimdi bu tabloyu bir kez daha buraya alıyorum.

Merkez Bankası, bu tablodaki olasılıklardan başlığı yeşile boyalı olanı karara bağladı. Yani Merkez Bankası, haftalık repo ihale faizini (politika faizi) 0,25, gecelik fonlama faizlerini (borç verme ve borç alma koridor faizleri) 0,50 puan indirdi. Şimdi bu gerçekleşen sütunu alalım ve yanına yeni bir sütun ekleyerek bu karardan sonra neler olduğuna bakalım.


Merkez Bankası’nın kararının ardından hükümetten hafif sayılabilecek eleştiriler gelirken Cumhurbaşkanından sert eleştiriler geldi. Kurlar ve gösterge faiz yükseldi, enflasyon henüz açıklanmadı, CDS primi 188’den 190’a yükseldi yani orada da pek bir yükselme yaşanmadı. Eleştiriler dozu artarak devam ettiği için CDS primi yükselişe geçti.

Yılbaşından bu yana Merkez Bankası politika faizi (MBF), sepet kur (S.Kur) ve gösterge faizin (GF) gelişimini aşağıdaki grafikte sunuyorum.

 

 

Grafik bize, Merkez Bankasının kararı sonrasında hem sepet kurda hem de gösterge faizde bir düşüş olduğunu fakat eleştiriler sonrasında ikisinin de artışa geçtiğini gösteriyor.
Acaba bu artışlarda ABD ekonomisinden gelen olumlu verilerin etkisi ne kadar? Bir başka deyişle bu değişimin ne kadarı bize ait? Yükselen piyasa ekonomilerinin paralarının USD karşısında son 5 günde uğradığı değer kayıplarına baktığımızda kayıpların yüzde 0,5 ile 1,5 arasında değiştiğini görüyoruz. Aynı dönemde TL’nin USD’ye karşı değer kaybı ise yüzde 2,4 dolayında bulunuyor. Demek ki kaybın yarıya yakın kısmı Merkez Bankası kararı sonrasındaki eleştirilerin yarattığı karışıklıktan kaynaklanıyor.

Bir süre sonra, sessizlik egemen olduğunda, piyasa yeniden normalleşmeye, kurlar ve gösterge faiz aşağı yönlü hareket etmeye başlayacağını geçmiş deneyimler bize gösteriyor. Öyle olsa bile bu şokların ekonomi için hiç de iyi olmadığını söyleyebilirim. 
Kategoriler
Arşiv

Türkiye Ekonomisinin ve Piyasaların Görünümü

2015’e Girerken Ekonominin ve Piyasaların Görünümü

2015 yılına girerken Türkiye ekonomisinin başlıca göstergelerinin durumu şöyleydi:
Gösterge

2014 Sonu Değeri

Açıklama

GSYH (Milyar USD)

810

OVP tahmini

Kişi Başına Gelir (USD)

10.537

OVP tahmini

Büyüme (%)

3,0

Gerçekleşme tahmini

İşsizlik (%)

10,5

Gerçekleşme tahmini

Enflasyon (Yılsonu, %)

8,17

Kesinleşen

Bütçe Açığı / GSYH (%)

1,3

Kesinleşen

Kamu Borç Stoku / GSYH (%)

34,9

Kesinleşen

Cari Açık / GSYH (%)

5,7

Kesinleşen

Son üç yıldır büyüme hızının, potansiyel büyüme olarak kabul edilen yüzde 5’lik oranın altında seyretmesi, işsizlik oranının yükselmesi, enflasyonda yaşanan artış, ekonominin en belirgin sıkıntıları arasındaydı. Türkiye ekonomisi, aşağı yukarı 7 – 8 yıldır, orta gelir tuzağının içinde bulunuyordu. Bütçe açığının düşük seyretmesi, kamu borç yükünün düşmeye devam etmesi ve cari açıkta başlayan gerileme ekonominin güçlü yanlarını oluşturuyordu. Bunlara ek olarak Brent petrolün varil fiyatının 2015 yılına girerken 57,3 USD olması da petrol ithalatçısı olan Türkiye için ekonomi için son derecede olumlu bir destek oluşturuyordu.
2015 yılına girerken finansal piyasalardaki görünüm de şöyleydi:
Gösterge

2014 Sonu Değeri

USD/TL kuru

2,32

Euro/TL kuru

2,83

Sepet kur (1 USD + 1 Euro / 2)

2,59

TCMB Politika Faizi yüzde

8,25

Gösterge Faiz (2 yıllık Devlet Tahvili ikincil piyasa faizi) yüzde

8,12

BIST 100 endeksi

85.584

2013 yılı sonlarında ve 2014 yılı başında yaşanan kur artışları (TL’nin değer kayıpları) nedeniyle 2014 yılının ilk 4 ayında enflasyon yaklaşık olarak 4,9 puan artmıştı. 2015 yılına girerken, petrol fiyatlarında yaşanan düşüş (2014 yılına girerken Brent petrolün fiyatı 107,8 USD/Varil idi) ve kurların daha istikrarlı görünümü bu yılın ilk 4 ayında bu tür bir fiyat artışının yaşanmayacağını gösteriyordu. Bunlara ek olarak dış dünyadan gelen sinyaller de böyle bir görünümü destekliyordu. Örneğin pek çok yorumcu, ABD ekonomisinde ortaya çıkan iyileşme işaretlerine karşın, enflasyondaki düşük düzeyin devam etmesi nedeniyle Fed’in faiz artırımını gelecek yıla doğru kaydırdığını düşünmeye başlamıştı. Bu durumda kurlarda yukarı yönlü baskı yapabilecek bir dış etken görünmüyordu. Bu görünüm çerçevesinde yapılan tahminler Türkiye’de enflasyonun ilk 4 ay sonunda yüzde 6’nın altına inebileceği ortak görüşünde toplanıyor ve TCMB’nin politika faizini bu 4 aylık sürede yüzde 8,25’ten yavaş yavaş yüzde indirebileceği kanısı yaygınlaşıyordu. Karşı görüşte olanların temel argümanı TCMB’nin, gerektiğinde faizi artırmasının, indirmesi kadar kolay olmayacağı şeklindeki düşünceye dayanıyordu. Bilimsel gibi görünmese de bu düşünce Türkiye’deki siyasal çerçeve dikkate alındığında oldukça geçerli bir argümandı.     
2015 yılına kabaca bu ekonomik ve finansal çerçeveyle girdik. 
40 Günde Olanlar

2015 yılının volatilite açısından son derecede oynak bir yıl olacağını biliyorduk. Hatta bu yılın parçalı bir yıl olacağını, dönemler arasında görünüm farklılıklarının çok fazla olacağını da tahmin ediyor ve konuşuyorduk. Tahminlerimiz yıla girer girmez gerçekleşmeye başladı. Dışarıda ECB’nin beklenen parasal genişleme planı, ardından Yunanistan’da Syriza’nın seçimleri kazanması ve Tsipras’ın Troyka ile restleşmesi Euro/USD kuru üzerinde etkilerini göstermeye başladı.
Euro/USD kurunda 40 gündeki gelişmeyi aşağıdaki grafikte sunuyorum. 
2015 yılına 1,20’nin üzerinde başlayan Euro/USD paritesi bugün 1,13’ün altına gelmiş bulunuyor. Demek ki bu 40 günde Euro, USD’ye karşı yüzde 6’dan fazla değer kaybetmiş.
TCMB’nin 2015 yılındaki ilk Para Politikası Kurulu toplantısı 21 Ocak’taydı. Bu tarih yaklaşırken gerek Cumhurbaşkanı gerekse de bazı bakanlar, TCMB’nin faiz indirmesi gerektiğini, koşulların böyle bir indirim için yeterince uygun olduğunu söylemeye başladılar. Eleştiriler, dozu artarak devam etti.
Piyasa anketleri, TCMB’nin faiz indirimi yapıp yapmayacağı konusunda iki farklı beklentinin de varlığını gösteriyordu. İndirim bekleyenler, ağırlıklı olarak 0,50 puanlık bir indirim yapılacağını tahmin ediyorlardı. Ben, yukarıda belirttiğim matematiksel düşüşe eşlik edecek biçimde TCMB’nin 0,75 puanlık bir faiz indirimi yapmasının ve sonrasında temkinli davranmasının doğru olacağını düşünüyordum.       
TCMB, 21 Ocak toplantısında aldığı kararla politika faizini yüzde 8,25’ten 7,75’e düşürerek piyasanın bir bölümünün beklediği gibi 0,50 puan faiz indirimi yaptı.
Aşağıdaki grafik 2015 yılbaşından bugüne kadar TCMB politika faizi (kırmızı çizgi), gösterge faiz (mavi çizgi) ve sepet kurun (yeşil çizgi) gelişimlerini gösteriyor. Siyah kesik çizgi ise TCMB’nin politika faizini yüzde 8,25’ten 7,75’e indirdiği tarihi işaretliyor.

TCMB’nin politika faizini indirdiği tarihe kadar sepet kur inişli çıkışlı bir yol izlemiş olmakla birlikte eğilimi iniş yönünde görünüyor. 23 Ocak’tan başlayarak sepet kur artışa geçiyor ve artış giderek süreklilik kazanıyor. Piyasa faizini temsil eden gösterge faiz aşağı yukarı Ocak sonuna kadar inişine devam ediyor sonra o da sepet kurla birlikte sürekli bir artış trendine giriyor.
2015’in ilk 40 gününü fazlasıyla etkileyen ve bu resmin bu görünümü almasında rol oynayan bir gelişmeyi vurgulamak gerekiyor. Aşağı yukarı Ocak ortasından başlayan ve yaklaşık bir aydır dozu azalmadan (hatta zaman zaman artarak) devam eden siyasal söylemlerle TCMB üzerinde kurulmuş bir faiz indirme baskısı söz konusu. Yukarıdaki grafikte görülen bütün sıçramalarda (adeta birer hıçkırık gibi) bu söylemlerin piyasada yarattığı bozucu etkinin payı var.
Kuşkusuz beklentiler ve beklentileri etkileyen söylemlerin dışında birçok faktör var bu bozulmayı etkileyen ama beklenti bozulmasının bu resimdeki görünümün değişmesinde ciddi payı olduğu da açıkça görülebiliyor.
Artan Riskler, Kaybolan Avantajlar

2015 yılı, petrol fiyatlarındaki gerilemeye karşın küresel sistem için zor bir yıl olacak. Bunun dört nedeni olduğunu düşünüyorum: (1) Avrupa toparlanmakta zorluklar içinde bulunuyor. Dolayısıyla geçmişte olduğu gibi küresel sisteme katkı vermek bir yana, Japonya gibi artık o da küresel sistemden katkı almaya çalışıyor. (2) Başta Çin olmak üzere gelişme yolundaki ekonomilerde ciddi bir ivme kaybı söz konusu. Küresel krizin bu yıla kadar geçen 6 yıllık bölümünde sisteme pozitif katkı yapan bu ekonomiler ilk kez bu yıl bu katkıyı yapamayacak konuma geliyor. (3) ABD ekonomisinin toparlanması sonucu Fed’in atacağı faiz adımı eğer bu yıl içinde gerçekleşir ya da yapılacağı duyurulursa sistemin geri kalanı üzerinde çok ciddi olumsuzluklar yaratabilir. (4) Rusya’nın yaklaşımı gibi hesaba katılması oldukça zor bir takım jeopolitik riskler büyüyerek devam ediyor.
2015 yılına petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açığı düşürmesi, ilk 4 ayda enflasyonda yaşanabilecek matematiksel düşüş, bütçe açığının düşüklüğü gibi bazı avantajlarla girmiş olan Türkiye ekonomisi yılın ilk 40 gününde faiz konusundaki gereksiz tartışmalarla TL’nin hızlı değer kaybına neden olarak bu avantajlarını kaybetmiş görünüyor.
Aşağıdaki grafik bu 40 günde Türkiye riskinde yaşanan değişimleri CDS primi cinsinden sergiliyor.

2015 yılına 184 baz puanlık bir CDS primiyle giren Türkiye ekonomisinde bu oran, önce artmış, sonra inişli çıkışlı ama genel eğilim olarak inişli bir seyir izleyerek Ocak ortalarında 177 puana kadar gerilemiş bulunuyor. TCMB’nin faiz indirimi kararı sonrasında yaşanan faiz tartışmalarının beklentileri bozmasıyla CDS primi artışa geçmiş ve 40 günün sonunda 204 baz puana ulaşmış görünüyor.

Bu 40 günde yitirdiğimiz avantajları tekrar toparlayabilir miyiz? Bu sorunun yanıtını verebilmek için bu tür irrasyonel söylemlerle bu söylemleri yıllardır rasyonelleştirme yeteneğine ulaşmış olan piyasa aktörlerinin nasıl bir dengelenmeye ulaşacağını bilmek gerekiyor. 
Kategoriler
Erta Denetim

Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği 2014-1 Yayımlandı

10 Nisan2014 gün ve 28968 sayılı Resmi Gazete’de Maliye Bakanlığınca Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği 2014-1 Yayımlandı.

Bu tebliğe göre, Değerli Kağıtlar Tablosunda yer alan Yabancılar için ikamet tezkerelerinin bedelleri, 11/4/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 50,00 TL olmak üzere yeniden tespit edilmiştir.

İlgili Genel Tebliğ aşağıdadır.

10 Nisan 2014    PERŞEMBE

Resmî Gazete

Sayı : 28968

TEBLİĞ

Maliye   Bakanlığından:

DEĞERLİ   KAĞITLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SAYI:   2014/1)

Bilindiği üzere 21/2/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli   Kağıtlar Kanununun 1 inci maddesinde;

“Bu Kanuna bağlı tabloda yazılı kağıtlar ve belgeler   “değerli kağıt” sayılır.

Bu Kanunun kapsamına giren veya diğer kanunlarla kapsama   alınacak olan değerli kağıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile   ilgili usul ve esasları ve bu kağıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı   yetkilidir.”

hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, 210 sayılı Kanuna ekli Değerli Kağıtlar   Tablosunda yer alan Yabancılar için ikamet tezkerelerinin bedelleri,   11/4/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden tespit edilmiş ve   aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Değerli Kağıdın Cinsi                                          Bedel   (TL)

4-Yabancılar için ikamet tezkereleri                         50,00 TL

Tebliğ olunur.

 

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

Bülten 2014-16 Taşıt, Kolalı Gazoz,Alkollü İçki ve Tütün Mamullerindeki ÖTV Artışı

Erdoğdu ÖZ

Yeminli Mali Müşavir

Erta Bağımsız Denetim ve YMM Ltd.Şti.

İstanbul,02.01.2014

BÜLTEN(E.Ö.2014/16) 

01 OCAK 2014 TARİHİNDEN İTİBAREN TAŞIT, KOLALI GAZOZLAR, ALKOLLÜ İÇKİ VE TÜTÜN MAMULLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

01Ocak 2014 gün ve 28869 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan  2013/5761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile,  Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre bazı mallara uygulanan özel tüketim vergisi oranları, maktu ve asgari maktu vergi tutarları yeniden tespit edilmiştir.

Buna Göre;

Taşıtın CinsiG.T.İ.P  87,03 Binek Otomobil Eski Oran 1 Ocak 2014 Sonrası Oran
Diğerleri Motor Silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyenler %40 %45
Diğerleri Motor Silindir hacmi 1600 cm3’ü geçen fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler %80 %90
Diğerleri Motor Silindir hacmi 2000 cm3’ü geçenler %130 %145

III/A CETVELİ

G.T.İ.P No Mal İsmi Vergi  Oranı % Asgari Maktu Vergi Tutarı(TL)
2202.10.00.13 Kolalı Gazozlar 25
2203.00 Malttan  Üretilen Biralar 63 0,74
22.04 Taze Üzüm Şarabı 0 3,97
22.04.10 Köpüklü Şaraplar 0 26,83
22.05 Vermut ve diğer taze üzüm şarapları 0 36,81
2205.10.10.00.00 -Alkol Derecesi hacim itibariyle %18 veya daha az 0 29,22
2206.00 Fermante edilmiş diğer içecekler 0 3,97
2205.10.90.00.12 Alkol Derecesi hacim itibariyle %22,den fazla olanlar 0 118,18
2207,20 Alkol derecesi ne olursa olsuntağyir edilmiş etil alkol ve damıtma yoluyla elde edilen diğer alkollü içkiler 0 118,18
22.08 0 0 118,18
2208.20 Üzüm şarabı veya üzüm cebresinin damıtılması yoluyla elde edilen alkollü içkiler 0 112,45
2208.50 Cin ve Geneva 0 94,09
2208.60 Votka 0 94,09
2208.60.91.00.00 Muhtevası 2 litreyi geçmeyen kaplarda olanlar 0 118,18
22o8.60.99.00.00 Muhtevası 2 litreyi geçen kaplarda olanlar 0 118,18
2208.70 Likörler 0 118,18
2208.90 Diğerleri 0 118,18
2208.90.48.00.11 Rakı (Muhtevası 2 litreyi geçmeyen kaplarda olanlar) 0 89,11
2208.90.71.00.11 Rakı (Muhtevası 2 litreyi geçen kaplarda olanlar) 0 89,11

 

III/B CETVELİ

G.T.İ.P.No Mal İsmi Vergi Oranı % Asgari Maktu Vergi Tutarı TL Maktu Vergi Tutarı TL
2402.10.00.00.11 Tütün içeren purolar 40 0,1875 0,13
2402.10.00.00.12 Uçları açık purolar 40 0,1875 0,13
2402.10.00.00.19 Sigorillolar 40 0,1875 0,13
2402.20 Tütün içeren sigaralar 65,25 0,1875 0,13
2402.90.00.00.00 Diğerleri-Tütün yerine geçen maddelerden yapılmış purolar 40 0,1875 0,13
2402.90.00.00.00 Diğerleri-Tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar 65,25 0,1875 0,13
2403.10 İçilen tütün 65,25 0,1875 0,13
2403.10.10.00.19 Diğerleri Net muhtevası 500 gramı geçmeyen ambalajlarda olanlar 65,25 0,0490 0,13
2403.10.90.00.19 Diğerleri Net muhtevası 500 gramı geçen ambalajlarda olanlar 65,25 0,0490 0,13
2403.99.10.00.00 Enfiye ve çiğnemeye mahsus tütün 65,25 0,1875 0,13

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

2014 yılında uygulanacak Değerli Kağıt Bedelleri

2014 yılında uygulanacak Değerli Kağıt Bedelleri, 30 Aralık 2013 gün ve 28867(Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/1 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

İlgili Resmi Gazete aşağıdadır.

 

 

30 Aralık 2013  PAZARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 28867 (Mükerrer)

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

DEĞERLİ KAĞITLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SAYI: 2013/1)

Bilindiği üzere 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununun 2343 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinde,

“Bu Kanuna bağlı tabloda yazılı kağıtlar ve belgeler “değerli kağıt” sayılır.

Bu Kanunun kapsamına giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak olan değerli kağıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili usul ve esasları ve bu kağıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, 210 sayılı Kanuna ekli Değerli Kağıtlar Tablosunda yer alan değerli kağıtların bedelleri, 1/1/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden tespit edilmiş ve aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Değerli Kağıdın Cinsi 

Bedel (TL)

1 – Noter kağıtları :
a) Noter kağıdı

7,55

b) Beyanname

7,55

c) Protesto, vekaletname, re’sen senet

15,10

2 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)
3 – Pasaportlar

75,00

4-Yabancılar için ikamet tezkereleri

206,00

5 – (Mülga:30/12/2004-5281/14.md)
6 – Nüfus cüzdanları

6,75

7 – Aile cüzdanları

69,00

8 -(Mülga:30/12/2004-5281/14.md)
9 – Sürücü belgeleri

92,50

10 – Sürücü çalışma belgeleri (karneleri)

92,50

11 – Motorlu araç trafik belgesi

92,50

12 – Motorlu araç tescil belgesi

69,50

13 – İş makinesi tescil belgesi

69,50

14 – Banka çekleri ( Her bir çek yaprağı)

4,75

15 – Mavi Kart (Ek: 9/5/2012-6304/9 md.)

6,75

Yukarıdaki tabloda belirtilen değerli kağıtlar 1/1/2014 tarihinden itibaren muhasebe birimleri, yetkili memurlar, noterler ve noterlik görevini yapan memurlar ile bankalar tarafından yukarıda belirtilen yeni bedelleri üzerinden satılacaktır.

Muhasebe birimleri ve yetkili memurlarda mevcut değerli kağıtların yeniden değerlendirilmesi ve muhasebeleştirilmesi işlemleri Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.

Tebliğ olunur.

 

 

 

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Arşiv

Yeni TTK’ya Göre Limited Şirket Kuruluş İşlemleri

[intense_tabs]
[intense_tab_list]
[intense_tab id=”_tab0″ active=”1″]Ön bilgi;[/intense_tab]
[intense_tab id=”_tab1″]Kuruluş işlemleri;[/intense_tab]
[intense_tab id=”_tab2″]Diyorsunuz ki;[/intense_tab]
[/intense_tab_list]
[intense_tab_contents]
[intense_tab_pane id=”_tab0″ active=”1″]

Ön bilgi;
Limited şirketler asgari 10.000.-TL. sermaye ve asgari 1 ortakla kurulmalıdır.
Türkçe olarak tespit edilmesi gereken unvanlarında Limited Şirket ibaresinin bulunması ve faaliyet konusunun gösterilmesi zorunludur. Ortakların koyacakları sermayenin en az 25.-TL. veya bunun katları olması gerekir. Şirket tek ortaklı kurulabileceği gb 50 kişiye kadar ortakla da kurulabilir.

[/intense_tab_pane]
[intense_tab_pane id=”_tab1″]

Kuruluş işlemleri;
Öncelikle Limited Şirket anasözleşmesi hazırlanır. Notere tasdik ettirilir. Şirket müdürü Ticaret Odasına Hitaben Unvan altında kuruluş öncesi imza beyannamesi alır. Şirket kuruluş sözleşmelerini  noterde şirket hissedarı veya kurma yetkisine sahip vekili imzalar.
Sözleşme ile birlikte taahhüt edilen sermayenin en az  ¼ ‘ü herhangi bir bankaya sermaye taahhüdü olarak yatırılır ve banka ticaret odasına verilmek üzere banka mektubu verir. Banka mektubunda her ortağın yatırdığı sermaye tutarı ayrı ayrı gösterilmelidir.
Yine sözleşme fotokopisi ve bir dilekçe ile bağlı bulunulan vergi dairesine, geçici vergi numarası almak için müracaat edilir ve geçici vergi numarası alınır.
Ticaret odasına tescil edilmek üzere dilekçe ve kuruluş evrakları verilir (Gerekli evrakları bulunduğunuz ilin ticaret odası internet sayfasından öğrenebilirsiniz, odalar her ne kadar 3 suret, 4 suret evrak istiyoruz deselerde birkısmını fotokopi olarak ta kabul etmektedir. Paraları notere harcamayın J)
İmza sirküleri ve muhasebe işlemleri için vekaletname çıkartılır.
Tescil işlemi sonuçlandıktan sonra, vergi dairesine kuruluş evrakları verilir, geçici vergi numarası ünvanınızda bir değişiklik yoksa ve kurucuların ticaret yasağı vb yoksa kalıcı olarak tanımlanmaktadır.
Vergi dairesinin adresinizde yapacağı yoklama işleminden sonra şirketinizin kuruluş işlemleri tamamlanmış olacaktır.

[/intense_tab_pane]
[intense_tab_pane id=”_tab2″]

Diyorsunuz ki,
Bankaya yatırdığımız blokeli para ne olacak. Merak etmeyin, banka adınıza ticari hesap açtıktan sonra talebiniz üzere blokeli sermaye ödemesini ticari hesabınıza aktaracaktır.

[/intense_tab_pane]
[/intense_tab_contents]
[/intense_tabs]

 

 

Kategoriler
Arşiv

Yeni Asgari Ücret

4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine istinaden Asgari Ücret Tespit Komisyonunca 2013 yılı için uygulanacak olan asgari ücret, 01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 16 yaşından büyükler için brüt 1.021,50 TL, net 803,68 TL. 16 yaşından küçükler için brüt 877,50 TL. net 700,73 TL. oldu.
Yine sigorta primine esas tutarın üst sınırı ise 16 yaşından büyükler ve küçükler için aynı olmak üzere 6.639,90 TL. oldu.
16 Yaşını doldurmuş çalışanlar için
Asgari Ücret                                      1.021,50
SSK Primi % 14                                 143,01
İşsizlik Sig. Fonu % 1                        10,22
Gelir Vergisi %15                               56,84
Asgari Geçim İndirimi                       73,40
Damga Vergisi % 07,59                     7,75
Kesintiler Toplamı                              217,82
Net Ücret                                           803,68
Not-1: Gelir Vergisi Hesaplanırken bekâr ve çocuksuz olduğu ve sadece kendisi dikkate alınarak, Asgari Geçim İndirimi uygulanmıştır.
Not-2: Asgari Geçim İndirimi 01 Ocak tarihindeki asgari ücret üzerinden hesaplanır ve yılsonuna kadar anı tutar üzerinden devam eder. Asgari Ücretin artması AGİ’ ni etkilemez.
Çırak ve öğrenciler için
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 25 inci maddesinin dörduncü fıkrası uyarınca; aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilerin, yaş durumlarına göre asgari ücretlerinin % 50’si sigorta primlerinin hesabına esas tutulmaktadır.
Buna göre, aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilerin prime esas kazançları, 16 yaşından büyük olanların 01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında, Günlük kazanç tutarı 17,03 TL, Aylık kazanç tutarı 510,90 TL, 16 yaşından küçük olanların ise Günlük kazanç tutarı 14,63 TL, Aylık kazanç tutarı 438,90 TL olacaktır.
Yemek parası, Çocuk zammı ve Aile zammı
5510 Sayılı Kanunun 4/(a) sigortalıların 01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında sigorta prime esas kazançlardan istisna tutulacak yemek parası, çocuk zammı ve aile zammı (yardımı) tutarları;
– Yemek parası: 34,05 TL x % 6 = 2,04 TL (Günlük)
– Çocuk zammı: 1.021,50 TL x % 2 = 20,43 TL (Aylık)
– Aile zammı (yardımı): 1.021,50 TL x % 10 = 102,15 TL (Aylık)
tutarındaki kazançları, prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.
Borçlanma
5510 sayılı Kanunun 4/(b) (Bağ-Kur) kapsamında isteğe bağlı sigortalılardan 01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel sağlık sigortası primi ödeyenler; isteğe bağlı sigorta primi aylık alt sınırı, 34,05 TL x 30 x % 32 = 326,88 TL, üst sınırı, 221,33 TL x 30 x % 32 = 2.124,77 TL. dir.
Borçlanma için yapılacak hesaplama 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32 si’ dir.  Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının alt sınırı; 34,05 TL x % 32 = 10,90 TL, üst sınırı; 221,33 TL x % 32 = 70,83 TL dir.
Yurtdışında geçen sürelere ilişkin sürelerin borçlanılmada; 01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının alt sınırı; 34,05 TL x % 32 = 10,90 TL, borç tutarının üst sınırı; 221,33 TL x % 32 = 70,83 TL dir.
4857 sayılı İş Kanununa göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik kalan sürelerinin borçlandırılmasında 01.01.2012 tarihinden itibaren kalan sürelerinde genel sağlık sigortalısı sayıldıklarından borçlanma tutarı % 20 oranı üzerinden hesaplanacaktır. Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının alt sınırı; 34,05 TL x % 20 =  6,81 TL, üst sınırı; 221,33 TL x % 20 =  44,27 TL
İdari para cezaları
5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere, aynı Kanunun 102 nci maddesi gereğince, fiil tarihinde geçerli olan ve 16 yaşından büyük işçiler için tespit edilen aylık asgari ücret dikkate alınarak idari para cezası uygulanması gerekmektedir.

Buna göre, 01.07.2013 ila 31.12.2013 tarihleri arasında işlenen fiiller içinse 1.021,50 TL esas alınarak idari para cezası uygulanacaktır.