Kategoriler
Ş.A. YMM

GEÇİCİ VEYA KESİN MÜHLETİN KALDIRILARAK KONKORDATO TALEBİNİN REDDEDİLMESİ HALİNDE KARŞILIK AYRILAN ALACAKLARIN KAYDI

Sirküler No: 3071

Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün 16.07.2019 tarih ve 95133703-105-E.52477 sayılı özelgesinde;

… Ltd. Şti.den olan cari hesap alacağına karşılık olarak vadesi 2018 yılı ve tutarı … TL olan … adet çek ile vadesi 2019 yılı ve tutarı … TL olan … adet çek alındığı, adı geçen şirketin konkordato sürecine girdiği ve şirket hakkında 01.10.2018 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 01.01.2019 tarihinden itibaren de 2 ay süre ile geçici mühletin uzatıldığı,  VUK-112/2019-2 sayılı sirkülere istinaden vadesi 2018 yılı olan çeklerden teminatlı olan kısmın düşülmesi neticesinde … TL’lik karşılık ayırarak 2018/IV. geçici vergi dönemi için düzeltme beyannamesi verildiği, vadesi 2019 yılı olan çekler için hangi dönemde karşılık ayrılmasının gerektiği hususunda görüş talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323’üncü maddesinde; “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;

  1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
  2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;

şüpheli alacak sayılır.

Değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.

Hükümlerine yer verilmiştir.

Ayrıca, şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır.

Bir alacağın dava safhasında olduğunun kabulü için, mahkemeye dava, icraya takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icraya yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yapılan değişikliklerle iflas ertelemesi müessesesi kaldırılarak konkordato müessesesi kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlenmiş olup, konkordato sürecine giren borçludan olan alacakların şüpheli alacak uygulamasına ilişkin olarak VUK-112/2019-2 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde açıklamalar yapılmıştır.

Konkordato; temelde iflasın engellenmesini ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılmasını amaç edinmiş bir kurum olarak belirtilmiştir.

-2004 sayılı Kanun uygulamasında, geçici mühlet kararı verilmesi ile borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamamakta, evvelce başlamış takipler durmakta ve ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanamamakta,

Geçici mühlet kararı kesin mühletin hukuki sonuçlarını doğurmakta olduğundan ve geçici mühlet kararı ile birlikte takip yapılması mümkün bulunmadığından, geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş alacaklar için geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.

 -Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması durumunda geçici mühlet verilmiş olan borçluya kesin mühlet verilmektedir.

Bu aşamada, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kabul edilmekle birlikte, bu süreçte de alacaklılar tarafından dava veya icra süreçleri yürütülemediğinden daha önce ayrılmış olan karşılıklara ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu itibarla, … Ltd. Şti.den olan, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili alacaklarınıza karşılık olarak alınan çeklerden;

-Vadesi 2018 yılı olanların teminatı aşan kısmı için, geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş olmaları kaydıyla, geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle,

-Vadesi 2019 yılı olanlar (varsa teminatı aşan kısmı) için ise, adı geçen mükellef hakkındaki geçici ve kesin mühlet süreleri dahilinde muaccel hale gelmeleri kaydıyla, vadenin dolduğu tarihi içeren hesap dönemi itibariyle

213 sayılı Kanunun 323’üncü maddesi kapsamında şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, geçici veya kesin mühlet kararlarının kaldırılması veyahut konkordatonun reddi hallerinde, Kanunun 323’üncü maddesi uyarınca ayrılmış olan karşılıklar için;

Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için herhangi bir düzeltme yapılmaması,

-Geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile karşılık ayrılan alacaklar için ise, ayrılmış olan karşılıkların geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararın ilan edildiği hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi (karşılığın iptal edilmesiyle gelir hesabına alınması) gerekmektedir.

Diğer taraftan, bu alacakların dava veya icra safhasına intikal etmesi durumunda genel hükümler çerçevesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılmasının mümkün olmaktadır.

Açıklamasına yer verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

HUZUR HAKKI ÖDEMELERİNİN PRİME TABİ OLUP OLMAYACAĞI

Sirküler No: 3070

Kurum 2020/20 nolu işveren işlemleri genelgesini yayımladı.  Genelgedeki açıklamalar kapsamında huzur hakkı ödemelerinin prime tabi olup olmayacağı hususları aşağıdadır.

Uygulamada bazı görevlerin komisyon, komite, idare heyeti gibi organların toplantılarına iştirak edilmek suretiyle yapıldığı ve iştirak edenlere toplantı veya saat başına huzur hakkı adı altında para ödendiği durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu kapsamda huzur hakkı adı altında yapılan ödemelerin prime tabii olup olmadığı hususu sigortalıların statüsüne göre belirlenecek olup huzur hakkı ödenen veya ödenecek yerde 5510 sayılı Kanunun 4-1/a (Hizmet akdi ile çalışan) maddesi kapsamında hizmet akdine bağlı olarak çalışıyorlarsa, bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemeleri sigorta primine tabi tutulmalıdır.

Kurumun 2019/09 nolu genelgesinde şirket ortaklarının 5510/4-(a)(Hizmet akdiyle çalışanlar) kapsamında çalışmalarıyla ilgili maddesi aşağıdadır.

“6.3- (4/a) kapsamında sigortalı olup çalıştığı işyerine veya başka bir şirkete ortak olanlar

2008/Ekim öncesinde (4/a) kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olanlar, (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar (4/b) kapsamına alınmayacaktır.

(4/a) kapsamındaki çalışmaları sona erdirip en az bir gün ara vererek ortağı olduğu şirketten yeniden hizmet akdine tabi çalışmaya başlanması durumunda hizmetler kesintiye uğramış kabul edilecektir.”

Yukarıdaki madde kapsamında; 01.10.2008 tarihi öncesi anonim şirketler ile limited şirketlerde çalışırken ortak olanlar, 5510/4-(a) kapsamında sigortalılığı halen kesintisiz devam edenler ile şirket çalışanı olup, aynı zamanda yönetiminde yer alanlara huzur hakkı (Limited şirketlerde ücret vb) ödemeleri gelir vergisi, damga vergisi, ayrıca sigorta primine de tabi olmalıdır. 5510/4-(a) kapsamında çalışması olmayanlara huzur hakkı ödenmesi durumunda söz konusu tutarlar sadece gelir ve damga vergisine tabi olmalıdır. Anonim şirket ortağı olup, yönetim kurulunda olmayıp hizmet akdiyle fiilen çalışanların aldığı ücretler vergi ve sigorta primine tabidir. Limited şirket ortakları ise kendi şirketlerinde kesinlikle hizmet akdi ile çalışamazlar. Diğer bir ifade ile sigortalı olamazlar.

Genelgeye https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” başlığından ulaşabilirsiniz.

Şirket yönetiminde yer alanlara huzur hakkı ödemesi olan/olacak işveren veya yetkililerinin yukarıdaki hususlara uymalarını önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

İŞYERİ DOSYALARINDA NEVİ DEĞİŞİKLİĞİ, BİRLEŞME, KATILIM, ADİ ŞİRKETLERE YENİ ORTAK ALINMASI İLE DEVİR, NAKİL, İNTİKAL İŞLEMLERİ

Sirküler No: 3069

Kurum 2020/20 nolu işveren işlemleri genelgesini yayımladı.  Genelgedeki konu başlıkları çok olduğundan önemli olan hususları aşağıdaki gibi kısım kısım sirkülerimizle duyuracağız.

1- Şirketlerin birleşmesi, nevilerinin değişmesi veya diğer bir şirkete katılması, adi şirketlerde yeni ortak alınması hallerinde işyeri dosyası tescil işlemleri.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında yeralan;

“29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on gün içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.”

Hükmü uyarınca; ticaret sicilindeki kayıtların değişmesini gerektiren başka bir deyişle nevisi değişen, katılan veya birleşen şirkete ait kaydın bir defterden başka bir deftere taşınmasını ve eski kaydın kapanmasını gerektiren bir işlem söz konusu olduğundan bu gibi durumlarda işveren ve işverene esas olan vergi kimlik numarası da değiştiğinden söz konusu durumların gerçekleşmesini takip eden 10 günlük süre içerisinde Kuruma işyeri bildirgesi gönderilmelidir.

Şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya bir şirketin diğer bir şirkete katılması ya da adi şirketlerde yeni ortak alınması veya adi ortaklığın gerçek kişiye dönüşmesi durumunda yeni işyeri dosyası tescil edilmeyecek, mevcut dosya üzerinden değişiklikler işlenmek suretiyle işlemler devam ettirilecektir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin birleşmesi halinde yeni dosya açılmaksızın iş ve işlemler devreden şirkete ait işyeri dosyası/dosyaları üzerinden devralan şirket adına gerçekleştirilecektir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesi verilmesine ilişkin olarak; ticaret sicilinde yapılan değişikliklerin üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade edebilmesi ancak değişikliğini ilanı ile mümkün olduğundan, yapılan değişikliğin ilan edilmemiş olması durumunda değişiklik bu durumu bilmeyenler bakımından bir hüküm ifade etmeyecektir. Bu doğrultuda, ilan tarihinden kasıt ticaret sicili gazetesinin yayınlanmış olduğu tarih olup; şirketin ticaret sicilindeki kayıt – tescil tarihi, başvuru tarihi, ticaret sicil gazetesindeki karar tarihi vs. ilan tarihi olmamaktadır.

Buna göre, şirketlerin birleşmesi, nevilerinin değişmesi veya katılımı hallerinde bu değişikliğin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı tarihi takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmiş olması halinde, işyeri bildirgesini verme yükümlülüğü yasal süresi içerisinde yerine getirilmiş sayılacaktır.

2.İşyerinin devri

İşyerinin devrinden bahsedilebilmesi için faaliyet halinde iken bütün tesisat ve işçileri ile birlikte diğer bir işveren tarafından devir alınması veya o işverene intikal etmesi şartı aranacaktır.

Bu kapsamda işyerinin devir edilmesinin unsuru, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan kişiler ile birlikte diğer maddi ve maddi olmayan unsurların başkasına geçmesi olduğundan bu durumda 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan kişiler bulunmaksızın yapılan bir devir nedeniyle işyeri bildirgesi verme yükümlülüğü bulunmayacaktır. 

İşyeri bildirgesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin devri halinde, yeni işveren tarafından, en geç işin veya işyerinin devralındığı tarihi takip eden on gün içinde işyerinin işlem gördüğü Kurumun ilgili ünitesine gönderilecektir.

10 günlük süre;

a-) Devir işleminin ticaret sicil gazetesinde yayımlanmaksızın sözleşme ile yapılması halinde ise sözleşme tarihini,

b-) Devir işleminin ticaret sicil gazetesinde yayımlanması halinde ilan tarihini, takip eden günden itibaren başlayacaktır.

3- İşyerinin bölünmesi.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ‘nun Bölünme başlıklı 159. Maddesinde;

“ a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir.

b) Kısmi bölünmede, bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur.” Hükümleri yer almaktadır.

Bu doğrultuda Türk Ticaret Kanununa tabi olan şirketlerin tam bölünmeleri ve bölünme sonrasında bölünen şirketin tüzel kişiliği ortadan kalktığı için ve şirketin ikiden fazla farklı şirkete devrolması durumu ortaya çıktığından bölünen şirkete ait işyeri dosyasının bölünme sonrası ortaya çıkan yeni şirketlerden birine devredilmesinin talep edilmesi halinde, yapılan işlem işyerinin devri olarak nitelendirilmeyecek olup bölünme sonrasında ortaya çıkan işyerleri için en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihte işyeri dosyası tescil edilecektir.

Diğer yandan Türk Ticaret Kanununa tabi olan şirketlerin bölünmeleri, bölünme sonrasında birden fazla yeni şirketin ortaya çıkması ve bölünen şirketin vergi kimlik numarası altında Kurumda işlem gören işyeri dosyalarının sayısının da kısmi bölünme sonucunda ortaya çıkan şirketlerle aynı olması halinde; mevcut işyeri dosyalarından kaynaklanan tüm aktif ve pasifler ile sigortalıların, bölünme sonrasında ortaya çıkan şirketlere aynen aktarımı yapılması durumda Kanunun öngördüğü şekilde devir işlemi yapılarak işlemler mevcut işyeri dosyalarından yerine getirilecek olup devir tarihini takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesi verilecektir. 

Genelgeye  https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” başlığından ulaşabilirsiniz.

Yukarıdaki açıklamalar kapsamında işlemleri olan/olacak işveren veya yetkililerinin söz konusu genelgeyi mutlaka gözden geçirmelerini önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

SGK SİGORTALILIK İŞLEMLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER İLE İLGİLİ 2020/21 NOLU GENELGESİNİ YAYIMLADI

Sirküler No: 3068

Sosyal Güvenlik Kurumu, yapılan yasal düzenlemelere göre sigortalılık işlemlerini açıklayan 2013/11 sayılı genelgesinde, 19.06.2020 tarihli, 2020-21 sayılı genelgesi ile bazı değişiklikler yapmış olup, genelgenin önemli kısımları aşağıda açıklanmıştır.

1-) Askerlik Hizmetinde Olanların Sigortalı Sayılıp, Sayılmayacakları.

Fiili askerlik hizmeti silah altına alınmakla başlayıp terhis tarihinde sona ermekte, kamu hizmeti olan askerlik görevini fiili olarak yapmakta olanlar bu görevleri nedeniyle gerek 506 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesi, gerek Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında sigortalı sayılmamaktadır.

Ancak; askerlik hizmetinden sayılan izin, hava değişimi, istirahat süreleri, birliğe sevk tarihi ile birliğe katılış tarihi arasında geçen süre veya erken terhis mahiyetinde izinli sayılan süreler ile askerlik hizmetinden sayılmayan sürelerde hizmet akdine tabi çalışılması durumunda, bu sürelere ilişkin belge sunulması ve bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayanmadığına dair aksine bir tespitin bulunmaması halinde, bu sürelerde bildirilmiş olan hizmetler geçerli sayılacaktır.

(4/a) (Hizmet akdiyle çalışanlar) kapsamındaki sigortalılığın başladığı tarihte fiili olarak askerlik hizmetini yapmakta olanların, askerlik hizmetini yaptığı dönemde sigortalılığının bildirildiği işyerindeki (4/a) kapsamındaki çalışmalarının terhis tarihinden sonra da devam ettiğinin anlaşılması halinde, fiili olarak askerlik yaptığı dönemdeki hizmetleri iptal edilecek, terhis tarihinden sonra geçen hizmetler ise geçerli sayılacaktır.

2-) Şirket Kuruluş Aşamasında Sigortalıların İşe Giriş Bildirimlerin Ticaret Sicil Müdürlüklerince Yapılması.

Şirket kuruluş aşamasında ticaret sicil müdürlüklerince elektronik ortamda aktarılan bilgilere göre otomatik işyeri tescili yapılan işyerleri için, sigortalı çalıştırılacağına ilişkin bildirimler, şirket kuruluşu aşamasında da alınabilmekte ve alınan bu bilgilere göre sigortalı tescil işlemleri yapılabilmektedir.

Şirket kuruluş aşamasında çalıştırılacak sigortalılara ilişkin sigortalı tesciline esas olan bilgileri, ticaret sicil memurluklarınca Kuruma elektronik ortamda aktarılan sigortalıların tescil işlemleri otomatik olarak yapıldığından, bu sigortalılar için ayrıca sigortalı işe giriş bildirgesi istenmeyecektir.

3-) Sigortalı İşe Giriş Bildirgesindeki Yapılabilecek Değişiklikler Süresi.

2013/11 sayılı genelgenin beşinci bölümde yer alan “1.1- e-sigorta yoluyla verilmesi” alt başlığının dördüncü paragrafındaki “özürlü” ibaresi “engelli” şeklinde, “aynı gün içinde” ibaresi de “işe giriş tarihini takip eden ilk iş günü saat 23:59’a kadar” şeklinde
değiştirilmiştir.

Buna göre İşverenler; sigortalı işe giriş bildirgesinin meslek adı ve kodu, 6356 sayılı Kanun gereğince belirlenen görev kodu, ÇSGB iş kolu, sigortalıların 4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre çalışıp çalışmadığı, aynı Kanunun 30’uncu maddesine göre engelli ve eski hükümlü olup olmadığı alanı ile sigortalının adresini her zaman, sigortalının işe başladığı tarih ve sigortalılık kodu değişikliği ya da söz konusu bildirgenin iptali işverenler tarafından işe giriş tarihini takip eden ilk iş günü saat 23:59’a kadar e-sigorta yoluyla yapılabilecektir. 

4-) Vergi Mükellefiyet Başlangıç ve Bitiş Tarihleri Aynı Gün Olan İşverenlerin Sigortalılıkları. 

Kuruma on-line olarak bildirilen vergi mükellefiyet kayıtlardan vergi mükellefiyet başlangıç ve bitiş tarihleri aynı gün olan kayıtların tespiti durumunda bu kayıtlara ilişkin 1/10/2008 tarihinden sonra (4/b) (Bağımsız çalışanlar) kapsamında tescil kaydı oluşturulmayarak bir günlük hizmette verilmeyecektir.

5-) İsteğe Bağlı Sigortalılıkta İkamet Durumlarına Göre Sigortalılık.

Türkiye’de ikamet etmekte iken ikametini uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanan ülkelere (Fransa, İngiltere, İsveç ve İsviçre hariç) taşıyanların isteğe bağlı sigortalılığı ikametin yurt dışına taşındığı tarihten itibaren sona erecektir. 

Ancak isteğe bağlı sigortalılık, Türkiye’de ikamet etmekte iken ikametini uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelere taşıyanların isteğe bağlı sigortalılıkları sigortalının aksine bir talebi olmadığı sürece devam ettirilecektir.

6-) 01 Ekim 2008 Öncesi Sigortalılık Durumları.

2008 Ekim öncesinde 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılması gerektiği halde 506 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılanlar için (4/a) kapsamında yapılan tescil kaydı (4/b) kapsamında bildirim sayılacak ve (4/a) işe giriş tarihi (4/b) için bildirim yapılan tarih kabul edilerek 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi hükmü gereği tescil tarihindeki mevzuat hükümleri uygulanacaktır.

Genelgeye https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” bölümünden ulaşabilirsiniz.

Genelgedeki hususlar çok detaylı olduğundan işveren veya yetkililerinin söz konusu genelgeyi gözden geçirmelerini önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

ALTIN BEDELLERİNİN PRİME TABİ OLUP OLMAYACAĞI

Sirküler No: 3067

Kurum 2020/20 nolu işveren işlemleri genelgesini yayımladı.  Genelgedeki açıklamalar kapsamında altın bedellerinin prime tabi olup olmayacağı hususları gelen sorular üzerine tekrar aşağıda açıklanmıştır.

Ayni yardım yiyecek, giyinme, ısınma vb. doğrudan sigortalının ihtiyacını gidermeye yönelik para olarak değil de mal veya hizmet olarak yapılan yardımlardır. Sigortalısına giyim yardımı adı altında nakit ödeme yapan işverenin bu yardımı ayni yardım değil nakdi yardım olacağından sigorta primine tabi tutulması gerekmektedir. Ayni yardımları diğer yardımlardan ayıran bir diğer özellik de işçiye sağlanan bir menfaat olmasına karşılık bordroya dahil olmamasıdır. Dolayısıyla ayni değil nakdi olarak yapılan bir yardımın bordroda gösterilmesi prime tabi tutulmasını gerektiren bir diğer gerekçe olarak gösterilmektedir.

Altının günlük değerinin belli olması ve her an piyasasında kolayca nakde dönüştürülebileceği ve bu sayede satın alma alternatifi sağlayacağı göz önüne alındığında altın olarak yapılan ödemeler nakit yardım olarak değerlendirilmesi sonucunda hatıra altınlarının sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması maksadıyla verilmemiş olması, hatıra altınlarının tıpkı para gibi alışverişte kullanılabilecek bir ödeme aracı olması nedeniyle, hatıra altın tutarlarının ücret ödeme bordrolarına yansıtılmış olan bedeller üzerinden ilgili ayda sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi, sigortalılara hatıra altın verildiğinin tespit edilmesi ancak ödeme bordrosunda gösterilmediği durumlarda altının verildiği ayın son günündeki Merkez Bankası satış fiyatı üzerinden hesaplanacak miktarının sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerekir.

Bu itibarla sigortalılara işverenlerince 01.06.2016 tarihinden sonra, 

a-) Bayram,

b-) Yılbaşı,

c-) 25  inci, 30 uncu veya 50 nci hizmet yılı gibi 

nedenlerle verilen altınların bedelleri sigorta primine esas kazanç olarak kabul edilerek sigorta primine tabi tutulmalıdır.

Ancak 5510/80-(b) bendi kapsamında doğum ve evlenme yardımları prime esas kazanca tabi olmadığından,  doğum ve evlenme yardımı olarak çalışanlara verilen altın bedelleri de prime tabi olmamalıdır. (Doğum ve evlenme yardımıyla çalışanlara verilen altınların mutlaka bir belge ile belgelendirilmesi ve personel özlük dosyasında saklanması gerekir.)

Genelgeye  https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” başlığından ulaşabilirsiniz.

Açıklamalar kapsamında ödemesi olan/olacak işveren veya yetkililerinin yukarıdaki hususlara uymalarını önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

İŞ AKDİNİN İKALE (BOZMA) SURETİYLE SONLANMASI HALİNDE YAPILACAK ÖDEMELERİN SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANCA DAHİL EDİLİP EDİLMEYECEĞİ

Sirküler No: 3066

Kurum 2020/20 nolu işveren işlemleri genelgesini yayımladı.  Genelgedeki açıklamalar kapsamında iş akdinin ikale (bozma) suretiyle sonlanması halinde yapılacak ödemelerin sigorta primine esas kazanca dahil edilip edilmeyeceği hususları aşağıdadır.

İkale sözleşmesi bozma ya da fesih sözleşmesi olarak değerlendirilmekte ve “Sözleşmeyi ortadan kaldırma sözleşmesi” veya “Taraflar arasındaki mevcut bir borç ilişkisinin, kısmen veya tamamen ortadan kaldırılması amacıyla yapılan sözleşme” şeklinde tanımlanmaktadır.

5510 sayılı Kanunun 80.inci maddesinin birinci fıkrasında (b) bendinde bir kısım ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulmayacağı düzenlenmiş, (c) bendinde ise bu istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin ve ayni yardım yerine
geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi olacağı kabul edilmiştir.

Bu itibarla, 5510 sayılı Kanunun 80.inci maddesinin birinci fıkrasında (b) bendinde, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemelerin, prime esas kazanca tabi tutulmayacağı, ancak kanunda sayılan istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin ve ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi olacağı düzenlendiğinden,

iş akdinin ikale (bozma) ile sona ermesi durumunda;

1-) Bozma Sözleşmesi ile kararlaştırılan ikale bedelinin hangi kalem alacakları/ tazminatları kapsadığının belirtilmesi ve bu alacaklar/tazminatlar Kanunun 80.inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde istisna tutulan ödemeler arasında yer alıyorsa sigorta primine esas kazanca dahil edilmeyecek,

2-) Bu istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime esas kazanca dahil edilecektir.

3-) İkale sözleşmesi ile kararlaştırılan ikale bedelinin hangi kalem alacakları/tazminatları kapsadığına yer verilmemesi başka bir deyişle ayrım yapılmaması halinde bu defa ikale bedeli adı altında yapılan tüm ödemeler sigorta primine tabi tutulacaktır. 

Genelgeye https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” başlığından ulaşabilirsiniz.

Açıklamalar kapsamında ödemesi olan/olacak işveren veya yetkililerinin yukarıdaki hususlara uymalarını önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

SGK’DA ÜCRET DIŞI ÖDEMELERİN PRİME TABİ TUTULMASI

Sirküler No: 3065

Kurum 2020/20 nolu işveren işlemleri genelgesini yayımladı.  Genelgedeki konu başlıkları çok olduğundan önemli olan hususları aşağıdaki gibi kısım kısım sirkülerimizle duyuracağız.

Sigortalıların prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, ücret dışındaki diğer ödemeler öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilecektir.

Ücret dışında sigortalılara ödenmekte olan prim, ikramiye gibi her türlü ödemeler, ödemenin yapıldığı ayın kazancına dahil edilerek prime tabi tutulmaktadır. Ancak, sözü geçen ödemelerin ücret ile birleştirilerek prime tabi tutulması durumunda, bazı sigortalıların aylık prime esas kazançları tutarı, prime esas kazancın üst sınırını aşabilmektedir.

Bu durumda, sigortalılara, ücretinin yanı sıra prime esas kazanca dahil edilebilecek nitelikte ücret dışında ödeme yapılması halinde, bu nitelikteki kazançlar, prime esas günlük kazanç üst sınırının otuz katı aşılmamak kaydıyla prime tabi tutulacak, buna karşın her iki kazanç toplamının üst sınırı aşması halinde, ücret dışındaki ödemenin üst sınırı aşan kısmı, Kanunun 82 nci maddesi hükmü de dikkate alınarak en fazla takip eden iki ayın prime esas kazanç tutarına dahil edilecektir.

Örnek 1: Aylık brüt ücreti 10.000,00 TL olan (D) sigortalısının 2017/Ocak ayında ücretsiz izinli olduğu ve ilgili ayda brüt 10.000,00 TL ikramiye ödendiği varsayıldığında, 1/1/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında aylık kazanç üst sınırının 13.331,40 TL olduğu nazara alınarak bahse konu sigortalının, Ocak ayında prim ödeme gün sayısı bulunmadığından ücret dışındaki ikramiye Şubat ve Mart aylarının prime esas kazançlarına dahil edilecektir.

2017 /Ocak ayındaki prime esas kazancı……………………………………………………………..=              0 TL
2017/Şubat ayındaki prime esas kazancı 10.000,00 TL ücret + 3.331,40 TL ikramiye = 13.331,40 TL
2017/Mart ayındaki prime esas kazancı   10.000,00 TL ücret + 3.331,40 TL ikramiye = 13.331,40 TL
olarak Kuruma bildirilecek,

3.331,40 TLX 2=6.662,80 TL prime esas kazanca dahil edilen ikramiye, 10.000,00 TL- 6.662,80 TL =3.337,20 TL tutarındaki ikramiye ise prime esas kazanca dahil edilmemiş olacaktır. 

Toplu iş sözleşmelerine tâbi işyerleri ile kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemeler de yine ödendiği ayın kazancına dahil edilmelidir.

Sigortalılara çeşitli nedenlerle (ücretsiz izin, istirahat gibi) ay içinde çalışmasının bulunmadığı ve ücret ödenmediği aylarda prime esas kazanca dahil olacak nitelikte ücret dışında bir ödeme yapılması halinde, ücret dışındaki bu ödemeler, ödemenin yapıldığı ayda sigortalının prim ödeme gün sayısının bulunmaması nedeniyle ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ayı geçmemek üzere ilgili ayların prime esas kazancına dahil edilecektir. Ancak ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ayda da ücret ödemesine hak kazanılmadığı durumlarda, ücret dışındaki bu ödemeler prime esas kazanca dahil edilemeyecektir.

Diğer taraftan, toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda bu ödemeler 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi hükmünde belirtilen prime esas kazanç alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tâbi olduğu en son ayın kazancına dahil edilmelidir.

Genelgeye  https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” başlığından ulaşabilirsiniz.

Açıklamalar kapsamında ödemesi olan/olacak işveren veya yetkililerinin yukarıdaki hususlara uymalarını önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

ŞAHIS FİRMALARINDA AİLE BİREYLERİNİN FİİLEN ÇALIŞMASI HALİNDE ÖDENEN ÜCRETLERİN GİDER KAYDI

Sirküler No: 3064

Ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar (hizmet karşılığının mal olarak verilmesi) ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücret bedensel ya da zihinsel bir emek karşılığında işverenden elde edilen hasılayı ifade eder. Bu hasıla para şeklinde olabileceği gibi ayni (hizmet karşılığının mal olarak verilmesi) veya para ile temsil edilebilen menfaat şeklinde de olabilir.

Ücreti meydana getiren üç ana unsur bulunmaktadır.

-Bir işverene tabi olma,

-Belli bir işyerine bağlı olma,

-Hizmetin karşılığı olarak bir ödemenin yapılmasıdır.

Herhangi bir ödemenin ücret olarak kabul edilebilmesi için gerekli olan ilk unsur çalışanın işverene tabi olması ve işverenin emir ve talimatları doğrultusunda çalışmasıdır. Bu hizmetin karşılığı olarak yapılacak ödeme nakit (haftalık, aylık) olabileceği gibi ayın (hizmet karşılığı mal olarak verilmesi) veya para ile temsil edilebilen şeklinde de olabilmektedir.

Şahıs işletmelerinde bazen aile bireylerinin de fiilen çalışmakta olduğu gözlenmektedir. İşletme sahibinin yanında fiilen ve aktif olarak eş veya çocukları için tahakkuk eden ve ödenen ücret ve buna ilişkin ödemelerin gider olarak kabul edilmesi benimsenmiştir.

Buna ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 08.03.2019 tarih ve 62030549-120[68-2016/482]-205289 sayılı özelgesinde, işletme sahibinin işyerinde eşinin fiilen ve aktif olarak çalışması şartıyla yapılacak ücret ödemeleri, sigorta primleri ile tedavi ve ilaç giderlerinin kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.

Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanunu’nun gider kabul edilmeyen ödemeler başlıklı 41’inci maddesinde; teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatların gider olarak indirilmesi kabul edilmeyeceği belirtilmiştir.

Ancak, özelgeye göre işletme sahibinin işyerinde aile bireylerinin (eş ve çocuklarının) fiilen ve aktif olarak çalışmaları halinde yapılan ücret ödemeleri kazancın tespitinde gider olarak kaydedilebileceği görüşündeyiz.

Eş veya çocuk için ödenen ücretin emsal ve makul ölçülerde olması gerekir. Aynı işyerinde çalışan ve benzer işi yapan diğer personel ücretleriyle önemli derecede farklı olmaması gerekir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

İŞ AKDİ ASKIDA OLANLARA (İSTİRAHAT DÖNEMİ DAHİL) ÖDENEN İZİN ÜCRETLERİNİN HANGİ AYIN KAZANCINA DAHİL EDİLECEĞİ

Sirküler No: 3063

Kurum 2020/20 nolu işveren işlemleri genelgesini yayımladı.  Genelgedeki konu başlıkları çok olduğundan önemli olan hususları aşağıdaki gibi kısım kısım sirkülerimizle duyuracağız.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) (Hizmet akdi ile çalışan) bendi kapsamındaki sigortalıların  ücretlerinin prime esas kazanca dahil edilebilmesi için Kanunun 80.inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre hak edilmesi yeterli olup, sigortalıların ay içindeki prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, söz konusu ücretlerin ödenip ödenmediğine veya ne zaman ödendiğine bakılmaksızın, hak edildiği ayın prime esas kazancına dahil edilmek suretiyle prime tabi tutulacaktır.

4857 sayılı Kanunun 59.uncu maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği öngörülmüştür.

Bu doğrultuda, sigortalıların hak kazanıp da kullanmadıkları yıllık izin sürelerine ait ücretlerin hizmet akdinin feshinden sonra ödenmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 59.uncu maddesine göre akdin feshedildiği tarihte hak kazanıldığı nazara alınarak, bu nitelikteki yıllık izin sürelerine ilişkin ücretler akdin feshedildiği ayın kazancına dahil edilecektir. Akdin feshedildiği ayda çalışılan gün sayısına tekabül eden günlük prime esas kazancın, prime esas günlük kazanç alt sınırının 7,5 katından fazla olması halinde, aşan kısım prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.

Diğer yandan iş akdinin askıda olduğu bir dönemde fiili çalışması olmayan bir sigortalıya yıllık izin ücretinin ödenmesi halinde yıllık izin ücreti prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ayın kazancına dahil edilmelidir.

Aynı şekilde istirahat nedeniyle iş akdi askıda olan bir sigortalının akdin askıda olduğu dönemde hizmet akdinin feshedilmesi ve yıllık izin hakkının da kullanılmamış olması halinde izin ücretinin de hizmet akdinin feshedilmesi ile birlikte ödenecek olması nedeniyle yıllık izin ücreti prime esas kazanç  bildirimi yapılan en son ay için verilecek aylık prim ve hizmet belgesiyle tahakkuk ettirilerek prime tabi tutulmalıdır.

Genelgeye  https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” başlığından ulaşabilirsiniz.

Açıklamalar kapsamında ödemesi olan/olacak işveren veya yetkililerinin yukarıdaki hususlara uymalarını önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

SGK’DA DENİZ ARAÇLARINDA İŞVERENLİK VE TESCİL İŞLEMİ

Sirküler No: 3062

Kurum 2020/20 nolu işveren işlemleri genelgesini yayımladı.  Genelgedeki konu başlıkları çok olduğundan önemli olan hususları aşağıdaki gibi kısım kısım sirkülerimizle duyuracağız.

Deniz Taşıtlarında Tescil İşlemi.

Gerek Ticaret Kanununa, gerekse Deniz İş Kanununa göre deniz ve göllerde yolcu ve yük nakleden, kurtarma, arama, sondaj, söndürme, temizleme gibi işleri yapan ve genel olarak tekne denilen (gemi, yat, motor, römorkör, vinç, mavna, şat, kayık gibi) işyerlerinde iş akdine (hizmet akdine) dayanılarak çalıştırılan kişiler gemi adamı ismini almaktadır.

Ticaret Kanunu hükümlerine göre gemisini deniz ticaretinde kullanan gemi sahibine donatan, gemiyi sevk ve idare eden kişiye kaptan denilmektedir.

5510 sayılı Kanun karşısında, sahibi bulunduğu gemide hizmet akdiyle gemi adamı (yani sigortalı) çalıştıran donatan işveren sayılacak, donatan gemisini, işletilmek üzere başkasına kiralamışsa gemiyi işleten kişi işveren olacaktır.

Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 946 ncı maddesinde; “ Bir geminin bağlama limanı o gemiye ait seferlerin yönetildiği yerdir.”

955 nci maddesinde ise; “ Gemi, bağlama limanının tabi olduğu sicil müdürlüğünce tescil olunur.

Bir geminin seferleri yabancı bir limandan veya bir kara kentinden yahut bizzat gemiden yönetildiği takdirde, malik, gemisini dilediği yer siciline tescil ettirebilir.

Malikin, Türkiye’de yerleşim yeri veya ticari işletmesi yoksa, bu Kanunda yazılı hakları kullanmak ve görevleri yerine getirmek üzere, sicil müdürlüğüne o bölgede oturan bir temsilci göstermesi gereklidir.” Hükümleri yer almaktadır.

Bu doğrultuda; 

1-) Gemi, yat, motor, römorkör, vinç, mavna, şat, kayık gibi deniz taşıtlarına ilişkin tescil işlemine ilişkin olarak işyeri bildirgesi öncelikli olarak deniz taşıtının bağlama limanının tabi olduğu sicil müdürlüğünün bulunduğu yer sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezince,

2-) Geminin seferleri yabancı bir limandan veya bir kara kentinden yahut bizzat gemiden yönetildiği takdirde ise işverenin gemisini tescil ettirdiği sicil müdürlüğünün bulunduğu yer sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezince SGK işyeri dosyası açılması gerekir.

Genelgeye  https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Kurum/22620739#collapse5 linki tıklayarak “Kurum Genelgeleri” başlığından ulaşabilirsiniz.

Kapsamda olan/olacak işveren veya yetkililerinin söz konusu genelgeyi mutlaka gözden geçirmelerini önemle hatırlatırız.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.