Kategoriler
Erta Denetim

Kira Sözleşmelerinin Damga Vergisi

KİRA SÖZLEŞMELERİNİN DAMGA VERGİSİ

Erdoğdu Öz

Yeminli Mali Müşavir

İstanbul, 08.12.2011

Güncelleme 1: 07.01.2013

Güncelleme 2: 08.12.2016

I-GİRİŞ

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde,

bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu;

4 üncü maddesinde, bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kâğıtların mahiyetinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı;

6 ncı maddesinde,

Bir kağıtta biribirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların herbirinden ayrı ayrı vergi alınacağı,

Bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde Damga Vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınacağı,

Ancak bu akit ve işlemlere asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işlemi de ayrıca vergiye tabi olduğu,

Bir kâğıt üzerinde birden fazla adi kefalet ve garanti taahhüdü bulunması hâlinde, ayrı ayrı olmak üzere bunlardan yalnızca birinden damga vergisi alınacağı,

Pey akçesi, cayma tazminatı, ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin müeyyidesi mahiyetinde olan taahhütlerden, başlı başına bir sözleşmeye konu olmadıkça damga vergisi alınmayacağı,

Hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümler doğrultusunda kira sözleşmelerinin Damga Vergisi, Kanun,Genel Tebliğ ve Özelgeler dikkate alınarak kısa kısa aşağıda açıklanacaktır.

II-KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİ MATRAHI

a-Sözleşme süresine göre hesaplanan toplam kira tutarıdır.

b-Kira tutarı sözleşmeye net olarak yazılmışsa brüt tutardır.

c-Birden fazla yıl süreli kira sözleşmelerinde artış oranı yüzde olarak belli edilmiş ise bu yüzdeler dikkate alınır. Artış enflasyon oranı, tüketici endeksi vs gibi düzenleme esnasında belli olmayan artışlar dikkate alınmaz.

d-Yabancı para cinsinden düzenlenmiş ise, sözleşmenin düzenlendiği andaki TC Merkez Bankası döviz satış tutarıdır

e-Kendiliğinden uzayan sözleşmelerde ayrı bir kağıt düzenlenmeyip sözleşme hükümlerine göre bir uzama söz konusu olduğundan herhangi damga vergisi hesaplanmasına gerek yoktur.

Ancak, uzatılan kira sözleşmelerinde ise yeni bir kira sözleşmesi ya da süre uzatımına ilişkin şerh ya da mektup söz konusu olduğundan damga vergi hesaplanması gerekecektir.

f-Mevcut kira sözleşme hükümlerine göre imzalanacak yeni protokolle sadece sözleşme miktarında artırım yapılması halinde, her bir nüsha için artan miktar üzerinden damga vergisinin hesaplanması, sözleşmede yer alan tutarın eksilmesi halinde ise damga vergisi hesaplanmaması gerekmektedir.

g-Kira sözleşmesinin tapu kütüğüne şerhi talep edildiğinde, söz konusu kira sözleşmesine ait damga vergisinin ilgili vergi dairesine makbuz karşılığı ödendiğine dair makbuzun tapu idaresine ibrazı durumunda, söz konusu kira sözleşmesine ait damga vergisinin ayrıca aranılmaması gerekmektedir

h-Matraha sözleşmedeki KDV dahil değildir.

III-KİRA SÖZLEŞMESİ NÜSHALARININ DAMGA VERGİSİ

(6728 sayılı kanunun 23 üncü maddesiyle değişen cümle;Yürürlük 09.08.2016) Nispi vergiye tabi olan kira sözleşmelerinden sadece bir nüshası damga vergisine tabidir.

Damga Vergisi Kanunu uygulamasında aynı hüküm ve kuvveti haiz olmak üzere birden fazla düzenlenmiş ve taraf/taraflarınca ayrıca imzalanmış olan kâğıtların her biri nüshadır. Bu kapsamda nüshalar, belli bir hususu ispat ve belli etmek üzere müstakilen ve aynı zamanda farklı mekanlarda ibraz edilebilir mahiyette olan kağıtları ifade etmektedir.

Suretlerde ise imza yoktur. Asıl nüshadan çıkarılan suretlerin geçerliliği, aslının aynı olduğu tasdik edi­lerek sağlanmaktadır. Resmi dairelere ibraz edilecek suretler ise; aslı 1,00 Türk Lirasından fazla maktu ve nispî vergiye tabi kağıtlardan olmak şar­tıyla (2016 yılı için) 0,60TL maktu vergiye tabi tutulması gere­kir.

Fotokopiler nüsha olmadığı gibi, “aslı gibidir” tasdik edilmemişlerse suret de sayılmazlar.

IV-KİRA SÖZLEŞMESİ DAMGA VERGİSİ ORANI

a-Kira sözleşmelerindeki damga vergisi oranları 2016 yılı için binde 1,89 dır.

b-Kira sözleşmelerinde yıllar itibariyle uygulanan damga vergisi oranları aşağıdadır.

Yıllar Kira Sözleşmesi Damga Vergisi Binde
2008 1,5
2009 1,5
2010 1,65
2011 1,65
2012 1,65
2013 1,89
2014 1,89
2015 1,89
2016 1,89

V-KİRA SÖZLEŞMELERİNDE İSTİSNA

a- İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin dernek ve vakıflarca yerleşim yeri olarak kiralanması durumunda buna ilişkin olarak düzenlenen kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.

b- İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin gerçek kişilerce mesken olarak kiralanması durumunda buna ilişkin olarak düzenlenen kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.

c- Gayrimenkullerin işyeri olarak kiralanması durumunda buna ilişkin olarak düzenlenen kira sözleşmeleri damga vergisine tabidir. Ancak, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin gelir vergisinden muaf esnaf, gelir vergisinden muaf serbest meslek erbabı ve basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahipleri tarafından işyeri olarak kiralanması durumunda buna ilişkin kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.

Söz konusu kağıtların resmi dairelere veya noterlere ibraz edilmesi halinde ibraz tarihi itibarıyla kağıdı ibraz edenler tarafından verginin ödenmesi gerekmektedir.

d-Kira sözleşmesinin istisna kapsamında olması ve üzerine kefalet (adi veya müteselsil) şerhi konulması durumunda ise, söz konusu sözleşmelerin sadece kefalet işlemi üzerinden (2013 yılı)binde 9,48 nispetinde damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

e-Finansal Kiralama Sözleşmeleri damga vergisine tabi değildir.

VI-KİRA SÖZLEŞMESİ DAMGA VERGİSİNİN MÜKELLEFİ

a-Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Kira sözleşmelerinde iki taraf vardır. Her iki taraf da damga vergisini aynı oranda ayrı ayrı ödeyecektir.

Kira sözleşmelerini imzalamaları nedeniyle mükellef durumunda olan kişiler, aralarında vergilerin paylaşılmasına ilişkin olarak yaptıkları sözleşmeler geçerli değildir. Bir tarafın diğer tarafın vergisini sorumlu sıfatıyla ödemesi yasal düzenlemelere göre uygun değildir.

b-Resmi dairelerle kişiler arasındaki kira sözleşmelerine ait kağıtların Damga Vergisinin mükellefi kişilerdir.

VII-KİRA SÖZLEŞMESİ DAMGA VERGİSİNİN ÖDEME ZAMANI

Maliye Bakanlığı’nca sürekli mükellefiyeti belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kira sözleşmelerinin vergisi, ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenir.

b-İhtiyarilik hakkını kullanarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen mükellefler ise, düzenledikleri veya taraf oldukları kira sözleşmesine ilişkin damga vergilerini kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde ilgili vergi dairesine damga vergisi beyannamesi ile bildirecek ve aynı süre içinde ödeyeceklerdir.

VIII- VERGİ VE CEZADA SORUMLULUK

a-Kira sözleşmesine ait Damga Vergisinin ödenmemesinden veya noksan ödenmesinden dolayı alınması lazım gelen vergi ve cezadan, mükelleflere rücu hakkı olmak üzere, kağıtları ibraz edenler sorumludur.

b-Kira sözleşmelerine ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludurlar.

c-Makbuz karşılığı ödemelerle ilgili olarak Maliye Bakanlığı’nca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar kapsamında bulunanlar, taraf oldukları kira sözleşmelerine ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumludurlar. Verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi durumunda vergi, ceza ve fer’ileri, vergi için diğer işlem taraflarına rücu hakkı olmak üzere, bu fıkrada belirtilen kişilerden alınır.

IX-RESMİ DAİRELERİN MECBURİYETİ

Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kira sözleşmelerinin damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.

Kaynaklar:

1-Damga Vergisi Kanunu

2-Damga Vergisi Genel Tebliğleri

3-Gelir İdaresi Başkanlığı Özelgeleri

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

Tüfe ve Üfe Fiyatları Endeksi 2011 Kasım

TÜKETİCİ  VE ÜRETİCİ FİYATLARI ENDEKSİ  KASIM / 2011

TÜFE’de aylık değişim %1,73 olarak gerçekleşti.

2011 yılı Kasım ayında 2003 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Endeksi’nde bir önceki aya göre    %1,73, bir önceki yılın Aralık ayına göre %9,82, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,48 ve on iki aylık ortalamalara göre %6,13 artış gerçekleşmiştir.

ÜFE’de aylık değişim %0,65 olarak gerçekleşti.

2011 yılı Kasım ayında 2003 Temel Yıllı Üretici Fiyatları Endeksi’nde bir önceki aya göre      %0,65, bir önceki yılın Aralık ayına göre %12,20, bir önceki yılın aynı ayına göre %13,67 ve on iki aylık ortalamalara göre %10,72 artış gerçekleşmiştir.

 

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

KDV Tevkifat Uygulamasına İlişkin Genel Tebliğ Taslağı

Gelir İdaresi Başkanlığının web sitesinde; KDV tevkifat uygulamasına ilişki Genel Tebliğ Taslağı Yayınlanmıştır

Gelir İdaresi Başkanlığınca daha önce hazırlanan ve yeniden düzenlenen Katma Değer Vergisi Genel Tebliğ Taslağında; KDV tevkifat uygulamasına ve bu uygulamadan doğan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik açıklamalara yer verilmiştir.

Bu Taslağın geliştirilmesi ve yayımlanmaya hazır hale getirilmesi için Başkanlığın çalışmalarına devam etmekte olduğu bildirilmiş, söz konusu taslakta yer alan uygulamaların geliştirilmesi, değiştirilmesi veya katkıda bulunulması ile ilgili görüş ve öneriler istenilmektedir.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

Değersiz ve Vazgeçilen Alacak Ayırımı ve Muhasebesi

DEĞERSİZ VE VAZGEÇİLEN ALACAK İLİŞKİSİ VE MUHASEBESİ[1]

Erdoğdu ÖZ

Yeminli Mali Müşavir

www.ertadenetim.com

I-GİRİŞ

Bir iktisadi işletmede, mevcutlardan başka alacaklarda bulunur. Mevcutlar; aşınma, yıpranma ve eskime sonucu zaman içinde değerlerini kaybederler. Bir kısım alacaklar ise, tahsiline imkan kalmamış olması veya ihtilaflı olmaları gibi sebeplerden dolayı değerini kaybederler[2].

Vergi Usul Kanunda, bu değer kayıplarını dikkate alan hükümler bulunmaktadır. Alacaklardaki değer kayıplarını kapsayan hükümler ise, Vergi Usul Kanununun Değerleme ile ilgili III. Kitabının III. Kısmındaki Amortisman hükümlerinde bulunmaktadır. Alacaklarda amortisman hükümleri, alacaklarda görülen değer kayıplarının ne şekilde işleme tabi tutulacağını gösterir. Bu hükümler, Vergi Usul Kanununun 322, 323 ve 324 nci maddelerinde sırasıyla yer alan Değersiz Alacaklar, Şüpheli Alacaklar ve Vazgeçile Alacaklardır.

Bu maddelerde yer alan alacakların mahiyeti, kanunda açıkça belirtilmemiştir. Ancak, bu alacağın iş ve işletme ile ilgili olması konusunda bir tereddüt olmaması gerekir. Ayrıca bu alacağın, değerini kaybetmesi sonucu zarar olarak kaydedilebilmesi için, alacağın ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi sonucunda meydana gelmiş olması lazımdır. Yani, zarar olarak kaydedilecek olan alacak, karın teşekkülüne etki yapmış olmalı veya normal faaliyetin devamı sonucunda meydana gelmiş bulunmalıdır[3].

İncelememizin konusu, alacakların amortismanları arasında yer alan, tahsiline imkan kalmayan Değersiz Alacaklar ve Vazgeçilen Alacaklar hükümlerinin mahiyeti, birbiriyle ilişkisi ve muhasebeleştirilmesi olacaktır.

II-DEĞERSİZ VE VAZGEÇİLEN ALACAKLARIN MAHİYETİ

a-Değersiz Alacaklar

Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi, değersiz alacaklar ile ilgili hükmü kapsamaktadır. Bu hüküm, “ Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır.

Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedebilmek suretiyle yok edilirler.” şeklindedir.

Değersiz alacak, isminden de anlaşılacağı üzere, işletme için bir değeri kalmayan yani tahsili imkansız hale gelmiş bulunan alacaklardır[4].

Bu hüküm incelendiğinde görüleceği üzere, bir alacağın değersiz alacak sayılması için kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsilinin imkansız olması gerekmektedir.

Kazai bir hükümden maksat, alacağın tahsil imkanının kalmadığına ilişkin mahkeme kararıdır. Bu mahkeme kararı, alacağın tahsili için tüm hukuk yollarının denendiğini göstermesi gerekir. Yani, hükmün kesinleşmiş olması gerekir. Örneğin, bir mükellefin, bir müşterisine verdiği mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle açtığı davada, mahkemenin delil yetersizliği, zaman aşımı ve diğer sebeplerle davayı reddetmesi halinde, mahkemenin kararının temyiz imkanı varsa, temyiz kararının alınması gerekir. Çünkü, mahkeme kararlarının her zaman bozulması mümkündür. Bu nedenle de, tahsil imkanının hiç kalmadığı düşünülemez.

Kanaat verici vesika ise, kanunda tanımlanmamıştır. Buradan anlaşılması gereken, alacağın tahsilinin mümkün olmadığını gösteren bir belgedir. Bu tür belgelere örnek olarak, aşağıda yazılı belgeleri gösterebiliriz[5].

-Mahkemece verilmiş gaiplik belgesi,

-Borçlunun ölümü ve mirasçılar adına sulh mahkemesince verilmiş miras reddi kararı,

-Borçlunun ölümü ve mal ve mirasçıların bulunmadığını gösterir resmi evrak,

-Borçlunun adresinin tespit edilememesi sebebiyle icrai takibat dosyasının muameleden kaldırıldığı ve alacağın tahsilinin imkansız bulunduğu yolundaki icra memurluğu yazısı,

-Konkordato yoluyla vazgeçilen alacak.

İcra İflas Kanununun 143 üncü maddesi gereğince alacaklıya verilen aciz vesikası, bu kapsamda bir belge değildir. Çünkü, aciz belgesi takibin yapıldığı devrelerde borçlunun ödeme kabiliyetinin bulunmadığını gösterir. Bu belge ile alacaklı, borçlunun ödeme kabiliyetini kazandığı an takibe geçip alacağını tahsil edebilir[6]. Bu nedenle, aciz belgesine bağlanmış bir alacağın, değersiz alacak olarak değil, şüpheli alacak olarak müteala edilmesi suretiyle karşılık ayrılarak zarar yazılması daha uygun olur[7].

Değersiz alacaklar, değersiz alacak olarak mahkeme kararı veya kanaat verici bir belge ile belgelendiği vergilendirme döneminde zarar yazılır. Değersiz hale gelen alacaklar, değersiz hale geldikleri hesap dönemi içerisinde zarara geçirilir veya gider yazılırlar. Başka bir hesap döneminde zarar veya gider yazılmalarına olanak yoktur[8]. Daha sonraki bir dönemde zarar yazılması, dönemsellik ilkesi gereği olarak uygun değildir. Zarar yazılacak değer, sahibi için ifade ettiği değer olmayıp, muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler; değersiz alacaklarını, işletme hesabı defterinin sol tarafındaki gider bölümüne yazarak giderleştirirler.

Değersiz hale gelen alacak daha sonraki yıllarda tahsil edilirse kar hesabına yazılır. İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar ise gelir yazarlar.

Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde belirtilen koşullarla şüpheli hale gelmiş ve karşılık ayırmak suretiyle zarar yazılmış bir alacak, sonradan değersiz hale gelebilir. Bu takdirde muhasebe kaydıyla, şüpheli alacaklar ve karşılık hesabının kapatılması gerekir[9].

b-Vazgeçilen Alacaklar

Vazgeçilen alacaklar, Vergi Usul Kanununun 324 üncü maddesinde yer almaktadır. Bu madde, “ Konkordato veya sulh yoliyle alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içerisinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına naklolunulur.” şeklindedir.

Bu maddeye göre, bir alacağın vazgeçilen alacak sayılabilmesi için, alacaktan konkordato veya sulh yoluyla vazgeçilmiş olmalıdır.

Konkordato, borçlunun teklif edip en az üçte iki alacaklısının kabulüyle ve Ticaret Mahkemesi’nin tasdikiyle gerçekleşen bir anlaşmadır.

Konkordato hükümlerinden faydalanmak isteyen bir borçlu konkordato talebinde bulunabilir. Bu talep İcra tetkik merciine yapılır. Bunun için bir konkordato projesi hazırlanır ve buna ayrıntılı bir bilanço eklenir. Bu projede borçlarının yüzde kaçını ödeyebileceğini gösterir. Bu miktar yüzde elliden aşağı olamaz. İcra tetkik mercii borçlunun projesini uygun görürse iki aylık konkordato süresi verir. Ayrıca, bir de konkordato komiseri tayin eder. Konkordato komiseri, borçlunun işlerine nezaret eder, mallarının defterini tutar ve bir ilan ile alacaklıları toplantıya davet eder. Alacaklıların üçte ikisi konkordatoyu uygun görürlerse, konkordato kabul edilmiş sayılır. Bu üçte iki alacaklıların alacakları toplamı, bütün alacak toplamının üçte ikisi olmalıdır. Alacaklıların konkordato hakkında verdikleri karar, Ticaret mahkemesine gönderilir. Mahkeme bu kararı uygun görürse, konkordatoyu onaylar. Karar, ilan olunur.

Sulh, karşılıklı vazgeçme ve karşılıklı anlaşmaya dayanan ivazlı bir sözleşmedir. Davanın her halinde tahkikat hakimi iki tarafı veya vekillerini çağırarak bir diğerinin önünde davanın maddi konularına ilişkin sözlerini dinler ve bunları sulha de teşvik edebilir. Sulh, dava sırasında veya yargılama dışında yapılabilir. Mahkeme sırasında, iki tarafın beyanları tutanağa geçirilerek imzalanır. Yargılama dışında ise, sulh anlaşmasının mahkemeye verilmesi veya sulhun yargılama sırasında sözlü olarak tekrarı ve bunun tutanağa geçirilip, taraflara imzalatılması şeklinde yapılır[10]. Sulh yoluyla alacaktan vazgeçmenin şekli bu olmakla beraber, sulh yoluyla alacaktan vazgeçmeyi gösteren belgenin herhangi bir şekle tabi olmadığı, bu belgenin sıhhati ve belgeleme gücünün önemli olduğu Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonu Kararıyla[11] kabul edilmiş ve bu Maliye Bakanlığınca da uygun görülmüştür[12].

İlgili hükme göre,vazgeçilen alacağın borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınması gerekir. Bu hükümden anlaşılan, vazgeçilen alacak hükümlerinden bilanço usulüne göre defter tutan mükellefler yararlanır. Çünkü, karşılık hesabını ancak, bilanço hesabına göre defter tutanlar kullanabilirler. Vergi mükelleflerinden bilanço esasına göre defter tutmayan; işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ve basit usulde vergilendirilenler bu usulden yararlanamazlar.

Alacağın, vazgeçilen alacak olarak karşılık ayrılması dönemi, konkordato ve sulh anlaşmasının yapıldığı dönemdir.

Karşılık hesabı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde bu hesap kara aktarılır. Mahsup edilemeyen alacak üçüncü yılın sonunda değil, dördüncü yılda kar yazılır[13]. Üç yılın başlama tarihi, konkordatonun onaylandığı, sulh anlaşmasının yapıldığı tarihtir.

Alacağın vazgeçildiği işletme bünyesinde, bekletme süresi içinde doğan zarar, öncelikle karşılık hesabına alınmış olan vazgeçilen alacaktan mahsup edilir[14]. Vazgeçilen alacaktan geçmiş yıllara ilişkin zararların mahsubu mümkün bulunmaktadır[15].

Vazgeçilen alacakların, borçlu yönünden kara alınması bakımından, bekleme süresi, normal olarak üç yıl olmakla beraber, daha önce işin terki, ölüm ve kurumlarda devir halinde, terk, ölüm veya devir tarihinde söz konusu ödenmeyen borç karşılığı kar hesabına aktarılır[16]. Kanunda yer alan üç yıllık süre, kullanılabilecek en fazla süreyi ifade eder. Borçlu dilerse, üç yıl dolmadan vazgeçilen alacağı karına ilave edebilir.

III-DEĞERSİZ VE VAZGEÇİLEN ALACAK İLİŞKİSİ

Yukarıda açıklandığı üzere, değersiz alacaklarla ilgili Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesindeki hüküm, hangi hallerde bir alacağın değersiz sayılıp zarar yazılacağını gösterir.

Vazgeçilen alacak ile ilgili aynı kanunun 324 üncü maddesindeki hüküm ise, hangi hallerde bir alacağın borçlu açısından karşılık yazılacağını belirler.

Daha açık bir ifade ile, alacaklı alacağının değersiz hale geldiğini 322 nci maddede ki şartların oluşup oluşmadığına bakarak karar verecektir. Borçlu ise, vazgeçilen alacak nedeniyle oluşan kar için karşılık ayırıp ayıramayacağını 324 üncü maddedeki şartların oluşup oluşmadığına bakacaktır.

Görüleceği üzere, bu iki hüküm farklı hükümlerdir. Vazgeçilen alacaklar her zaman değersiz alacak olmadığından, alacaklı yönünden değersiz alacak olarak değerlendirilip zarar yazılamaz.

Örneğin, sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen bir alacağın, değersiz alacak olarak zarar yazılması durumunda, sulh işlemini gösteren belgenin kanaat verici bir belge niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerekir. Diğer taraftan, borçlunun ödeme gücünün bulunduğu hallerde, sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacağın değersiz alacak olarak zarar yazılması, bu maddenin konuluş amacına uygun değildir. Borçlu ve alacaklının ekonomik durumu, alacaktan vazgeçmeye uygun olmalıdır. Öte yandan, tek taraflı olarak alacaklı tarafından verilen ibranameler de bu kapsamda değersiz alacak olarak nitelendirilemez.

Öte yandan, değersiz alacak hükmünden işletme hesabı esasına göre defter tutanlar yararlanabilmekte iken, vazgeçilen alacak hükmünden işletme hesabı esasına göre defter tutanlar yararlanamamaktadır. Çünkü, maddede yer alan ve kullanılması zorunlu olduğu belirtilen ilgili karşılık hesabını ancak bilanço hesabı esasına göre defter tutanlar kullanırlar.

Sermaye şirketlerinin kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi, murakabesi veya sermayesi bakımından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı bulunduğu veya nüfusu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile sulh işlemleri neticesinde alacaktan vazgeçilmesi halinde, Kurumlar Vergisi Kanununun 13 ncü maddesinde yer alan transfer fiyatlaması yoluyla örtülü kazanç hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerekir.

IV-DEĞERSİZ VE VAZGEÇİLEN ALACAK MUHASEBESİ

A-Değersiz Alacakların Muhasebe Kaydı

a1-Alacağın Doğrudan Değersiz Alacak Haline Gelmesi

——————————– ./.———————————–

689 Diğer Olağandışı Giderler ve Zararlar Hesabı

-Vazgeçilen Alacaklar Hesabı

1                       20/121 Alıcılar /Alacak Senetleri Hesabı

Değersiz Alacak Kaydı

——————————–./.————————————

——————————–.31.12——————————

690 Dönem Karı veya Zararı

689 Diğer Olağandışı Giderler ve Zararlar Hesabı

– Vazgeçilen Alacaklar Hesabı

689 hesabın kar-zarar hesabına aktarılması

——————————–./.————————————-

a2-Doğrudan Değersiz Alacak Yazılan Alacaktan Sonraki Yılda Tahsilat Yapılması

——————————– ./.———————————–

100/102 Kasa/Bankalar

671 Önceki Dönem Gelir ve Karları

Tahsilat Kaydı

——————————–. /————————————

——————————– 31.12——————————

671 Önceki Dönem Gelir ve Karları

690 Dönem Karı veya Zarar

671 hesabın kar-zarar hesabına aktarılması

——————————–./.————————————

b1-Şüpheli Alacağın Değersiz Alacak Haline Gelmesi

——————————– ./.———————————–

128 Şüpheli Ticari Alacaklar

120/121 Alıcılar /Alacak Senetleri Hesabı

Alacağın Şüpheli Hale Gelmesi

——————————–./.————————————

——————————-31.12——————————–

654 Karşılık Giderleri

129 Şüpheli Alacaklar Karşılığı

Şüpheli Alacak İçin Karşılık Ayrılması

——————————–./.————————————

——————————-.31.12.————————————

129 Şüpheli Alacaklar Karşılığı

128 Şüpheli Ticari Alacaklar

Şüpheli Alacağın Değersiz Hale Gelmesi

——————————–./.————————————

B- Vazgeçilen Alacakların Muhasebe Kaydı

b-1Borçlunun Muhasebe Kaydı

——————————-./.————————————

320/321 Satıcılar/Borç Senetleri Hesabı

545/549 Özel Fonlar

-Vazgeçilen Borç Karşılığı

Ödenmeyecek Borç Kaydı

——————————./.————————————–

——————————-31.12———————————

545/549 Özel Fonlar

-Vazgeçilen Borç Karşılığı

679 Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar

3 yıl bekletilen fonun zararla mahsup edilememesi halinde kayıt

——————————./.————————————–

——————————-31.12———————————

679 Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar

690 Dönem Karı ve Zararı

679 Hesabın Kar-Zarar Hesabına Aktarılması

——————————./.————————————–

b2 Alacaklının Muhasebe Kaydı

——————————-31.12———————————

689 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar

120/121 Alıcılar/Alacak Senetleri

Vazgeçilen Alacak Kaydı

——————————./.————————————–

——————————-31.12———————————

690 Dönem Karı ve Zararı

689 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar

Vazgeçilen Alacak Kaydı

——————————./.————————————–

[1] Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog Dergisinin 2000 Ocak (Sayı 141) sayısında yayınlanan makalem güncellenmiştir.

[2] EROĞLU,Nurettin, Açıklamalı ve İçtihatlı Vergi Usul Kanunu, Ankara 1995, s.552.

[3] EROĞLU, a.g.e. s.553.

[4] TURGAY, Recep, Vergi Usul Kanunu ve Tatbikatı 2. Cilt, İstanbul 1978, s.1185.

[5] Bu belgelerin kanaat verici belge olduğu konusunda, tüm vergi hukukçularının görüş birliği içinde olduğu eserlerinden anlaşılmaktadır.

[6] SEVİĞ, Veysi, Alacakların Gider Kaydı, Vergi Dünyası, Sayı, 17, s. 49.

[7] EROĞLU, a.g.e. s.557.

[8] KOCAHANOĞLU, O. Selim-YÜKSEL M. Naci, Amortisman Hukuku ve Uygulaması,Temel Yayınları, İstanbul, 1985, s.130.

[9] KOCAHANOĞLU, a.g.e.s.132

[10] Konkordato ve Sulh ile ilgili kısım, Av. Ayhan YALÇIN’ ın “Benim Avukatım Ansiklopedik Hukuk Rehberi” isimli eserinden yararlanılmıştır.

[11] 20.3.1992 ve Yayın Sıra No. 169 Genel Sıra No. 196-4

[12] Maliye Bakanlığının 1.11.1972 ün ve 24458-324-119/ 60006 sayılı yazısı.

[13] DOĞAN, Hasan,Mükellefin Dergisi, Sayı:71,Kasım 1998, s.102.

[14] ÖZBALCI,Yılmaz, Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Ankara 1988, s. 709.

[15] DOĞAN, ag.m. Dayanak Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 9.12.1969 gün ve 24458-324-115/48660 sayılı muktezası. Bekleme süresi içinde, geçmiş yıl zararının vazgeçilen alacaktan mahsup edilemeyeceği konusunda görüşleri olan yazarlardan bazıları; ARICA, M. Nadir, Vergi Usul Kanunu, Ankara 1989, s. 1177. ÖZBALCI,Yılmaz a.g.e. s.709.

[16] SEVİĞ, Veysi, Değersiz Alacaklar ile Vazgeçilen Alacaklar, Yaklaşım Dergisi, Sayı:3, s.7-8

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
PwC

İlaç Sektörü Zor Durumda

06.12.2011 – 2011/3 İlaç Sektörü Zor Durumda
Son İlaç Fiyat Kararnamesi ve Sağlık Uygulama Tebliği’yle (SÜT) yapılan ilaç fiyat indirimleri sonucunda ilaç şirketlerinde işlerin yürümesi için yeterli bir karlılık kalmamış hatta bir çok ürün için faaliyetlerin zararla sonuçlanacak noktasına gelinmiştir.

Son
İlaç Fiyat Kararnamesi ve Sağlık Uygulama Tebliği’yle (SÜT) yapılan ilaç fiyat
indirimleri sonucunda ilaç şirketlerinde işlerin yürümesi için yeterli bir
karlılık kalmamış hatta bir çok ürün için faaliyetlerin zararla sonuçlanacak
noktasına gelinmiştir.

Sağlık
harcamaları içinde önemli bir yeri olan ilaçlarda fiyat düşüşlerinin ilk
bakışta mali bütçeye katkı sağladığı düşünülebilir. Yetkililerin yaptığı
açıklamalardan tutarsal olarak ne kadar tasarruf edildiğini hepimiz öğrenmiş
olduk. Ancak, bütçedeki olumlu durumun
dışında fiyat indirimlerinin ilaç şirketlerinin mali yapısına verdiği zararın
ekonomiye ve sosyal hayata nasıl yansıyacağı konusuna değinilmemekte maalesef
yapılan değerlendirmelere de kayıtsız kalınmaktadır.

İlaç
şirketlerinin piyasaya ilaç tedarik eden basit bir yapı içinde temel
faaliyetinin bununla sınırlı olduğunu düşünmek oldukça yanıltıcıdır. İlaç
şirketlerinin ekonomiye ve sosyal hayata ne tür katkıları olduğu ve finansal
zorluk içinde bu katkılara devam edilebilirliği analiz edildiğinde maalesef
ileriye yönelik olumsuz bir tablo görünmektedir.

İlacın tedavideki
etkinliğinin doktorlara tanıtımı

Şirketleri
“ilacının hastalığın tedavi sürecindeki etkinliği” hakkında doktorlara yönelik
bir nevi eğitim mahiyetinde tanıtımlar yapmaktadır. Bu tanıtımlar Sağlık
Bakanlığının kontrolünde ve yasal düzenlemesine uygun olarak kongre ve
sempozyumlar vasıtasıyla yapılmakta, doktorların bu bilimsel toplantılara
katılması için gerekli tüm maliyetlere ilaç şirketleri sponsor olmaktadır.

İlaç
şirketlerindeki mali sıkıntılar sebebiyle bu aktiviteler azalırsa, bu boşluğun
doldurulması için bu defa Sağlık İdaresinin ilave maliyetlere katlanması
gerekecektir. Aksi takdirde doktorların bilimsel gelişimi için elzem olan bu
tür platformlar yapılamayacak duruma gelecektir.

İstihdamın azalması

İlaç
şirketleri ilaçlarının tedavi alanlarındaki etkinliklerini yukarıda bahsedilen
kongreler dışında donanımlı personeliyle de tanıtmaya çalışmaktadır. Yasal
düzenlemelere uygun olarak doktor ziyaretleri yapılarak ilaçların klinik rapor
sonuçları doktorlarla paylaşılmakta ilaçların etkinlikleri hakkında teknik
bilgi verilmektedir.

Bu
tür personel sayısı ilaç şirketlerinin büyüklüklerine göre çok önemli sayılara
ulaşmaktadır. İlaç fiyat düşüşleri şirketleri belli bir küçülmeye ve sonuç
olarak bu teknik personelin işten çıkarma tedbirleri alınmasına zorlayacaktır.
Bu durum hem istihdamı azaltacak hem de doktorlara bilimsel sonuçların ulaşması
ektin olarak yürütülemeyecektir.

İlaçların eczanelerde
bulunamaması

Son
fiyat düşüşüyle birlikte birçok ilaç maliyet bedelinin altında kalmıştır. Böyle
bir durumda zarar yapacağını bile bile ilaçlarını satmaya çalışacak ilaç
şirketi bulmak nasıl mümkün olacak açıkçası bunun düşünülmesi gereken en hassas
konu olduğu kanaatindeyim.

Birçok
şirket ilaç maliyetlerini Sağlık İdaresine bildirerek durumunu açıklamaya
çalışıyor ve makul bir karla ilacını satmak için fiyatların tekrar
belirlenmesini talep ediyor. Bu başvurulardan bir sonuç alınamazsa maalesef
bazı ilaçların piyasadan çekilmesine ya da belli limitler içinde tedarik
edilebilme sonucu ortaya çıkabilir.

Eczanelerin finansal
zorluklara düşmesi

Hali
hazırda büyük çoğunluğu karlı olmayan eczanelerin bundan sonra finansal
durumları daha da kötüleşeceği beklenilmektedir. Tedarik zincirinin nerdeyse en
önemli halkasını oluşturan eczanelerin finansal zorluğa düşmesi tüm yapıyı
zedeleyecektir.

Sonuç
olarak Sağlık ve Mali İdarelerinin ekonomik tedbirler alması kamuyu yakından
ilgilendiren ilaç fiyatlarında indirime gitmesi ilk bakışta olumlu bir ortam
yaratabilir, ancak bu tür zorlayıcı ve bir sektörün tamamını olumsuz etkileyen
tedbirlerin diğer etkilerini de hesaba katmak gerekir düşüncesindeyim.

Saygılarımızla,

Nedim
Bayraktaroğlu

Kıdemli
Müdür, SMMM

PwC
Türkiye Vergi ve Hukuk Hizmetleri

Okunma sayısı: 2611
Kullanıcı Yorumları
Hiç yorum yazılmamış. İlk yazan siz olmak ister misiniz?
Kategoriler
Erta Denetim

KDV İade ve Mahsuplarına İlişkin Rakamsal Hadler

KDV İade ve Mahsuplarına İlişkin Rakamsal Hadlere Ulaşmak için Tıklayınız

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

ÇVÖA Serbest Meslek Koşulları ve Vergi Oranlar

ÇVÖA KAPSAMINDA BAZI ÜLKELERLE YAPILAN ANLAŞMALARDA SERBEST

MESLEK KAZANCININ TÜRKİYE’DE VERGİLENDİRİLMESİ

KOŞULLARI

 

Ülke KVK Md.30SM Tevkifat Oranı % 12 Ay Esası 183 Gün Kuralı Türkiye’deFaaliyetin Yapılması Türkiye’de Sabit Yer Türkiye’de Vergilendirme Şartı
ABD 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Belçika 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Beyaz Rusya 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Birleşik Krallık 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Bulgaristan 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Danimarka 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Fransa 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Hollanda 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
İtalya 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Japonya 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Macaristan 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Rusya 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Türkmenistan 20 Takvim Yılı Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Ukrayna 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)

 

 

Not:Diğer ülkeler için anlaşma metinlerine bakılması gerekir.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

ÇVÖA Faiz ve Gayrimaddi Hak Oranlar

FAİZ VE GAYRİMADDİ HAK BEDELLLERİ ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINACAK VERGİ ORANLARI

 

FAİZ VE GAYRİMADDİ HAK BEDELLLERİ   ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE
  ALINACAK VERGİ ORANLARI

 

TARAF DEVLET

FAİZ (%)

GAYRİMADDİ HAK BEDELİ (%)

1.AVUSTURYA

15

10

AVUSTURYA (REVİZE) 5  (Oesterreichische Kontrollbank AG ya da amacı ihracatı teşvik   etmek olan benzeri bir Türk kamu kuruluşu tarafından ihracatı teşvik amacıyla   verilmesi, garanti edilmesi ya da sigortalanması durumunda)
  10 (Faiz bir banka tarafından elde edilmişse)
 
  15 (Tüm diğer durumlarda)

10

2.NORVEÇ

15

10

 

NORVEÇ (REVİZE) 

 

 

5 (Norveç Yönünden,
  Devlet Emeklilik Fonu’na, Norveç İhracat Kredileri Garanti Kurumu’na, faizin   tamamının veya büyük bir kısmının Norveç Hükümeti’ne aktarılması şartıyla,   Eksportfinans ASA’ya ödenmesi halinde;  Türkiye yönünden,
  Sosyal Güvenlik Fonu’na, Türkiye İhracat ve Kredi Bankası’na ödenmesi   halinde)

10

10 (faizin bir bankaya ödenmesi halinde)
15 (tüm diğer durumlarda)
3.GÜNEY KORE 10 (iki yılı aşan borçlarda ve alacak taleplerinde)

10

15 (diğerlerinde)
4.ÜRDÜN  

10

12

5.TUNUS

10

10

6.ROMANYA

10

10

7.HOLLANDA 10 (iki yılı aşan kredilerde)

10

15 (diğerlerinde)
8.PAKİSTAN

10

10

9.İNGİLTERE

15

10

10.FİNLANDİYA

15

10

FİNLANDİYA (REVİZE) 5 (Finlandiya İhracat Kredi Kurumu (Finnish Export Credit) veya FINNVERA   ile amacı ihracatı teşvik olan benzeri Türk kamu kurumları tarafından   ihracatı teşvik amacıyla verilen, garanti edilen veya sigortalanan borç veya   krediler yönünden)

10

10 (faizin bir banka tarafından elde edilmesi durumunda)
15 (tüm diğer durumlarda)
11.KKTC

10

10

12.FRANSA

15

10

13.ALMANYA (FESHEDİLEN)

15

10

ALMANYA (YENİ)

10

10

14.İSVEÇ

15

10

15.BELÇİKA

15

10

16.DANİMARKA

15

10

17.İTALYA

15

10

18.JAPONYA

10 (kredi, finans kurumlarından   alınmış ise)

10

 15 (diğer durumlarda)
19.B.A.E

10

10

20.MACARİSTAN

10

10

21.KAZAKİSTAN

10

10

22.MAKEDONYA

10

10

23.ARNAVUTLUK

10

10

24.CEZAYİR

10

10

25.MOĞOLİSTAN

10

10

26.HİNDİSTAN

10  (finansal kurum veya banka   tarafından verilen herhangi bir borca karşılık   ödeniyorsa)                       

 

15

  15  (diğer durumlarda)

 

27.MALEZYA

15

10

28.MISIR

10

10

29.Ç.H.C

10

10

30.POLONYA

10

10

31.TÜRKMENİSTAN

10

10

32.AZERBAYCAN

10

10

33.BULGARİSTAN

10

10

34. ÖZBEKİSTAN

10

10

35. A.B.D. 10 (faiz banka, finansal veya  tasarruf kuruluşları ile sigorta   şirketlerince verilen kredilerden   kaynaklanıyorsa)                  

 

5 -10

15 (diğer durumlarda)
36.  BEYAZ RUSYA

10

10

37.  UKRAYNA

10

10

38.  İSRAİL

10

10

39. KUVEYT

10

10

40. RUSYA

10

10

41. SLOVAKYA

10

10

42. ENDONEZYA

10

10

43. LİTVANYA

10

5  (Sınai, ticari ve bilimsel teçhizatın kullanım hakkı karşılığı   ödenen gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının)   
 

 

10 (diğer durumlarda)
44. HIRVATİSTAN

10

10

45. MOLDOVA

10

10

46. SİNGAPUR 7,5 (her hangi bir   finansal              kurum tarafından alınan faizler için)

10

10 (diğer durumlarda)
47. KIRGIZİSTAN

10

10

48. TACİKİSTAN

10

10

49.ÇEK CUMHURİYETİ

10

10

50.BANGLADEŞ

10

10

51.LETONYA

10

5  (Sınai, ticari ve bilimsel teçhizatın kullanım hakkı karşılığı   ödenen gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının)   
    10 (tüm diğer durumlarda)
52.İSPANYA 10  (faiz bir banka tarafından verilen harhangi bir borçtan   kaynaklanıyorsa veya sözkonusu faiz, ticari eşya veya ekipmanın bir Akit   Devlet teşebbüsüne kredili olarak verilmesi karşılığında ödeniyor ise )

10

  15 (tüm diğer durumlarda )  
53.SUDAN

10

10

54.SLOVENYA 

10

10

55.SURİYE

10

15 (patent, alameti farika, desen veya model, plan, gizli formül ya da   üretim yöntemi veya sınai, ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi   birikimi için)
  10 (sinema filmleri ile radyo ve televizyon kayıtları dahil olmak üzere   edebi, sanatsal veya bilimsel her nevi telif hakkının kullanımı veya kullanım   hakkı için)
56.YUNANİSTAN

12

10

57)TAYLAND 10 (sigorta şirketi dahil herhangi bir finansal kurum tarafından alınmış   ise)

15

  15 (diğer durumlarda)  
58)LÜKSEMBURG 10 (iki yılı aşan borçlanmalarda)

10

 

15 (diğer durumlarda)

 

59) ESTONYA

10

5 (sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın kullanım hakkı karşılığında   ödenen gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının)
 

 

10 (tüm diğer durumlarda)
60) İRAN

10

10

61. FAS

10

10

62. LÜBNAN

10

10

63. GÜNEY AFRİKA C.

10

10

64) PORTEKİZ 10 (iki yılı aşan borçlanmalarda)

10

 

15 (diğer durumlarda)

 

65. SIRBİSTAN VE

10

10

      KARADAĞ  

 

66. ETİYOPYA

10

10

67. BAHREYN

10

10

68. KATAR

10

10

69. BOSNA HERSEK

10

10

70. SUUDİ ARABİSTAN

10*

10

  71. GÜRCİSTAN

10

10

  72. UMMAN

10

10

  73. YEMEN

10

10

  74. İRLANDA 10 (İki yılı aşan bir borç ya da başka alacaktan dolayı ödenen veya bir   finans kurumu tarafından elde edilen   faizlerde)                             15 (diğer durumlarda)

10

75. YENİ ZELANDA 10 (bir bankaya ödenmişse)                      10
15 (tüm diğer durumlarda)
76. KANADA

15

10

77. İSVİÇRE 5 (Eximbank ya da amacı ihracatı teşvik etmek olan benzeri bir kuruluş   tarafından ihracatı teşvik etmek amacıyla verilen, garanti edilen ya da   sigortalanan bir borç ya da kredi yönünden)

10

10 (faiz bir banka tarafından elde edilmişse)
10 (tüm diğer durumlarda)**
78. BREZİLYA

15

15 (ticari markaların kullanımından veya kullanım hakkından doğan   gayrimaddi hak bedelleri)10 (tüm diğer durumlarda)

 

79. AVUSTRALYA

10

10

80. MALTA

10

10

 *   Anlaşmada faiz yerine “alacaktan kaynaklanan gelir”   olarak düzenlenmiştir.
  ** Protokolün 3 üncü maddesi ile Akit Devletlerin iç mevzuatları gereğince   %15’e kadar vergi alma hakkı da saklı tutulmuştur.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

Yurt Dışından Gelen Hizmet Faturalarının Vergilendirilmesi

YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET FATURALARININ  VERGİ KANUNLARI

 VE

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI  KARŞISINDAKİ DURUMLARI

 

                                                                                          Erdoğdu ÖZ

                                                                                           Yeminli Mali Müşavir

 

I-YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET FATURALAR HAKKINDA GENEL BİLGİ

Vergi usul kanununa göre yapılan harcamanın bir belge ile belgelendirilmesi esastır. Bu belgeler, fatura (invoice) ve fatura yerine geçen belgelerdir.

Borç dekontu (debite note), düzenleyen firmanın faaliyette bulunduğu ülkede uygulanan vergi mevzuatı açısından geçerli bir belge olması ve bu durumu gösteren, yetkili makamlardan bir yazı alınması halinde kanıtlayıcı belge olarak kabul edilir.

Yurt dışından alınan belgelerin yurt dışındaki temsilciliklerimize tastik ettirilmesi ve ayrıca Türkçe’ye tercüme ve tastik işlemi kaldırılmıştır (253 sıra nolu VUK. genel tebliği ).

Reklamasyon giderlerinin ihracatın yapıldığı ülkedeki müşterinin vereceği fatura veya ilgili ülke mevzuatına göre fatura yerine geçen belgelerle tevsiki gerekir. Ancak bu tür belgelerin alınamadığı durumda ihracatçı firmanın, yeni bir belge düzenleyerek önceki faturayı iptal etmesi ve reklamasyon bedeline isabet eden kısmın iade edildiğini gösterir bir belgeyi de ispat vesikası olarak kullanması mümkündür.

GİDER VE HİZMET BEDELLERİ

Gider ve hizmet faturaları konumuzu ilgilendirmektedir. Mal faturalarının konumuzla ilgisi bulunmamaktadır.

-Komisyon

-Reklam, Pazarlama

-Reklamasyon

-Sigorta

-Makinelerin montaj, bakım ve onarımı bedeli

-Mühendislik

-Yönetim, finans, eğitim, vergi, hukuk ve teknik danışmanlık

-Patent, lisans, telif hakları,  know-how, marka, franchising, desen, model, gizli formül, üretim yönetimi gibi gayrimaddi hakların kira ve satış bedelleri

-Sinema-TV filmleri, Bilgisayar programları

-Yurt dışı kredi faizleri

-Ana merkezin masraflarına katılma bedelleri 

II-YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET  FATURALARIN KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFATI VE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

HİZMET İTHALİNDE STOPAJ SORUMLULUĞU (GVK Md:94, KVK Md:30): 

Yurtdışında mukim kişi ve kuruluşların Türkiye’deki müşterilerine hizmet sunmak suretiyle elde ettiği gelirler, hizmetin türüne göre, Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulabilmektedir.

Bu vergileme genellikle tevkifat yoluyla olmaktadır.

Hizmeti veren, Türkiye’den gelir elde eden gerçek kişi ise, yapılan ödeme GVK’ nun 94 üncü maddesi uyarınca tevkifat gerektiriyorsa, gelir vergisi tevkifatı yapılır.

Hizmeti veren, bir kurum ise ve hizmet niteliği itibariyle KVK’ nun 30’üncü maddesi kapsamında tevkifata tabi ise, kurumlar vergisi tevkifatı yapılması gerekir.

Karşı ülkeyle vergi anlaşması yoksa veya mevcut vergi anlaşması tevkifatı engellemiyorsa, bu maddelere göre tevkifat yapılır.

Dar mükellefiyete tabi kurumların düzenledikleri belgelerde yer alan aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden,  bu kazanç ve iratları (avanslar da dahil) nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15  oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.(KVK.Md.30).(Ek.1).

Bakanlar kurulu bu oranı artırma ve azaltma yetkisine sahiptir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini kullanmıştır. (12.01.2009 tarih 27130 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/14593 sayılı BKK ile 12.01.2009 tarihinden itibaren geçerli olarak.).Ek.2).

-Yıllara yaygın inşaat hakkediş ödemeleri %3

-Serbest meslek kazancı ödemeleri %20 

-Petrol arama faaliyeti kazancı %5

-Gayrimenkul sermaye iratları %20

-Finansal kira ödemeleri %1

-Kar payı ödemeleri %15

-Yabancı devletler, uluslar arası kurumlar, yabancı banka ve kurumlardan alınan krediler için alınan faizler %0

-Mevduat faizleri %15

-Telif, imtiyaz, işletme, ticaret unvanı, marka satışı bedeli  %20

-BKK ile tespit edilen vergi cenneti ülkelerindeki mükelleflere yapılan ödemeler  %30

ÖDEMENİN MAHİYETİNİN BELİRLENMESİ İÇİN DAR MÜKELLEFLE SÖZLEŞME YAPILMASI VE YAPILMIŞ OLAN  SÖZLEŞMENİN İNCELENMESİ GEREKLİDİR

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARININ TEVKİFAT ORANINA ETKİSİ

Dar mükellef kurumların vergilendirme rejimine yönelik kurumlar vergisi kanunu ve genel tebliğlerinde yer alan yasal düzenlemelerden ayrı olarak Türkiye’nin imzalamış olduğu çifte vergilendirmeyi önleme  anlaşmalarında da düzenleyici maddeler bulunmaktadır.

Karşılıklılık esasına göre işleyen bu düzenlemelerin dar mükellef kurumların vergilendirilmesinde dikkate alınması  gerekmektedir. Sadece iç mevzuata göre, dar mükellef kurumların vergilendirme rejimini oluşturmak eksik uygulamalara neden olacaktır.

Hizmeti verenin mukimi bulunduğu ülke ile Türkiye arasında yapılmış ve yürürlüğe girmiş  vergi anlaşmasında; vergilendirme hakkı Türkiye’de değilse tevkifat  yoktur.  

Daha düşük oranda tevkifat yapılmasına hükmedilmiş ise bu oran uygulanmaktadır.

Çifte vergileme, vergiye tabi bir gelirin birden fazla ülkede vergi konusu olması, aynı gelirin hem elde edildiği ülkede hem de geliri elde edenin mukim (yerleşik) olduğu ülkede vergilendirilmesidir. Ülkeler bu istenilmeyen durumu ortadan kaldırmak amacıyla aralarında vergi anlaşmaları yapmaktadırlar.

Türkiye bugüne kadar 74 ülke ile (01.12.2011 tarihi itibariyle yürürlükte olan) anlaşma yapılmıştır(Ek.3).

ANLAŞMALARDA DÜZENLENEN GELİR UNSURLARI

-Gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelirler,

-Ticari kazançlar,

-Uluslararası taşımacılık kazançları,

-Temettü gelirleri,

-Faiz gelirleri,

-Gayrimaddi hak bedelleri (royalty gelirleri)

-Sermaye değer artış kazançları,

-Serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen gelirler,

-Ücret gelirleri,

-Şirket yönetim kurulu üyelerinin gelirleri,

-Sanatçı ve sporcu gelirleri,

-Özel sektör çalışanlarının emekli maaşları,

-Kamu çalışanlarının ücret gelirleri ve emekli maaşları,

-Öğretmenler ve öğrencilerin elde ettikleri gelirler

-Diğer gelirler

Yukarıda belirtilen gelir unsurları anlaşmalarda ayrı ayrı ele alınmakta ve vergileme yetkisi duruma göre mukim olunan ülkeye veya gelirin elde edildiği kaynak ülkeye bırakılmakta, bazen de her iki ülke arasında paylaştırılmaktadır.

Vergilemenin her iki devlette de yapıldığı durumda aynı kazançlar üzerinden çifte vergilendirmeyi önlemek için diğer devlette ödenen vergi mukim olunan devlette anlaşmanın çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin madde hükümleri çerçevesinde duruma göre mahsup veya istisna edilmektedir.

Burada yapılan açıklamalar genel nitelikli olup, ayrıntılar için ilgili anlaşmaların dikkate alınması gerekmektedir.

ANLAŞMA KAPSAMINA GİREN KİŞİLER:

Bir anlaşmanın kapsamına anlaşmaya taraf devletlerden birinde veya her ikisinde mukim olanlar girmektedir. Dolayısıyla her iki devlet ile de mukimlik ilişkisi olmayanlar anlaşmadan yararlanamamaktadırlar. Mukimlik konusu ise anlaşmalarda ayrı bir maddede ( madde 4 ) ele alınmakta olup, konuya ilişkin açıklamalar bu maddede yer almaktadır.

ANLAŞMA KAPSAMINA GİREN VERGİLER:

Anlaşmaların kapsamına gelir üzerinden alınan vergiler girdiğinden, ülkemiz açısından uygulama konusu olan vergiler gelir ve kurumlar vergisidir.   

Akdedilen anlaşmaların bazılarında servet üzerinden alınan vergiler de kapsama alınmış olmakla bunun pratik bir sonucu bulunmamaktadır.

MUKİMLİĞİN BELİRLENMESİ :

Anlaşma kapsamına giren kişilerin hangi devletin mukimi olduğu  konusu anlaşmaların 4. Maddesinde yer almaktadır. Anlaşmaların pek çok maddesinde vergileme yetkisi mukim olunan devlete bırakılmış olduğundan, mukim olunan devletin belirlenmesi bu açıdan önem kazanmaktadır.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hükümleri anlaşmaya taraf ülkelerde mukim olanlara uygulandığından, anlaşmalardan yararlanmak isteyenlerin tam mükellef oldukları ülkenin yetkili makamlarından mukimlik belgesi almaları gerekmektedir(Ek.7).

KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFATINA TABİ ÖDEMELERİN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖDEME ANLAŞMALARINA  GÖRE DURUMLARI

SERBEST MESLEK KAZANÇLARI

Serbest meslek faaliyeti: Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa  dayanan ve  ticari mahiyette olmayan işlerin işverene  tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır (GVK Md.65).

Kurumlar vergisi kanunu ve gelir vergisi kanunu’na  göre dar mükelleflerin serbest meslek kazançlarının Türkiye’de elde etmiş sayılması için serbest meslek faaliyetinin Türkiye’de icra edilmesi veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Türkiye’de değerlendirme, ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi.

Serbest meslek kazancı ödemelerinde tevkifat oranı % 20’dir.(petrol arama faaliyetlerinde %5)

SERBEST MESLEK KAZANCINA ÖRNEKLER

-Teknik danışmanlık, mühendislik (proje çizim, kontrollük)  hizmetleri karşılığı yapılan ödemeler,

-Montaj ücretleri,

-Muhasebe, denetim, vergi danışmanlığı, avukatlık ve diğer her türlü danışmanlık karşılığı yapılan ödemeler,

-İlmi veya mesleki konularda ders, konferans veya görüş beyan etmek üzere gelen yabancı bilim adamları, uzmanlar ve ihtisas sahibi kişilere yapılan ödemeler,

-Desinatörlere çizim karşılığı yapılan ödemeler,

-Yurt dışından gelen yabancı şarkıcılara, tiyatro sanatçılarına, reklam filminde oynayan kişilere yapılan ödemeler.

-Dar mükelleflerin Türkiye’de montaj işlerinden elde ettikleri gelirlerin, ticari kazanç mı yoksa serbest meslek kazancı mı olduğu ayrımı da özellik arz eder. Eğer söz konusu montaj faaliyeti ticari kazanç kapsamına girerse, dar mükellefe yapılan ödemeden KVK’na  göre tevkifat yapılmayacaktır.

Örnek: Makine bedeli ile montaj bedelinin ayrılmadığı, makine bedeline montaj bedelinin dahil olduğu durumlar.

-Söz konusu gelirin serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilmesi durumunda, dar mükellefe yaptığı iş karşılığı yapılan ödemeden KVK’na göre tevkifat yapılması gerekmektedir. 

Örnek: Montaj bedelinin ayrı gösterildiği durumlar

-Dar mükellefin bir taahhüt anlaşması çerçevesinde malzeme dahil montaj işini üstlenmesi durumunda, bu işten dar mükellefin elde ettiği gelir ticari kazançtır. Bu durumda dar mükellefin Türkiye’de elde ettiği gelirden KVK’nun 30’ncu maddesi hükmü uyarınca tevkifat yapılmayacaktır.

ÇVÖA’NA GÖRE SERBEST MESLEK KAZANCI

(Genelde anlaşmanın 14 ncü maddesinde yer alır.)

Anlaşmalara göre serbest meslek kazançları, ister bir şahıs ve isterse bir teşebbüs tarafından elde edilsin nihai vergileme hakkı onun mukim bulunduğu  devlete aittir.

Ancak faaliyetin karşı  devlette icra edildiği hallerde (Türkiye); şahıs veya teşebbüs karşı devlette (Türkiye) bu faaliyetlerini icra etmek için sürekli olarak kullanabileceği bir sabit yere sahip ise (Ürdün, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri, Arnavutluk, Kazakistan, Makedonya, Bulgaristan, Moğolistan, Azerbaycan, Ukrayna ve Beyaz Rusya anlaşmalarında yegane şart budur)  

veya

Şahsın, karşı devlette (Türkiye) bu faaliyetleri icra etmek amacı ile bir veya birkaç seferde kaldığı, teşebbüsün ise faaliyetlerini icra için harcadığı süre veya süreler, bir takvim yılı içinde (bazı anlaşmalara göre herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde) toplam 183 günü aşarsa,

Elde edilen kazancın, faaliyetin icra edildiği (kaynak-Türkiye) devlette vergilenmesi de mümkündür.

Serbest meslek faaliyeti Türkiye’de yapılıyorsa ve bu faaliyetten Türkiye’de yararlanılıyorsa %20 kurumlar vergisi tevkifatı yapılacaktır. 

ÇVÖA’sı vergilendirme hakkını Türkiye’ye veriyor ise (Türkiye’de iş yeri  ve 183 günden fazla çalışılmış) %20 tevkifat yapılacaktır.

ÇVÖA’sı vergilendirme hakkını diğer ülke mukimine veriyor ise (Türkiye’de iş yeri yok ve 183 gün çalışılmamış) Türkiye’de vergilendirilmeyecek ve tevkifat yapılmayacaktır.(Ek.4).

GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI

Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri ve kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlardır (GVK Md.70).

-Arazi, bina, madenler,

-Voli mahalleri ve dalyanlar,

-Gayrimenkullerin ayrı olarak kiraya verilen tesisat ve demirbaşları,

-Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar,

-Arama işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan, sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, imalat usulleri,

-Telif hakları(müellifi ve mirasçısının elde ettiği gelir SMK.’dır ),

-Gemi ve gemi payları, motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları,

-Motorlu nakil vasıtaları, makina ve tesisat,

Gayrimenkul sermaye iradından söz edebilmek için gayrimenkul ve gayrimenkul olarak tanımlanan mal veya hakların  belirli bir süre ile bir başkasının kullanımına bırakılması gerekir.

Dar mükellef kurumun Türkiye’de gayrimenkul sermaye iradı elde etmesi için, gayri menkulün Türkiye’de bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye’de kullanılması veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Gayrimenkul sermaye iradında tevkifat oranı %20 (finansal kira  ödemelerinde % 1)’dir.

GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI ÖRNEKLERİ

-Dar mükellef kurum bir iş makinesini Türkiye’de bir kişiye kiralamış ve makineyi Türkiye’de kiralayanın kullanımına terk etmiş olması halinde elde ettiği gelir gayrimenkul sermaye iradıdır.

-İş makinesinin Türkiye’de kiralanmasıyla birlikte söz konusu makineyi işletecek bir kişinin de  gönderilmesi durumunda bu kişiye yapılan ödeme mahiyetine göre ücret veya serbest meslek kazancı olur.

-Her türlü menkul ve gayrimenkul malların  kiralanması karşılığı yapılan ödemeler,

-Patent (ihtira beratı) karşılığı kira ödemesi,

-Lisans ücreti (royalty), know-how (teknik bilgi) ücreti

-Marka, ticaret unvanı, franchising, alameti farika karşılığı ödeme,

-Sinema tv filmi karşılığı ses ve görüntülü bantlar karşılığı ödeme,

-Arama, işletme ve imtiyaz ruhsatı ücreti,

-Telif hakları ücreti.

GAYRİMADDİ HAK SATIŞ GELİRLERİ

Ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden %20 tevkifat yapılır.

GAYRİMENKUL VARLIKLARDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

(Genelde anlaşmanın 6 ncı maddesinde yer alır.)

Gayrimenkullerin kiraya verilmesinden elde edilen gelirler, anlaşmaların  6 ncı maddesi uyarınca  gayrimenkulün bulunduğu devlette ve bu devletin iç mevzuatı uyarınca vergiye tabi tutulmaktadır.

Gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir, Türkiye’deki gayrimenkullerden elde ediliyorsa Türkiye’de %20 tevkifata tabi tutulacaktır.

GAYRİMADDİ HAK BEDELLERİ

(Genelde Anlaşmanın 11 İnci Maddesinde Yer Alır.)

Bir devlette doğan (Türkiye) ve diğer devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer devlette vergilendirilebilir.

Bununla beraber, söz konusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri  devlette (Türkiye) ve o devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak bu şekilde alınacak vergi gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının anlaşma hükümlerindeki oranı aşmayacaktır.

Anlaşmalardaki oranlar %5,%10 ve %15 dir (KVK’na göre %20).

Bu oran Fransa ve Hollanda da %10’dur. ABD ’de sınai, ticari ve bilimsel techizatta %5, diğerlerinde %10’dur(Ek.5).

Bu maddede kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, sinema filmleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.

GAYRİMADDİ HAK SATIŞ GELİRLERİ ÖRNEK

Yurtdışında mukim firmalardan piyasada bulunan hazır bilgisayar paket programların alınarak üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve/veya çoğaltılmadan işletmede kullanılması halinde, yurtdışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç, ticari kazanç niteliği taşıyacağından, bu nitelikteki ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapılmayacaktır.

“Copyright” kapsamında bir bilgisayar programının çoğaltılma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme vb. gibi haklarının satın alınması halinde, bir gayri maddi hak elde edilecek olup, yurtdışında mukim firmaya yapılacak söz konusu gayri maddi hak bedeli ödemelerinden % 20 oranında vergi tevkifatı yapılacaktır. ÇVÖA varsa, anlaşma hükmüne göre (genelde %10) tevkifata tabidir.

Yurtdışında mukim firmalara, daha önce piyasada bulunmayan bir bilgisayar programının özel olarak hazırlatılması halinde, yurtdışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı niteliği taşıyacağından % 20 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

MENKUL SERMAYE İRATLARI

Dar mükelleflerin Türkiye’de menkul sermaye iradı elde etmesi, sermayenin Türkiye’de yatırılması hallerinde mümkündür. 

Sermayenin Türkiye’ye yatırılmış olması hali; Türkiye’de bir tüzel kişiye  sermaye olarak konulması, borç olarak verilmesi ve benzeri şekillerde Türkiye’de nemalandırılmasıdır. Böyle yatırılmış bulunan sermaye karşılığında elde edilen kar payı, faiz ve benzeri iratlar, dar mükellef kurumun Türkiye’de elde ettiği menkul sermaye iradıdır.

Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizler sıfır oranında tevkifata tabidir. Kredi şeklinde olmayan alacak faizleri %10 oranında tevkifata tabidir.

Dar mükellef yabancı kurumun, tam mükellef kurumun  ortağı olarak kar payı elde etmesi halinde, elde edilen kar paylarından KVK’nun 30 ncu maddesi hükmüne göre  %15 oranında tevkifat yapılacaktır. 

TEMETTÜLER

(Genelde Anlaşmanın 10 uncu Maddesinde Yer Alır.)

Bir devletin mukimi olan bir şirket tarafından(Türkiye) diğer akit devlet mukimine ödenen temettüler, bu diğer devlette vergilendirilebilir.

Bununla beraber söz konusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukimi olduğu devletçe de(Türkiye) kendi mevzuatına göre vergilendirilebilir (%15 vergi tevkifatı). Ancak bu şekilde alınacak vergi anlaşmadaki oranları aşamayacaktır.

Anlaşmalardaki oranlar ülkelere ve sermaye paylarına göre (%5,%7,%10,%12,%15,%20,%25 ve %35 ) değişmektedir.

(ABD, Fransa hisse oranı %10 dan fazla ise %15, %10 dan az ise %20, Hollanda’da hisse oranı %25’den fazla ise %15,az ise %20 (anlaşma protokolüne göre Türkiye’de %10 uygulanacak)).(Ek.6)

FAİZLER

(Genelde Anlaşmanın 11 inci Maddesinde Yer Alır.)

Bir devlette doğan (Türkiye) ve diğer devlet mukimine ödenen faiz, bu diğer devlette vergilendirilebilir.

Bu faiz elde edildiği  devlette (Türkiye) ve o devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak bu şekilde alınacak vergi faiz tutarının anlaşmalarda belirtilen oranı aşmayacaktır.

Anlaşmalarda belirtilen oran genel olarak %10,%15 oranlarındadır.

Kurumlar vergisi tevkifatı %0 ile %10 arasında değişmektedir.

Fransa ile yapılmış anlaşmalarda %15,Hollanda ile yapılan anlaşmada iki yılı aşan kredilerde %10,diğerlerinde %15,ABD anlaşmasında %10 oranında vergiye tabi tutulur. Türkiye’de uygulanan faiz %0 ile %10 oranlarıdır. Bu oranlar anlaşmadaki oranları aşmadığından KV tevkifat oranı uygulanır.

MASRAF PAYLAŞIMI ANLAŞMALARI

Çok uluslu firmalar tarafından yaygın olarak kullanılan masraf paylaşımı özellikle araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin finansmanı amacıyla kullanılan bir yöntem olup, sahip olunması,  üretilmesi veya alınması düşünülen iktisadi kıymetin, gayrimaddi hakkın veya  hizmetin  satın alıp veya üretilip ,geliştirilmesi karşılığında katlanılan her türlü masraf  ve riskin  bir anlaşma  çerçevesinde, anlaşmaya taraf olanların bu masraflara katılmaları karşılığında alacakları her türlü faydaya göre dağıtımının düzenlendiği çok taraflı anlaşmalardır.

Maliye idaresince, masraf paylaşımı hizmetleri karşılığında yapılan ödemeler gayri maddi hak bedeline ilişkin bir ödeme olarak değerlendirildiğinden  yapılan bu ödemeler %20 oranında kurumlar vergisi tevkifatına tabidir.

ÇVÖA varsa anlaşma hükümlerine göre tevkifat yapılacaktır. 

VERGİ CENNETLERİNE YAPILAN ÖDEMELER

Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle bakanlar kurulu’nca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın %30 tevkifat yapılır.

Bakanlar kurulu vergi cenneti ülkeleri henüz tespit etmemiştir.bu nedenle, Bakanlar Kurulu Kararı çıkıncaya kadar tevkifat yapılmayacaktır.

OECD’nin tespitine göre vergi cenneti ülkeler aşağıdadır:

Bu ülkelerin toplam sayısı şu an itibariyle 35’dir. Anguilla, Andora, Antigua, Aruba, Bahamalar, Bahreyn, Barbados, Belize, İngiliz Virjin Adaları, Cook Adaları, Dominika, Gibralter, Granada, Guernsey/Sark/Alderney, İsle of Man, Jersey, Liberya, Liechtenstein, Maldivler, Marşal Adaları, Monako, Monserrat, Nauru, Hollanda Antilleri, Niue, Panama, St. Kitts and Nevis, St. Lucia, St. Vincent, Seyşeller, Tonga, Turks and Caicos Adaları, Amerikan Virjin Adaları, Vanuatu and Batı Samoa.

Yukarıda sayılan ülkeler, çoğunluğu Karayipler ve Güney Pasifik Okayanusu’nda bulunan küçük ada devletleri olup, buralardaki şirketleşme düzeyi de fiili yapılanmadan çok posta kutularından ibarettir.

VERGİ TEVKİFATINA TABİ OLMAYAN KAZANÇ VE İRATLAR

TİCARİ KAZANÇLAR

-Mal ithalat bedelleri,

-Komisyonlar,

-İlan ve reklam hizmet bedelleri,

-Tamir ve bakım ücretleri,

-Yük ve yolcu taşıma bedelleri,

-Sigorta primleri,

-Yurt dışında yaptırılan fason iş bedelleri,

-Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler,

ÜCRETLER

DİĞER KAZANÇ VE İRATLAR

Menkul veya gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançları bu madde kapsamında değerlendirilmektedir.

Buna göre, diğer devlette bulunan gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançları için vergileme, söz konusu gayrimenkulun bulunduğu devlette ve bu devletin  iç mevzuatı çerçevesinde yapılacaktır.

Diğer devlette bulunan ticari veya mesleki işyerlerinin veya bunların aktifine kayıtlı menkul varlıkların (örneğin bir iş makinesi) elden çıkarılmasından doğacak değer artış kazançları, işyerinin bulunduğu devlette ve bu devletin iç mevzuatı çerçevesinde vergilendirilecektir.

Yine anlaşmaların 8 inci maddesi kapsamında ele alınan ve uluslararası taşımacılık yapan  firmaların taşımacılık araçlarını elden çıkarmaları dolayısıyla elde edecekleri kazançlar da mukim oldukları devlette vergiye tabi tutulacaktır.

Yukarıda bahsedilenlerin dışında kalan mal varlıklarının elden çıkarılmasından doğacak değer artış kazançları ( örneğin tahvil veya hisse senetlerinin ) duruma göre bu varlıkları elden çıkaranların mukim olduğu devlette veya gelirin elde edildiği kaynak devlette vergilendirilmektedir.

TEVKİFATIN YAPILMA ZAMANI:

Tevkifata tabi kazanç ve iratların nakden veya hesaben ödendiği veya tahakkuk ettirildiği andır.

Nakden ödeme; tevkifat konusu bedelin fiilen ödendiği durumdur.

Hesaben ödeme, tevkifata konu kazanç ve iradı ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.

KVK’nun 30 ncu maddesine göre tevkifat yapılacak diğer bir zaman da, kazanç ve iradın tahakkuk ettiği zamandır. Örnek olarak, her yıl satışların belli tutarı üzerinden ödenecek know-how bedellerinin yıl sonunun gelmesiyle tahakkuk ettirilmesini gösterebiliriz.

TEVKİFATIN YAPILACAĞI MATRAH

Dar mükellef kurumlara tevkifat konusu kazancı sağlayanlar, söz konusu kazançlar üzerinden tevkifat yapacaklardır.tevkifat matrahı, tevkifata konu kazanç ve iradın gayri safi tutarıdır.

Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, net ödeme tutarının brütü bulunarak brüt tutar üzerinden hesaplanır.

Ödemenin net mi brüt mü olacağının sözleşme aşamasında belirlenmesinde yarar vardır.  

Yapılan ödemenin döviz cinsinden olması durumunda, ödenecek tutar T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL.’ye çevrilmesi ve böylece TL. cinsinden tutarın hesaplanması gerekir.

KUR FARKLARI

Dar mükellef kurumlar tarafından yapılan ödemenin gecikmesi, tahakkuk veya hesaben ödeme dolayısıyla ortaya çıkan kur farkları stopaja tabidir.

Ancak kur farklarının stopaja konu edilmesi için fiili ödeme esastır. Dönem sonu değerlemelerden ortaya çıkan kur farkları dolayısıyla dönem sonunda stopaj yapılması gerekmez.

MUHTASAR BEYANNAME

Vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar,bu vergileri bağlı oldukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadır.

Muhtasar beyanname ertesi ayın 23’üncü günü akşamına kadar verilir. 26’ncı günü akşamına kadar ödenir.

VERGİ KESİNTİSİNİN KAYIT VE HESAPLARDA GÖSTERİLMESİ

Vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler (KVK.md.30/12)

Örnek;

Türkiye’de fabrikasına makine alımında bulunan bir kurum, yurt dışından montör getirmiştir. Bu montör için 05.01.2011 tarihinde  10.000 $ bedelli fatura gelmiş ve kayda alınmıştır. ($ kuru  1.70 TL.ödeme 15.02.2011 $ kuru 1.80 TL montörün ülkesi ile ÇVÖA yok)

Örneğin Çözümü

————————-05.01.2011———————-

258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR     17.000

191 İNDİRİLECEK KDV                                     3.060

                      360 ÖDENECEK VERGİ                             6.460

                          -KV STOPAJI                              3.400

                          -SORUMLU SIFATIYLA KDV 3.060

                      329 DİĞER TİCARİ BORÇLAR                13.600

Tahakkuk 10.000*1,70

—————————————15.02.08——————————————

258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR       1.250

329 DİĞER TİCARİ BORÇLAR                       13.600

                       360 ÖDENECEK VERGİ                                 250

                           -KV STOPAJI                                 250

                       102 BANKALAR                                         14.600 

10.000*(1.80-1.70)=1.000  NET

1.000/0,80= 1.250  TL BRÜT

—————————————–./—————————————————-                                   

 

 

 III-YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET FATURALARIN KATMA DEĞER VERGİSİ  SORUMLULUĞUNUN BELİRLENMESİ 

Katma değer vergisi, Türkiye’de yapılan ve Katma  Değer Vergisi Kanunu’nun  1nci maddesinde sayılan teslim ve hizmetler üzerinden  alınan bir vergidir.

Vergilendirilme yapılması için  öncelikle işlemin KDVK kapsamına girip girmediğinin, kanun kapsamına alınan bir işlemin de istisna veya muafiyet kapsamına alınıp alınmadığına dikkat edilmelidir.

Vergilendirme şartı; KDVK kapsamına giren işlemlerin Türkiye’de yapılması ve yurt dışında yapılan hizmetlerden Türkiye’de faydalanılmasıdır (mal ithalatı da  KDVK kapsamına girmektedir.).

Yurt dışından sağlanan hizmetlerin gümrükten geçmesi söz konusu olmadığı, bu nedenle kontrolü zor olduğu için hizmet ithalinde söz konusu hizmeti ithal edenler sorumlu tutulmuştur.

Dolayısıyla  Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni iş merkezi bulunmayan yabancı kişi ve kuruluşlardan sağlanan hizmetlerde, bu işlemlere taraf olan gerçek veya tüzel kişinin vergi mükellefi olup olmadığına bakılmadan sorumlu sıfatıyla KDV hesaplayıp beyan edecektir.(KDVK Md.9).

YURT DIŞINDAN SAĞLANAN HİZMET İFALARININ KDV KAPSAMINA GİRMESİ

KDV Kanunu’nun konusuna Türkiye’de yapılan işlemler girmektedir.

İşlemin Türkiye’de yapılması;

a- Malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını;

b- Hizmetin Türkiye’ de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanmasını ifade eder.

Hizmetin Türkiye’de yapılması; söz konusu işlemin Türkiye’de gerçekleşmesi halidir.

Hizmetten Türkiye’de faydalanılması; hizmet yurtdışında verilse dahi söz konusu hizmetin sonuçlarından Türkiye’de faydalanılmışsa, söz konusu hizmet ile ilgili olarak KDV sorumluluğu doğmaktadır.

Örnek

Tam mükellef bir kurum veya kişi yurt dışındaki tam mükellef bir kişi veya kuruma bir proje çizdirerek söz konusu projeyi Türkiye’de kullanarak bir yapı inşa etmişse, dar mükellefe yapılan ödemede hizmetten Türkiye’de faydalanılmış olması nedeniyle KDV sorumluluğu vardır.

KDV SORUMLULUĞUNUN OLMADIĞI HALLER;

-Bu hizmet, KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalıdır,

-Bu hizmet, Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de icra edilmemiş ve Türkiye’de faydalanılmamış) bir hizmet olmalıdır,

-İthal edilen hizmet, KDV istisnasına konu bir hizmet olmalıdır.

-Yurtdışından alınan ve bu üç şartın sağlanamadığı tüm hizmetler, KDV sorumluluğu gerektirir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi anlaşması bulunması, vergi anlaşmalarının KDV’yi kapsamaması sebebiyle, KDV sorumluluğunu etkilemez.

Örnek

Bir şirketin iş için yurtdışına seyahate giden elemanının, gittiği ülkede otelde konaklaması, aldığı otel faturasının Türkiye’de gider kaydedilmesi olayında, hizmetin icra edildiği ve faydalanmanın gerçekleştiği yer yurtdışı olduğundan bu hizmet hem Türk KDV’ sinin konusu dışında kaldığı ve hem de bu hizmet ithal edilmediği için 2 no.lu beyanname verilerek KDV sorumluluğunun yerine getirilmesini gerektirmez.

Türkiye’de üretilen mallara yurtdışında müşteri bulan bir yabancının yaptığı bu komisyonculuk hizmeti, yurtdışında cereyan ettiği ve faydalanma da orada gerçekleştiği için KDV’ ye  ve KDV sorumluluğuna tabi değildir.

YURTDIŞINDAN SAĞLANAN HİZMET İFALARINDA KDV’NİN DOĞUŞ ANI

Dar mükelleflerden sağlanan hizmetlerde hizmetin tamamlanmasıyla KDV sorumluluğu doğacaktır. Hizmetin tamamlanma anı; işin anlaşma şartına uygun olarak yerine getirilmesidir. Hizmetin kısım kısım ifası teslimi söz konusu ise, kısım kısım yapılmasının mutad olduğu durumda her bir kısmın ifasıyla veya kısım kısım ifasında anlaşmaya varılması durumunda, her bir kısmın ifası ile KDV sorumluluğu doğmaktadır.

Hizmetin tamamlandığı durumlarda, fatura düzenlenmemiş olsa dahi KDV doğmuştur. Bu nedenle sorumlu sıfatı ile KDV tevkifatı gerekir.

Dar mükellef kurum tarafından, hizmet ifa edilmeden fatura düzenlenmesi durumunda da sorumlu sıfatıyla yapılacak KDV tevkifatı, ilgili faturanın düzenlenmesi ile doğmaktadır.

Faydalanma Türkiye’de olmak ve KDV yi önleyen özel bir hüküm bulunmamak kaydıyla ;

– Yurtdışından teknik hizmet, montaj hizmeti veya danışmanlık hizmeti alınması,

– Yurtdışından gayrimaddî hak alınması veya kiralanması (know-how, marka vs.),

 – Yurtdışından kiralanmış menkulün (meselâ bir iş makinesinin) Türkiye’ye getirilip kullanılması,

 – Yurtdışından yazılım hizmeti alınması,

 – Yurtdışından tamir-bakım hizmeti alınması,

 – Bir yurtdışı firmanın personeli olan kişinin, geçici süreyle Türkiye’de görev yapması,

gibi hizmetler KDV sorumluluğu gerektirmektedir.

SORUMLU SIFATI İLE KDV HESAPLAMASI VE SORUMLU SIFATIYLA  ÖDENEN KDV’NİN İNDİRİLMESİ

Sorumlu sıfatıyla KDV’nin hizmet ifalarının tamamlanması ile hesaplanıp bu dönemde 2 no’lu kdv beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Yurtdışından sağlanan hizmet bedellerinde genelde yabancı para cinsinden ödeme yapılmaktadır. Bu durumda, KDVK’nın 26 ncı maddesi hükmü uyarınca, döviz cinsinden belirlenen mal ve hizmet bedeli vergi doğuran olayın meydana geldiği ( hizmetin tamamlandığı ) andaki TCMB döviz alış kuru üzerinden, Türk lirası’na çevrilerek KDV tevkifatı hesaplanacaktır. Tevkifat uygulanacak KDV matrahı, KDV konusunu teşkil eden hizmet bedelidir. Eğer dar mükellefe net ödeme yapılacaksa, tam mükellef tarafından üstlenilen tevkifat tutarı da KDV tevkifat matrahına dahil olacaktır.

Ayrıca dar mükellef kurumlara ödenen bedellerle ilgili olarak ortaya çıkan kur farkları için KDV’nın 30’uncu maddesi hükmü uyarınca tevkifat yapılacağı gibi, aynı kur farkları üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanarak beyan edilecektir.

2 no’lu kdv beyannamesi KDV’nın 41’inci maddesi hükmü uyarınca işlemin gerçekleşmesini takip eden ayın 24’üncü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecek ve 26’ıncı günü akşamına kadar ödenecektir.

Mükelleflerin  hesaplayıp tevkif ettikleri KDV, aynı zamanda 1 no’lu KDV beyannamelerinde indirilecek KDV olarak dikkate alınmaktadır. Sorumlu sıfatıyla KDV hesaplandığı dönemde devreden KDV tutarı çıkmadıkça, bu durum mükellefler üzerinde bir mali yük oluşturmaktadır.

KAZANÇLAR İTİBARİYLE SORUMLULUK UYGULAMASI

TİCARİ KAZANÇ

Türkiye’de ticari kazanç elde eden dar mükellef kurumlar, tam mükellef kurumlar ile aynı vergileme rejimine sahiptir. Bu nedenle Türkiye’de şube veya daimi temsilci vasıtasıyla faaliyet gösteren dar mükelleflerin ticari kazançları sağlayanlar, bu gelirler nedeniyle dar mükellefe sağlanan hasılattan sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapmayacaklardır.

SERBEST MESLEK KAZANCI

Dar mükellef kurum veya dar mükellef gerçek kişiler tarafından, Türkiye’de yapılan veya yurt dışında yapılan ve Türkiye’de faydalanılan serbest meslek kazancı kapsamındaki faaliyetten elde edilen gelirin KDV kanunu kapsamına girmesi karşılığı olarak yapılan ödeme sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatına tabidir.

GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI

Dar mükelleften kiralanan ve Türkiye’de kullanılan, patent, lisans ücreti, know-how,  marka,  ticaret unvanı, sinema ve tv filmi, arama işletme ruhsat ücreti, telif hakkı, karşılığında ödenen kira bedellerinden sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapılacaktır.

Dar mükellef kurumun yurt dışındaki gayrimenkulünün kiralanması karşılığı yapılan ödemeden KVK’nın 30’uncu maddesi hükmü uyarınca tevkifat yapılırken, hizmetten yurt dışında yararlanıldığı için sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapılmayacaktır.

MENKUL SERMAYE İRADI

Dar mükellef, Türkiye’ye yatırmış olduğu  sermaye karşılığı elde ettiği gelir hizmet ihracı olarak KDV tevkifatına tabidir. Çünkü dar mükellef kurumun Türkiye’ye yatırdığı para karşılığı, mevcut sermayesini başkasına kullandırma hizmeti vermektedir.

Ancak , 46 no.lu KDV Genel Tebliği’nde yurt dışından temin edilen krediler ve katma  değer vergisi’ne tabi bir mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin bedelin   ödenmesine bağlı olarak ortaya çıkan vade farkları için aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Yurt dışı kredi işlemlerinin kanunun 17/4-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekli olup bu kapsamdaki işlemler nedeniyle (banka ve kredi kuruluşlarına) ödenen , faiz, komisyon ve bunlara ilişkin kur farklar katma değer vergisi’ne tabi değildir.

Katma değer vergisi’ne tabi bir mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin bedelin ödenmesine bağlı olarak ortaya çıkan vade, farklarının kredi işlemleri ile   bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, bir mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı vade  farkı,faiz veya benzeri diğer menfaatlerin kanun’un  4.maddesi uyarınca vergiye tabi işlemin matrahına dahil edilerek  vergilendirileceği tabidir.

Yurt dışındaki sigorta şirketlerine yaptırılan sigortalar için ödenen primlerinde KDV kanunu’nun 6 ve 9.maddeleri uyarınca KDV sorumluluğu kapsamına girmekle beraber, aynı tebliğde KDVK’nın 17/4-e maddesindeki istisnanın bu primler içinde uygulanacağı belirtilmektedir.

DİĞER KAZANÇLAR

Diğer kazanç ve iratlar, değer artış kazancı ve arızi kazanç olarak iki sınıfa ayrılmıştır. Değer artış kazancı, mal ve hakların elden çıkarılmasıyla oluşan gelir unsurudur. Arizi kazançlar, arızi olarak yapılan işlerden elde edilen kazançlardır.        

Diğer kazanç ve irat kapsamındaki gelir unsuru;  KDVK’nın 1nci maddesi kapsamındaki , ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerden değildir. Söz konusu teslim ve hizmetlerde devamlılık vardır.

Diğer kazanç ve iratları doğuran faaliyet yurt dışında yapılsa ve bu faaliyetten yurt dışında  faydalanılsa söz konusu faaliyetlerden KDV sorumluluğu doğmamaktadır.

ÖZELLİK ARZ EDEN DURUMLAR

1-İHRAÇ EDİLEN MALLARIN YURT DIŞINDA PAZARLAMASINI YAPAN YABANCI FİRMALARA ÖDENEN  KOMİSYONLARIN DURUMU

Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan yurt dışındaki bir firmanın, ihraç edilecek bir mala ilişkin olarak, Türkiye’deki ihracatçı firmaya yurt dışında vereceği  pazarlama ve reklam hizmeti gibi hizmetler Türkiye’de ifa edilmemiş bulunduğundan ve bu hizmetlerden Türk firması yurt dışında yararlandığından, KDV’ye  tabi tutulmayacaktır.

2-TÜRKİYE’YE MAL İTHALATINA YÖNELİK OLARAK YABANCI FİRMALARA ÖDENEN İTHALAT KOMİSYONLARININ  DURUMU

Yabancı firmaların Türkiye’ye ihraç edecekleri mallar dolayısıyla Türkiye’deki ithalatçıya verilen hizmetler, Türkiye‘de ifa edildiğinden veya Türkiye’de  yararlanıldığından KDV’ye tabi tutulacaktır.

3-YABANCI SERMAYELİ ŞİRKETLERİN YURTDIŞINDAKİ ANA ŞİRKETE ÖDEDİGİ  GENEL GİDERLERE KATILIM PAYI

Yurt dışındaki ana şirketin genel idare giderlerine katılım payı olarak ödenen tutar, Türkiye’deki şirket açısından vergi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyen gider olarak nazara alınması gerekir.

Kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayda alınan bu tutar KVK’nın 30’uncu maddesine göre vergi tevkifatına tabi değildir.

Aynı şekilde, kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayda alınan tutar sorumlu sıfatıyla KDV’ye tabi değildir.

4-REKLAMASYON GİDERLERİ

Reklamasyon, satılan malların istenilen kalitede olmadığının anlaşılması halinde bedel alınmaksızın yenisiyle değiştirilmesidir.  Özellikle yurt dışına yapılan satışlarda, malın iadesi  ve yerine yenisinin verilmesi ekonomik olmadığı için, bozuk mallar geri alınmaksızın yerine bedelsiz olarak başka mallar gönderilebilmektedir.

Çoğu zaman yabancı firmalar, başka malların gönderilmesini de tercih etmeyerek evsafa  uygun olmayan mallar için eksik ödeme yapmakta veya yaptıkları ödemenin bir kısmını geri istemektedirler.

İhracatla ilgili olarak yurtdışından gelen reklamasyon faturaları için KDVK’nun  9 uncu maddesi gereğince, sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmesine gerek yoktur. Çünkü, reklamasyon faturasının dayanağı ihracat faturasıdır ve ihracatın KDV’den istisna edilmiş olması sebebiyle ihracat aşamasında KDV hesaplanmamıştır. Yani asıl işlem KDV’sizdir.

5-HESAP DÖNEMİNDEN SONRA GELEN FATURALAR

Hesap döneminin son ayına ait KDV beyannamesi verildikten sonra, biten hesap dönemine ait ve biten hesap döneminin tarihini taşıyan gider faturaları geldiği takdirde, bufaturalar yasal kayıt süresi(45 gün) sona ermeden  gelmiş ise KDV dahil tutarı ile gider olarak kayıtlara intikal ettirilebilir.

Faturalar yasal kayıt süresinden sonra gelmiş ise kurumlar vergisi beyannamesinde diğer indirimler satırında KDV dahil tutarı ile gösterilmek ve dilekçe ile mahiyetini açıklamak kaydı ile indirim konusu yapılabilir. Beyanname üzerinden indirilen faturalar bir sonraki hesap dönemi kayıtlarına 681 önceki dönem gider ve zararları olarak kayda alınır ve kayda alındığı yılda ise gider olarak dikkate alınmaz.  

 

V-EKLER

EK 1-KVK MD.30 METNİ

EK 2-KV TEVKİFAT ORANLARINA İLİŞKİN BAKANLAR KURULU KARARI

EK 3-TÜRKİYE’NİN SONUÇLANDIRDIĞI VERGİ ANLAŞMALARI LİSTESİ

EK 4-SERBEST MESLEK ÖDEMELERİ ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINAN VERGİ ORANLARI

EK 5-FAİZ VE GAYRİMADDİ HAK BEDELLERİ ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINACAK VERGİ ORANLARI

EK 6-TEMETTÜLER ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINACAK VERGİ ORANLARI

EK 7-ÇVÖA MUKİMLİK BELGESİ DİLEKÇE ÖRNEKLERİ

 

 

Kanun Adı     KURUMLAR VERGİSİ KANUNU                                                                                                              EK.1

Madde No                30

Kapsam                  

(1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır:

a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri.

b) Serbest meslek kazançları.

i) Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan % 5,

ii) Diğerlerinden % 20,

c) Gayrimenkul sermaye iratları.

i) 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 1,

ii) Diğerlerinden % 20,

ç) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları.

ça) Her nevi alacak faizlerinden;

 i) Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) % 0,

 ii) Diğerlerinden % 10,]

çb) Gelir Vergisi Kanunu’nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 10 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından % 10.

(2) Ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerce % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(3) Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15  oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(4) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar ile (c) bendinde belirtilen şirketlerin (b) bendindeki şartları taşıyan iştirak kazançlarından anonim veya limited şirket niteliğindeki dar mükellef kurumlara dağıtılan kâr paylarından yapılacak kesinti oranı, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca uygulanan oranın yarısını aşamaz.

(5) Türkiye’de iş yeri ve daimî temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticarî faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden, kurum bünyesinde % 15  oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(6) Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden, kurum bünyesinde % 15oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(7) Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi yapılır.

a) Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

b) Yurtdışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin ana para, faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz.

c) Bu fıkraya göre vergi kesintisine tâbi tutulan ödemeler, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre ayrıca vergi kesintisine tâbi tutulmaz.

(8) Bakanlar Kurulu yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya yetkilidir.

(9) Bu maddeye göre vergisi kesinti yoluyla alınan kazanç ve iratlar için Kanunun 24 veya 26 ncı maddelerine göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere söz konusu kazanç ve iratların dahil edilmesi ihtiyaridir. Şu kadar ki, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (7) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile fonların katılma belgelerinden ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.

(10) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.

(11) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.
(12) Bu Kanuna göre vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler.

                                                                                                                                                                                  

                                                                                                                                                                                         EK.2

KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFAT ORANLARI
(5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30 ve Geçici 1/4 ile GVK’nun Geçici 67’inci Maddeleri ve 2006/11447 s.BKK. Uyarınca Dar Mükellef Kurumlara Yapılan Ödemeler İçin Geçerli Kesinti Oranları

İlgili Madde Açıklama Oran
KVK 30/1-a Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri %3
KVK 30/1-b Petrol arama faaliyetleri için yapılan serbest meslek kazancı ödemeleri %5
KVK 30/1-b Diğer serbest meslek kazancı ödemeleri
(Ücret ödemeleri dahil)
%20
KVK 30/1-c Finansal kira ödemeleri %1
KVK 30/1-c Diğer gayrimenkul sermaye iratları %20
GVK Geç. 67/1,2 1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen h er nevi
tahvil ve Hazine bonolarının faizleri ile Toplu
Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler
%0
Geç. 67/4 Mevduat Faizleri (TL. Döviz Cinsinden) %15
Geç. 67/4 Menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ve iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatler (Repo Gelirleri) %15
Geç. 67/4 Katılım bankaları tarafından katılma hesabı
karşılığında ödenen kar payları
%15
Geç. 67/4 Kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları %15
KVK 30/1-ç
KVK 30/1-ç
Her nevi alacak faizleri ;
– Yabancı Devletler, Uluslararası Kurumlar veya Yabancı Banka ve Kurumlardan Alınan Her Türlü Krediler için Ödenecek Faizler
– Diğerlerinden
%0%10
KVK 30/1-ç GVK’nun 75/10’uncu maddesinde yazılı menkul
sermaye iratları (Her çeşit senetlerin ıskonto edilmesi karşılığından alınan iskonto bedelleri-yurtdışında factoring kuruluşlarına ödenen faizler)
%10
KVK 30/1-ç Diğer menkul sermaye iratları %15
KVK 30/2 Ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden %20
KVK 30/3 Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kar paylarından %15
KVK 30/5 Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden %0
KVK 30/6 Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze
aktardıkları tutar üzerinden
%15
GVK Geç. 67/1 Halka açık şirketlerin 1.1.2006 tarihinden sonra iktisap edilen ve 1 yıldan kısa bir süre ile elde tutulan hisse senetlerinin Türkiye’de faaliyette bulunan banka veya aracı kurumlar aracılığıyla elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar (Gayrimenkul ve menkul kıymet yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin satışı dahil) %0
GVK Geç. 67/1 Menkul kıymet yatırım fonu katılma belgelerinin kar payları (yani bunların ilgili fona iadesinden sağlanan gelirler) %0
GVK Geç. 67/1 1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen her nev’i tahvil (Devlet-özel sektör) ve Hazine bonolarının Türkiye’de faaliyette bulunan banka veya aracı kurumlar kanalıyla elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar %0
GVK Geç. 67/1 Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler %0
KVK 30/7 Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkanı sağlayıp sağlamadığı hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca Han edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesabın yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın %30

                                                                                                                                                                                                            EK.3

YÜRÜRLÜKTE BULUNAN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI

 
        Yayımlandığı Resmi Gazete   Vergiler Açısından Uygulanmaya  
    Taraf Devlet Anlaşmanın İmza Edildiği Tarih Tarih No Yürürlük Tarihi Başlandığı Tarih  
  1) Avusturya 03.11.1970 01.08.1973 – 14612 24.09.1973 01.01.1974  
    Avusturya(Revize) 28.03.2008 26.06.2009 – 27270 01.10.2009 01.01.2010  
  2) Norveç 16.12.1971 21.12.1975 – 15445 30.01.1976 01.01.1977  
  3) Güney Kore 24.12.1983 02.10.1985 – 18886 25.03.1986 01.01.1987  
  4) Ürdün 06.06.1985 15.07.1986 – 19165 03.12.1986 01.01.1987  
  5) Tunus 02.10.1986 30.09.1987 – 19590 28.12.1987 01.01.1988  
  6) Romanya 01.07.1986 21.08.1988 – 19906 15.09.1988 01.01.1989  
  7) Hollanda 27.03.1986 22.08.1988 – 19907 30.09.1988 01.01.1989  
  8) Pakistan 14.11.1985 26.08.1988 – 19911 08.08.1988 01.01.1989  
  9) İngiltere 19.02.1986 19.10.1988 – 19964 26.10.1988 01.01.1989  
  10) Finlandiya 09.05.1986 30.11.1988 – 20005 30.12.1988 01.01.1989  
  11) K.K.T.C. 22.12.1987 26.12.1988 – 20031 30.12.1988 01.01.1989 (1)
  12) Fransa 18.02.1987 10.04.1989 – 20135 01.07.1989 01.01.1990  
  13) Almanya 16.04.1985 09.07.1986 – 19159 30.12.1989 01.01.1990 (2)
  14) İsveç 21.01.1988 30.09.1990 – 20651 18.11.1990 01.01.1991  
  15) Belçika 02.06.1987 15.09.1991 – 20992 08.10.1991 01.01.1992 (3)
  16) Danimarka 30.05.1991 23.05.1993 – 21589 20.06.1993 01.01.1991  
  17) İtalya 27.07.1990 09.09.1993 – 21693 01.12.1993 01.01.1994  
  18) Japonya 08.03.1993 13.11.1994 – 22110 28.12.1994 01.01.1995  
  19) B.A.E. 29.01.1993 27.12.1994 – 22154 26.12.1994 01.01.1995 (4)
  20) Macaristan 10.03.1993 25.12.1994 – 22152 09.11.1995 01.01.1993  
  21) Kazakistan 15.08.1995 08.11.1996 – 22811 18.11.1996 01.01.1997  
  22) Makedonya 16.06.1995 07.10.1996 – 22780 28.11.1996 01.01.1997  
  23) Arnavutluk 04.04.1994 05.10.1996 – 22778 26.12.1996 01.01.1997  
  24) Cezayir 02.08.1994 30.12.1996 – 22863 30.12.1996 01.01.1997  
  25) Moğolistan 12.09.1995 30.12.1996 – 22863 30.12.1996 01.01.1997  
  26) Hindistan 31.01.1995 30.12.1996 – 22863 30.12.1996 01.01.1994  
  27) Malezya 27.09.1994 30.12.1996 – 22863 31.12.1996 01.01.1997  
  28) Mısır 25.12.1993 30.12.1996 – 22863 31.12.1996 01.01.1997  
  29) Çin Halk Cum. 23.05.1995 30.12.1996 – 22863 20.01.1997 01.01.1998  
  30) Polonya 03.11.1993 30.12.1996 – 22863 01.04.1997 01.01.1998  
  31) Türkmenistan 17.08.1995 13.06.1997 – 23018 24.06.1997 01.01.1998 (5)
  32) Azerbaycan 09.02.1994 27.06.1997 – 23032 01.09.1997 01.01.1998  
  33) Bulgaristan 07.07.1994 15.09.1997 – 23111 17.09.1997 01.01.1998  
  34) Özbekistan 08.05.1996 07.09.1997 – 23103 30.09.1997 01.01.1997  
  35) A.B.D. 28.03.1996 31.12.1997 – 23217 19.12.1997 01.01.1998  
  36) Beyaz Rusya 24.07.1996 22.04.1998 – 23321 29.04.1998 01.01.1999  
  37) Ukrayna 27.11.1996 22.04.1998 – 23321 29.04.1998 01.01.1999  
  38) İsrail 14.03.1996 24.05.1998 – 23351 27.05.1998 01.01.1999  
  39) Slovakya 02.04.1997 03.10.1999 – 23835 02.12.1999 01.01.2000  
  40) Kuveyt 06.10.1997 28.11.1999 – 23890 13.12.1999 01.01.1997  
  41) Rusya 15.12.1997 17.12.1999 – 23909 31.12.1999 01.01.2000  
  42) Endonezya 25.02.1997 15.02.2000 – 23965 06.03.2000 01.01.2001  
  43) Litvanya 24.11.1998 10.05.2000 – 24045 17.05.2000 01.01.2001  
  44) Hırvatistan 22.09.1997 10.05.2000 – 24045 18.05.2000 01.01.2001  
  45) Moldova 25.06.1998 25.07.2000 – 24120 28.07.2000 01.01.2001  
  46) Singapur 09.07.1999 18.07.2001 – 24466 27.08.2001 01.01.2002  
  47) Kırgızistan 01.07.1999 12.12.2001 – 24611 20.12.2001 01.01.2002  
  48) Tacikistan 06.05.1996 24.12.2001 – 24620 26.12.2001 01.01.2002  
  49) Çek Cumhuriyeti 12.11.1999 15.12.2003 – 25317 16.12.2003 01.01.2004  
  50) İspanya 05.07.2002 18.12.2003 – 25320 18.12.2003 01.01.2004  
  51) Bangladeş 31.10.1999 15.12.2003 – 25317 23.12.2003 01.01.2004  
  52) Letonya 03.06.1999 22.12.2003 – 25324 23.12.2003 01.01.2004  
  53) Slovenya 19.04.2001 23.12.2003 – 25325 23.12.2003 01.01.2004  
  54) Yunanistan 02.12.2003 02.03.2004 – 25390 05.03.2004 01.01.2005  
  55) Suriye 06.01.2004 28.06.2004 – 25506 21.08.2004 01.01.2005  
  56) Tayland 11.04.2002 08.01.2005 – 25694 13.01.2005 01.01.2006  
  57) Sudan 26.08.2001 17.09.2003 – 25232 31.01.2005 01.01.2006  
  58) Lüksemburg 09.06.2003 08.01.2005 – 25694 18.01.2005 01.01.2006  
  59) Estonya 25.08.2003 04.07.2004 – 25512 21.02.2005 01.01.2006  
  60) İran 17.06.2002 09.10.2003 – 25254 27.02.2005 01.01.2006  
  61) Fas 07.04.2004 22.06.2005 – 25853 18.07.2006 01.01.2007  
  62) Lübnan 12.05.2004 17.08.2006 – 26262 21.08.2006 01.01.2007  
  63) Güney Afrika Cum. 03.03.2005 20.11.2006 – 26352 06.12.2006 01.01.2007  
  64) Portekiz 11.05.2005 15.12.2006 – 26377 18.12.2006 01.01.2007  
  65) Sırbistan-Karadağ 12.10.2005 08.08.2007 – 26607 10.08.2007 01.01.2008  
  66) Etiyopya 02.03.2005 09.08.2007 – 26608 14.08.2007 01.01.2008  
  67) Bahreyn 14.11.2005 21.08.2007 – 26620 02.09.2007 01.01.2008  
  68) Katar 25.12.2001 05.02.2008 – 26778 11.02.2008 01.01.2009  
  69) Bosna-Hersek 16.02.2005 08.04.2007 – 26487 18.09.2008 01.01.2009  
  70) Suudi Arabistan * 09.11.2007 03.02.2009 – 27130 (m.) 01.04.2009 01.01.2010  
  71) Gürcistan 21.11.2007 10.02.2010 – 27489 15.02.2010 01.01.2011  
  72) Umman 31.05.2006 13.03.2010 – 27520 15.03.2010 01.01.2011 (6)
  73) Yemen 26.10.2005 13.03.2010 – 27520 16.03.2010 01.01.2011  
  74) İrlanda 24.10.2008 10.08.2010 – 27668 18.08.2010 01.01.2011  
 
(1) Anlaşmanın 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (h) bendinin 2 nci fıkrası, 11 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının (c) bendi ve 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğince bir Akit Devlette vergilendirilmeyecek olan kazanç ve iratlar hakkında 1.1.1987 tarihinden itibaren başlayan vergilendirilme dönemleri için yürürlüğe girmiştir.
(2) Anlaşmanın deniz ve hava taşımacılığına ilişkin hükümleri 1.1.1983 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Ancak söz konusu Anlaşma feshedilmiş olup, 01.01.2011 tarihinden sonraki vergilendirme dönemleri için uygulanmayacaktır.
(3) Anlaşma, uçakların uluslararası trafikte işletilmesinden sağlanan kazançlar yönünden 1.1.1987 tarihinden itibaren elde edilen gelirler üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
(4) Anlaşma, hava taşımacılık faaliyetlerinden elde edilen gelirler ile bu kazançlar için açtırılan mevduat hesabı dolayısıyla elde edilen faiz gelirleri için 1.1.1988 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
(5) Anlaşma hükümleri müteahhitlik yönünden 17.08.1995; diğer hükümler yönünden ise 1.1.1998 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
(6) Anlaşma, Gulf Air tarafından uluslararası trafikte hava taşımacılığı işletmesinden elde edilen kazançlar ile işletilen vasıtaların veya bunların işletilmesiyle ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar yönünden 1.1.1987 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
   
* Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan Krallığı Arasında İki Akit Devletin Hava Taşımacılık Teşebbüslerinin Faaliyetleri Dolayısıyla Alınan Vergilerde Karşılıklı Muafiyet Anlaşması” 11.01.1989 tarihinde imzalanmıştır. Anlaşma, 09.08.1990 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, hükümleri 01.01.1987 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Söz konusu Anlaşma, yalnızca Akit Devletlerin hava taşımacılık faaliyetleri dolayısıyla alınan vergileri kapsamaktadır.

                               

                                                                                                                                       EK.4 

ÇVÖA KAPSAMINDA BAZI ÜLKELERLE YAPILAN ANLAŞMALARDA SERBEST

MESLEK KAZANCININ TÜRKİYE’DE VERGİLENDİRİLMESİ

KOŞULLARI

Ülke KVK Md.30SM Tevkifat Oranı % 12 Ay Esası 183 Gün Kuralı Türkiye’deFaaliyetin Yapılması Türkiye’de Sabit Yer Türkiye’de Vergilendirme Şartı
ABD 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Belçika 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Beyaz Rusya 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Birleşik Krallık 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Bulgaristan 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Danimarka 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Fransa 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Hollanda 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
İtalya 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Japonya 20 Kesintisiz Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Macaristan 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Rusya 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)
Türkmenistan 20 Takvim Yılı Var Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması(Sabit Yer veya 183 Gün)
Ukrayna 20   Yok Var Var Faaliyetin Türkiye’de Yapılması (183 gün kuralı yok)

 

 

 

 

NOT:Diğer Ülkeler İçin ÇVÖA Metinlerine Bakılması Gerekir.

                                                                                                                             

                                                                                                                                                                                            EK.5

FAİZ VE GAYRİMADDİ HAK BEDELLLERİ ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINACAK VERGİ ORANLARI  
 
         
TARAF DEVLET

FAİZ (%)

 

GAYRİMADDİ HAK BEDELİ (%)

 
1.AVUSTURYA

15

 

10

 
AVUSTURYA (REVİZE) &5  (Oesterreichische Kontrollbank AG ya da amacı ihracatı teşvik etmek olan benzeri bir Türk kamu kuruluşu tarafından ihracatı teşvik amacıyla verilmesi, garanti edilmesi ya da sigortalanması durumunda)
&10 (Faiz bir banka tarafından elde edilmişse)
&15 (Tüm diğer durumlarda)
 

10

 
2.NORVEÇ

15

 

10

 
3.GÜNEY KORE 10 (iki yılı aşan borçlarda ve alacak taleplerinde)  

10

 
15 (diğerlerinde)    
4.ÜRDÜN  

10

 

12

 
5.TUNUS

10

 

10

 
6.ROMANYA

10

 

10

 
7.HOLLANDA 10 (iki yılı aşan kredilerde)  

10

 
15 (diğerlerinde)    
8.PAKİSTAN

10

 

10

 
9.İNGİLTERE

15

 

10

 
10.FİNLANDİYA

15

 

10

 
11.KKTC

10

 

10

 
12.FRANSA

15

 

10

 
13.ALMANYA

15

 

10

 
14.İSVEÇ

15

 

10

 
15.BELÇİKA

15

 

10

 
16.DANİMARKA

15

 

10

 
17.İTALYA

15

 

10

 
18.JAPONYA

10 (kredi finans kurumlarından alınmış ise)

 

10

 
 15 (diğer durumlarda)    
19.B.A.E

10

 

10

 
20.MACARİSTAN

10

 

10

 
21.KAZAKİSTAN

10

 

10

 
22.MAKEDONYA

10

 

10

 
23.ARNAVUTLUK

10

 

10

 
24.CEZAYİR

10

 

10

 
25.MOĞOLİSTAN

10

 

10

 
26.HİNDİSTAN

10  (finansal kurum veya banka tarafından verilen herhangi bir borca karşılık ödeniyorsa)                    

 

15

 
  15  (diğer durumlarda)  

 

 
27.MALEZYA

15

 

10

 
28.MISIR

10

 

10

 
29.Ç.H.C

10

 

10

 
30.POLONYA

10

 

10

 
31.TÜRKMENİSTAN

10

 

10

 
32.AZERBAYCAN

10

 

10

 
33.BULGARİSTAN

10

 

10

 
34. ÖZBEKİSTAN

10

 

10

 
35. A.B.D. 10 (faiz banka, finansal veya  tasarruf kuruluşları ile sigorta şirketlerince verilen kredilerden kaynaklanıyorsa)                  

5 -10

 
15 (diğer durumlarda)    
36.  BEYAZ RUSYA

10

 

10

 
37.  UKRAYNA

10

 

10

 
38.  İSRAİL

10

 

10

 
39. KUVEYT

10

 

10

 
40. RUSYA

10

 

10

 
41. SLOVAKYA

10

 

10

 
42. ENDONEZYA

10

 

10

 
43. LİTVANYA

10

  5  (Sınai, ticari ve bilimsel teçhizatın kullanım hakkı karşılığı ödenen gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının)     
 

 

  10 (diğer durumlarda)  
44. HIRVATİSTAN

10

 

10

 
45. MOLDOVA

10

 

10

 
46. SİNGAPUR 7,5 (her hangi bir finansal            kurum tarafından alınan faizler için)  

10

 
10 (diğer durumlarda)    
47. KIRGIZİSTAN

10

 

10

 
48. TACİKİSTAN

10

 

10

 
49.ÇEK CUMHURİYETİ

10

 

10

 
50.BANGLADEŞ

10

 

10

 
51.LETONYA

10

  5  (Sınai, ticari ve bilimsel teçhizatın kullanım hakkı karşılığı ödenen gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının)     
      10 (tüm diğer durumlarda)  
52.İSPANYA 10  (faiz bir banka tarafından verilen harhangi bir borçtan kaynaklanıyorsa veya sözkonusu faiz, ticari eşya veya ekipmanın bir Akit Devlet teşebbüsüne kredili olarak verilmesi karşılığında ödeniyor ise )  

10

 
  15 (tüm diğer durumlarda )      
53.SUDAN

10

 

10

 
54.SLOVENYA 

10

 

10

 
55.SURİYE

10

  15 (patent, alameti farika, desen veya model, plan, gizli formül ya da üretim yöntemi veya sınai, ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikimi için)  
    10 (sinema filmleri ile radyo ve televizyon kayıtları dahil olmak üzere edebi, sanatsal veya bilimsel her nevi telif hakkının kullanımı veya kullanım hakkı için)  
56.YUNANİSTAN

12

 

10

 
57)TAYLAND 10 (sigorta şirketi dahil herhangi bir finansal kurum tarafından alınmış ise)  

15

 
  15 (diğer durumlarda)      
58)LÜKSEMBURG 10 (iki yılı aşan borçlanmalarda)

 

10

 

 

15 (diğer durumlarda)

 

 

 
59) ESTONYA

10

  5 (sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın kullanım hakkı karşılığında ödenen gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının)  
 

 

  10 (tüm diğer durumlarda)  
60) İRAN

10

 

10

 
61. FAS

10

 

10

 
62. LÜBNAN

10

 

10

 
63. GÜNEY AFRİKA C.

10

 

10

 
64) PORTEKİZ 10 (iki yılı aşan borçlanmalarda)

 

10

 

 

15 (diğer durumlarda)

 

 

 
65. SIRBİSTAN VE

10

 

10

 
      KARADAĞ  

 

 

 
66. ETİYOPYA

10

 

10

 
67. BAHREYN

10

 

10

 
68. KATAR

10

 

10

 
69. BOSNA HERSEK

10

 

10

 
70. SUUDİ ARABİSTAN

10*

 

10

 
  71. GÜRCİSTAN

10

 

10

 
  72. UMMAN

10

 

10

 
  73. YEMEN

10

 

10

 
  74. İRLANDA 10 (İki yılı aşan bir borç ya da başka alacaktan dolayı ödenen veya bir finans kurumu tarafından elde edilen faizlerde)                           15 (diğer durumlarda)  

10

 
         
* Anlaşmada faiz yerine “alacaktan kaynaklanan gelir” olarak düzenlenmiştir.        

                                                                                                                                            

                                                                                                                          

                                                                                                                                                                                                         EK.6

TEMETTÜLER ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINACAK VERGİ ORANLARI

 
TARAF DEVLET SERMAYE PAYI (%) VERGİ ORANI (%)  
 
 
 
       
1. AVUSTURYA En az 25 ise 25  
Tüm diğer durumlarda 35  
       
AVUSTURYA (REVİZE) Türkiye için; 5  
a) En az 25 ise (Avusturya’da vergiden istisna edilmesi koşuluyla)  
b) Tüm diğer durumlarda 15  
Avusturya için; 5  
a) En az 25 ise  
b) Tüm diğer durumlarda 15  
       
2. NORVEÇ En az 25 ise Türkiye’de 25  
Norveç’de 20  
Tüm diğer durumlarda Türkiye’de 30  
Norveç’de 25  
       
3. GÜNEY KORE En az 25 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
4. ÜRDÜN En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
5. TUNUS En az 25 ise 12  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
6. ROMANYA Tüm durumlarda 15  
       
7. HOLLANDA (I) En az 25 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
8. PAKİSTAN En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
9. İNGİLTERE En az 25 ise ( Oy hakkının ) 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
10. FİNLANDİYA En az 25 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
11. K.K.T.C. En az 25 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
12. FRANSA En az 10 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
13. ALMANYA En az 10 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
14. İSVEÇ En az 25 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
15. BELÇİKA (II) En az 10 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
16. DANİMARKA En az 25 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
17. İTALYA Tüm durumlarda 15  
       
18. JAPONYA (III) En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
19. B.A.E (IV) En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 12  
       
20. MACARİSTAN En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
21. KAZAKİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
22. MAKEDONYA En az 25 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 10  
       
23. ARNAVUTLUK En az 25 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
24. CEZAYİR Tüm durumlarda 12  
       
25. MOĞOLİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
26. HİNDİSTAN Tüm durumlarda 15  
       
27. MALEZYA En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
28. MISIR En az 25 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
29. ÇİN HALK CUMHURİYETİ Tüm durumlarda 10  
       
30. POLONYA En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
31. TÜRKMENİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
32. AZERBAYCAN Tüm durumlarda 12  
       
33. BULGARİSTAN En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
34. ÖZBEKİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
35. A.B.D En az 10 ise ( Oy hakkının ) 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
36. BEYAZ RUSYA En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
37. UKRAYNA En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
38. İSRAİL Tüm durumlarda 10  
       
39. SLOVAKYA En az 25 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 10  
       
40. KUVEYT Tüm durumlarda 10  
       
41. RUSYA Tüm durumlarda 10  
       
42. ENDONEZYA En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
43. LİTVANYA Tüm durumlarda 10  
       
44. HIRVATİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
45. MOLDOVA En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
46. SİNGAPUR (V) En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
47. KIRGIZİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
48. TACİKİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
49. ÇEK CUMHURİYETİ Tüm durumlarda 10  
       
50. İSPANYA Türkiye için ; 5  
 
a) En az 25 ise
( 5inci fıkrada belirtilen şekilde vergiye tabi tutulmuş
olan kazançlardan ödenen temettülerden )
 
 
b) Tüm diğer durumlarda 15  
İspanya için ;    
a) En az 25 ise 5  
b) Tüm diğer durumlarda 15  
       
51. BANGLADEŞ Tüm durumlarda 10  
       
52. LETONYA Tüm durumlarda 10  
       
53. SLOVENYA Tüm durumlarda 10  
       
54. YUNANİSTAN Tüm durumlarda 15  
       
55. SURİYE Tüm durumlarda 10  
       
56. TAYLAND En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
57. LÜKSEMBURG Türkiye için ; 10  
 
a) En az 25 ise  
b) Tüm diğer durumlarda 20  
Lüksemburg için ; 5  
 
a) En az 25 ise  
b) Tüm diğer durumlarda 20  
       
58. SUDAN Tüm durumlarda 10  
       
59. ESTONYA Tüm durumlarda 10  
       
60. İRAN En az 25 ise 15  
Tüm diğer durumlarda 20  
       
61. FAS En az 25 ise 7  
Tüm diğer durumlarda 10  
       
62. LÜBNAN En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
63. GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
64. PORTEKİZ En az 25 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
65. SIRBİSTAN VE KARADAĞ En az 25 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
66. ETİYOPYA Tüm durumlarda 10  
       
67. BAHREYN En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
68. KATAR En az 25 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
69. BOSNA HERSEK En az 25 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
70. SUUDİ ARABİSTAN (VI) En az 20 ise 5  
Tüm diğer durumlarda 10  
       
71. GÜRCİSTAN Tüm durumlarda 10  
       
72. UMMAN En az 15 ise 10  
Tüm diğer durumlarda 15  
       
73. YEMEN Tüm durumlarda 10  
       
74. İRLANDA Türkiye için ; 5  
 
a) En az 25 ise ( Oy hakkının ) ( 5inci fıkrada belirtilen şekilde vergiye tabi tutulmuş olan kazançlardan ödenen temettülerden )  
b) En az 25 ise 10  
c) Tüm diğer durumlarda 15  
İrlanda için ; 5  
 
a) En az 25 ise ( Oy hakkının )  
b) Tüm diğer durumlarda 15  
(I) Protokol hükümlerine göre; 10. maddenin 2.fıkrasının a) bendi hükümlerinden sapma olarak Hollanda’da iştirak kazançları uygulandığı sürece vergi oranı azami Holanda’da % 5, Türkiye’de % 10 olacaktır.
(II) Protokol hükümlerine göre Belçika’da azami % 5, Türkiye’de %10 olarak uygulanacaktır.
(III) Protokolde belirtilen şartlarla vergi oranları Türkiye’de sırası ile %15 ve %20 olarak uygulanacaktır.
(IV) Temettü elde edenin diğer Akit Devletin Hükümeti veya tamamı diğer Akit Devlete veya politik alt bölümlerine, mahalli idarelerine ait bir kamu kuruluşa ait olması halinde % 5 uygulanacaktır.
(V) Singapur mukimi bir şirket tarafından bir Türkiye mukimine ödenen temettüler yürürlükteki Singapur mevzuatına göre vergiye tabi tutulmayacaktır.
(VI) Temettünün gerçek lehdarı Merkez Bankası veya tamamı devlete ait bir tüzel kişi ise %5 uygulanacaktır.
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                          

                                                                                                                                                          EK-8

MUKİMLİK BELGESİ DİLEKÇE ÖRNEKLERİ (ÇVÖA 1 Nolu sirküler eki)

EK.1  

GERÇEK KİŞİLER İÇİN DİLEKÇE ÖRNEĞİ  

…………………………………………….. BAŞKANLIĞINA(1)

____________ yetkili makamlarına verilmek üzere, Türkiye ile ____________ arasında yürürlükte bulunan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerinden yararlanabilmek için Türkiye’de yerleşik olduğumu ve tüm dünya gelirleri üzerinden gelir vergisine tabi olduğumu gösteren bir mukimlik belgesinin İngilizce ve Türkçe olarak düzenlenerek tarafıma gönderilmesini bilgilerinize arz ederim.

                                                                                                                                                                                                                                             Ad ve Soyadı   İmza Tarih                                                                                                                                             

Vergi Kimlik No :

T.C. Kimlik No :

Adres :

Telefon :

Faks :

E-mail :

Yurtdışından elde edilen/edilecek kazanç/iratlara ilişkin bilgiler:

Kazancın/İradın Türü

Elde Edildiği/Edileceği Dönem

Kimden Elde Edildiği/Edileceği (unvan, isim-soyad, adres)

  Tutarı*

       
       
       
       
       

*Tablodaki “Tutar” bölümündeki, mukimlik belgesinin ibraz edileceği ülkede bir takvim yılı içinde yapılan iş yada hizmet karşılığında tahakkuk eden veya tahsil edilen toplam gelir tutarı yazılacaktır. Eğer faaliyet veya hizmet devam ediyor ise “Tutar” bölümü boş bırakılacaktır.  

EKLER

1- İkametgah belgesi aslı

2- Mükellefiyet belgesi aslı

(1) Gelir İdaresi Başkanlığına başvurularda “ GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Şube Müdürlüğü) / ANKARA” başlığının kullanılması gerekmektedir.

 

 EK-2  

TÜZEL KİŞİLER İÇİN DİLEKÇE ÖRNEĞİ

……………………………………………… BAŞKANLIĞINA(2)   

Şirketimiz/Kurumumuz, _____________ Vergi Dairesi __________________ sicil numaralı mükellefi olup, tam mükellef statüsünde ________________________ adresinde faaliyet göstermektedir.

____________ yetkili makamlarına verilmek üzere, Türkiye ile ____________ arasında yürürlükte bulunan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerinden yararlanabilmek için Türkiye’de yerleşik olduğumuzu ve tüm dünya gelirleri üzerinden kurumlar vergisine tabi olduğumuzu gösteren bir mukimlik belgesinin İngilizce ve Türkçe olarak düzenlenerek tarafımıza gönderilmesini bilgilerinize arz ederiz.

                                                                                                                 Yetkili Kişi Ad ve Soyadı

                                                                                                                    İmza Şirket Kaşesi Tarih                                                                                                                               

Adres :

Telefon :

Faks :

E-mail :

Yurtdışından elde edilen/edilecek kazanç/iratlara ilişkin bilgiler:

Kazancın/İradın Türü

Elde Edildiği/Edileceği Dönem

Kimden Elde Edildiği/Edileceği (unvan, isim-soyad, adres)

  Tutarı*

       
       
       
       
       

*Tablodaki “Tutar” bölümündeki, mukimlik belgesinin ibraz edileceği ülkede bir takvim yılı içinde yapılan iş yada hizmet karşılığında tahakkuk eden veya tahsil edilen toplam gelir tutarı yazılacaktır. Eğer faaliyet veya hizmet devam ediyor ise “Tutar” bölümü boş bırakılacaktır.  

EKLER

1- Mükellefiyet belgesi aslı

(2) Gelir İdaresi Başkanlığına başvurularda “ GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Şube Müdürlüğü) / ANKARA” başlığının kullanılması gerekmektedir.

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

EKMEKÇİ, Esra, Kurumlar Vergisinde Dar Yükümlülük, İstanbul 1994

MAÇ,Mehmet,Kurumlar Vergisi,1999

MAÇ,Mehmet,KDV Uygulamaları,1998

ÖZ,Erdoğdu, Dar Mükellef Kurumlara Ödenen Serbest Meslek Ödemelerinin Kurumlar Vergisi Tevkifatı ve Katma Değer Vergisi Kanunu Karşısındaki Durumu, Vergi Dünyası,Kasım 1999,sayı 219

ÖZ,Erdoğdu,Yurtdışı Firmalarına  Ödenen Marka, Patent Ve Teknik Bilgi

(Know-How)  Kiralarının Vergilendirilmesi, Haziran 1993 Mali Çözüm Dergisi

Öz,Erdoğdu,Türk Vergi Hukukunda Kurumlar Vergisi Tevkifatı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 1995

SEMERCIGİL, Murat, Türk Vergi Anlaşmaları Yorum ve Açıklamaları, Ankara 1992

http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1055

 

 

 

 

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

İhbar Tazminatı

İHBAR TAZMİNATLARI

HİZMET SÜRELERİ BİLDİRİM SÜRESİ TAZMİNAT TUTARI
a) 6 aydan az 2 haftalık ücret 2 hafta
b) 6 ay – 1,5 yıl arası 4 haftalık ücret 4 hafta
c) 1,5 yıl – 3 yıl arası 6 haftalık ücret 6 hafta
d) 3 yıldan fazla 8 haftalık ücret 8 hafta
(*) Tabloda belirtilen süreler asgari süreler olup, sözleşme ile artırılabilir. Bu süreler hem işveren hem de işçi açısından bağlayıcıdır. İşveren, işçinin bildirim süresine bağlı ücretlerini peşin ödemek suretiyle sözleşmesini sona erdirebilir.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir