Kategoriler
Ş.A. YMM

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ ÖZELLİK ARZEDEN ÖZELGE ÖZETLERİ

Sirküler No: 2991

03.02.2020 tarih ve 39044742-KDV.11-121890 sayılı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi; 

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici 17’nci maddesi kapsamında yurt içinden temin edilen hammaddeleri kullanarak imal edilen ürünlerin, KDV’li fatura düzenlenmek suretiyle dış ticaret sermaye şirketlerine ihraç edilmek üzere satışın gerçekleştirildiği, ihracat işlemlerinin dahilde işleme izin belgesinde öngörülen süre içerisinde tamamlandığı, gümrük beyannamelerinde imalatçı olarak yer aldığı belirtilerek, firma tarafından dahilde işleme izin belgesi kapsamında yurt içinden hammadde temin edilen satıcıların teslimlerinin tecil-terkin kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, değerlendirilmesi halinde dış ticaret sermaye şirketlerine yapılmış olunan teslimlerin tecil-terkine konu edilip edilemeyeceği hususunda görüş talep edilmiştir.

3065 sayılı Kanunun geçici 17’nci maddesinin uygulanmasında ihracat süresi olarak 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesindeki üç aylık süre yerine dahilde işleme izin belgesinde öngörülen süreler esas alınır.

(DİİB) sahibi mükelleflerin, 3065 sayılı Kanunun geçici 17’nci maddesi kapsamında temin ettiği malları kullanarak ürettiği malların DİİB sahibi alıcılara 3065 sayılı Kanunun geçici 17’nci maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu kapsamda teslim edilen malların diğer DİİB’nin girdisi mahiyetinde olması ve her bir DİİB’nin dahilde işleme mevzuatına uygun olarak kapatılması gerekir.

Dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin DİİB sahibi mükelleflere tesliminde, 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabilecektir.

DİİB sahibi mükelleflerin belge kapsamında ürettikleri malları, ihraç etmesi ve KDV Kanununun geçici 17’nci maddesi ile 11/1-c maddesi kapsamında tecil-terkin uygulayarak teslimi esas olarak benimsenmiş olduğundan, DİİB sahibinin yurt içinden KDV ödenmeksizin satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği ürünlerin, KDV tahsil edilerek satışında zamanında alınmayan verginin (DİİB sahibi) mükelleften aranacağı tabiidir.

31.01.2020 tarih ve 45404237-130[I-18-113]-E.21791 sayılı Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi;

Şirket tarafından Bursa ve Ankara Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Ar-Ge faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için gerekli olan bilgisayar ve alt yapı niteliğindeki yazılımların alımında Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/m ile geçici 39 uncu maddeleri kapsamında KDV istisnası uygulamasından yararlanılıp yararlanılamayacağı ve Vergi Usul Kanununun geçici 30 uncu maddesiyle düzenlenen kısaltılmış amortisman süresinden faydalanılıp faydalanılamayacağı hususlarında görüş talep edilmiştir.

3065 sayılı KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesinde, teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri katma değer vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, şirket tarafından Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere bilgisayar satın alınması işlemi KDV Kanununun geçici 39 uncu madde kapsamında KDV’den istisna olacaktır.

Ancak, satın alınacak yazılımların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun geçici 30 uncu maddesinde, 2019 takvim yılı sonuna kadar iktisap edilen yeni makina ve teçhizat ile aynı tarihe kadar yatırım teşvik belgesi kapsamında iktisap edilen yeni makina ve teçhizat için uygulanacak amortisman oran ve süreleri, Maliye Bakanlığınca bu Kanunun 315 inci maddesine göre tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanabilir.

Buna göre, Şirketin 4691, 5746 ve 6550 sayılı Kanunlar kapsamında faaliyette bulunuyor olması halinde, Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmak üzere katma değer vergisinden müstesna olarak iktisap edilecek bilgisayarlar bakımından, söz konusu madde uygulamasından 497 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde öngörülen usul ve esaslar dahilinde yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Ancak, yazılım harcamalarınız bakımından söz konusu madde uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA ÖZELLİK ARZEDEN ÖZELGELERDEN ÖRNEKLER

Sirküler No: 2990

29.04.2020 tarih ve 62030549-120[23-2019/969]-E.348681 sayılı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi;

İngiltere’de bulunan işveren şirketin, bağlı olduğu yurt dışı grubunun (… merkezi Fransa) grup şirketlerinin Türkiye’de ticari faaliyette bulunması ve grubun Türkiye dahil olmak üzere Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya’da yürütülen faaliyetlerini izleme ve yurt dışına raporlama faaliyeti ile görevlendirilen ve söz konusu ücret gelirini İngiltere’de bulunan hesabına ödendiği belirtilerek, İngiltere’den elde edilen ücret gelirinin Türkiye’de gelir vergisine tabi olup olmayacağı hususunda  görüş talep edilmiştir.

Türkiye’de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden tam mükellefiyet esasında vergilendirileceği,

Gelir Vergisi Kanunu’nun 95’inci maddesinde, ücretlerini yabancı bir memleketteki işverenden doğrudan doğruya alan hizmet erbabının ücretleri üzerinden vergi tevkifatı yapılmayacağı ve bu gelirlerin yıllık beyanname ile beyan edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu nedenle yurt dışında mukim firmadan elde edilen tevkifata tabi olmayan ücret gelirlerinin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

21.04.2020 tarih ve 61504625-120-E.18696 sayılı Kütahya Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğünün özelgesi;

İşletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri işinden dolayı gelir vergisi mükellefi olan, Almanya’da yerleşik firmalara discount marketlerde pazar geliştirme ve firmanın ticaretini yaptığı ürünlerin daha iyi pazarlanabilmesi, raf konumlandırmaları, fiyat politikası ve benzeri konularda bilgi toplayarak danışmanlık hizmeti verildiği belirterek  yurt dışında yerleşik firmalara verilen söz konusu hizmet nedeniyle elde edilen kazancın %50’sinin,  Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesine göre indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda görüş talep edilmiştir.

Yapmış olunan danışmanlık faaliyeti, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde sayılan faaliyetler içinde yer almamaktadır.

Bu faaliyete ilişkin elde edilen kazancın %50’sinin, gelir vergisi matrahının tespitinde yıllık gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirden indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. 

20.4.2020 tarih ve 84098128-120.04[68-2018/4]-E.134509 sayılı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi;

Her biri ayrı vergi mükellefi olan iki avukat meslektaş ile bir ofis kiralandığı, kiralayan ile yapılan kira sözleşmesinde toplam kira bedelinin  her bir avukatın ödeyeceği kira oranının yazıldığı bu orana göre ödediği kira bedelini gider kaydettiği ancak ofisin elektrik aboneliğinin gayrimenkul sahibi adına, su ve telefon-internet aboneliğinin ise … adına olduğunu belirterek, ödenen elektrik, su ve telefon-internet faturalarının serbest meslek kazancının tespitinde gider belgesi olarak alınıp alınmayacağı ile belge düzeni hususunda görüş talep edilmiştir.

Kiralanan taşınmazda kullanılan ve abonelikleri  meslektaşlardan birine veya gayrimenkul sahibine ait olan genel gider mahiyetindeki giderlerin faaliyette bulunulan işyerine ait olduğunun ve işle ilgili olarak kullanıldığı ile belli bir kısmının tarafınızca ödendiğinin tevsiki halinde, tarafınızca ödenen tutarla sınırlı olmak üzere serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi, bu belgelere dayalı giderlerle ilgili olarak yüklenilen KDV’nin tarafınızca katılım oranında indirim konusu yapılabilmesi mümkün bulunmaktadır.

20.04.2020 tarih ve 62030549-120[25-2018/360]-E.336873 sayılı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi;

Tüm aktif ve pasifiyle şirkete devredilen … San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin personelinin, İş Kanunundan ve iş sözleşmesinden doğan tüm hak ve alacaklarının şirketin yükümlülüğü altına alındığı belirtilerek, devir tarihi itibariyle şirkette çalışmaya başlayan personelden işten ayrılanlara ödenen kıdem tazminatlarının, … Ltd. Şti.’de çalıştıkları dönemlere isabet eden kısımlarının da Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesi uyarınca, gelir vergisinden istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmiştir.

303 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1475 ve 854 sayılı Kanunlar uyarınca, hizmet erbabının çalıştığı süre ve kıdem tazminatına esas ücreti dikkate alınarak hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatları istisna kapsamına girmekte olup hesaplanan bu tutarları aşan ilave ödemeler ise ücret kapsamında değerlendirilmek suretiyle vergilendirilecektir.

Dolayısıyla, şirket çalışanlarına devir alınan şirkette geçen hizmet süreleri de dikkate alınarak hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatı tutarının Gelir Vergisi Kanunu’nun 25’inci maddesinde, hizmet erbabının kıdem tazminatına esas ücretine göre hesaplanan ve en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşan ödemelerde ise en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi kadarlık kısmı istisnaya konu edilecek, bu tutarı aşan kısmı ise ücret olarak gelir vergisine tabi tutulması gerekecektir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

2019 YILI KÂR PAYI DAĞITIMINA İLİŞKİN TEBLİĞ YAYIMLANDI

Sirküler No: 2988

17.04.2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7244 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12’inci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na geçici 13’üncü madde eklenmiştir.

17.05.2020 tarih ve 31130 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğ ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen geçici 13’üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlenmiştir.

Sermaye şirketlerinde, 30/9/2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca yüzde yirmi beşine kadarının dağıtımına karar verilebilir, geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemez, iç kaynaklardan yapılacak sermaye artırımında uygulanmaz.

-Genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemez. Kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilmiş ise avans ödemeleri 30.09.2020 günü sonuna kadar ertelenir.

Genel kurulca 2019 yılı hesap dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı kararı alınmış ancak henüz pay sahiplerine ödeme yapılmamışsa veya kısmi ödeme yapılmışsa, 2019 yılı net dönem kârının yüzde yirmi beşini aşan kısma ilişkin ödemeler 30.09.2020 günü sonuna kadar ertelenir.

Kâr payı avansı dağıtımına ilişkin istisnalar; 

İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca koronavirüs kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle kısa çalışma ödeneğinden ve/veya ücretsiz izne ayrılanlardan, nakdi ücret desteğinden yararlandırılanları istihdam edenler ile Hazine destekli kredi kefaleti kullanan ve halen kapanmamış kredi borç bakiyesi bulunanlar hariç, 120.000.-TL ve altında kâr payı dağıtımı kararı alınan şirketler,

-Pay sahiplerince dağıtımına karar verilen kâr payının yarısından fazlasının, Kanun hükümleri çerçevesinde başka bir sermaye şirketine olan sermaye taahhüt borcunun nakden veya defaten ifasında kullanılması şartıyla, kâr payı dağıtımı kararı alınan şirketler,

-Pay sahiplerince dağıtımına karar verilen kâr payının imzalanan kredi sözleşmeleri veya proje finansman sözleşmeleri kapsamında 30.09.2020 günü sonuna kadar muaccel hale gelen yükümlülüklerin ifasında nakden kullanılması şartıyla kâr payı dağıtımı kararı alınan şirketler,

Kâr payı dağıtımı kararı alınan şirketlerde, pay sahiplerinin ifa yükümlülüklerini aşan tutara ilişkin ödemeler 30.09.2020 günü sonuna kadar ertelenir.

Bakanlıktan uygun görüş alınması;

İstisna kapsamındaki kâr payı dağıtımlarının genel kurulda görüşülebilmesi için Bakanlıktan uygun görüş alınması zorunludur. Başvurularda genel kurul yapılmasına ilişkin yönetim organı kararının noter onaylı örneği, hesap dönemine ilişkin finansal durum tablosu ile kâr zarar tablosuna ek olarak

-Desteklerden yararlanılmadığına ilişkin ilgili kurumlardan alınacak tevsik edici belge.

-Dağıtılacak kâr payının yarısından fazlasını alma hakkı olanların başka bir sermaye şirketine olan sermaye taahhüt yükümlülüğünü tevsik edici belge.

-Kredi sözleşmeleri ve proje finansman sözleşmeleri kapsamında ifa yükümlülüklerini tevsik edici belge ile birlikte Genel Müdürlüğe sunulması gerekecektir.

Kâr payının hesaplanmasında, finansal tablolarını KGK tarafından belirlenen standartlara uygun hazırlamak zorunda olanlar tarafından hazırlanan, bunlar dışında kalanlar için V.U.K. göre hazırlanan finansal tablolar esas alınır.

Dağıtılması öngörülen kâr payı tutarı V.U.K. göre tutulan kayıtlarda kâr dağıtımına konu kaynakların toplam tutarını aşamaz.

Yürürlülük tarihi: 17.05.2020 dir.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Ş.A. YMM

2019 YILINA İLİŞKİN GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMELERİNDE YER ALAN GEÇİCİ VERGİ VE KESİNTİ YOLUYLA ÖDENEN VERGİLERİN İADESİ BİR AN ÖNCE TALEP EDİLMELİDİR

Sirküler No: 2987

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından 2015 ve izleyen vergilendirme dönemlerine yönelik verilen gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde iadesi gereken geçici vergi ve/veya kesinti yoluyla iadesi gereken verginin bulunması halinde, mükelleflerin iade taleplerinin 22/01/2016 tarihinde yayımlanan 99 sıra numaralı Gelir Vergisi Sirküsüne istinaden, Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemi (GEKSİS) kullanılmak suretiyle iade taleplerini elektronik ortamda gönderilen bilgi ve belgeler esas alınarak yapılması gerektiği belirtilmiştir.

2019 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilen gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde, kesinti yoluyla ödenen vergi nedeniyle iadesi gereken vergi bulunması halinde 1A dilekçesi ile, ödenen geçici vergiden doğan iadesi gereken bir tutarın bulunması halinde ise 1B dilekçesi ile talep edilmesi, iade türlerinin bir veya birkaçının bulunması halinde iade hakkı doğuran işlem türü alanına çoklu seçim yapma imkanı tanınmıştır.

İade hakkı doğan işlemin öncelikle vergi borçlarına mahsubunun talep edilmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Nakden iadesi talep edilecek geçici vergilerden doğan alacaklar, katma değer vergisi iadelerinden mahsup yoluyla ödenmişse, öncelikle geçici vergiye mahsup edilen KDV’ ler için yeminli mali müşavir tasdik raporu verilmiş olması gerekmektedir.

Geçici vergilerin nakden iadesinde sınır yoktur.

Kesinti yoluyla ödenen vergilerin nakden iadesinde 10.000.-TL’ya kadar inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir.

Nakden iade talebinin10.001.- ila 100.000.- TL arası olması halinde süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca yerine getirilir.

İade talebinin 100.000.-TL’yı aşması halinde ise aşan tutarın vergi incelemesi yapmaya yetkili kılınanlar tarafından düzenlenecek vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.

İade tutarının başka vergi borçlarına (muhtasar, KDV, geçici vergi, vb.) mahsubu halinde vergi incelemesi yapılmamaktadır. 

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

 

 

 

Kategoriler
Erta Denetim

Emlak Vergileri Hakkında Bilgilendirme

Bülten: 2020/60

EMLAK VERGİLERİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME

Verginin matrahı, bina veya arsa ve arazinin ilgili kanunun
29’uncu maddesine göre tespit olunan vergi değeridir. Bu vergi ilgili belediye
tarafından her yılın Ocak ayında vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh
olunmaktadır. Tarh olunan verginin birinci taksiti Mayıs , ikinci taksiti Kasım
ayı sonuna kadar olmak üzere iki eşit taksitte ödenmektedir.

Ayrıca işyeri olarak kullanılan binalar için emlak vergisi
ile aynı taksit ödeme süresi içinde Çevre Temizlik Vergisi’ de ödenmektedir.
7244 sayılı Kanun ile, ilgili Belediyeler tarafından tahsil edilecek Çevre
Temizlik Vergisi’nin mücbir sebep kapsamında faaliyetleri durdurulan veya
faaliyette bulunulamayan dönemlere isabet eden kısmı alınmayacağını ayrıca
belirtmek isteriz.

Emlak Vergilerinin Mayıs ayında yapılacak 1. taksit ödemelerine ilişkin
sirkülerimizin yayım tarihi itibariyle idare tarafından yapılmış herhangi bir
süre uzatımı söz konusu değildir.

518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği düzenlemelerine göre 65 yaş ve üstünde olan veya kronik rahatsızlığı bulunan mükelleflerin 22.03.2020 ile sokağa çıkma yasağının sona ereceği (bu tarihler dahil) tarih arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilmiştir. Bu mükelleflerin mücbir sebep dönemlerine ilişkin beyanname/bildirimlerinin verilme süresi ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödemesinin son günü sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 15’inci günün sonuna kadar uzatılması uygun bulunmuştu.

İlgili Tebliğ düzenlemesinde bahsi geçen mükelleflerin
22.03.2020 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) başlayan beyanname/bildirim
verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme
sürelerini kapsaması, buna karşın bu mükelleflerin  Emlak Vergilerinin her yılın Ocak ayında
yerel idare tarafından tahakkuk ettirilmesi, ilgili verginin 1. taksitlerinin
Mayıs ayında mı yoksa sokağa çıkma yasağının son bulduğu günü takip eden 15 gün
içinde mi ödeneceği belirsizliğini gündeme getirmiştir.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

Elektronik Tebligat Sistemi Broşürü Yayınlandı

Bülten: 2020/59

ELEKTRONİK TEBLİGAT SİSTEMİ BROŞÜRÜ YAYINLANDI

456 ve 511 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde
yer alan açıklamalar doğrultusunda; tebligatı yapan birim tarafından düzenlenen
ve tebliği gereken belgelerin mükelleflerin elektronik adreslerine tebliğ
edilmesine ilişkin detaylı açıklamaların yer aldığı “Elektronik Tebligat
Sistemi” Broşürü kullanıma sunulmuştur.

Bu kapsamda:

e-Tebligat sistemini kullanmak zorunda olanlar;

• Kurumlar vergisi mükellefleri,

• Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi
mükellefiyeti bulunanlar (kazançları basit sulde tespit edilenlerle gerçek
usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç)

Zorunluluk kapsamına girmeyen tüzel kişiler ile tüzel
kişiliği olmayan teşekküller ve isteğe bağlı olarak kendilerine e-Tebligat
yapılmasını talep eden gerçek kişiler sisteme gönüllü olarak başvurabilirler.

Örneğin, sadece sahip olduğu araç nedeniyle Motorlu Taşıtlar
Vergisi mükellefi olan Ahmet Bey, sistemi kullanmak zorunda değildir. Ancak kendisine
kesilen trafik para cezasından veya idari para cezalarından hızlı ve zamanında
haberdar olarak haklarından faydalanmak isterse e-Tebligat sistemine dâhil
olabilir.

İlgili broşür linki aşağıda yer almaktadır:

https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/beyannamerehberi/e_Tebligat_Brosuru.pdf

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Erta Denetim

Mücbir Sebep Dönemi İçinde KDV İadelerinin Usul Ve Esaslarını Düzenleyen KDV Tebliği

Bülten: 2020/58

MÜCBİR SEBEP DÖNEMİ İÇİNDE KDV İADELERİNİN USUL VE ESASLARINI DÜZENLEYEN KDV TEBLİĞİ

26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (VI/Ç-1.) bölümünden sonra gelmek
üzere başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

“2. 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği İle İlan
Edilen Mücbir Sebep Döneminde KDV İade Uygulaması

Bilindiği üzere, 24/3/2020 tarihli ve 31078 mükerrer sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile
Çin Halk Cumhuriyetinin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkeye yayılan
Koronavirüs (COVID-19) salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen
ve mezkur Tebliğ ile belirlenen mükelleflerin mücbir sebep halinde olduğunun
kabul edilmesi uygun bulunmuş ve mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerin
ilgili dönemlere ilişkin KDV beyannamelerinin verilme süresi ileri tarihe
uzatılmıştır.

Diğer taraftan, mücbir sebep kapsamında olsun veya olmasın,
mükelleflerin KDV iade talebinde bulunabilmeleri için, söz konusu vergiye
ilişkin beyannamelerin verilmesi ve bu beyannamelerde iadesi talep edilen KDV
tutarının gösterilmesi gerekir.

Bu bakımdan, mücbir sebep döneminde de mükellefler ancak KDV
beyannamesi vermek ve gerekli belgeleri vergi dairesine ibraz etmek suretiyle
KDV iade talebinde bulunabilir.

Öte yandan, mücbir sebep döneminde KDV iade taleplerinin yerine
getirilmesinde, bu Tebliğin muhtelif bölümlerinde iade türleri itibarıyla
belirlenen usul ve esaslar korunmakla birlikte, 518 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin 4’üncü maddesinde yer alan KDV beyannamelerinin
(uzayan) verilme tarihini takip eden aybaşına kadar yapılacak iade taleplerine
(ATU ve ön kontrol raporuna dayalı iadeler hariç) istinaden KDVİRA sistemi
tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilecek “KDV İadesi Kontrol
Raporu”nda yer alan sonuçlar bakımından aşağıda belirtilen usul ve esaslar
doğrultusunda işlem tesis edilmesi uygun görülmüştür.

a) Mahsuben iade
talepleri;

1- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde
üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda
olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar bakımından mahsuben iade talebi
genel esaslara göre yerine getirilir.

2- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde
üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil)
mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya Ba-Bs bildiriminde
bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara isabet eden kısmın
mahsuben iadesi;

– HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu
tutarın %12,5’i oranında,

– İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde,
bu tutarın %25’i oranında,

– HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin YMM
raporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranmayan iade taleplerinde % 50’si
oranında, YMM raporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranan iade
taleplerinde ise bu tutarın %120’si oranında teminat verilmesi halinde yerine
getirilir.

3- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde
üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda,
yukarıda belirtilen sebep dışındaki, tespit edilen olumsuzluklara isabet eden
mahsup talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.

b) Nakden iade
talepleri;

1- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde
üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda
olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar bakımından nakden iade talebi
genel esaslara göre yerine getirilir.

2- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde
üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil)
mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya Ba-Bs bildiriminde
bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara isabet eden kısmın
nakden iadesi;

– HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu
tutarın %30’u oranında,

– İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde,
bu tutarın %60’ı oranında,

– HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin iade
taleplerinde, bu tutarın %120’si oranında teminat verilmesi halinde yerine
getirilir.

3- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde
üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda,
yukarıda belirtilen sebep dışındaki, tespit edilen olumsuzluklara isabet eden
nakden iade talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.

İlgili Tebliğin linki aşağıda yer almaktadır;

https://www.gib.gov.tr/node/143656

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Ş.A. YMM

GELİR VE KURUM GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMELERİNİN VERİLME VE ÖDEME SÜRESİ UZATILMIŞTIR

Sirküler No: 2983

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 130 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile;

18 Mayıs 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 28 Mayıs 2020 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır.

Söz konusu uzatma, ilgili geçici vergi dönemi itibarıyla beyanname verme tarihi 18 Mayıs 2020 günü sonu olan özel hesap dönemine sahip mükellefleri de kapsayacaktır.

Bilgilerinize sunar, sağlıklı günler dileriz.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.

Kategoriler
Erta Denetim

2020, 1. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) Ait Gelir Ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin Verilme Ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması

Bülten: 2020/57

2020, 1. GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİNE (OCAK-ŞUBAT-MART) AİT GELİR VE KURUM GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMELERİNİN VERİLME VE ÖDEME SÜRELERİNİN UZATILMASI

18 Mayıs 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 1.
Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi
Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması.

İlgili sirküler aşağıdadır;

Tarihi: 12/5/2020

Sayısı: VUK-130/ 2020-9

1. Giriş:

Bakanlığımıza iletilen talepler ve sokağa çıkma kısıtlaması
uygulaması nedeniyle, Vergi Usul Kanununun mükerrer 28’inci maddesindeki
yetkiye dayanılarak 18 Mayıs 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 I.
Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi
Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması bu sirkülerin konusunu
oluşturmaktadır.

2. Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin Verilme ve
Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

18 Mayıs 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 1.
Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi
Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden
vergilerin ödeme süreleri 28 Mayıs 2020 Perşembe günü sonuna kadar
uzatılmıştır. Söz konusu uzatma, ilgili geçici vergi dönemi itibarıyla
beyanname verme tarihi 18 Mayıs 2020 günü sonu olan özel hesap dönemine sahip
mükellefleri de kapsayacaktır.

izmir smmm, izmir muhasebe,izmir mali müşavir,mali müşavir izmir,muhasebeci izmir,izmir muhasebeci,smmm izmir

Kategoriler
Ş.A. YMM

ANONİM ŞİRKETLERİN HER GENEL KURULU TESCİL EDİLMELİ MİDİR?

Sirküler No: 2982

Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicil Yönetmeliği’nde olağan/olağanüstü genel kurul toplantı tutanaklarının tesciline dair özel bir düzenleme yapılmamıştır. Bu sebeple de uygulamada zaman zaman sicillerin farklı uygulamaları ile karşılaşılabilmektedir.

Türk Ticaret Kanununun 422. maddesine göre; “yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.”

Madde hükmünde geçen “tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları” ifadesinden yapılan her genel kurulun tescile tabi olmadığı anlaşılmaktadır.

Nitekim, Ticaret Sicili Yönetmeliği 29. maddesinde “Tescil edilmiş olgularda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil edilir. Bir ticaret unvanına ilaveler yapılması veya bu unvanın unsurlarından olan ilavelerin çıkarılması veyahut bir tüzel kişinin şirket sözleşmesinin hükümlerinin değiştirilmiş olması, bir temsilciye verilen yetkilerin daraltılmış veya genişletilmiş bulunması, bir tüzel kişinin tasfiye haline girmesi yahut bir işletmenin tescil edilmiş olan işyerini sicilin iş çevresi içinde başka bir yere nakletmesi gibi haller, tescil edilmiş olgularda değişiklik sayılır.” hükmüyle konuya açıklık getirilmiştir.

Diğer taraftan, TTK’ nun 455. Maddesine göre; “Esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı, yönetim kurulu tarafından, şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan edilen karar şirketin internet sitesine konulur. Değiştirme kararı üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmez.”

Esas sözleşmedeki değişikliklerin yanı sıra genel kurulda alınacak aşağıdaki kararların da tescil ettirilmesi gerekmektedir: 

– Şirket birleşmelerinde, birleşmeye katılan şirketler tarafından birleşmenin tescil ettirilmesi (Md. 152/f.1),

– Şirket bölünmelerinde, bölünme onaylanınca, bölünmenin tescil ettirilmesi (Md.179),

– Tür değiştirmede, tür değiştirmenin ve yeni şirketin sözleşmesinin tescil ettirilmesi (Md.189/f.2),

– Bir tüzel kişinin anonim şirket yönetim kuruluna üye seçilmesi halinde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen bir gerçek kişinin de tescil ve ilân olunması (Md.359/f.2),

– Genel kurulda yönetim kurulu seçilmişse; yönetim kurulunun, şirketi temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilân ettirmesi ( MD. 373/f.1)  

– Şirket denetçisinin tescil ve ilân ettirilmesi (Md.399/f.1),

– Anonim şirket yönetim kurulu tarafından hazırlanıp genel kurulun onayından sonra yürürlüğe girecek olan, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin “İç Yönerge”nin tescil ve ilan ettirilmesi (Md.419/f.2),

– Tasfiye halinde, tasfiye memurları ticaret siciline tescil ve ilân ettirilmeli  (Md.536/f.2),

– Anonim şirketlerde, “tasfiyeden dönülmesine” ilişkin genel kurul kararının tasfiye memuru tarafından tescil ve ilân ettirilmesi (Md.548/f.1),

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tescile tabi olmayan hususları içeren (faaliyet raporu, finansal tablolarının onaylandığı, kar dağıtımı, YK ibrası, huzur hakkı ödemesi hakkında karar alınan) olağan/olağanüstü genel kurul tutanağı Ticaret Sicil Müdürlüğü arşivine konulmak üzere noter tasdikli olarak sicile verilebilmektedir. Bu konuda her sicil müdürlüğünün uygulamasının farklı olduğunu, noter onayı yaptırmadan önce bağlı olunan sicilden teyit edilmesini hatırlatmak isteriz.

Bilgilerinize sunarız.

Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.