Muhtasar, Damga Vergisi, KDV ve Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin Verilme Süreleri Uzatıldı

Description:

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 22 Mart 2019 tarihli ve 114 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri yayımlanmıştır.

Söz konusu Sirküler ile;

  • 25 Mart 2019 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler ile Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 26 Mart 2019 Salı günü sonuna kadar,
  • 25 Mart 2019 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2018 takvim yılına ait Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 1 Nisan 2019 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar

uzatılmıştır.

Ek- Vergi Usul Kanunu Sirküleri/114​

Saygılarımızla, 

KisaAciklama: Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 22 Mart 2019 tarihli ve 114 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri yayımlanmıştır…
Start Date: 25.03.2019
Highlight: Yes
Baslik: Muhtasar, Damga Vergisi, KDV ve Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin Verilme Süreleri Uzatıldı

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

2019/29 25 Seri No’lu KDV Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlandı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 25 Seri No’lu KDV Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 23 Mart 2019 tarihli ve 30723 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. ​Söz konusu Tebliğ ile, 26.04.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.05.2014 tarihinden itibaren yürürlükte olan KDV Genel Uygulama Tebliğinin bazı bölümleri değiştirilirken bazı yeni bölümler de ilave edilmiştir.

Açıklamalar

Bahse konu tebliğde yer alan düzenleme ve değişikliklere ilişkin maddelere aşağıda yer verilmiştir.

MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-11.2.) bölümünün birinci paragrafında yer alan "fiyat farkı," ibaresinden sonra gelmek üzere "kur farkı," ibaresi eklenmiştir.

"11.2. Taksitli Satışlar

3065 sayılı Kanunun (24/c) maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır."

Taksitli satışlara ilişkin matrahın tespitinde, kur farkının dikkate alınması gerekmektedir.

MADDE 2 – Aynı Tebliğin (II/A-8.9.) bölümünün üçüncü paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Ancak, iade talep dilekçesinin verildiği tarihten sonra imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarına ilişkin olarak iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılmaz."

KDV Genel Uygulama Tebliğinin II/A-8.9. bölümünde açıklandığı üzere, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde, ihracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek katma değer vergisinin, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden, imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.

İmalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farkları için ihracatçılar tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanmaz. Bu kapsamda düzenlenen faturaya; "3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla yapılan teslimlerde imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin olduğundan KDV hesaplanmamıştır." ifadesi yazılır. Ayrıca söz konusu faturada, imalatçı tarafından düzenlenen faturanın tarih ve sayısına yer verilir.

Uygulamada, ihracatçı firma KDV beyannamesinde beyan ederek, iade talep dilekçesini oluşturduktan sonra ortaya çıkan bu kur farkları için düzeltme beyannamesi verilerek, iade hesabı düzeltilmekteydi. Düzenleme ile iade talep dilekçesi oluşturulduktan sonra, bu kur farkları nedeniyle iade hesabında düzeltme yapılamayacağı belirtilerek, bu düzeltmeler nedeniyle oluşabilecek karışıklıkların da önüne geçilmiştir. 

MADDE 3 – Aynı Tebliğin (II/B-13.) ve (II/B-13.1.2.) bölümleri ile Tebliğ eki (Ek:26)’da yer alan "haberleşme" ibarelerinden sonra gelmek üzere ", yenilenebilir ve diğer enerji" ibareleri, Tebliğ eki (Ek:26)’da yer alan "Haberleşme" ibarelerinden sonra gelmek üzere ", Yenilenebilir ve Diğer Enerji" ibareleri eklenmiştir.

Yapılan değişiklik sonrası, ilgili paragraflar şöyle olmuştur.

"13. Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin İstisna*

21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine eklenen (j) bendine göre, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları 1/4/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV’den istisnadır."

"13.1.2. İstisna Kapsamına Giren İşlemler

Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yolların ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin yeniden inşasına yönelik mal ve hizmet alımları bu istisna kapsamına girmekle birlikte, bunların tamir, bakım ve onarımına ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamında değerlendirilmez."

Yapılan düzenlemede Organize Sanayi Bölgelerinde yapılacak inşaat işleri nedeniyle uygulanan istisna kapsamına yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri de dahil edilmiştir.

MADDE 4 – Aynı Tebliğin (II/B-16.4.2.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiş ve bu bölümden sonra gelen bölümün numarası buna göre teselsül ettirilmiştir.

"17. Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna

7166 sayılı Kanunla değişik 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendine göre, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların teslimi 22/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV’den istisnadır.

Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.

Daha önce KDV Kanununda yapılan düzenleme ile istisna kapsamına alınan basılı kitap ve süreli yayınlara teslimlerde, istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken konular;

  • E-kitap, program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setlerinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği,
  • Fatura üzerinde "3065 sayılı KDV Kanununun (13/n) maddesi hükmü gereğince KDV hesaplanmamıştır." ibaresine yer verilmesi gerektiği,
  • KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 335 kod numaralı "Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri" satırı aracılığıyla beyan edileceği,
  • Mahsuben iade taleplerinde teminat, VİR veya YMM raporu aranmadığıdır.

MADDE 5 – Aynı Tebliğin (II/E-7.) bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 
"3065 sayılı Kanunun geçici 37 nci maddesinde,
"İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;

a) Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019 yıllarının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içerisinde,

b) 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019 yılları sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi izleyen yıl içerisinde,

talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başında başlar.

Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreleri, bitiminden itibaren, sürelerin bitimini takip eden her bir takvim yılı itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte, beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
hükmü yer almaktadır."
 
Daha önce 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak uygulanan yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat işleri nedeniyle, imalatçı firmalara tanınan istisna, Cumhurbaşkanı kararı ile 2019 yılında da uygulanacaktır.

MADDE 6 – Aynı Tebliğin (II/E-7.1.) bölümünün birinci paragrafının altıncı alt çizgili satırından sonra gelmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.

"- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/7/2019-30/6/2020),

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2019-31/12/2019) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/1/2020-31/12/2020),

– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılında söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve 2019 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen yıl içinde (1/1/2020-31/12/2020)"

Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat işleri nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesinin talep edilebileceği süreler, 2017 ve 2018 yıllarında olduğu gibi, 2019 yılı için de belirlenmiştir. 50 milyon Türk Lirası sınırı aynen korunmuştur. Yine 50 milyon Türk Lirası ve üzerindeki yatırımlara ilişkin inşaat işleri için altı aylık dönemler halinde iade talep edilebilecektir.

MADDE 7 – Aynı Tebliğin (II/E-7.3.) bölümünün birinci paragrafının altıncı alt çizgili satırından sonra gelmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.

"- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Temmuz/2019, en geç Mayıs/2020 dönemine ait KDV beyannamesine,

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2019-31/12/2019) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Ocak/2020, en geç Kasım/2020 dönemine ait KDV beyannamesine,

– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılında yüklenilen ve 2019 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Ocak/2020, en geç Kasım/2020 dönemine ait KDV beyannamesine"

Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat işleri nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesinin beyan edileceği dönemlere ilişkin dönemler, 2017 ve 2018 yıllarında olduğu gibi belirlenmiştir. 50 milyon Türk Lirası sınırı aynen korunmuştur. Yine 50 milyon Türk Lirası ve üzerindeki yatırımlara ilişkin inşaat işleri için ilk beyan dönemi 2019/Temmuz, son beyan dönemi ise 2020/Mayıs’tır.

MADDE 8 – Aynı Tebliğin (II/E-9.6.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

"10. 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna

7162 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici 40 ıncı maddede;

– 2019 Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarına ilişkin olmak üzere UEFA, katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara, bu müsabakalar dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları ile bunların bu müsabakalar dolayısıyla yapacakları mal teslimleri ve hizmet ifalarının KDV’den istisna olduğu,

– Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen vergilerin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden indirileceği, indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerin 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edileceği,

– Hazine ve Maliye Bakanlığının istisna ve iadenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu

hükme bağlanmıştır.

Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.

Daha önce KDV Kanununda yapılan düzenleme ile istisna kapsamına alınan 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde, istisnanın kapsamı belirlenmiştir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken konular;

  • Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, istisna kapsamında mal ve hizmet almak isteyen UEFA, katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara 3065 sayılı Kanunun geçici 40 ıncı maddesi kapsamında olduklarına yönelik verilecek yazının ibrazı gerektiği,
  • KDV beyannamesinin İstisna kapsamında yapılan teslim ve hizmetler KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 336 kod numaralı "UEFA Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edileceği,
  • Mahsuben iade taleplerinde teminat, VİR veya YMM raporu aranmadığıdır.​

MADDE 9 – Aynı Tebliğin (III/A-5.) bölümünün birinci paragrafının (c) bendinde yer alan, "fiyat farkı," ibaresinden sonra gelmek üzere "kur farkı," ibaresi eklenmiş, (III/A-5.3.) bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki örnek eklenmiştir.

"Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV’ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez.

Örnek: (A) Ltd. Şti., (B) A.Ş.’ye mal tesliminde bulunmuş, bu teslime ilişkin 1.000 Dolar üzerinden 180 Dolar KDV hesaplamıştır. Teslim tarihinde döviz kuru 4 TL iken 6 ay sonra yapılan ödeme sırasında döviz kuru 4,40 TL olmuştur.

Buna göre, teslime konu malın bedeli 1.000 Dolar üzerinden ortaya çıkan kur farkı 400 TL [(4,40-4)x1.000] olup, bu fark üzerinden 72 TL KDV hesaplanacaktır.

(A) Ltd. Şti. tarafından, (B) A.Ş.’ye düzenlenecek kur farkı faturasında; matrah 400 TL, hesaplanan KDV ise 72 TL olacaktır."

Bilindiği gibi, 7161 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kur farklarının, KDV matrahına dahil olan unsurlara eklenmiştir. Aynı düzenleme, KDV Genel Uygulama Tebliğine de eklenerek örnek üzerinden açıklanmıştır. 

MADDE 10 – Aynı Tebliğin (V) bölümündeki "A.VERGİLENDİRME USULLERİ" başlığından sonra gelmek üzere "1. Gerçek Usulde Vergilendirme" bölüm başlığı eklenmiş ve bu bölümden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

"2. Hasılat Esaslı Vergilendirme

2.1. Kapsam

7104 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun yeniden düzenlenen 38 inci maddesinde;

"Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanlar, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, bu Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek öderler.

7104 sayılı Kanun ile hasılat esaslı vergilendirme yeniden düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenlenmenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise bu Tebliğ ile belirlenmiştir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken konular;

  • Birinci fıkra kapsamında hasılat esaslı vergilendirilen mükellefler, kazançlarının tespitinde kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen Katma Değer Vergisi ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları Katma Değer Vergisi’ni de gelir olarak dikkate alacağı,
  • Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamayacağı,
  • Cumhurbaşkanı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirleyeceği yıllık iş hacimlerine göre hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya, Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacağı,
  • Hasılat esaslı vergilendirme usulüne uygun olan mükelleflerin, bağlı oldukları Vergi Dairesi’ne başvurak uygunluk yazısı almaları gerektiği,
  • Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükelleflerin, bu usule göre hesapladıkları vergiyi 4 No.lu KDV Beyannamesi ile vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar beyan edip, aynı ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeyeceği,
  • Gerçek usulden hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükelleflerin, hasılat esasına geçtikleri vergilendirme dönemi beyannamesinde yer alan devreden KDV tutarını indirim konusu yapma imkânını kaybedeceklerinden, bu tutarları gelir/kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alacağı,
  • Düzenlemenin şimdiki haliyle, mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunulması gerektiği, bu faaliyetin yanında başka faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamayacağıdır.

MADDE 11 – Aynı Tebliğin (V/B-4.) bölümünde yer alan "-Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükelleflerince verilmek üzere 3 no.lu," satırından sonra gelmek üzere "-Hasılat Esaslı Vergilendirme Usulüne Tabi Mükelleflerce verilmek üzere 4 no.lu," satırı eklenmiştir.

Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükelleflerin vermesi gereken 4 no’lu KDV beyannamesine ilişkin bölüm KDV Genel Uygulama Tebliğine eklenmiştir.

MADDE 12 – Bu Tebliğin;

a) 2 nci maddesi, bu Tebliğin yayım tarihini izleyen vergilendirme dönemlerine ilişkin iade taleplerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

b) 3 üncü maddesi 18/1/2019, 4 üncü maddesi 22/2/2019, 8 inci maddesi 30/1/2019, 10 uncu maddesi 1/3/2019 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde

yürürlüğe girer.

Buna göre;

  • 2019/Mart dönemi itibariyle, iade talep dilekçesi oluşturulduktan sonra, imalatçı aleyhine oluşan kur farklarına ilişkin iade hesabında düzeltme yapılmaması uygulaması,
  • 18.01.2019 tarihi itibariyle, Organize Sanayi Bölgelerinde yapılacak inşaat işleri nedeniyle yenilenebilir ve diğer enerji tesislerine istisna uygulaması,
     
  • 22.02.2019 tarihi itibariyle, basılı kitap ve süreli yayınlara ilişkin istisna uygulaması,
     
  • 01.03.2019 tarihi itibariyle, 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finali müsabakaları kapsamında yapılacak teslim ve hizmetlerde istisna uygulaması,

Yürürlüğe girecektir. Diğer düzenlemeler ise, 23.03.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

MADDE 13 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Ek- Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25)

Bültenimizi PDF olarak indirmek için tıklayınız​

Saygılarımızla,

 

Kısa Açıklama: 25 Seri No'lu KDV Genel Uygulama Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 23 Mart 2019 tarihli ve 30723 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır…
Başlık: 2019/29 25 Seri No'lu KDV Genel Uygulama Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlandı
Tarih: 25.03.2019

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

2019/29 KDV Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 25 Seri No’lu Tebliğ Yayımlandı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 25 Seri No’lu KDV Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 23 Mart 2019 tarihli ve 30723 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. ​Söz konusu Tebliğ ile, 26.04.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.05.2014 tarihinden itibaren yürürlükte olan KDV Genel Uygulama Tebliğinin bazı bölümleri değiştirilirken bazı yeni bölümler de ilave edilmiştir.

Açıklamalar

Bahse konu tebliğde yer alan düzenleme ve değişikliklere ilişkin maddelere aşağıda yer verilmiştir.

MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-11.2.) bölümünün birinci paragrafında yer alan "fiyat farkı," ibaresinden sonra gelmek üzere "kur farkı," ibaresi eklenmiştir.

"11.2. Taksitli Satışlar

3065 sayılı Kanunun (24/c) maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır."

Taksitli satışlara ilişkin matrahın tespitinde, kur farkının dikkate alınması gerekmektedir.

MADDE 2 – Aynı Tebliğin (II/A-8.9.) bölümünün üçüncü paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Ancak, iade talep dilekçesinin verildiği tarihten sonra imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarına ilişkin olarak iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılmaz."

KDV Genel Uygulama Tebliğinin II/A-8.9. bölümünde açıklandığı üzere, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde, ihracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek katma değer vergisinin, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden, imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.

İmalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farkları için ihracatçılar tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanmaz. Bu kapsamda düzenlenen faturaya; "3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla yapılan teslimlerde imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin olduğundan KDV hesaplanmamıştır." ifadesi yazılır. Ayrıca söz konusu faturada, imalatçı tarafından düzenlenen faturanın tarih ve sayısına yer verilir.

Uygulamada, ihracatçı firma KDV beyannamesinde beyan ederek, iade talep dilekçesini oluşturduktan sonra ortaya çıkan bu kur farkları için düzeltme beyannamesi verilerek, iade hesabı düzeltilmekteydi. Düzenleme ile iade talep dilekçesi oluşturulduktan sonra, bu kur farkları nedeniyle iade hesabında düzeltme yapılamayacağı belirtilerek, bu düzeltmeler nedeniyle oluşabilecek karışıklıkların da önüne geçilmiştir. 

MADDE 3 – Aynı Tebliğin (II/B-13.) ve (II/B-13.1.2.) bölümleri ile Tebliğ eki (Ek:26)’da yer alan "haberleşme" ibarelerinden sonra gelmek üzere ", yenilenebilir ve diğer enerji" ibareleri, Tebliğ eki (Ek:26)’da yer alan "Haberleşme" ibarelerinden sonra gelmek üzere ", Yenilenebilir ve Diğer Enerji" ibareleri eklenmiştir.

Yapılan değişiklik sonrası, ilgili paragraflar şöyle olmuştur.

"13. Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin İstisna*

21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine eklenen (j) bendine göre, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları 1/4/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV’den istisnadır."

"13.1.2. İstisna Kapsamına Giren İşlemler

Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yolların ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin yeniden inşasına yönelik mal ve hizmet alımları bu istisna kapsamına girmekle birlikte, bunların tamir, bakım ve onarımına ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamında değerlendirilmez."

Yapılan düzenlemede Organize Sanayi Bölgelerinde yapılacak inşaat işleri nedeniyle uygulanan istisna kapsamına yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri de dahil edilmiştir.

MADDE 4 – Aynı Tebliğin (II/B-16.4.2.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiş ve bu bölümden sonra gelen bölümün numarası buna göre teselsül ettirilmiştir.

"17. Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna

7166 sayılı Kanunla değişik 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendine göre, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların teslimi 22/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV’den istisnadır.

Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.

Daha önce KDV Kanununda yapılan düzenleme ile istisna kapsamına alınan basılı kitap ve süreli yayınlara teslimlerde, istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken konular;

  • E-kitap, program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setlerinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği,
  • Fatura üzerinde "3065 sayılı KDV Kanununun (13/n) maddesi hükmü gereğince KDV hesaplanmamıştır." ibaresine yer verilmesi gerektiği,
  • KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 335 kod numaralı "Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri" satırı aracılığıyla beyan edileceği,
  • Mahsuben iade taleplerinde teminat, VİR veya YMM raporu aranmadığıdır.

MADDE 5 – Aynı Tebliğin (II/E-7.) bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 
"3065 sayılı Kanunun geçici 37 nci maddesinde,
"İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;

a) Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019 yıllarının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içerisinde,

b) 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019 yılları sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi izleyen yıl içerisinde,

talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başında başlar.

Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreleri, bitiminden itibaren, sürelerin bitimini takip eden her bir takvim yılı itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte, beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
hükmü yer almaktadır."
 
Daha önce 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak uygulanan yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat işleri nedeniyle, imalatçı firmalara tanınan istisna, Cumhurbaşkanı kararı ile 2019 yılında da uygulanacaktır.

MADDE 6 – Aynı Tebliğin (II/E-7.1.) bölümünün birinci paragrafının altıncı alt çizgili satırından sonra gelmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.

"- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/7/2019-30/6/2020),

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2019-31/12/2019) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/1/2020-31/12/2020),

– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılında söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve 2019 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen yıl içinde (1/1/2020-31/12/2020)"

Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat işleri nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesinin talep edilebileceği süreler, 2017 ve 2018 yıllarında olduğu gibi, 2019 yılı için de belirlenmiştir. 50 milyon Türk Lirası sınırı aynen korunmuştur. Yine 50 milyon Türk Lirası ve üzerindeki yatırımlara ilişkin inşaat işleri için altı aylık dönemler halinde iade talep edilebilecektir.

MADDE 7 – Aynı Tebliğin (II/E-7.3.) bölümünün birinci paragrafının altıncı alt çizgili satırından sonra gelmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.

"- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Temmuz/2019, en geç Mayıs/2020 dönemine ait KDV beyannamesine,

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2019-31/12/2019) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Ocak/2020, en geç Kasım/2020 dönemine ait KDV beyannamesine,

– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılında yüklenilen ve 2019 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken Ocak/2020, en geç Kasım/2020 dönemine ait KDV beyannamesine"

Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat işleri nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesinin beyan edileceği dönemlere ilişkin dönemler, 2017 ve 2018 yıllarında olduğu gibi belirlenmiştir. 50 milyon Türk Lirası sınırı aynen korunmuştur. Yine 50 milyon Türk Lirası ve üzerindeki yatırımlara ilişkin inşaat işleri için ilk beyan dönemi 2019/Temmuz, son beyan dönemi ise 2020/Mayıs’tır.

MADDE 8 – Aynı Tebliğin (II/E-9.6.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

"10. 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna

7162 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici 40 ıncı maddede;

– 2019 Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarına ilişkin olmak üzere UEFA, katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara, bu müsabakalar dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları ile bunların bu müsabakalar dolayısıyla yapacakları mal teslimleri ve hizmet ifalarının KDV’den istisna olduğu,

– Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen vergilerin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden indirileceği, indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerin 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edileceği,

– Hazine ve Maliye Bakanlığının istisna ve iadenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu

hükme bağlanmıştır.

Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.

Daha önce KDV Kanununda yapılan düzenleme ile istisna kapsamına alınan 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde, istisnanın kapsamı belirlenmiştir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken konular;

  • Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, istisna kapsamında mal ve hizmet almak isteyen UEFA, katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara 3065 sayılı Kanunun geçici 40 ıncı maddesi kapsamında olduklarına yönelik verilecek yazının ibrazı gerektiği,
  • KDV beyannamesinin İstisna kapsamında yapılan teslim ve hizmetler KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 336 kod numaralı "UEFA Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edileceği,
  • Mahsuben iade taleplerinde teminat, VİR veya YMM raporu aranmadığıdır.​

MADDE 9 – Aynı Tebliğin (III/A-5.) bölümünün birinci paragrafının (c) bendinde yer alan, "fiyat farkı," ibaresinden sonra gelmek üzere "kur farkı," ibaresi eklenmiş, (III/A-5.3.) bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki örnek eklenmiştir.

"Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV’ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez.

Örnek: (A) Ltd. Şti., (B) A.Ş.’ye mal tesliminde bulunmuş, bu teslime ilişkin 1.000 Dolar üzerinden 180 Dolar KDV hesaplamıştır. Teslim tarihinde döviz kuru 4 TL iken 6 ay sonra yapılan ödeme sırasında döviz kuru 4,40 TL olmuştur.

Buna göre, teslime konu malın bedeli 1.000 Dolar üzerinden ortaya çıkan kur farkı 400 TL [(4,40-4)x1.000] olup, bu fark üzerinden 72 TL KDV hesaplanacaktır.

(A) Ltd. Şti. tarafından, (B) A.Ş.’ye düzenlenecek kur farkı faturasında; matrah 400 TL, hesaplanan KDV ise 72 TL olacaktır."

Bilindiği gibi, 7161 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kur farklarının, KDV matrahına dahil olan unsurlara eklenmiştir. Aynı düzenleme, KDV Genel Uygulama Tebliğine de eklenerek örnek üzerinden açıklanmıştır. 

MADDE 10 – Aynı Tebliğin (V) bölümündeki "A.VERGİLENDİRME USULLERİ" başlığından sonra gelmek üzere "1. Gerçek Usulde Vergilendirme" bölüm başlığı eklenmiş ve bu bölümden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

"2. Hasılat Esaslı Vergilendirme

2.1. Kapsam

7104 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun yeniden düzenlenen 38 inci maddesinde;

"Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanlar, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, bu Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek öderler.

7104 sayılı Kanun ile hasılat esaslı vergilendirme yeniden düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenlenmenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise bu Tebliğ ile belirlenmiştir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken konular;

  • Birinci fıkra kapsamında hasılat esaslı vergilendirilen mükellefler, kazançlarının tespitinde kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen Katma Değer Vergisi ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları Katma Değer Vergisi’ni de gelir olarak dikkate alacağı,
  • Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamayacağı,
  • Cumhurbaşkanı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirleyeceği yıllık iş hacimlerine göre hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya, Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacağı,
  • Hasılat esaslı vergilendirme usulüne uygun olan mükelleflerin, bağlı oldukları Vergi Dairesi’ne başvurak uygunluk yazısı almaları gerektiği,
  • Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükelleflerin, bu usule göre hesapladıkları vergiyi 4 No.lu KDV Beyannamesi ile vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar beyan edip, aynı ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeyeceği,
  • Gerçek usulden hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükelleflerin, hasılat esasına geçtikleri vergilendirme dönemi beyannamesinde yer alan devreden KDV tutarını indirim konusu yapma imkânını kaybedeceklerinden, bu tutarları gelir/kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alacağı,
  • Düzenlemenin şimdiki haliyle, mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunulması gerektiği, bu faaliyetin yanında başka faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamayacağıdır.

MADDE 11 – Aynı Tebliğin (V/B-4.) bölümünde yer alan "-Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükelleflerince verilmek üzere 3 no.lu," satırından sonra gelmek üzere "-Hasılat Esaslı Vergilendirme Usulüne Tabi Mükelleflerce verilmek üzere 4 no.lu," satırı eklenmiştir.

Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükelleflerin vermesi gereken 4 no’lu KDV beyannamesine ilişkin bölüm KDV Genel Uygulama Tebliğine eklenmiştir.

MADDE 12 – Bu Tebliğin;

a) 2 nci maddesi, bu Tebliğin yayım tarihini izleyen vergilendirme dönemlerine ilişkin iade taleplerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

b) 3 üncü maddesi 18/1/2019, 4 üncü maddesi 22/2/2019, 8 inci maddesi 30/1/2019, 10 uncu maddesi 1/3/2019 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde

yürürlüğe girer.

Buna göre;

  • 2019/Mart dönemi itibariyle, iade talep dilekçesi oluşturulduktan sonra, imalatçı aleyhine oluşan kur farklarına ilişkin iade hesabında düzeltme yapılmaması uygulaması,
  • 18.01.2019 tarihi itibariyle, Organize Sanayi Bölgelerinde yapılacak inşaat işleri nedeniyle yenilenebilir ve diğer enerji tesislerine istisna uygulaması,
     
  • 22.02.2019 tarihi itibariyle, basılı kitap ve süreli yayınlara ilişkin istisna uygulaması,
     
  • 01.03.2019 tarihi itibariyle, 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finali müsabakaları kapsamında yapılacak teslim ve hizmetlerde istisna uygulaması,

Yürürlüğe girecektir. Diğer düzenlemeler ise, 23.03.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

MADDE 13 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Ek- Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25)

Bültenimizi PDF olarak indirmek için tıklayınız​

Saygılarımızla,

 

Kısa Açıklama: 25 Seri No'lu KDV Genel Uygulama Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 23 Mart 2019 tarihli ve 30723 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır…
Başlık: 2019/29 KDV Genel Uygulama Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair 25 Seri No'lu Tebliğ Yayımlandı
Tarih: 25.03.2019

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

İkinci El Araç Alımında Uygulanan KDV Oranı Satışta da Geçerli Olacak

Description:

​22 Mart 2019 tarihli ve 30722 sayılı Resmi Gazete’de Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 845 sayılı Karar yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’a göre; ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından %18’lik KDV oranı uygulanmak suretiyle satın alınan araçların satışında da aynı oran uygulanacaktır.

Ek- Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 845)​​

Saygılarımızla, 

KisaAciklama: ​22 Mart 2019 tarihli ve 30722 sayılı Resmi Gazete'de Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar'da…
Start Date: 22.03.2019
Highlight: Yes
Baslik: İkinci El Araç Alımında Uygulanan KDV Oranı Satışta da Geçerli Olacak

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

2019/28 Yurt Dışında İhraç Edilen Tahvil ile Döviz Cinsi Mevduatlardan Elde Edilen Faizlerdeki Tevkifat Oranlarına ilişkin 842 Sayılı Karar Yayımlandı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 21 Mart 2019 tarihli ve 30721  sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 842 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda Gelir Vergisi Kanununun 94. ve geçici 67. maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15. ve 30. maddelerinde yer alan tevkifat oranları ile Gider Vergileri Kanununun 33. maddesinde yer alan banka ve sigorta muameleleri vergisi nispetleri söz konusu Kararın eki ile değiştirilmiştir.

Açıklamalar

A. Yurt dışında ihraç edilen özel sektör tahvilleri ile kira sertifikalarından elde edilen faiz ve gelirlere yönelik gelir ve kurumlar vergisi stopaj oranlarında değişiklik yapılmıştır.

Yurtdışında ihraç edilen özel sektör tahvilleri ile kira sertifikalarından elde edilen faiz ve gelirlere yönelik stopaj oranlarında değişiklik yapılarak, menkul kıymetin vadesine göre kademeli şekilde uygulanan gelir ve kurumlar vergisi stopaj oranları azaltılmıştır.

İlgili Kararın 1. 2. ve 3. Maddeleriyle;

  • 12.1.2019 tarihli ve 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan oranlar,
  • 12.1.2019 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan oranlar,
  • 12.1.2019 tarihli ve 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan oranlar,
    aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Değişiklik Öncesi:
*26/4/2011 tarihli ve 2011/1854 sayılı BKK’nın 2. maddesiyle değişik
Değişiklik Sonrası :
20/3/2019 Tarihli ve 842 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

b) Diğerlerinden;

ba) Tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerin;

b) Diğerlerinden;

ba) Tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerin;

i) Vadesi 1 yıla kadar olanlardan elde edilen faizlerinden % 10,

ii) Vadesi 1 yıl ile 3 yıl arası olanlardan elde edilen faizlerinden % 7,

iii) Vadesi 3 yıl ile 5 yıl arası olanlardan elde edilen faizlerinden % 3,

iv) Vadesi 5 yıl ve daha uzun olanlardan elde edilen faizlerinden %0,

i) Vadesi 1 yıla kadar olanlardan elde edilen faizlerinden % 7,

ii) Vadesi 1 yıl ile 3 yıl arası olanlardan elde edilen faizlerinden %3,

iii) Vadesi 3 yıl ve daha uzun olanlardan elde edilen faizlerinden %0,

 

bb) Tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen kira sertifikalarının; bb) Tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen kira sertifikalarının;

i) Vadesi 1 yıla kadar olanlara sağlanan gelirlerden % 10,

ii) Vadesi 1 yıl ile 3 yıl arası olanlara sağlanan gelirlerden % 7,

iii) Vadesi 3 yıl ile 5 yıl arası olanlara sağlanan gelirlerden % 3,

iv) Vadesi 5 yıl ve daha uzun olanlara sağlanan gelirlerden %0,

bc) (ba) ve (bb)’de belirtilenler dışında kalanlar için % 10,"

i) Vadesi 1 yıla kadar olanlara sağlanan gelirlerden %7,

ii) Vadesi 1 yıl ile 3 yıl arası olanlara sağlanan gelirlerden %3,

iii) Vadesi 3 yıl ve daha uzun olanlara sağlanan gelirlerden %0,

 bc) (ba) ve (bb)’de belirtilenler dışında kalanlar için %10,"

 

Söz konusu düzenleme Karar’ın yayım tarihi olan 21.03.2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmektedir.

B. İkincil sermaye benzeri krediler ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri krediler için ödenen faizlerdeki vergi kesintisi oranı değiştirilmiştir.

İlgili Karar ile 12.1.2019 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "%1" ibaresi "%0" şeklinde değiştirilmiştir.

Böylece ikincil sermaye benzeri krediler ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri krediler için ödenen faizlerdeki vergi kesintisi oranı %0 olarak belirlenmiştir.

Değişiklik Öncesi:

2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı

Değişiklik Sonrası :

20/3/2019 Tarihli ve 842 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

Bankaların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için ödenecek faizlerden % 1, Bankaların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için ödenecek faizlerden % 0,


C
Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarına uygulanan stopaj oranları arttırılmıştır.

Döviz tevdiat hesaplarından elde edilen kar payı veya faiz gelirlerine yönelik vadeye göre kademeli olarak belirlenen gelir vergisi stopaj oranları arttırılmıştır.

İlgili Karar’ın 4. maddesinde 22/7/2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (1) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Değişiklik Öncesi:

*24/12/2012 tarih ve 2012/4116 sayılı Kararname ile değişik

20/3/2019 Tarihli ve 842 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Gelen Değişiklikler
"1) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizlerden ve katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarından; "1)Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizlerden ve katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarından;

i) Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda %18,

ii) 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplarda % 15,

iii) 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda % 13,

i) Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplarda %20,

ii) 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %18,"

 

 
Söz konusu düzenleme, 21.03.2019 tarihinden itibaren vadesiz ve özel cari hesaplara ödenecek faizler ve kar payları ile 21.03.2019 tarihinden itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler ve kar payları için uygulanmak üzere Karar’ın yayım tarihi olan 21.03.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmektedir.

D. İpotek teminatlı menkul kıymetleri karşılık gösteren ihraççı bankaların iktisap ettiği varlığa dayalı menkul kıymetlerin dönemsel getirileri, ipotek teminatlı menkul kıymet tutarını aşmamak şartıyla %1 oranında BSMV’ye tabi tutulmaktadır.

İlgili Kararın 5. maddesinde Varlık finansmanı fonları tarafından münhasıran portföylerinde yer alan ipotek teminatlı menkul kıymetler karşılık gösterilerek ihraç edilen varlığa dayalı menkul kıymetlerin, ipotek teminatlı menkul kıymetleri karşılık gösterilen ihraççı bankalarca iktisap edilmesi durumunda, ihraççı bankalarca bu menkul kıymetler dolayısıyla elde edilen dönemsel getiriler (varlığa dayalı menkul kıymete karşılık gösterilen ipotek teminatlı menkul kıymet tutarını aşan kısma isabet eden getiriler hariç) için banka ve sigorta muameleleri vergisi oranı %1 olarak uygulanacağına yer verilmiştir.

Söz konusu düzenleme Karar’ın yayım tarihi olan 21.03.2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmektedir.

Ek- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü ve Geçici 67 nci Maddeleri ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci ve 30 uncu Maddelerinde Yer Alan Tevkifat Oranları ile 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanununun 33 üncü Maddesinde Yer Alan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Nispetleri Hakkında Karar (Karar Sayısı: 842)

​Bültenimizi PDF olarak indirmek için tıklayınız

Yer verilen konuda ek bilgi için bizimle iletişime geçmenizi rica ederiz.

Saygılarımızla,

Bülten kapsamı konularda ek bilgiye ihtiyaç duymanız halinde (212) 316 60 00 numaralı telefondan ya da hguzeloglu@kpmg.com elektronik posta adresinden Hakan Güzeloğlu ile irtibat kurmanızı rica ederiz.
 

Kısa Açıklama: 21 Mart 2019 tarihli ve 30721 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 842 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nda…
Başlık: 2019/28 Yurt Dışında İhraç Edilen Tahvil ile Döviz Cinsi Mevduatlardan Elde Edilen Faizlerdeki Tevkifat Oranlarına ilişkin 842 Sayılı Karar Yayımlandı
Tarih: 22.03.2019

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

ÖTV, KDV ve Tapu Harcı indirimleri Uzatıldı

Description:

21 Mart 2019 tarihli ve 30721 sayılı Resmi Gazete ‘de Bazı Bakanlar Kurulu Kararları ile Cumhurbaşkanı Kararlarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin 843 sayılı Karar yayımlanmıştır.

Yapılan değişiklikler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.

  • Bazı konut ve işyeri satışlarında halen Geçici 3’üncü Madde ile % 8 olarak uygulanmakta olan KDV indirimi Aralık 2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

  • Otomotiv, beyaz eşya ve mobilya için uygulanan vergi indirimi uygulaması ikinci kez uzatılmış oldu. 31 Mart’ta sona erecek olan uygulamanın süresi, 30 Haziran’a kadar uzatıldı.

Düzenlemeyle;

ÖTV matrahı 70.000 TL altındaki binek otomobillerde, ÖTV oranı %45’ten %30’a; fiyatı 70.000- 120.000 TL arası olanlarda ise %50’den %35’e düşürülmüştü.  Ticari araçlara yönelik uygulanan % 18’lik KDV oranı ise % 1’e indirilmişti.  Bazı elektrikli ev aletlerinde ÖTV sıfırlanırken, bazı mobilyalarda da ise KDV oranı yüzde 8’e düşürülmüştü.

  • 31 Mart’ta sona erecek olan indirimli tapu harcı uygulaması Aralık 2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

Konuyla ilgili detaylar için 31 Ekim 2018 tarih ve 30581 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilgili KPMG Vergi bültenine bu linkten ulaşabilirsiniz.  ​

Ek- Bazı Bakanlar Kurulu Kararları ile Cumhurbaşkanı Kararlarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 843)​​

Saygılarımızla, 

KisaAciklama: 21 Mart 2019 tarihli ve 30721 sayılı Resmi Gazete 'de Bazı Bakanlar Kurulu Kararları ile Cumhurbaşkanı Kararlarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin…
Start Date: 21.03.2019
Highlight: Yes
Baslik: ÖTV, KDV ve Tapu Harcı indirimleri Uzatıldı

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

2019/27 306 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile Yapılan Düzenlemeler

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: 7161 ve 7162 sayılı Kanunlar ile Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklere ilişkin açıklamaların yer aldığı 306 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği 15.3.2019 tarihli ve 30715 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Uçuş ve dalış hizmetlerinde istisna, internet ve benzeri elektronik ortam üzerinden satışlarda esnaf muaflığı, tazminat ödemelerinde istisna uygulaması, 27.03.2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen ek tazminatlar üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi hakkındaki açıklamalara 306 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yer verilmiştir.

Açıklama

15 Mart 2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 306 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 7161 ve 7162 sayılı Kanunlarla Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan aşağıdaki değişikliklerle ilgili açıklamalar yapılmıştır.

1- Uçuş Hizmetlerinde Ücret İstisnası

Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesine eklenen 17 no.lu bent ile Türk Hava Kurumu ile kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış kabin memurlarına yapılan aylık ücret ödemelerinin gerçek safi değerinin %70’i  1.2.2019 tarihinden itibaren gelir vergisinden istisna edilmiştir.

İstisna, kamu kurumları hariç Türk Hava Kurumu veya kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilen;

a)  Hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlara, 

b) Uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış kabin memurlarına 

1/2/2019 tarihinden itibaren nakden veya hesaben ödenen aylık ücretlerinin gerçek safi değerinin %70’i gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Türk Hava Kurumu veya kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde görevli olmakla birlikte birinci fıkrada belirtilen görevliler dışındaki diğer personel, yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış veya uçak içinde hizmet veriyor olsa da bu istisnadan yararlanamayacaktır. 

Buna göre şartları taşıyan pilot ve kabin memurlarına, bahsi geçen hizmetlerine ilişkin olarak ödenen aylık ücret, mesai, prim, ikramiye, gider karşılığı ve sair adlarla yapılan tüm ödemeler ve sağlanan menfaatler de ücret kapsamında değerlendirilecek ve istisnadan yararlanacaktır.

Ücretin gerçek safi değeri; işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından, Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesinde sayılan sigorta primi, şahıs/hayat sigortası primi ve sendika aidatları gibi indirimler ile 31.  maddesinde yer alan engellilik indirimi düşüldükten sonra kalan miktardır. 

Şartları taşıyan pilotlara ve kabin memurlarına ödenen aylık ücretlerin gerçek safi değerinin %70’i istisna edildikten sonra kalan tutar olan %30’luk kısım gelir vergisine tabi olacaktır. 

2-  İnternet ve Benzeri Elektronik Ortamlar Üzerinden Yapılan Satışlarda Esnaf Muaflığı

7162 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yapılan değişiklikle; evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanlar esnaf muaflığı kapsamına alınmıştır. Bu muaflıktan faydalanılabilmesi için, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarının ilgili yıl içinde geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması(2019 yılı için rakam 30.700,80 TL’dir) gerekmektedir.

Gelir Vergisi Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının(6) numaralı bendinde sayılan ürün çeşitlerinden, birden fazlasının üretilerek internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satılması durumunda, satış tutarının ilgili yıl içinde geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartı, her bir ürün cinsi için ayrı ayrı değil tüm ürünlerin toplam satış tutarı için geçerli olacaktır. 

Satışların bir kısmının internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden, bir kısmının muafiyet kapsamında diğer şekillerde yapılması halinde, satış tutarının ilgili yıl içinde geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartı, sadece internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yapılan satışlar için geçerli olup, diğer şekillerde yapılan satışlarda tutar sınırlaması bulunmamaktadır. 

İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yıl içerisinde yapılan satışların ilgili yılda geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarını geçmesi halinde, esnaf muafiyeti kaybedilecek ve izleyen takvim yılı başından itibariyle gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

Evlerde üretilen ürünlerin internet ve benzeri elektronik ortamlarda satışında vergi tevkifatı ve belgelendirme

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesine göre tevkifat yapmakla sorumlu olanlar tarafından, Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında, vergiden muaf esnaftan internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden veya muafiyet kapsamında diğer şekillerde satın alınan mallar için yapılan ödemeler üzerinden, GVK 94/13-(a) maddesi uyarınca %2 oranında tevkifat yapılması gerekecektir

Esnaf muaflığından yararlananlardan yapılan alışların tamamının gider pusulası ile belgelendirilmesi esas olmakla birlikte, münhasıran internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satın alınan mallar için yapılan ödemelere ilişkin olmak üzere, gider pusulasında bulunması gereken bilgileri (imza hariç) ihtiva eden banka dekontları ile de belgelendirilmesi mümkün olacaktır.

3- Tazminat ödemelerinde istisna uygulaması

7162 sayılı Kanunun 2. maddesi ile GVK’nun tazminat ve yardımlarda gelir vergisi istisnasını düzenleyen 25. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  "1. Ölüm, engellilik ve hastalık sebebiyle verilen tazminat ve yardımlar ile 25.08.1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ödeneği ve 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na göre ödenen işe başlatmama tazminatı;"

Yasal düzenleme ile hizmet erbabına ölüm, engellilik ve hastalık gibi durumlarda ödenen tazminat ve yardımlara uygulanan gelir vergisi istisnası aynen korunmuş, gelir vergisinden istisna edilen işsizlik nedeniyle verilen tazminatlar ile işe başlatmama tazminatlarının hangi tazminatlar olduğuna açıklık getirilmiştir. Hizmet erbabına; a) Ölüm, engellilik ve hastalık gibi durumlarda ödenen tazminat ve yardımlar, b) 4447 sayılı Kanun uyarınca ödenen işsizlik ödeneği, c) 4857 sayılı Kanunun 21. maddesine göre ödenen işe başlatmama tazminatları, gelir vergisinden istisnadır.

4447 sayılı Kanun uyarınca sigortalı işsizlere Kanunda belirtilen şartları taşımaları halinde işsiz kaldıkları dönem için yine Kanunda belirtilen süre ve miktarda yapılan işsizlik ödeneği ödemeleri ile 4857 sayılı Kanunun 21. maddesine göre, işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işverenin bir ay içinde işe başlatmadığı durumda, işçiye, en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında ödenen tazminat istisna kapsamındadır. 4857 sayılı Kanunun 21. maddesine göre, arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların, işçinin işe başlatılmaması konusunda anlaşmaları halinde, iş sözleşmesi feshedilen hizmet erbabına en çok sekiz aylık ücreti tutarında ödenen işe başlatmama tazminatları da istisna kapsamındadır.

Karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar ise GVK’nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde düzenlenen istisna kapsamında olmayıp, söz konusu ödemeler 7103 sayılı Kanun ile 27.03.2018 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe giren 25/7 bendi kapsamında değerlendirilecektir.

4- 27/3/2018 Tarihinden Önce Karşılıklı Sonlandırma Sözleşmesi veya İkale Sözleşmesi Kapsamında Ödenen Ek Tazminatlar Üzerinden Kesilen Gelir Vergisinin İadesi

7161 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 89 uncu madde ile 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden kesilerek tahsil edilen gelir vergisinin, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla iade edilmesine imkan tanınmıştır.

İade talebi ve ibraz edilecek belgeler

İade işleminin yapılabilmesi için yeni başvurularda tebliğ ekinde bulunan Ek-1’de yer alan iade talebi dilekçe örneği ile birlikte, kesintiyi yapmakla sorumlu olan işverenden temin edilen ikale sözleşmesi örneği, söz konusu sözleşmeye istinaden yapılan ödemelere ilişkin kesinti tutarlarını gösterir belge (ücret bordrosu vb.) ve ilgili vergi dairesince gerekli görülen diğer belge ve bilgilerin ibrazı zorunlu olacaktır.

Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (30.01.2019) önceki başvurular için de varsa eksik belgelerin tamamlanması gerekecektir. Söz konusu hizmet erbabının iade talebine konu ödemenin işten ayrılma karşılığı yapılan ek ödeme niteliğinde olduğunu kesin olarak ispatlayan diğer belgeleri de ibraz etmeleri gerekecektir.

Madde kapsamında başvuruda bulunabilecek hizmet erbabı dilekçelerini, elden veya posta yoluyla ilgili vergi dairesine verebileceği gibi İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda da verebilecektir. İşverenler, iade işleminin yapılabilmesi için, hizmet erbabı, vekilleri veya ilgili vergi dairesince istenilen bilgi ve belgeleri, ivedi bir şekilde temin ve ibraz etmekle yükümlüdürler.

İade uygulaması ve düzeltme taleplerine ilişkin yapılacak işlemler

27.03.2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları, bonus ödemesi, hizmet ödülü, prim ve ek ödeme gibi çeşitli adlar altında ödenen ek tazminatlar üzerinden kesilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları üzerine red ve iade edilecektir.

Tarha yetkili vergi dairesi, işverenin muhtasar beyanname yönünden mükellefi olduğu vergi dairesi olup, şubeleri nedeniyle ayrı vergi dairelerinin mükellefi olan işyerlerinde, ilgili şubenin mükellefi olduğu yer vergi dairesidir.

Madde hükmünden yararlanılabilmesi için yukarıda yer verilen kapsamdaki ödemelerin 27.03.2018 tarihinden önce yapılmış olması gerekmektedir. Ayrıca söz konusu ödemeler üzerinden kesilen vergilerin vergi dairesine ödenmiş olması da gerekmektedir.

Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen düzeltme zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan başvurular üzerine red ve iade yapılması söz konusu olmayacaktır. Yeni başvurularda 01.01.2014 tarihinden önceki dönemler zamanaşımına uğradığından, bu dönemlere ilişkin başvurular kabul edilmeyecektir. Düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde yapılmış olması şartıyla, maddenin yürürlüğe girdiği 30.01.2019 tarihinden önce yapılan ve düzeltme veya şikayet aşamasında bulunan düzeltme talepleri üzerine de gerekli red ve iade işlemleri yapılacaktır.

Düzeltme talepleri üzerine red ve iade işlemlerinin yapılabilmesi için bu iade işlemlerine ilişkin dava açılmaması şarttır. Vergi dairesince iade işlemi yapıldıktan sonra her ne sebeple olursa olsun bu iade işleminden dolayı dava açılması halinde, yapılmış olan iade haksız iade kapsamında değerlendirilecek ve iade edilen tutarlar ceza ve faiz uygulanmak suretiyle geri alınacaktır.

Dava aşamasında bulunan iade talepleri

Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde düzeltme başvurusunda bulunmuş ve düzeltme talebi kabul edilmediği için dava açmış olan hizmet erbabının, mahkemelerde ihtilafı devam eden (henüz kesinleşmeyen) davalarından feragat etmeleri ve buna ilişkin ilgili mahkemeden feragat ettiklerini gösterir şerhli dilekçe örneğini veya bu belge temin edilemediği takdirde mahkemenin feragat nedeniyle davanın reddine dair vereceği karar örneğini, tarha yetkili vergi dairesine ibraz etmeleri kaydıyla gerekli red ve iade işlemleri yapılacaktır.

Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak idare veya davacı lehine ya da aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyecektir.

Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen düzeltme zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılmış olan düzeltme başvurularının reddi üzerine dava açmış ve mahkemelerde ihtilafı devam eden hizmet erbabına, davalarından feragat edip etmediklerine bakılmaksızın red ve iade yapılması mümkün olmayıp, mahkemelerce verilen kararlara göre işlem tesis edilecektir.

Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak kesinleşen yargı kararına göre işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, verilen kararlar aleyhine olan hizmet erbabının, yeniden düzeltme başvurusunda bulunmak suretiyle madde ile getirilen düzenlemeden faydalanması mümkün olmayacaktır.

Davasından feragat etmek suretiyle iade talebinde bulunan hizmet erbabınca, tebliğin 11. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden daha önce ibraz edilmemiş olanların da tamamlanması gerekecektir.

İade Kapsamındaki Ödemeler

Düzenleme kapsamında yapılacak iadeler, 27.03.2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesi gibi sözleşmeler kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları, bonus ödemesi, hizmet ödülü, ek ödeme gibi çeşitli adlar altında yapılan ve ek tazminat niteliğinde olan ödemelerden kesilen gelir vergisiyle sınırlı bulunmaktadır. Karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesinde, işten ayrılma nedeniyle verildiği açık olan ek tazminat niteliğindeki ödemelerin ücret bordrosunda değişik adlarla (prim, iyi niyet ödemesi, teşekkür ödemesi, bonus, paket ödemesi, Ek-1, Ek-2 vb.) görünmesi, bu ödemeler üzerinden kesilen vergilerin iadesine engel teşkil etmeyecektir.

Karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesinde ayrı ayrı görünmekle birlikte, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, prim, ek ödeme ve izin ücreti gibi ödemelerin, ücret bordrosunda (ikale tazminatı, ek ödeme, ek tazminat ve paket ödemesi gibi adlarla) toplu bir halde gösterildiği durumlarda ise, toplam ödeme içerisindeki ek tazminat ödemesinin belirlenmesi ve bu tutara isabet eden verginin iadesinin sağlanması gerekmektedir.

Karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesinde yer verilen veya bu sözleşmeler kapsamında yapılan ödemelerin dahil edildiği ilgili ayın ücret bordrosunda yer alan ve ek tazminat niteliğinde olmayan ihbar tazminatı, normal ücret, mesai ücreti, resmi tatil ücreti, yıllık izin ücreti, yol ücreti, yemek ücreti, sigorta ödemeleri, sosyal yardımlar, geçmiş veya mevcut dönemdeki çalışmalar karşılığı yapılan hizmet primi ve ikramiye ödemeleri ile ücret kapsamında olan benzeri ödemelerden kesilen gelir vergisinin iade edilmesi söz konusu olmayacaktır.

27 Mart 2018 tarihinden sonra yapılan ödemeler

27 Mart 2018 tarihinden (bu tarih dahil) sonra düzenlenen sözleşmeler ile bu tarihten önce düzenlenmiş olmakla birlikte öngörülen ek tazminat ödemesinin 27 Mart 2018 tarihinden (bu tarih dahil) sonra yapıldığı durumlarda, geçici madde hükmünden faydalanılması mümkün değildir.

303 Seri No.lı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 27.03.2018 tarihinden sonra hizmet erbabına ödenen kıdem tazminatı ve ikale sözleşmesine istinaden yapılan ek tazminat ödemesi toplamının, hizmet erbabının çalıştığı süre dikkate alınarak hesaplanan en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesini aşmayan kısmının gelir vergisinden istisna edilmesi ve bu tutar üzerinden vergi kesintisi yapılmaması gerekmekte olup, istisna limitini aşan ek tazminat ödemelerinin ise ücret olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, 27.03.2018 tarihinden sonra hizmet erbabına ödenen ve istisna limitini aşan ek tazminat ödenmelerinden kesilen vergilerin iadesi mümkün değildir.

Yukarıdaki tebliğde belirtilen hususlar yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ek- Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 306)​

Bültenimizi PDF olarak indirmek için tıklayınız​

Saygılarımızla, 

Kısa Açıklama: 7161 ve 7162 sayılı Kanunlar ile Gelir Vergisi Kanunu'nda yapılan değişikliklere ilişkin açıklamaların yer aldığı 306 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği…
Başlık: 2019/27 306 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile Yapılan Düzenlemeler
Tarih: 18.03.2019

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

2019/25 İhracat İşlemlerine İlişkin Genelge Yayımlandı

Bülten Kategorisi: Gümrük
İçerik:

Özet: 04.03.2019 tarih ve 2019/5 sayılı Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ya da gümrük beyannamesi kapsamında ihraç edilmek üzere geçici depolama yerlerine konulacak eşyanın gümrük işlemlerinin ne şekilde yapılacağına ilişkin genelge yayımlanmıştır.

Açıklamalar

Söz konusu genelge kapsamında eşyanın geçici depolama yerlerine teslim edilerek ihracat işlemleri aşağıda belirtildiği şekilde yapılacaktır.

İşlemlerin Özel Fatura Kapsamında Yapılması Halinde;

  • İhracat eşyası özel fatura düzenlenerek, özel fatura işlemi yapmaya yetkili gümrük müdürlüklerine bağlı geçici depolama yerlerine konulur.
  • Özel fatura, ilgili memurca kayda alınır.
  • İhracat eşyası geçici depolama yerinde bir ay kalabilir. Talep edilmesi halinde üç aya kadar ek süre verilebilir.
  • Eşyanın çıkışına ilişkin işlemler tamamlanarak, özel fatura onaylanır.
  • Eşyanın sınır gümrük idaresinden çıkışı ile birlikte ihracata ilişkin işlemler tamamlanır.

İşlemlerin İhracat Beyannamesi Kapsamında Yapılması Halinde;

  • İhracat eşyası, geçici depolama yerlerine konulur.
  • İhracat eşyası geçici depolama yerinde bir ay kalabilir. Talep edilmesi halinde üç aya kadar ek süre verilebilir.
  • İhracat beyannamesi kapsamı eşyanın gerekli kontrolleri yapılır.
  • Geçici depolama yeri hava veya deniz sınır gümrük müdürlüğüne bağlı ise eşya, yurt dışı edileceği taşıma aracına yüklenmek üzere götürülerek eşyanın çıkışına ilişkin işlemler tamamlanır.
  • Geçici depolama yeri hava veya deniz sınır gümrük müdürlüğüne bağlı olmakla birlikte, eşyanın çıkışı kara sınır gümrük müdürlüğünden gerçekleştirilecekse eşya transit beyanı ile kara sınır gümrük müdürlüğüne sevk edilir.
  • Geçici depolama yeri bir iç gümrük müdürlüğüne bağlı ise eşya transit beyanı ile kara, deniz veya hava sınır gümrük müdürlüğüne sevk edilir.
  • Eşyanın sınır gümrük idaresinden çıkışı ile birlikte ihracata ilişkin işlemler tamamlanır.

Ek- İhracat İşlemlerine İlişkin Genelge (2019/5)​

Saygılarımızla bilgilerinize sunarız.

Bülten kapsamı konularda ek bilgiye ihtiyaç duymanız halinde (212) 316 60 00 / 6162 numaralı telefondan ya da mpalaoglu@kpmg.com elektronik posta adresinden Murat Palaoğlu ile irtibat kurmanızı rica ederiz.

Kısa Açıklama: 04.03.2019 tarih ve 2019/5 sayılı Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura ya da gümrük beyannamesi kapsamında…
Başlık: 2019/25 İhracat İşlemlerine İlişkin Genelge Yayımlandı
Tarih: 12.03.2019

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

2019/24 Gümrüksüz Satış Mağazalarına İlişkin Antrepo Beyannamelerinden Düşüm

Bülten Kategorisi: Gümrük
İçerik:

Özet: Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından 28.02.2019 tarihli ve 42141716 sayılı tasarruflu yazı yayımlanmıştır.

Açıklamalar

Bahsi geçen tasarruflu yazıda, 08.08.2017 tarihli ve 30148 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin 2018/13 sayılı Genelgesinde "BİLGE sisteminden düşüm" başlıklı 6’ncı maddesinde istinaden;

Anılan genelgede yer alan yukardaki hüküm, antrepo beyannamelerinin gümrük idaresince aylık satış listeleri esas alınarak kapatılacağını vurgulamakta, ancak bu listeler kapsamında her ay beyannamelerden düşüm yapılmasını zorunlu tutmamaktadır. Bu nedenle gümrük idaresine her ay verilen aylık satış listeleri esas alınmakla birlikte, söz konusu beyanname kapsamı eşyaların tümünün satışı yapıldığında toplu düşüm yapılarak beyannamelerin kapatılmasında bir sakınca bulunmamakta olduğu belirtilmiştir.

Ek- 28.02.2019 tarihli ve 42141716 sayılı tasarruflu yazı​

Saygılarımızla bilgilerinize sunarız.

Bülten kapsamı konularda ek bilgiye ihtiyaç duymanız halinde (212) 316 60 00 / 6162 numaralı telefondan ya da mpalaoglu@kpmg.com elektronik posta adresinden Murat Palaoğlu ile irtibat kurmanızı rica ederiz.

Kısa Açıklama: Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından 28.02.2019 tarihli…
Başlık: 2019/24 Gümrüksüz Satış Mağazalarına İlişkin Antrepo Beyannamelerinden Düşüm
Tarih: 12.03.2019

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir

2019/26 KDV Beyannamesinde Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin KDV’nin Bildirimi ile İlgili Değişiklik Yapıldı

Bülten Kategorisi: Vergi
İçerik:

Özet: Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 5 Mart 2019 tarihinde "Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV" ile ilgili olarak "1 No.lu KDV Beyannamesinde Değişiklik" başlıklı duyuru yayımlanmıştır.

Açıklamalar

Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin KDV’nin indirim konusu yapılmasına yönelik olarak 1 No.lu KDV Beyannamesinin "Matrah" kulakçığında "Diğer İşlemler" tablosuna 505 kod numaralı "VUK 322 Kapsamına Giren Borçlara Ait KDV" satırı ve "İndirimler" kulakçığında yer alan "İndirimler" tablosuna 111 kod numaralı "Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV" satırı eklenmiştir.

Buna göre 01.01.2019 tarihinden itibaren değersiz hale gelen alacaklara ilişkin KDV’nin, satıcı tarafından alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde, 1 no.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün hale gelmiştir.

Aynı işleme ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen ve daha önce indirim konusu yapılmış KDV’nin, satıcının alacağı zarar yazdığı vergilendirme döneminde, alıcı tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesinin "Matrah" kulakçığında "Diğer İşlemler" tablosunda 505 kod numaralı "VUK 322 Kapsamına Giren Borçlara Ait KDV" satırı aracılığıyla beyan edilmesi gerekmektedir. 

Ayrıca, "Ekler" bölümüne eklenen "107 ve 111 Kodlu İndirim Türleri İçin Bildirimler" kulakçığı ile "İndirimler" kulakçığında yer alan "İndirimler" tablosunda indirim türü olarak 111 kod numaralı "Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV" satırının kullanılması durumunda bu bölümdeki "Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin Bildirim" tablosunun doldurulması gerekmektedir. 

Diğer taraftan, Kanunun (11/1-c, ihraç kayıtlı teslimler) ve geçici 17., DİİB) maddelerinden doğan iadelerin indirim yoluyla telafisi için beyannameye "107 Kod Numaralı Satır Aracılığıyla İndirim Konusu Yapılan KDV Alacağının Dönemi" tablosu eklenmiştir. "İndirimler" tablosunda "107-Kanunun (11/1-c) ve Geçici 17. Maddelerinden Doğan İadelerin İndirim Yoluyla Telafisi Nedeniyle İndirilecek KDV" alanına bilgi girişi yapan mükelleflerin, hangi dönemlere ilişkin iade haklarını kullandıklarını bu tablo ile beyan edeceklerdir.

Ek- 1 No.lu KDV Beyannamesinde Değişiklik​

Bültenimizi PDF olarak indirmek için tıklayınız​

Saygılarımızla, 

Kısa Açıklama: Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 5 Mart 2019 tarihinde "Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV" ile ilgili olarak…
Başlık: 2019/26 KDV Beyannamesinde Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin KDV'nin Bildirimi ile İlgili Değişiklik Yapıldı
Tarih: 06.03.2019

izmir smmm, izmir muhasebe, izmir serbest muhasebeci,izmir mali müşavir,mali müşavir muhasebeci,izmir muhasebeci,smmm izmir