Kategoriler
Ş.A. YMM

VERGİ MÜKELLEFLERİNİN GEÇMİŞ YILLARA AİT ZARARLARIN MAHSUBUNUN YAPILMASI

Sirküler No: 3029

Bilindiği üzere gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin beyannamelerinde beyan ettikleri herhangi bir yıla ilişkin zarar en fazla takip eden beş yılın kazancından indirim konusu yapılabilmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinde gerek yurt içi faaliyetlerden gerekse yurt dışı faaliyetlerden oluşan zararların mahsubu ile devir alınan kurumlara ait zararların mahsubu belli şartlar dahilinde mümkün bulunmaktadır.

Geçmiş yıl zararların mahsubuna ilişkin esaslar, 

-Zarar mahsubu kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde yapılmalıdır.

-Kurum kazancından mahsup edilen zararlar ile ertesi yıllara devreden zararların hangi dönemlerle ilgili oldukları ayrı ayrı belirtilmelidir.

-Geçmiş yıl zararı, mahsup imkanının doğduğu ilk hesap döneminde kurum kazancından mahsup edilmelidir. Beyannameye dahil edilmeyen ilgili yıl zararı sonraki yılda mahsup imkanı olmadığından zararın mahsubundan vazgeçilmiş sayılır.

-Matrah artırımı yapan mükellefler artırım yaptıkları yıla ilişkin geçmiş yıl zararlarının yarısını mahsup etme hakkı bulunmaktadır.

-Cari yıl beyannamesinde zarar edilse dahi geçmiş yıl zararları gösterilmelidir.

-Cari yıla ilişkin kazancın bulunması durumunda geçmiş yıl zararları geçici vergi beyannamesinde gösterilebilmektedir.

-Zarar mahsubunda en eski yıl zararından başlamak suretiyle mahsup işlemi yapılması gerekmektedir.

Devir alınan veya bölünen kurumların zararlarının mahsubu:

Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, devir halinde devralınan kurumun, tam bölünme durumunda ise bölünen kurumun özsermaye tutarını aşmayan zararları kazançtan indirilebilecektir.

Devir veya tam bölünme suretiyle devralınan kurumun son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini kanuni sürede vermiş olması gerekmektedir.

Devir veya tam bölünme suretiyle devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam ettirme zorunluluğu bulunmaktadır.

Yurt dışı zararların mahsubu:

Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç olmak üzere, kurumların yurt dışı faaliyetlerden doğan zararların Türkiye’de beyan edilecek olan kurum kazancından mahsubu belirli esaslara bağlanmıştır.

-Yurt dışı faaliyetlerden oluşan zararların mahsup edilebilmesi için Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olmaması ve beş yıldan fazla nakledilmemesi,

-Faaliyette bulunduğu ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen zararın o ülke mevzuatına göre denetim yetkilisine incelettirilerek rapor düzenlenerek Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi,

Halinde mahsup imkanından faydalanılabilecektir.

Gelir vergisi mükellefleri için iki tür zarar mahsup imkanı bulunmaktadır.

-Diğer kazanç ve iratlardan oluşan değer artışı kazancı ve arızi kazanç ile menkul ve gayrimenkul sermaye iradında gider fazlalığı sayılanların mahsup edilmesi mümkün değildir. Bunlar dışındaki gelir unsurlarından doğan zararın diğer gelir unsurlarından elde edilen kazançtan beyanname üzerinde mahsup edilmesi mümkündür.

-Geçmiş yıllara ilişkin zararın yine beyannamede yıllar itibariyle gösterilmesi halinde cari yıl kazancından mahsubu mümkündür.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ KAPSAMINDA OLAN İŞVERENLERİN İŞÇİ ÇIKARMALARI DURUMUNDA KARŞILAŞACAĞI SORUNLAR

Sirküler No: 3028

Kısa çalışma ödeneği kapsamında olan işverenlerin işçi işten çıkarmamaları gerektiğini 30.03.2020 tarihli, 2922 nolu, 17.04.2020 tarihli, 2949 nolu sirkülerimizde belirtmiştik. Gelen sorular üzerine söz konusu sirkülerimizdeki önemli kısımlar tekrar aşağıda açıklanmıştır.

26.03.2020 tarihli, 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanun “BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN”un Madde 41’i ile 4447 sayılı Kanuna eklenen “GEÇİCİ MADDE 23” Kısa Çalışma Ödeneği süreleri ile ilgili yaptığı değişiklik aşağıdadır.

“Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemlerde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan   sebepler hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir.”

17.04.2020 tarihli, 31102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7244 sayılı Kanun (YENİ KORONAVİRÜS (COVID-19) SALGINININ EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA ETKİLERİNİN AZALTILMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN) ile getirilen yenilikler aşağıdadır. Kanunun MADDE 9’u ile 4857 sayılı İş Kanununa “GEÇİCİ MADDE 10“ eklenmiştir. Maddede;
“Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret  tutarında idari para cezası verilecektir. “  hükümleri yer almaktadır. 

Maddelerdeki hükümler kapsamında:

1-) Kısa çalışma ödeneği kapsamında olan işverenlerin kısa çalışma ödeneği dönemlerinde kesinlikle işçi çıkartmamaları gerekir. 4857/25/II.inci (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller)  madde dışında işçi çıkartılması durumunda İş-Kur’ca verilen kısa çalışma ödenek tutarları iptal edilmekte ve işverenlerden bu ödenek tutarları geri istenmektedir.

2-) İş Kanunu kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (17.04.2020) itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında  işveren tarafından feshedilmemelidir.  Feshedildiği takdirde ayrıca her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret (2020 yılı için 2.943,-TL) tutarında idari para cezası kesilecektir. 

İşverenlerin yukarıdaki hususlara dikkat etmelerini, ilgili dönemlerdeki aylık prim ve hizmet belgelerinde işten çıkış kodlarının yukarıdaki hususlara uygun olması, uygun olmayan işverenlerin gerekli düzeltme işlemlerini biran önce yapmalarını önemle  hatırlatırız. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz. 

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURULU TARAFINDAN VERİ SORUMLULARININ SİCİLE KAYIT YÜKÜMLÜLÜK SÜRESİNİN YENİDEN UZATILMASI KARARINA AİT DUYURUSU

Sirküler No: 3027

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun, 16 ıncı maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline Kaydolmak zorundadır.

Ülkemizde de etkisini gösteren Covid-19 virüs salgını nedeniyle bazı işyerlerinin fiziksel olarak kapalı olduğu veya uzaktan / dönüşümlü çalışma modeli uygulandığı, bu nedenle veri sorumlularınca kişisel veri işleme envanteri hazırlama çalışmalarının yapılamadığı ve Veri Sorumluları Siciline (Sicil) kayıt yükümlülüğünün süresinde yerine getirilemediği gerekçesiyle sicile kayıt sürelerinin uzatılmasına ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23/06/2020 tarihli ve 2020/482 sayılı Kararı ile;

-Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları ile yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için 30.06.2020 tarihine kadar belirlenen sürenin 30.09.2020 tarihine kadar uzatılmasına,

-Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilançosu 25 milyon TL’ den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için 30.09.2020 tarihine kadar belirlenen sürenin 31.03.2021 tarihine kadar uzatılmasına,

-Kamu kurum ve kuruluşu veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için 31.12.2020 tarihine kadar belirlenen sürenin 31.03.2021 tarihine, kadar uzatılmasına,

Karar verilmiştir.

Veri Sorumluları Sicili, Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemine (VERBİS) sadece internet üzerinden kayıt yapılabilir.

Sicile kayıt zorunluluğu bulunan veri sorumluların sicile süreside kayıt olmaması durumunda ya da kaydın yönetmelikte belirlenen şartları sağlamaması durumunda yirmi bin (20.000) TL’den bir milyon (1.000.000) TL’ye kadar idari para cezası verileceğini önemle hatırlatmak isteriz.

Aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 5.000 TL’den 100.000 TL’ye kadar,

Veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere 15.000 TL’den 1.000.000 TL’ye kadar,

Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenlere 25.000 TL’den 1.000.000 TL’ye kadar, idari para cezası verilecek.

Özel hayatın korunmasını ve güvence altına alınmasını temin etme amacını taşıyan Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesi, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kişilere altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Söz konusu Kanun yürürlükte olduğundan veri ihlalinden dolayı ceza kesilebileceğini hatırlatmak isteriz.

VERBİS ile ilgili detaylı açıklamalara Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun https://www.kvkk.gov.tr internet adresinden ulaşılabilmektedir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

İHRACAT GENELGESİNİN İHRACAT BEDELİNİN TAHSİLİ VE KABULÜ İŞLEMİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK

Sirküler No: 3026

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin (İhracat Bedelleri Hakkında) 2018-32/48 sayılı tebliğin 12’nci maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak T.C. Merkez Bankası tarafından ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen İhracat Genelgesi Hazine ve Maliye Bakanlığının 16.06.2020 tarihli yazısı gereğince, İhracat bedelinin tahsili ve kabulü başlıklı 8’inci maddesine 13 numaralı fıkra eklenmiştir.

Yapılan değişiklikle;

İhracat bedelinin Türkiye’deki bankalarca yurt dışındaki bankalar ile gerçek veya tüzel kişilere açılan kredilerden karşılanması mümkündür. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDE İKTİSAP EDİLEN DAİRELERİN ÇOCUKLARINA BEDELSİZ SATIŞINDA VERGİLENDİRME HUSUSU

Sirküler No: 3025

Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğünün 23.08.2019 tarih ve 96620903-120-E.101608 sayılı özelgesinde;

… İlçesi … Mahallesinde bulunan; …pafta, … parsel numaralı arsa için 01.10.2013 tarihinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediği, müteahhit tarafından inşa edilen ve arsa sahibi olarak uhdenizde kalan 3 adet mesken vasıflı gayrimenkulün bedelsiz olarak çocuklarınıza devredildiği, tapuda devir işlemlerinin satış şeklinde yapıldığı, satış bedeli olarak emlak vergi değerlerinin esas alındığı ve bu işlemler karşılığında gerçekte herhangi bir bedel alınmadığı belirtilerek, ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefi olup olmayacağı hususunda  görüşü  talep edilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesinde; gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Ticari faaliyet emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması, böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması, şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması gerekmektedir.

Gayrimenkul alım satımı ticari bir organizasyon içinde yapıldığında alım satımın ticari faaliyetin bir unsuru sayılması, ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile yapıldığını belirleyen objektif ölçü olarak, muamelede çokluk olup olmadığına bakılması gerekmektedir.

Buna göre, gayrimenkullerin iktisap tarihinden sonra aynı kişiye farklı tarihlerde veya farklı kişilere aynı tarihte veya birbirini izleyen tarihlerde satılması durumunda yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesine göre ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Aynı Kanunun mükerrer 80 inci maddesinde ise, iktisap şekli ne olursa olsun 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artışı kazancı olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu itibarla, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile tarafınıza verilen dairelerin herhangi bir bedel alınmaksızın çocuklarınıza devredildiğinin ispatı halinde gelir vergisi yönünden vergilendirme yapılamayacak olup, ivazsız intikal şeklinde gerçekleşen söz konusu işlemlerin veraset ve intikal vergisi kapsamında vergilendirmesi gerekmektedir.

Aynı takvim yılında …..satılan gayrimenkulden elde edilen kazanç ise Gelir Vergisi Kanunu yönünden değer artışı kazancı hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir.

Öte yandan, gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında iktisap edilen gayrimenkullerin altsoy dahil farklı kişilere bedel mukabili satışı halinde, yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, elde ettiğiniz kazanç, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesine göre ticari kazanç olarak vergilendirilecektir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

GERİ KAZANIM KATILIM PAYI BEYANNAMESİNİN BEYAN VE ÖDEME SÜRESİ HATIRLATMASI

Sirküler No: 3024

Geri Kazanım Katılım Beyannamesi Genel Tebliğinin beyan ve ödeme süresinde yapılan değişiklik 25.03.2020 tarihli sirkümüz ile açıklanmış bulunmaktadır.

Beyan ve ödeme süresini yeniden hatırlatmak istedik.

2872 sayılı Çevre Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına vermiş olduğu yetkiye dayanılarak beyan dönemleri 2020 yılında altışar aylık, 2021 yılı ve takip eden yıllar için üçer aylık beyan dönemleri olarak belirlenmiştir. 

-2020 yılı için altı aylık beyan dönemleri:

a-) Birinci dönem; Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran.

b-) İkinci dönem; Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık.

-2021 yılından itibaren üç aylık beyan dönemleri:

a-) Birinci dönem; Ocak-Şubat-Mart.

b-) İkinci dönem; Nisan-Mayıs-Haziran.

c-) Üçüncü dönem; Temmuz-Ağustos-Eylül.

ç-) Dördüncü dönem; Ekim-Kasım-Aralık.

-Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin, plastik poşetin satışının yapıldığı ve diğer ürünler için piyasaya sürüldüğü/ithal edildiği beyan dönemini takip eden ayın son günü saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.

– Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanlar, beyan dönemi içerisinde ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden plastik poşetlerin satışını diğer ürünlerin ise piyasaya arzını/ithalini yapmamış olsalar dahi Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlüdürler.

Ocak-Haziran/2020 dönemlerini kapsayan birinci altı aylık dönem Geri kazanım Katılım Payı beyannamesi 31.07.2020 tarihinde beyan edilerek aynı sürede ödenmesi gerekecektir.

Tebliğin yayım tarihinden önce Ocak/2020 ve Şubat/2020 dönemleri için beyanname vermiş olanlar 2020 yılının ilk altı aylık dönemi için verecekleri beyannamelere daha önce beyanname verdikleri dönemlere ilişkin bilgileri dahil etmeyeceklerdir. 

Bu Tebliğin yayım tarihinden önce Ocak/2020 ve Şubat/2020 dönemi için verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden geri kazanım katılım paylarının 31/07/2020 tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

REESKONT İŞLEMLERİNİN UYGULANMASI

Sirküler No: 3023

Reeskont işlemi, vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçların, değerleme günündeki gerçek değerinin bulunması suretiyle bilançoda yapılan bir düzeltme işlemi olarak tanımlanabilmektedir.

Senede bağlı alacak ve borçlarını reeskonta tabi tutmak zorunda olanlar bankalar, bankerler ve sigorta şirketleridir. Bunlar dışında kalan ve bilanço esasına göre defter tutan vergi mükellefleri vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlarını reeskonta tabi tutma konusunda Vergi Usul Kanunu yönünden seçimlilik hakkına sahiptirler. Ancak, alacak senedi reeskonta tabi tutulursa borç senedinin de reeskonta tabi tutulması mecburidir.

Vergi Usul Kanunu uyarınca vadesi gelmemiş olan alacak ve borç senetleri ile birlikte yabancı para cinsinden senetli alacak ve borçlarında reeskont işlemine tabi olacağı belirtilmiştir. Reeskont işlemi 3 er aylık geçici vergi döneminde de yapılabilir.

Reeskont ayrılması için gerekli şartlar;

-Alacak veya borcun iktisadi işletme bünyesinde doğmuş olması,

-Alacak ve borcun senede bağlı olması,

-Alacak ve borcun bağlı olduğu senedin vade içermesi,

-Değerleme günü itibarıyla alacak ve borcun vadesinin gelmemiş olması,

-Alacak ve borç senedinin değerleme günü itibarıyla işletme bilançosunda yer alması gerekmektedir.

Bu konuda Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 10.09.2013 tarih ve 95462982-105[VUK.ÖZLG-2013-27]-265 sayılı özelgesinde;

238 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere vadesi 92 güden daha fazla olan senetlerin reeskonta kabul edilmemesi durumu T.C. Merkez Bankasının reeskont hesaplaması ile ilgili bir durum olup, Vergi Usul Kanununda vadesi 92 günden daha fazla olan senet ve çeklere reeskont uygulanmayacağına dair hüküm bulunmadığı belirtilmiştir.

Diğer taraftan 30.04.2013 tarihinde yayımlanan 64 No’lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde; 5941 sayılı Çek Kanununda yapılan düzenlemeler göz önüne alınarak uygulama birliğinin sağlanması amacıyla ileri düzenleme tarihli çeklerin değerleme gününde vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar için uygulanması öngörülen reeskont uygulamasından yararlanmasının mümkün olduğu açıklanmıştır.

Buna göre değerleme gününde vadesi 92 günden uzun olan senede bağlı alacak ve borçlar ile ileri düzenleme tarihli çekler için de reeskont uygulanmasının mümkün olacağını hatırlatmak isteriz.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz. 

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Ş.A. YMM

DERNEK GENEL KURUL TOPLANTILARININ ERTELENMESİ

Sirküler No: 3022

17.04.2020 tarihli ve 31102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (COVID-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesinin (ç) bendinde ” 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre dernekler tarafından verilecek bildirim ve beyannameler ile dernek genel kurul toplantıları 31/7/2020 tarihine kadar ertelenir. Bu süre, 3 aya kadar İçişleri Bakanınca uzatılabilir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam eder.

Hükmüne yer verilmiştir.

Derneklerin mücbir sebep (COVID-19 salgını) dolayısıyla İçişleri Bakanlığı emri ile ertelemiş oldukları genel kurul toplantılarını, ertelemenin sona ereceği 31.07.2020 tarihinden itibaren 30 gün içinde (01.08.2020-30.08.2020 tarihleri arasında) yapmaları gerekmektedir.

İçişleri Bakanlığınca süre sonunda yeni bir erteleme yapılması halinde, söz konusu yükümlülüklerin yeni erteleme süresini müteakip 30 gün içinde yerine getirilmesi gerekmektedir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

VAKIFLARIN GENEL KURUL TOPLANTISININ ERTELENMESİNE İLİŞKİN DUYURU

Sirküler No: 3021

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünün 09.04.2020 tarih ve 48829 sayılı duyurusu.

İçişleri Bakanlığının 16.03.2020 tarih ve E.5361 sayılı “Coronavirüs Tedbirleri” konulu genelgesi ile Sivil Toplum Kuruluşlarının (Dernek, vakıf) genel kurulları ve insanları toplu olarak bir araya getiren her türlü toplantı ve faaliyetleri 16.03.2020 tarihi itibariyle geçici olarak ertelenmiş olduğu 17.03.2020 tarihinde e posta yoluyla vakıflara ve Bölge Müdürlüklerimize duyurulmuştur.

Ancak, Vakıfların genel kurul toplantılarını toplu olarak bir araya gelerek yaptığı tespit edilmiştir. Bu nedenle vakıflar tarafından yapılacak seçimli genel kurul toplantıları 01.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir. 

Ancak, vakfın icra-i yönetim faaliyetlerini kısıtlayıcı bir hüküm söz konusu değildir. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURULUNCA VERİLEN KARAR

Sirküler No: 3020

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun, 30.12.2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin “İstisna Kriterleri” başlıklı 16 ıncı maddesi göz önünde bulundurularak 02.04.2018 tarih ve 2018/32 sayılı Kişisel Verileri Koruma kurulunca verilen kararın 3’üncü maddesi ile, dernekler, vakıflar ile sendikalar için veri sorumluları siciline kayıt yükümlülüğüne istisna getirilerek 15.05.2018 tarih ve 30422 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Bu defa, 09.05.2020 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kişisel Verileri Korumu Kurumu tarafından  22.04.2020 tarih ve 2020/315 sayılı kurul kararında; Dernekler Kanununa göre kurulan dernekler, Vakıflar Kanununa göre kurulmuş vakıflar, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa göre kurulmuş sendikalar “yalnızca ilgili mevzuat ve amaçlarına uygun, faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak üzere kişisel verileri işleyen Türkiye’de yerleşik dernek, vakıf ve sendikalar” olarak değiştirilmesine karar verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.