Kategoriler
Ş.A. YMM

MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ TÜRKİYE GENELİNDE 01 TEMMUZ 2020 AYINDAN İTİBAREN BAŞLADI

Sirküler No: 3083

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi’nin birleştirilmesi ile ilgili hususlar 17.08.2016 tarih 1897 nolu, 22.03.2017 tarih, 2033 nolu, 21.01.2020 tarih, 2852 nolu, 27.01.2020 tarih, 2861 nolu,  sirkülerimizde detaylı olarak açıklanmıştır.

Gelir İdaresi Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Ağustos 2020 ayında yaptıkları duyuruda   01.07.2020 tarihinden itibaren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi birleştirme uygulamasına geçileceği belirtilmiştir. Duyurular ile yapılan açıklamalar aşağıdadır.

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi

– Kırşehir ilindeki işverenler için 01.06.2017,

– Amasya, Bartın ve Çankırı illerindeki işverenler için 01.01.2018,

– Bursa, Eskişehir ve Konya illerindeki işverenler için 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.

Türkiye genelinde Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi uygulamasına 01.07.2020 tarihinden itibaren geçilmiş olup, bu döneme ilişkin bildirimlerin 26.08.2020 tarihine kadar yapılması gerekmektedir.

Yapılacak olan bildirimlerde sigortalıların meslek adı ve kodu bilgilerinin gerçeğe aykırı bildirdiği tespit edilen işyerleri için, aylık asgari ücreti (2.943,-TL) geçmemek üzere, meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri (294,30 TL) tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

Uygulama ile ilgili kılavuzlara https://ebeyanname.gib.gov.tr/mphb.html linkini tıklayarak ulaşabilirsiniz.

GİB ve SGK duyurularına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/kurumsal/merkez-teskilati/danisma_birimleri/basin_ve_halkla_iliskiler_musavirligi/anasayfa_duyurular/duyuru_20200805_11

https://www.turmob.org.tr/Mevzuat/PDF/17861

Pilot iller dışında Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi’ni yeni verecek olacak işveren veya yetkililerinin uygulamada sorun yaşamamaları için yukarıdaki kılavuzları ve diğer hususları gözden geçirmelerini, cezalı duruma düşmemeleri için Temmuz 2020 ayına ait Muhtasar ve  Prim Hizmet Beyannamelerini beyanname verme süresi olan 26 Ağustos 2020 tarihinden önceki haftalarda kuruma göndermelerini, onay aşamasında beyannamelerini onaylamayanların sistemde gözüken sorunları beyanname verme dönemine kadar çözerek beyannamelerini e-beyanname kapsamında Kuruma göndermelerini öneririz.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

7252 SAYILI KANUNLA GETİRİLEN KÇÖ, SGK PRİM DESTEĞİ VE FESİH YASAĞININ DETAYLARI BELLİ OLDU.

Sirküler No: 3076

28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7252 sayılı Kanun “DİJİTAL MECRALAR KOMİSYONU KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN” ile getirilen KÇÖ, SGK prim desteği ve fesih yasağı ile ilgili hususlar aşağıdadır.

Kanunun MADDE 3-ü ile;

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 23 üncü maddesindeki kısa çalışma ödeneği kapsamında yapılan başvuru tarihini ve/veya kısa çalışma ödeneğinin süresini sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak 31/12/2020 tarihine kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır. (Yürürlük tarihi: 28.07.2020)

Kanunun MADDE 4 –‘ü ile  4447 sayılı Kanuna GEÇİCİ MADDE 26 (SGK Prim Desteği) eklenmiştir. Söz konusu maddeye göre;

Geçici 23 üncü madde kapsamında, 1/7/2020 tarihinden önce kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olan özel sektör işyerlerinde kısa çalışma ödeneğinden yararlanan sigortalıların; işyerindeki kısa çalışmanın sona ermesi ve aynı işyerinde haftalık normal çalışma sürelerine dönmeleri durumunda,

1-) 31/12/2020 tarihini geçmemek üzere kısa çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden aydan itibaren üç ay süreyle,

2-) Prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında,

 her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanacak ve destek tutarı Fondan karşılanacaktır.

Geçici 24 üncü madde kapsamında, 1/7/2020 tarihinden önce başvuruda bulunarak nakdi ücret desteğinden yararlandırılan sigortalının haftalık normal çalışma süresine dönmesi durumunda, işveren söz konusu sigortalı için söz konusu madde kapsamındaki destekten belirtilen süreler ve şartlarla yararlandırılacaktır.

İşverene her bir ay için sağlanacak destek süresi; kısa çalışma ödeneği alanlar için sigortalının geçici 23 üncü madde kapsamında kısa çalışma ödeneği aldığı aylık ortalama gün sayısını, geçici 24 üncü madde kapsamında sağlanan nakdi ücret desteğinden yararlandırılanlar için nakdi ücret desteği aldıkları aylık ortalama gün sayısını geçemeyecektir.

Bu madde hükümlerinden;

 1-) 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri,

2-) 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri,

3-) 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri,

4-) Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar,

5-) Ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar,

6-) Yurtdışında çalışan sigortalılar yararlanamayacaklar.

İşyerinde uygulanan kısa çalışmadan yersiz yararlanıldığının tespiti veya kısa çalışma başvurusuna yönelik uygunluk tespitinin olumsuz sonuçlanması ya da nakdi ücret desteğinden yersiz yararlandığının tespiti halinde, işyeri bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanamayacak veya yersiz yararlanmış sayılacaktır. Destekten yersiz yararlanıldığının tespiti halinde, yararlanılan destek tutarı işverenden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

Bu maddeyle sağlanan teşvikten yararlanmakta olan işverenler, bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerinden yararlanamayacaklar.

Bu madde kapsamında Fon tarafından işverene sağlanan, sigortalı hissesine karşılık gelen destek tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecektir.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmamalıdır.

 (4.üncü maddedeki hükümler 01.08.2020 tarihinden geçerli olacaktır.)

Kanunun MADDE 5-i ile;

4857 Sayılı Kanunun Geçici Madde 10 – ‘uncu maddesinin değişmiş hali aşağıdadır.

Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri dışında işveren tarafından feshedilemeyecektir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyecektir.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret (2020 yılı 2.943,-TL) tutarında idari para cezası verilecektir.

Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan üç aylık süreleri her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine kadar uzatmaya yetkili kılınmıştır. (Yürürlük tarihi:28.07.2020)

Söz konusu kanuna https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/07/20200728-15.htm  linkten ulaşabilirsiniz.

Çalışanlarını kısa çalışma ödeneği ile nakdi ücret desteğinden yararlandıran işveren veya yetkililerinin yukarıdaki hususlara uymalarını, söz konusu söz konusu SGK prim desteğinden yararlanmalarını önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ KAPSAMINDA OLAN İŞVERENLERİN İŞÇİ ÇIKARMALARI DURUMUNDA KARŞILAŞACAĞI SORUNLAR

Sirküler No: 3028

Kısa çalışma ödeneği kapsamında olan işverenlerin işçi işten çıkarmamaları gerektiğini 30.03.2020 tarihli, 2922 nolu, 17.04.2020 tarihli, 2949 nolu sirkülerimizde belirtmiştik. Gelen sorular üzerine söz konusu sirkülerimizdeki önemli kısımlar tekrar aşağıda açıklanmıştır.

26.03.2020 tarihli, 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanun “BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN”un Madde 41’i ile 4447 sayılı Kanuna eklenen “GEÇİCİ MADDE 23” Kısa Çalışma Ödeneği süreleri ile ilgili yaptığı değişiklik aşağıdadır.

“Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemlerde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan   sebepler hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir.”

17.04.2020 tarihli, 31102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7244 sayılı Kanun (YENİ KORONAVİRÜS (COVID-19) SALGINININ EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA ETKİLERİNİN AZALTILMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN) ile getirilen yenilikler aşağıdadır. Kanunun MADDE 9’u ile 4857 sayılı İş Kanununa “GEÇİCİ MADDE 10“ eklenmiştir. Maddede;
“Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret  tutarında idari para cezası verilecektir. “  hükümleri yer almaktadır. 

Maddelerdeki hükümler kapsamında:

1-) Kısa çalışma ödeneği kapsamında olan işverenlerin kısa çalışma ödeneği dönemlerinde kesinlikle işçi çıkartmamaları gerekir. 4857/25/II.inci (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller)  madde dışında işçi çıkartılması durumunda İş-Kur’ca verilen kısa çalışma ödenek tutarları iptal edilmekte ve işverenlerden bu ödenek tutarları geri istenmektedir.

2-) İş Kanunu kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (17.04.2020) itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında  işveren tarafından feshedilmemelidir.  Feshedildiği takdirde ayrıca her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret (2020 yılı için 2.943,-TL) tutarında idari para cezası kesilecektir. 

İşverenlerin yukarıdaki hususlara dikkat etmelerini, ilgili dönemlerdeki aylık prim ve hizmet belgelerinde işten çıkış kodlarının yukarıdaki hususlara uygun olması, uygun olmayan işverenlerin gerekli düzeltme işlemlerini biran önce yapmalarını önemle  hatırlatırız. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz. 

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

SERBEST (DÖVİZ) FONLAR İÇİN STOPAJ ORANI YENİDEN BELİRLENDİ

Sirküler No: 3005

03.06.2020 tarih ve 31144 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2604 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 22.07.2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen bent ile;

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesine göre kazanç ve iratlardan yapılacak tevkifat oranı yeniden belirlenmiştir.

Söz konusu Kararın yayım tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren serbest (döviz) fonlarının portföy işletmeciliği kazançları üzerinde yapılacak olan tevkifat oranı %0 iken %15 olarak yeniden belirlenmiştir. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER. (1)

Sirküler No: 3000

7194 sayılı Kanunun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun bazı maddelerindeki maktu had ve tutarlarının yeniden düzenlenmesine dair değişikliklere ait usul ve esaslar, 27.05.2020 tarih ve 31137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 311 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Uygulaması ve İstisnanın Sınırı,

7194 sayılı Kanun’un ile 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesine fıkra eklenmiştir. Serbest Meslek kazançları toplamı kanunun 103’ üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar. (2020 yılı için 600.000.-TL)

Bu durumda olanların 94’üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

İstisna uygulaması, beyan ve tevkif suretiyle ödenen vergilerin mahsubu,

-193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında elde edilen ve tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşmayan kazançlar gelir vergisinden istisna olup bu kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek, diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde de bu kazançlar beyannameye dahil edilmeyecektir.

-Bu kazançlar üzerinden tevkif suretiyle ödenen vergiler nihai vergi olacaktır.

-Söz konusu tutarı aşması halinde, elde edilen kazançların tamamı yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.

-İstisnadan faydalanılıp faydalanılamayacağı yıl sonu itibarıyla belirleneceğinden, istisnadan faydalanamayan mükelleflerin geçici vergi beyannamesi verme yükümlülükleri olmayacaktır.

-Kanunun 18 inci maddesi kapsamında elde edilen kazançların devamlı veya arızi olarak elde edilmesi istisnanın uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

-193 sayılı Kanunun 94’üncü maddesi uyarınca vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar tarafından yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %17, diğerlerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirlenmiş bulunmaktadır.

-Serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının tevkifat uygulamasında herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Defter tutma ve belge düzeni,

193 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerde bulunan ve eserlerini sadece aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen kişi ve kurumlara teslim eden serbest meslek erbabından isteyenlerin; yıl içindeki kazançlarının toplamının 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2020 yılı için 600.000 TL) tutarı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme (defter-beyan sistemine kaydolma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür.

-Kanunun 18 inci maddesi kapsamında faaliyette bulunan ve serbest meslek makbuzu düzenleme zorunluluğu bulunmayanlardan alınan eserlere ilişkin yapılan ödemelerin gider pusulası imzalatılmak suretiyle tevsik edilmesi mümkün bulunmaktadır.

-Yine aynı madde kapsamında kazanç elde eden mükelleflerin, kendilerine düzenlenen gider pusulalarını ve bu faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları mal ve giderlerine ilişkin belgelerini, 213 sayılı Kanunda öngörülen süre boyunca saklamaları gerekmektedir.

-01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmaktadır.

İşverenlerce Hizmet Erbabının İşyerine Gidip Gelmesi İçin Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna,

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinin (10) numaralı bendi değiştirilmiştir.

Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri (İşverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük ulaşım bedelinin 10 Türk lirasını aşmaması (2020 yılı için 12.- TL) ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması şarttır.

-Ödemenin bu tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.

İstisnanın kapsamı ve uygulaması,

-İşveren tarafından, hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla ulaşım vasıtası temini veya hizmet satın alınması suretiyle taşıma hizmeti verilmiyor olması,

-Taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının, münhasıran hizmet erbabının işyerine gidip gelmesi için kullanacağı toplu taşıma araçlarında geçerli olması,

-Yapılan ödemenin fiilen çalışılan günlerle sınırlı olması,

-Ulaşım bedelinin günlük belirlenen tutarı (2020 yılı için 12.- TL) aşmaması,

-Toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının teminine ilişkin harcamaların belgelendirilmesi, gerekmektedir.

Amatör Spor Yarışmalarını Yöneten Hakemlere Ödenen Ücretlerde İstisna,

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi değiştirilmiştir.

-Amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretlere (basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç) yönelik gelir vergisi istisnası aynen korunmuştur.

İstisnanın kapsamı ve uygulaması,

01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen ücret gelirlerine uygulanmak üzere,

-Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler istisna kapsamında olduğundan, bu ücret ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak ve bu ücret gelirleri için yıllık beyanname verilmeyecektir.

-Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de istisna kapsamındaki ücret gelirleri beyannameye dahil edilmeyecektir.

Sporculara Yapılan Ücret ve Ücret Sayılan Ödemelerin Vergilendirilmesi,

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanunun geçici 72 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılacak gelir vergisi tevkifatı oranlarını ve vergilendirilmesini belirleyen uygulama süresi, 31/12/2023 tarihine kadar uzatılmıştır.

-Lig usulüne tabi spor dallarında 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere,

En üst ligdekiler için %20,

En üst altı ligdekiler için %10,

Diğer liglerdekiler için %5, oranında vergisi tevkifatı yapılır.

-Bu ödemeler üzerinden Kanunun 94’ üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

-Bu madde kapsamındaki gelirler toplamının, 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması halinde, bu gelirlerin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

-Yıllık beyanname verilmesi durumunda, beyan edilen bu gelirler üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla, bu Kanuna göre kesilen vergiler mahsup edilir.

-01.11.2019 tarihinden önce akdedilerek geçerlilik kazanmış sporcu sözleşmeleri kapsamında yapılan ücret ödemelerine uygulanmaz.

Yürürlülük tarihi: 27.05.2020 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Erta Denetim

Binek Otomobillerin Giderlerinin İndirilmesine İlişkin Kısıtlamalar – 311 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

Bülten: 2020/63

BİNEK OTOMOBİLLERİN GİDERLERİNİN İNDİRİLMESİNE İLİŞKİN KISITLAMALAR – 311 SERİ NOLU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

27 Mayıs 2020 gün ve 31117 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 311 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 7194 Sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler açıklanmıştır.

Bu genel tebliğin 11 ila 15’inci maddeleri, binek otomobillerin giderleri ve amortismanlarının vergi matrahından indirilmesi ile ilgilidir.

Bu değişiklik, 7194 sayılı Kanunun 13 ve 14’üncü maddeleri ile 193 sayılı Kanunun 40 (birinci fıkrasının 1, 5 ve 7 no’lu bentleri ) ve 68’inci maddesi (birinci fıkrasının 4 ve 5 numaralı bentleri ) aşağıdaki gibi değiştirilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir

1-7194 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi ile 193 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının  (1), (5) ve (7) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.

“(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”

“(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.)”

“(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”

2-7194 sayılı Kanunun 14’üncü maddesi ile 193 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.

“(Şu kadar ki özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”

“(Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70’i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”

Bu kapsamda binek otomobillere ilişkin değişikliklerin içerikleri aşağıda ki gibidir;

  1.  Binek Otomobillere İlişkin Kiralama Giderleri:

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 2020 yılı için 5.500 Türk lirasına (KDV hariç) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilecektir.

Kira bedellerinin Kanun maddesinde ilgili yıl için belirlenen azami tutarı aşması halinde, aşan kısma ait katma değer vergisi de gelir ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde ayrıca gider olarak dikkate alınmayacaktır.

Banka ve sigorta şirketleri gibi faaliyetleri KDV’den istisna olan işletmelerde indirim konusu yapılamayan KDV dahil 5.500 TL’lik tutar, safi kazancın tespitinde gider olarak, aşan kısım ise kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.

Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin yapılan ödemelerde aylık kiralama gideri kısıtlaması söz konusu olmayacaktır.

Tebliğ’de yapılan ilave açıklama ile finansal kiralama yoluyla işletme aktifine alınmış binek otomobiller için ödemelerin anapara ve faiz ödemesi olarak ayrıştırılarak, faiz gideri ilk yıl “Haklar” hesabında izlenen binek otomobilin maliyetine dâhil olunacak, sonraki yıllarda ise tercihen gider veya maliyet olarak dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Tercihin izleyen yıl maliyet yerine gider kaydedilmesi şeklinde kullanılması durumunda, bu giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

Kiralama giderlerine ilişkin aylık gider kısıtlamasının uygulanmasında, kira ödemesine tekabül eden ayın içinde bulunduğu yıl için tespit olunan tutar dikkate alınacaktır.

Kira gider kısıtlaması 01.01.2020 tarihinden önce başlayıp devam eden kiralama bedellerine de uygulanacaktır.

  •  Binek Otomobillere İlişkin İktisap Giderleri:

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillerin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 2020 yılı için en fazla 140.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilecektir. Bu tutarı aşan kısım ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak mükellefin ilgili dönem kazancına dâhil edilecektir.

ÖRNEK:

Gayrimenkul kiralama faaliyetiyle iştigal eden kurumlar vergisi mükellefi (ELM) Ltd. Şti. tarafından 26/3/2020 tarihinde aylık 7.500 TL bedel karşılığında bir adet binek otomobil kiralanmıştır. Kiralama konusu binek otomobile ait katma değer vergisinin o yıl için kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen tutara tekabül eden kısmı ((7.500 TL – 5.500 TL = 2.000) * 0,18 = 360 TL) Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir. Aynı binek otomobilin kiralanmasına ilişkin 2020 yılı için belirlenmiş aylık azami tutar olan 5.500 TL mükellef tarafından kazancın tespitinde gider olarak dikkate alındığından, hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyen 360 TL, kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.

  • Binek Otomobillere İlişkin Cari Yıl Giderleri:

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

Giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta, otopark, köprü ve otoyol geçiş ve benzeri cari giderler olup, yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.

Binek otomobilin iktisabına ilişkin ödenen kredi faiz giderleri de bu bölüm kapsamında gider kısıtlamasına tabidir.

01.01.2020 tarihinden önce iktisap edilen veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin Kanunun yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir. (180 Gelecek Aylara Ait Giderler veya 280 Gelecek Yıllara Ait Giderler hesaplarında izlenen sigorta giderleri gibi)

  •  Binek Otomobillere İlişkin Amortisman Giderleri:

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 2020 yılı için 160.000 TL, söz konusu vergilerin tercihen maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 2020 yılı için 300.000 TL’yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi açısından gider olarak dikkate alınabilecektir.

Mükelleflerin aktiflerinde yer alan binek otomobiller için amortismana esas bedelden daha fazla tutar üzerinden amortisman ayırmaları halinde, ayrılan amortisman tutarı kanunen kabul edilmeyen gider olarak gelir veya kurumlar vergisi kazancına ilave edilecektir.

ÖRNEK:

İnşaat işiyle iştigal eden kurumlar vergisi mükellefi (TDE) Ltd. Şti. 01.09.2020 tarihinde vergisiz fiyatı 240.000 TL olan bir adet binek otomobil satın almıştır. Söz konusu araç için mükellef tarafından ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tutarı toplamı 354.720 TL olup, mükellef tarafından binek otomobilin iktisabı için ödenen vergiler safi kazancın tespitinde tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınmıştır. Adı geçen mükellef söz konusu binek otomobili 02.01.2024 tarihinde 100.000 TL bedel karşılığında satmıştır.

Örnek:  
Aracın İktisap Tarihi 01.09.2020
Araç Bedeli (TL) 240.000,00
ÖTV Tutarı ve KDV Tutarı  (TL) 354.720,00 
ÖTV ve KDV’nin Doğrudan Gider Kaydedilmesi Yönünde Tercihte Bulunulmuştur.  
Normal Amortisman Yöntemi Tercih Edilmiştir.  
Faydalı Ömür 5 Yıl  
Binek Otomobil 02.01.2024 tarihinde satılmıştır. Satış Fiyatı (TL) 100.000,00
  Dönem Üzerinden Amortisman Hesaplanacak Tutar (Vergiler Maliyet Bedeline Dahil Edilmemiştir.) (TL) Hesaplanan Amortisman Gideri (TL) (A) 7194 sayılı Kanun Sonrası Üzerinden Amortisman Hesaplanacak Tutar (TL) Gider Olarak Dikkate Alınabilecek Amortisman Tutarı (TL) (B) KKEG (TL) C=(A-B)
2020 240.000,00 16.000,00 160.000,00 10.666,67 5.333,33
2021 240.000,00 48.000,00 160.000,00 32.000,00 16.000,00
2022 240.000,00 48.000,00 160.000,00 32.000,00 16.000,00
2023 240.000,00 48.000,00 160.000,00 32.000,00 16.000,00
Toplam   160.000,00   106.666,67 53.333,33

Buna göre, işletme kayıtlarına vergisiz satış fiyatı üzerinden alınan binek otomobil için 2020 yılında en fazla 160.000 TL’ye isabet eden kısım için ayrılan amortisman, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. ( 160.000 /5= 32.000)

Diğer taraftan, 193 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi, 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile bu Tebliğin 13 üncü maddesinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, mükellef kurum tarafından iktisap edilen binek otomobil için ödenen ve tercihen gider olarak dikkate alınan özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tutarı toplamı olan 354.720 TL’nin 2020 yılı için azami 140.000 TL’si safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecek, söz konusu tutarı aşan (354.720 TL – 140.000 TL) 214.720 TL kanunen kabul edilmeyen gider olarak mükellef kurumun 2020 hesap dönemi kurum kazancına ilave edilecektir.

Binek aracın 02.01.2024 tarihinde 100.000,00 TL ye satılmasında durumunda satıştan arta kalan 20.000,00 TL kar (100.000,00-(240.000,00-160.000)) kurum kazancına dahil edilecek, daha önceki yıllarda hesaplanan ancak KKEG olarak kurum kazancına dahil edilen 53.333,33 TL gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin “Diğer İndirimler” sütununda ayrıca gösterilmek suretiyle kazanç üzerinden indirim konusu yapılabilecektir.

Amortisman gider kısıtlaması 07.12.2019 tarihinden itibaren iktisap edilen binek otomobillere uygulanacak olup, bu tarih ile 2019 yılı sonuna kadar iktisap edilenler için müteakip vergilendirme dönemlerinde gider olarak dikkate alınabilecek amortismana esas bedel; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000,00 Türk lirası, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde amortismana tâbi tutarı 250.000,00 Türk lirasıdır. Bu sebeple 2020 yılı ve müteakip yıllarda ise söz konusu binek otomobiller amortisman gider kısıtlamasına tabi olacak, amortismana esas bedelin tespitinde 2019 yılı için belirlenen tutar dikkate alınacaktır.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Ş.A. YMM

7244 SAYILI KANUNLA KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ KAPSAMINDA OLAN/OLMAYAN İŞVERENLER İLE ÇALIŞANLAR İÇİN GETİRİLEN YENİLİKLER.

Sirküler No:2949

17.04.2020 tarihli, 31102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7244 sayılı Kanun (YENİ KORONAVİRÜS (COVID-19) SALGINININ EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA ETKİLERİNİN AZALTILMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN) ile getirilen yenilikler aşağıdadır.

Kanunun MADDE 9’u ile 4857 sayılı İş Kanununa “GEÇİCİ MADDE 10“ eklenmiştir.  Madde kapsamında;

1-) İş Kanunu kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (17.04.2020) itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemeyecektir.

2-) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (17.04.2020)  itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilecektir.  

3-) Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyecektir.

4-) Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret (2020 yılı için 2.943,-TL) tutarında idari para cezası verilecektir.

Kanunun MADDE 7’si ile  4447 sayılı Kanuna  “GEÇİCİ MADDE 24-“ eklenmiştir. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (17.04.2020) iş sözleşmesi bulunmakla birlikte;

1-) 4857 sayılı Kanunun geçici 10.uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler ile,

2-)  15/3/2020 tarihinden sonra 4447/51.inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere,

Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi (3 aylık süre) geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilecektir.  

3-) Ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında (2020 yılı için 2.943,- TL) çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanacak ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

4-) Nakdi ücret desteğinden yararlananlardan 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmeyenler,  5510/60-(g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılacaklar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanacaktır.

Kanunun MADDE 8’i ile 4447 sayılı Kanuna “GEÇİCİ MADDE 25” eklenmiştir. Madde kapsamında;

1-) Yeni koronavirüs (Covid-19) sebebiyle işverenlerin yaptıkları zorlayıcı sebep gerekçeli kısa çalışma başvuruları için, uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeksizin, işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirilecektir.

2-) İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ve yersiz ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

Kısa çalışma ödeneği kapsamında İş-Kur’a bildirimi olan/olacak işveren veya yetkililerinin gelecekte yaptırımlarla karşılaşmamaları için yukarıdaki hususlara dikkat etmelerini hatırlatırız. (Ayrıca kapsamda olan işverenlerin her ay düzenli olarak puantaj kayıtlarını kurumca istenen formatla uygun olarak İş-Kur’a vermelerini öneririz.)

 Bilgilerinize sunarız, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Erta Denetim

Mükelleflerin Mücbir Sebep Kapsamında Olup Olmadığının Tespitine Yönelik Başvuru Şeklini Düzenleyen İç Genelge Yayımlandı

Bülten: 2020/48

MÜKELLEFLERİN MÜCBİR SEBEP KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞININ TESPİTİNE YÖNELİK BAŞVURU ŞEKLİNİ DÜZENLEYEN İÇ GENELGE YAYIMLANDI.

Mücbir
sebep kapsamına alınan mükelleflerin belirlenmesinde mükelleflerin (gelir
vergisi mükellefleri hariç) 24.03.2020 tarihi itibariyle vergi dairesi
kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alındığı belirtilmişti.

Tebliğ’de
yapılan düzenleme ile vergi dairesi kayıtlarında ana faaliyet kodu itibariyle
mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen mükellefler arasında yer almamakla
beraber, mükelleflerin ana faaliyeti olarak belirlenen sektörlerden herhangi
birisinde fiilen uğraştığını ispat ve tevsik etmeleri halinde fiili uğraşılan
ana faaliyet mücbir sebebin varlığında dikkate alınacağı açıklanmıştı. Bu
mükelleflerin mücbir sebep kapsamında olup olmadıklarının tespit edilmesine
yönelik idareye yapılacak başvuru şekli ile Tebliğin uygulamasına ilişkin diğer
usul ve esasların açıklandığı 03.04.2020 tarih ve 2020/3 Seri No.lu Gelir
İdaresi Başkanlığı Uygulama İç Genelgesi yayımlanmıştır.

Buna
göre Özet olarak;

  1. Ana faaliyet kodu itibariyle Tebliğ’de
    yer alan mükelleflerin mücbir sebep hali kapsamına alınması vergi dairesi
    bazında resen yapılacaktır.
  2. Mükelleflerin ana faaliyet kodları,
    vergi dairesi sicil kayıtlarında ilk sırada yer alan altı haneli NACE meslek
    koduna göre tespit edilmektedir.
  3. Vergi dairesi sicil kayıtlarında ilk
    sırada yer alan Nace meslek kodunun belirlenen sektör grubunda olmaması rağmen
    mükellefin fiilen iştigal edilen ana faaliyetinin belirlenen sektörlerde yer
    aldığının ispat ve tevsik edilmesi halinde ana faaliyet kodu yerine fiilen
    gerçekleştirilen faaliyet ana faaliyet alanı kabul edilecektir. 
  4. Mükellefin ana faaliyet kodu olarak
    kaydedilmesi gerektiğini iddia ettiği faaliyet kodundan elde ettiği brüt
    hasılatın, diğer faaliyet kodlarından elde ettiği brüt hasılattan fazla olması
    şarttır.

Brüt
hasılatın tespitinde 2019 hesap dönemi veya 2019 IV. geçici vergi dönemi, özel
hesap dönemine tabi mükelleflerde 2019 yılında sonuçlanan özel hesap dönemi, bir
yıldan kısa süredir faaliyette bulunulması durumunda faaliyette bulunulan dönem
sonuçları dikkate alınacaktır.

Sunulacak Raporda hasılat
tespitine yönelik olarak;


Mükellefin son dört geçici vergi dönemine ilişkin verdiği beyannameleri ekinde
yer alan ve en yüksek hasılatı elde ettiğini bildirdiği meslek kodlarına
ilişkin bilgiler,


Ayrıntılı gelir tablosu bilgileri,


Form Ba-Bs bildirimlerine ilişkin değerlendirmeler,

ile
benzeri bilgi, belge, veri ve değerlendirmelere yer verilerek mükellefin
hakikatte kayıtlı olması gereken ana faaliyet kodu ortaya konulur ve ana
faaliyet kodu değişikliği işleminin gerçekleştirilmesi yönünde talepte
bulunulur.

Bu
kapsamdaki başvurular, ana faaliyet alanını ispata yönelik tüm belgelerin
ekinde yeraldığı “Ana faaliyet Kodu Değişikliği Raporu” ile İnteraktif Vergi
Dairesi üzerinden yapılacaktır.

Örnek 1: Mükellef (A) A.Ş. öteden beri
faaliyetine devam eden bir şirkettir. Mükellef, vergi dairesi kayıtlarına
göre 3 ayrı faaliyet kodunda faaliyette bulunmakta olup kodlara ilişkin
bilgiler aşağıdaki gibidir.

Ana Faaliyet
Kodu – 812101- Binaların genel temizliği

Faaliyet
Kodu – 812903 – Park ve caddelerin süpürülerek yıkanması, temizlenmesi
faaliyetleri

Faaliyet
Kodu – 412002 – İkamet amaçlı binaların inşaatı

Mükellef, ana
faaliyet kodu itibarıyla mücbir sebep kapsamında bulunmamaktadır. Ancak
mükellef ana faaliyet alanının ikamet amaçlı binaların inşaatı olduğunu ve ana
faaliyet kodunun mücbir sebep kapsamında bulunan “412002” kodu olması
gerektiğini iddia etmektedir.

Sunulan
Raporun incelenmesinden mükellefin 2019 hesap döneminde elde ettiği hasılatın
faaliyet kodları itibarıyla aşağıdaki gibi olduğu anlaşılmıştır.

  2019 hesap dönemi hasılatı Hasılatın
  (TL) Yüzdesi
812101 No.lu Kod Hasılatı (*)                    1.150.000,00 36,51%
812903 No.lu Kod Hasılatı (*)                       600.000,00 19,05%
412002 No.lu Kod Hasılatı (*)                    1.400.000,00 44,44%
Hasılat Toplamı                    3.150.000,00  

(*)
Mükellefin tüm faaliyet kodları vergi dairesine kayıtlıdır.

Mükellefin
2019 hesap döneminde “412002” kodundan elde ettiği hasılatın tüm
kodlardan elde ettiği hasılata oranının %44,44 olduğu ve bu oranın oransal
olarak en yüksek hasılatın elde edildiği kod olduğu dikkate alındığında, mükellefin
ana faaliyet kodunun “412002” olarak değiştirilmesi ve mücbir sebep
kapsamına alınması gerekmektedir.

5. “Örnek 1” de yer aldığı üzere
mükellefin fiilen gerçekleştirilen faaliyetin ana faaliyet alanı kabul edilmesi
başvurularında ana faaliyet alanının ispatına yönelik tüm belgeler ile
“Ana Faaliyet Kodu Değişikliği Raporu” sunulacaktır. Başvurular
interaktif vergi dairesi üzerinden yapılacaktır.   

İlgili İç Genelge
Aşağıda Yer Almaktadır;

T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi
Başkanlığı

Sayı: 80100189-105[13-1540]-E.42718 03.04.2020

Konu: 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği uygulaması hk.

UYGULAMA İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2020/3

Bilindiği gibi, 24/3/2020 tarihli ve 31078 mükerrer
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 518 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliği (Tebliğ) ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde
ortaya çıkan ve birçok ülkeye yayılan Koronavirüs (COVID-
19) salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen ve mezkûr
Tebliğle belirlenen mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mücbir sebep
hükümlerinden faydalandırılması hakkında açıklamalar yapılmıştır.

Tebliğ kapsamında mücbir sebep halinde olduğu kabul
edilen mükellefler, mücbir sebep dönemine isabet eden yükümlülüklere yönelik
açıklamalar, Tebliğin 3’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden mükellefin
mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespit edilmesine yönelik başvuruların
şekli, komisyonların kurulması ve çalışma usul ve esasları ile Tebliğin
uygulamasına ilişkin diğer usul ve esaslar bu İç Genelgenin konusunu
oluşturmaktadır.

1. 1/4/2020 tarihinde başlayan mücbir sebep hali

Tebliğin 3 üncü maddesiyle belirlenen mükelleflerin
1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep
halinde olduğu kabul edilmiştir. Mezkûr mücbir sebep hali ile ilgili
açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

1.1. Kapsama giren mükellefler

Tebliğin 3’üncü maddesi ile;

a) Ticari,
zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan
mükelleflerin (İhtiyari olarak katma değer vergisi (KDV) beyannamesi veren
ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler, bilanço veya işletme
hesabı esasına göre defter tutan ticaret erbabı ve kazançları gerçek usulde
vergilendirilen zirai kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı)

b) Koronavirüs
salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla; alışveriş
merkezleri dâhil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik ve
metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri,
endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii
için parça ve aksesuar imalatı, araç kiralama, depolama faaliyetleri dâhil
lojistik ve ulaşım, sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler, matbaacılık
dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri,
tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri, lokanta,
kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil ve konfeksiyon imalatı
ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri
sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin,

c) Ana faaliyet
alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici
süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu
sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin,

1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri
arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilmesi uygun bulunmuştur.

Yukarıda yer alan mükelleflerin sistemsel olarak
mücbir sebep hali kapsamına alınması işlemleri her bir vergi dairesi bazında
Başkanlığımız tarafından gerçekleştirilecektir.

1.2. Ana faaliyet koduyla ilgili başvurular

Mükellefin ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde
Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet
kodu dikkate alınır. Ana faaliyet kodundan kasıt, mükelleflerin sicil
kayıtlarında ilk sırada yer alan altı haneli NACE meslek kodudur. Mükellefin
vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla bu İç Genelgenin
(1.1) numaralı bölümünde sayılan sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana
faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal
ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında
olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana
faaliyet alanı dikkate alınır ve sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni
duruma göre düzeltilir.

1.2.1. Başvuru şekli

Bu kapsamdaki başvurular, fiilen iştigal edilen ana
faaliyet alanını ispat etmeye matuf tüm belgelerin ekinde yer aldığı “Ana
Faaliyet Kodu Değişikliği Raporu” (Rapor) eklenmek suretiyle İnteraktif
Vergi Dairesi üzerinden yapılır.

Ana faaliyet kodu değişikliği için; mükellefin esas
alınmasını istediği ana faaliyet alanından (ana faaliyet kodu olarak
kaydedilmesi gerektiğini iddia ettiği faaliyet kodundan) elde ettiği brüt
hasılatın, diğer faaliyet kodlarından elde ettiği brüt hasılattan fazla olması
şarttır.

Brüt hasılatın tespitinde 2019 hesap dönemi veya 2019
IV. geçici vergi dönemi, özel hesap dönemine tabi mükelleflerde 2019 yılında
sonuçlanan özel hesap dönemi, bir yıldan kısa süredir faaliyette bulunulması
durumunda faaliyette bulunulan dönem sonuçları dikkate alınır.

Sunulacak Raporda hasılat tespitine yönelik olarak;

– Mükellefin son dört geçici vergi dönemine ilişkin
verdiği beyannameleri ekinde yer alan ve en yüksek hasılatı elde ettiğini
bildirdiği meslek kodlarına ilişkin bilgiler,

– Ayrıntılı gelir tablosu bilgileri,

– Form Ba-Bs bildirimlerine ilişkin değerlendirmeler

ile benzeri bilgi, belge, veri ve değerlendirmelere
yer verilerek mükellefin hakikatte kayıtlı olması gereken ana faaliyet kodu
ortaya konulur ve ana faaliyet kodu değişikliği işleminin gerçekleştirilmesi
yönünde talepte bulunulur.

Mükellefin ana faaliyet kodunun değiştirilmesi
işlemleri, bu bölümde yer alan komisyonun olumlu mütalaası ve vergi dairesi
başkanının veya görevlendireceği grup müdürünün onayıyla gerçekleştirilir.

Onay işleminden sonra, alınan karar bir üst yazı
ekinde ilgili vergi dairesine gönderilir. Faaliyet kodunun değiştirilmesine
karar verilen mükelleflerin sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma
göre düzeltildikten sonra anılan mükelleflerin mücbir sebep kapsamına
alınabilmesi için sistemde tanımlanan ekranlara bilgi girişi yapılır.

Örnek 1: Mükellef (A) A.Ş. öteden beri faaliyetine devam eden bir şirkettir.
Mükellef, vergi dairesi kayıtlarına göre 3 ayrı faaliyet kodunda faaliyette
bulunmakta olup kodlara ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.

Ana faaliyet kodu – 812101- Binaların genel temizliği
(daire, apartman, büro, fabrika, kurum, mağaza vb. her türlü binanın genel
temizliği dâhil; pencere, baca, sanayi makinesi vb. uzmanlaşmış temizlik
faaliyetleri hariç)

Faaliyet Kodu – 812903 – Park ve caddelerin
süpürülerek yıkanması, temizlenmesi faaliyetleri

Faaliyet Kodu – 412002 – İkamet amaçlı binaların
inşaatı (müstakil konutlar, birden çok ailenin oturduğu binalar, gökdelenler
vb.nin inşaatı) (ahşap binaların inşaatı hariç)

Mükellef, ana faaliyet kodu itibarıyla bu İç
Genelgenin (1) numaralı bölümünde yer alan mücbir sebep kapsamında
bulunmamaktadır. Bununla birlikte mükellef ana faaliyet alanının ikamet amaçlı
binaların inşaatı olduğunu ve ana faaliyet kodunun mücbir sebep kapsamında
bulunan “412002” kodu olması gerektiğini iddia etmektedir.

Sunulan Raporun tetkikinden mükellefin 2019 hesap
döneminde elde ettiği hasılatın faaliyet kodları itibarıyla aşağıdaki gibi
olduğu anlaşılmıştır.

  2019 hesap dönemi hasılatı (TL) Hasılatın yüzdesi
“812101” No.lu Kod Hasılatı 1.150.000 36,60%
“812903” No.lu Kod Hasılatı 600.000 19%
“412002” No.lu Kod Hasılatı 1.400.000 44,40%
Hasılat Toplamı 3.150.000 100%

Mükellefin 2019 hesap döneminde “412002” kodundan elde ettiği
hasılatın tüm kodlardan elde ettiği hasılata oranının %44,4 olduğu ve bu oranın
oransal olarak en yüksek hasılatın elde edildiği kod olduğu dikkate
alındığında, mükellefin ana faaliyet kodunun “412002” olarak
değiştirilmesi ve mücbir sebep kapsamına alınması gerekmektedir.

1.2.2. Komisyonun teşekkülü

Ana faaliyet kodunun değiştirilmesine yönelik
başvuruları ve mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığını
değerlendirmek amacıyla vergi dairesi başkanlıklarına bağlı olarak görev
yapacak “Ana Faaliyet Kodu Değerlendirme Komisyonu” kurulur.

Komisyon; grup müdürü, vergi dairesi müdürü veya müdür
başkanlığında, vergi dairesi başkanı tarafından belirlenen toplam üç kişiden
oluşur. İş yüküne ve ihtiyaca bağlı olarak vergi dairesi başkanlığına bağlı
olarak birden fazla komisyon kurulmasına vergi dairesi başkanı tarafından karar
verilir.

Komisyon, üyelerinin tamamının katılımıyla toplanır ve
çoğunlukla karar alır. Alınan kararlar tutanağa geçirilerek tüm üyeler
tarafından imzalanır. Komisyon başkanı ve üyelerinin herhangi bir nedenle
görevlerinin başında bulunamamaları halinde, bunlara vekâlet edenler komisyonda
görev yapar.

1.2.3. Komisyonun görev ve yetkileri

Komisyon;

a) Kendisine
intikal ettirilen Rapor ve ekinde yer alan bilgi, bulgu veya verilerden
hareketle mükellefin fiilen iştigal ettiği ana faaliyet alanına ve dolayısıyla
olması gereken ana faaliyet koduna ilişkin çalışmalarını başvurudan itibaren 15
gün içerisinde sonuçlandırır.

b) Yaptığı
çalışmalar neticesinde mükellefin ana faaliyet kodunun değiştirilmesi ve bu İç
Genelgenin (1) numaralı bölümü kapsamında mücbir sebep kapsamına alınması
gerektiğini değerlendirmesi durumunda olumlu, aksi halde olumsuz mütalaasını
içeren yazıyı vergi dairesi başkanının veya vergi dairesi başkanı tarafından
görevlendirilen grup müdürünün onayına sunar.

c) Mükellef
başvurusunun uygun görülmemesi halinde bu durumu içeren vergi dairesi başkanı
veya görevlendirilen grup müdürü imzalı yazıyı mükellefe tebliğ eder ve bu
durumu mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine de ayrıca bildirir.

ç) Mükellef
başvurusunun onaylanması halinde ana faaliyet kodunun değiştirilmesi ve
mükellefin mücbir sebep kapsamına alınması ile ilgili işlemlerin
sonuçlandırılması amacıyla mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine yazılı
olarak bilgi verir.

d) Mükellefin
sunduğu Rapor ve diğer belgeler dışında ihtiyaç duyduğu ilave bilgi ve
belgeleri mükelleften ister.

1.2.4. Sekretarya hizmetleri

Komisyonun sekretarya hizmetleri, mevcut veya uygun
görülen yerde ve sayıda kurulan servis tarafından yürütülür. Servis, komisyon
tarafından verilen görevleri yerine getirir. Servislerde yukarıda sayılan
görevleri yerine getirebilecek sayıda personel görevlendirilir.

Yukarıda yer alan görevler mevcut ya da yeni kurulacak bir müdürlük tarafından
da yerine getirilebilir.

1.3. Ertelenecek vergi ödevleri

Bu İç Genelgenin (1) numaralı bölümü kapsamında mücbir
sebep halinde olduğu kabul edilen mükelleflerin aşağıda yer alan vergi ödevleri
aşağıda belirtilen tarihlere kadar uzatılmıştır.

1.3.1. 2020/Mart (2020/Ocak-Şubat-Mart dâhil) dönemine
ait vergi ödevleri

– 27/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mart
(2020/Ocak-Şubat-Mart dâhil) dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve
Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 30/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken
“Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar
oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile
aynı sürede Başkanlığımız Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken
“Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süreleri 27/7/2020
Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin
ödeme süreleri 27/10/2020 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır.

1.3.2. 2020/Nisan dönemine ait vergi ödevleri

– 27/5/2020 tarihine kadar verilmesi gereken
2020/Nisan dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet
Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 1/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form
Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkûr tarihe kadar oluşturulması ve
imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede
Başkanlığımız Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter
Beratları”nın yüklenme süreleri

27/7/2020 Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin
ödeme süreleri 27/11/2020 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.

1.3.3. 2020/Mayıs dönemine ait vergi ödevleri

– 26/6/2020 tarihine
kadar verilmesi gereken 2020/Mayıs dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar
ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 30/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs”
bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması
gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Başkanlığımız
Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter
Beratları”nın yüklenme süreleri

27/7/2020 Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin
ödeme süreleri 28/12/2020 Pazartesigünü sonuna kadar uzatılmıştır.

2. 22/3/2020 tarihinde başlayan mücbir sebep hali

Tebliğin 5’inci maddesinde belirtilen mükelleflerin
22/3/2020 tarihi ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih (bu tarihler
dâhil) arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilmiştir. Mezkûr mücbir
sebep hali ile ilgili açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

2.1. Kapsama giren mükellefler

İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında;

a) 65 yaş ve
üstünde olması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren gelir vergisi
mükellefleri (meslek mensuplarının kendi mükellefiyetleri dâhil),

b) Kronik
rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren gelir
vergisi mükellefleri (meslek mensuplarının kendi mükellefiyetleri dâhil),

c) Gelir
vergisi, kurumlar vergisi, KDV veya muhtasar gibi beyannameleri ve bildirimleri
(a) veya (b) bendi kapsamında bulunan meslek mensuplarınca verilen mükellefler

22/3/2020 tarihi ila sokağa çıkma yasağının sona
ereceği tarih (bu tarihler dâhil) arasında mücbir sebep halinde olacaktır.

(c) bendi
uyarınca mücbir sebep kapsamının tespitinde 24/3/2020 tarihi itibarıyla geçerli
olan “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca
beyanname/bildirimlerin (a) veya (b) bendi kapsamındaki meslek mensuplarınca
verilmesi şarttır.

Mükelleflerin, 65 yaş ve üstü meslek mensubu ile
24/3/2020 tarihinden sonra imzalanan sözleşmelere istinaden mücbir sebep
kapsamına alınması mümkün değildir. Öte yandan bu tarihten önce 65 yaş ve üstü
meslek mensubu ile yapılan sözleşmenin bu tarihten sonra sona ermesi veya iptal
edilmesi halinde, söz konusu meslek mensubu tarafından artık verilemeyecek
beyanname/bildirimler itibarıyla mükellefler mücbir sebep kapsamından
çıkarılacaktır.

Öte yandan 65 yaş ve üstü olunması nedeniyle
beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması Başkanlığımızca re’sen
gerçekleştirilecek olup bu kapsamdaki süre uzatımına ilişkin herhangi bir
başvuru alınmayacaktır.

Kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme
ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından
alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şarttır. Bu kapsamdaki
süre uzatımı işlemi, mükellefin kronik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanını
içeren İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden vereceği başvurusuna istinaden
yapılacaktır. Bununla birlikte kronik rahatsızlığın bulunduğuna dair belgenin
sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı
olunan vergi dairesine ibraz edilmesi şarttır. Söz konusu belgenin belirlenen
süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda mükellefin mücbir sebep tanımlaması
kaldırılacak ve mücbir sebep dönemine ilişkin tahakkuklar ve diğer kayıtlar
düzeltilecektir.

2.2. Vergi ödevlerinin ertelenmesi

Tebliğin 6’ncı maddesi gereğince 22/3/2020 tarihinden
itibaren verilmesi gereken beyanname/bildirimlerin verilme süreleri ile bunlara
istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, sokağa çıkma
yasağının sona ereceği günü takip eden 15’inci günün sonuna kadar uzatılmıştır.

Sokağa çıkma yasağının bittiği tarihte
beyanname/bildirim verme süresinin son gününe 15 günden fazla süre kalması
halinde, beyanname/bildirim verme ile ödeme süresi olarak kanuni sürelerin
dikkate alınacağı tabiidir.

Öte yandan Tebliğde beyanname ve bildirimlerle ilgili
özel bir belirleme yapılmadığından mücbir sebep dönemine ait tüm vergi
beyanname ve bildirimleri bu kapsamda değerlendirilecektir.

Örnek 2: Meslek mensubu Bayan (B)’nin gelir vergisi, gelir geçici vergi, KDV ve
muhtasar yönünden mükellefiyeti olup Bayan (B) bu İç Genelgenin (2) numaralı
bölümü uyarınca mücbir sebep kapsamındadır. Bayan (B) 24/3/2020 tarihi
itibarıyla 10 kurumlar vergisi mükellefinin kurumlar, muhtasar ve KDV
beyannameleri ile Form Ba-Bs bildirimlerini elektronik ortamda göndermektedir.
Söz konusu 10 mükellefin hiçbirisi 1/4/2020 tarihinde başlayan mücbir sebep
hali kapsamında değildir. İlan edilen sokağa çıkma yasağı 22/4/2020 tarihinde
sona ermiştir.

Bahse konu 10 mükellefin 2019 hesap dönemine ilişkin
kurumlar vergisi beyannameleri, 2020/Şubat ve 2020/Mart dönemi KDV ve muhtasar
beyannameleri ile aynı dönemlere ilişkin Form Ba-Bs bildirimleri 7/5/2020 günü
sonuna kadar verilecek, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler de
aynı süre içinde ödenecektir.

Örnek 3: Yukarıdaki
örnekte sokağa çıkma yasağının 6/5/2020 tarihinde sona ermesi halinde ise;

Söz konusu 10 mükellefin 2019 yılı kurumlar vergisi
beyannamesi, 2020/Şubat ve 2020/Mart dönemi KDV ve muhtasar beyannameleri, aynı
dönemlere ilişkin Form Ba-Bs bildirimleri ile 2020 I. dönem geçici vergi
beyannamesi 21/5/2020 günü sonuna kadar verilecek, bu beyannamelere istinaden
tahakkuk eden vergiler de aynı süre içinde ödenecektir.

2020/Nisan dönemi KDV ve muhtasar beyannameleri, 15
günden fazla süre bulunduğundan kanuni süresi olan 27/5/2020 günü sonuna kadar
verilecek olup bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler de aynı süre
içinde ödenecektir. 2020/Nisan dönemine ilişkin Form Ba-Bs bildirimleri ise, 15
günden fazla süre bulunduğundan kanuni süresi olan 1/6/2020 günü sonuna kadar
verilecektir.

3. 1/4/2020 ve 22/3/2020 tarihinde başlayan mücbir
sebep hallerinin her ikisinin de kapsamına giren mükelleflerin durumu

Mükelleflerin gerek bu İç Genelgenin (1) numaralı
gerekse (2) numaralı bölümü uyarınca mücbir sebep halinde bulunması durumunda,
mükellef her iki bölüm kapsamındaki mücbir sebep hükümlerinden de
faydalanacaktır.

Bu kapsamda 2020/Mart (Ocak-Şubat-Mart dönemi dâhil), 2020/Nisan
ve 2020/Mayıs dönemine ait olan ve bu İç Genelgenin (1.3) numaralı bölümünde
sayılan vergisel ödevler mezkûr bölümde anlatıldığı sürelerde yerine
getirilecektir.

Ayrıca (1) numaralı bölümdeki mücbir sebep dönemlerine
ait olmakla birlikte bu bölümde sayılmayan beyanname ve bildirimler ile
22/3/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken 2020/Şubat dönemine ait
beyanname ve bildirimlerin tamamı sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü
takip eden 15’inci günün sonuna kadar verilecek, tahakkuk eden vergiler de aynı
sürede ödenecektir.

Öte yandan sokağa çıkma yasağının bittiği tarihte
beyanname/bildirim verme süresinin son gününe 15 günden fazla süre kalması
halinde, beyanname/bildirim verme ile ödeme süresi olarak kanuni sürelerin
dikkate alınacağı tabiidir.

Örnek 4: Mükellef (A) Ltd. Şti.’nin, kurumlar vergisi, geçici vergi, muhtasar ve KDV
mükellefiyeti bulunmaktadır. Mükellef, geçici süreliğine faaliyetine ara
verilen işyeri nedeniyle
(1) numaralı bölümdeki, beyanname ve bildirimleri kronik rahatsızlığı nedeniyle
sokağa çıkma yasağı bulunan meslek mensubu tarafından verildiği için (2)
numaralı bölümdeki mücbir sebep hali kapsamındadır. İlan edilen sokağa çıkma
yasağı 4/6/2020 tarihinde sona ermiştir. Buna göre mükellefin
beyanname/bildirim verme ve ödeme tarihleri aşağıdaki gibi olacaktır.

Mükellefin 2020/Mart, 2020/Nisan ve 2020/Mayıs
dönemine ait olan ve bu İç Genelgenin (1.3) numaralı bölümünde sayılan vergisel
ödevleri mezkur bölümde anlatıldığı sürelerde yerine getirilecektir. Bu
kapsamda örneğin 26/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mayıs dönemine
ait KDV ve muhtasar beyannameleri 27/7/2020 Pazartesi günü sonuna kadar
verilecek, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler ise 28/12/2020
Pazartesi günü sonuna kadar ödenecektir.

Öte yandan mükellefin 2020/Şubat dönemine ait;
muhtasar beyanname, KDV beyannamesi, Form Ba-Bs bildirimi, 2019 hesap dönemine
ait kurumlar vergisi beyannamesi ile 2020 yılı I. geçici vergi dönemine ait
geçici vergi beyannamesi 19/6/2020 Cuma günü sonuna kadar verilecek, bu
beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergiler de aynı sürede ödenecektir.

4. Diğer hususlar

Sosyal güvenlik mevzuatı gereğince sigortalıların
mücbir sebep dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin Muhtasar
ve Prim Hizmet Beyannamesi ile bildirilmesinin zorunlu olması durumunda mücbir
sebep, bu beyannamelerin vergi kesintilerine ilişkin kısmının beyan ve ödeme
sürelerinin ertelenmesi için geçerli olacaktır.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Ş.A. YMM

BAZI KİŞİ VE SEKTÖRLERDE 2020 YILI MART, NİSAN VE MAYIS AYLARI PRİMLERİ ÖDEMESİ 6’ŞAR AY ERTELENDİ.

Sirküler No: 2932

Kurumun 02.04.2020 tarihli, Koronavirüs (COVİD-19) Salgını Nedeniyle Prim Ödemelerinin Ertelenmesi Konulu GENEL YAZISI ve 02.04.2020 tarihli, Prim Ödeme Tarihlerinin Ertelenmesi Hakkında DUYURU’su kapsamında;

24/03/2020 tarihli, 31078 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Seri No:518) uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığınca 1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen:

1-) Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflere,

 2-) Koronavirüs salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla;

(Vergi Usul Kanunu Sıra No:518 Tebliğde faaliyet gösteren mükellefler)

Söz konusu Tebliğdeki işyerlerinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının    (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işverenlerinin,

3-) Köy ve mahalle muhtarları ile isteğe bağlı sigortalılar hariç kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan,

 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalısı olanların:         

 –  2020/Nisan ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 2020/Mart ayına ait sigorta primlerinin ödeme süresi, 31/10/2020 tarihinin cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle 2/11/2020 tarihine,

– 2020/Mayıs ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 2020/Nisan ayına ait sigorta primlerinin ödeme süresi, 30/11/2020 tarihine,

 – 2020/Haziran ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 2020/Mayıs ayına ait sigorta
primlerinin ödeme süresi, 31/12/2020 tarihine ertelenmiştir.

Erteleme nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde belirtilen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacaktır.

5510 sayılı Kanuna göre Kuruma verilmesi gereken her türlü bilgi, belge ve beyanname ile
yapılması gereken başvuruların sürelerinde ertelemeye gidilmemiş olup cari usul ve sürelere göre işlem yapılacaktır.

Söz konusu DUYURU’ya http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/kurumsal/merkez-teskilati/danisma_birimleri/basin_ve_halkla_iliskiler_musavirligi/anasayfa_duyurular/duyuru_20200402_51 linkten,  GENEL YAZI’ya ise SGK Mevzuatı/Kamu Mevzuat Sistemi/Genel Yazılar kısmından ulaşabilirsiniz.

 Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Erta Denetim

Prim Ödeme Sürelerinin Ertelenmesi Hakkında Duyuru

Bülten: 2020-44

PRİM ÖDEME SÜRELERİNİN ERTELENMESİ HAKKINDA DUYURU

İlk olarak
Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip Korona virüs (COVID-19) çok hızlı
bir küresel yayılım göstererek neredeyse tüm Dünya ülkelerini etkilemiş ve
Dünya Sağlık Örgütü tarafından salgın olarak tanımlanmıştır.

Söz konusu
virüsün ülkemizde de görülmesi üzerine Devletimiz tarafından önlemler alınmaya
başlanmıştır.

Bu kapsamda,
24/03/2020 tarihli, 31078 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliği uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığınca 01/04/2020 ila
30/06/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğu
kabul edilen:

  • Ticari,
    zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan
    mükelleflere,
  • Korona
    virüs salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla;
  • Alışveriş
    merkezleri dahil perakende,
  • Sağlık
    hizmetleri,
  • Mobilya
    imalatı,
  • Demir
    çelik ve metal sanayii,
  • Madencilik
    ve taş ocakçılığı,
  • Bina
    inşaat hizmetleri,
  • Endüstriyel
    mutfak imalatı,
  • Otomotiv
    imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı,
  • Araç
    kiralama,
  • Depolama
    faaliyetleri dahil lojistik ve ulaşım,
  • Sinema
    ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler,
  • Matbaacılık
    dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri,
  • Tur
    operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri,
  • Lokanta,
    kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri,
  • Tekstil
    ve konfeksiyon imalatı ve ticareti,
  • Halkla
    ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette
    bulunan mükellefler,
  • Ana
    faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında
    geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin
    bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflere ait,

iş yerlerinde
5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı çalıştıran özel sektör işverenlerinin,

  • Köy
    ve mahalle muhtarları ile isteğe bağlı sigortalılar hariç kendi adına ve
    hesabına bağımsız çalışanlardan
  • Ticarî
    kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir
    vergisi mükellefi olanlar,
  • Gelir
    vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
  • Tarımsal
    faaliyette bulunanlar ile
  • Tüzel
    kişilikleri yukarıda belirtilen ve ana faaliyet alanları itibarıyla mücbir
    sebep halinde olduğu kabul edilen; anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan
    ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları,
    diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortaklarından,

5510 sayılı
Kanunun 4’üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında (Bağ-Kur)
sigortalısı olanların:

  • 2020/Nisan
    ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 2020/Mart ayına ait sigorta primlerinin ödeme
    süresi, 31/10/2020 tarihinin cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle 02/11/2020
    tarihine,
  • 2020/Mayıs
    ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 2020/Nisan ayına ait sigorta primlerinin
    ödeme süresi, 30/11/2020 tarihine,
  • 2020/Haziran
    ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 2020/Mayıs ayına ait sigorta primlerinin
    ödeme süresi, 31/12/2020 tarihine ertelenmiştir.

 Erteleme nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 89’uncu
maddesinde belirtilen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacaktır.

  • Ayrıca,
    İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler uyarınca 65 yaşını doldurmuş veya kronik
    rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren gerçek
    kişi işverenler ile isteğe bağlı sigortalılar hariç 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
    maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan;
  • 22/03/2020
    tarihi ile mücbir sebep döneminin sonuna kadar 65 yaşını doldurmuş olanların,
  • Kronik
    rahatsızlığını sağlık kuruluşlarından alınacak muteber belgelerle ispat ve
    tevsik edenlerin,

mücbir sebep
dönemi boyunca tahakkuk edecek sigorta primleri, sokağa çıkma yasağının sona
ereceği günü takip eden 15 üncü günün sonuna kadar ertelenmiştir.

  • 5510
    sayılı Kanuna göre Kuruma verilmesi gereken her türlü bilgi, belge ve beyanname
    ile yapılması gereken başvuruların sürelerinde ertelemeye gidilmemiş olup cari
    usul ve sürelere göre işlem yapılacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

02.04.2020

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir